Vizyon

Dünya 20. yüzyılın sonunda başlayan ve halen devam eden hızlı bir değişim süreci yaşamaktadır. Bu süreç içinde Soğuk Savaş sona ermiş, küreselleşme olgusu insanları, toplumları, şirketleri, devletleri ve uluslararası ilişkiler ortamını derinden etkilemiştir. Değişen güç dengelerine uygun olarak yenidünya düzeninin temelleri atılmaya başlanmıştır.

Günümüzde devletlerin başarısını büyük ölçüde bu değişen dinamiklere uyum sağlayabilmeleri ve onları milli hedeflerinin gerçekleştirilmesinde kullanabilmeleri belirlemektedir. Başarılı olan devletler hızla gelişerek Dünya'nın zenginlik ve refahından en üst düzeyde yararlanmakta, başarısız olanlar ise marjinalleşmekte, ağırlaşan ve karmaşıklaşan sorunlar altında ezilmektedirler. Bu nedenle, günümüzün hızla değişen dinamik koşullarına uygun, doğru politikaların belirlenmesi ve bu politikaların başarılı olarak uygulanabilmesi için gereken prensiplerin tespit edilmesi büyük önem arz etmektedir.

Gelişmiş ülkelerde değişime yön veren dinamikleri yönlendirebilmek veya hızla değişen dinamikleri öngörerek doğru politikalar üretebilmek maksadıyla stratejik araştırmalar merkezleri kurulmuştur. Bu merkezler alternatif politikalar ürettiği gibi bu politikaları üretebilecek ve uygulayabilecek kadroları da yetiştirmektedirler.

Gelişmekte olan ülkeler genellikle gelişmiş ülkelerin yapmış olduğu araştırma ve öngörüleri kullanmaktadır. Bu durum onları gelişmiş ülkelerin belirlediği politikaların oyuncuları haline getirmekte ve onların değişimi yönlendirebilme inisiyatiflerini ellerinden almaktadır.

Türk tarihi incelendiğinde geçmişteki başarıların arkasında iyi yetişmiş bilge adamların bulunduğu görülmektedir. Ancak günümüzde olayların çok boyutlu olarak gelişmesi ve sorunların karmaşıklaşması birkaç bilge kişinin veya aydının gelişmeleri zamanında ve doğru olarak algılamasını ve alternatif politikalar üretebilmesini zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla gelişmelerin yakından takip edilmesi, gelecekle ilgili gerçekçi öngörülerin belirlenmesi ve doğru politikalar üretilebilmesi için farklı disiplinlere ve görüşlere sahip bilge adamlar ile genç ve dinamik araştırmacıların, esnek ve proaktif organizasyonlar içinde sinerji sağlayacak şekilde bir araya getirilmesi gerekmektedir.