Rusya'nın Yeni İmajı

Orhan GAFARLI
09 Ağustos 2012
A- A A+

Rusya, SSCB’nin çöküşünden sonra Sovyet sonrası bölgelerde ortaya çıkan bağımsız devletler üzerinde yeniden hegemonya kurmayı hedeflemiştir. Rusya, bu hedef doğrultusunda 21.yüzyılın şartlarına cevap vermek için hazırlanmış, iç ve dış kimliğinin ve ekonomik nüfuzunun yeniden tesisi üzerinde durmuştur. Bu süreçte Rusya’nın kendi iç kimliğini bir Avrupalı olarak veya doğu ve batıyı birleştiren bir medeniyet olarak tanımlama aşamasında karşılaştığı ikilemden hangi alternatifi seçeceği çok önemli idi. Vladimir Putin 2012 cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde Rusya’yı “Avrupa ve Asya’yı kendisinde birleştiren bağımsız siyasi kültürü olan” (1) bir devlet şeklinde tanımlıyordu. Rusya’nın aynı zamanda dünya tarihi sürecinde yolunu belirlemekte zorlanan bir devlet olduğunu ifade eden Putin, Rusya’sız dünya güvenliğinin sağlanmasının mümkün olamayacağının da altını çiziyordu. 

 

Rusya, ideolojik imparatorluktan sıyrılsa da klasik Rus stratejisinin parametrelerine geri dönerek (2) ve yeni bir devlet modeli üreterek eski Sovyetler Birliği ülkelerine örnek olmayı amaçladı. Böyle bir model eski Birlik ülkelerini kendi siyasi etki alanına tekrar dâhil edecek ve Sovyet siyasi ve kültürel havzasını yeni medeniyet şifreleri ile oluşturabilecekti. Fakat 1990 yılında Sovyetlerin çökmesini “tarihin sonu” olarak nitelendiren başta Francis Fukuyama (3) olmak üzere Batıdaki uluslararası ilişkiler literatürünün öne çıkan isimleri liberalizmin zafer kazandığına inanmaktaydı. Liberalizmin zaferiyle birlikte Sovyet sonrası bölgelerde liberal demokrasilerin filizleneceği ve Batılı demokrasi modeli kadar çekici farklı bir modelin ortaya çıkmayacağı yönünde bir kanaat meydana gelmişti. Böylece Rusya süreç içinde Batılı demokrasi modelini örnek alacak ve Avro-Atlantik bölgesine entegre olacaktı.  

 

Batıdaki uzmanların bu istikametteki görüşü Batılı ülkeleri eski Sovyet topraklarında Batı kültürü ve yaşam biçimini bir model olarak üretmeye ve takdim etmeye sevk etti. AB ülkeleri (Almanya, Fransa ve İngiltere) ve ABD farklı ekonomik ve politik entegrasyon projeleri ile birlikte kapsamlı şekilde bölgede nüfuz tesis etme teşebbüslerinde bulundu. Azerbaycan ve Gürcistan devletlerinden temin edilen destekle Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) (4) petrol boru hattı projesi hayata geçirildi. Baltık ülkeleri Letonya, Litvanya, Estonya ve Doğu Avrupa ülkelerinden Ukrayna liberal demokrasi modeline geçişi kısa zamanda sağlayabilmişti. Letonya, Litvanya, Estonya 2004’te Avrupa Birliği’ne katıldı. 

 

Liberal demokrasi modelini eski Sovyet topraklarında yaygınlaştırma çabası ve bununla Batının etki alanının genişletilerek Rusya’nın çevrelenmesi hedefi Rus siyasi düşüncesinde tehdit olarak algılanmaktaydı. Çünkü Soğuk Savaş psikolojisinden henüz kurtulamayan yeni Rusya’nın eski siyasi bürokratları yeni bir devlet kurmaktaydı. Nitekim “yeni devlet fakat eski liderler” açısından konu değerlendirildiğinde Rusya’nın devlet yapısının sorunları açıkça görülebilir.  

 

Yeni Strateji İhtiyacı

 

Rusya’nın eski Sovyet devletlerini bir arada tutamaması ve eski Sovyet cumhuriyetlerini bir arada tutmak için kurduğu Bağımsız Devletler Topluluğu’nun (BDT) önemini kaybetmesi yeni bir stratejinin hazırlanmasını gerekli kılmıştır. Özellikle 1999 yılından sonra iktidara gelen eski KGB subayı Vladimir Putin ile birlikte neo-Sovyet düşünce tarzının Rusya’ya geri getirilmesi isteği ortaya çıkmıştır. Nitekim Putin iktidarının bakış açısından Rusya böyle bir imajı birçok açıdan hak etmekteydi. Rusya, neo-Sovyet ufku ile dünü ve geleceği kendisinde birleştirebilirdi. Böylelikle bölünmüş kimlikten (5) kurtulma gerçekleşecek, Rusya kendi iç ve dış devlet kimliğini oluşturabilecek ve Sovyet sonrası bölgede yeniden çekim merkezi haline gelebilecekti.

 

Rusya bu istikamette ilk etapta dış politikasına “kırmızı sınırlar”(6) kavramını yeniden kazandırdı ve “yakın çevre” stratejisini geliştirdi. Böylece eski Sovyet cumhuriyetlerini kendi yörüngesine yaklaştırmayı amaçladı. Moskova, geliştirdiği yeni dış politika kavramlarıyla birlikte iç idari yapısında da Batılı uygulamalardan farklı ve örnek olabilecek bir modele ihtiyaç duymaktaydı. Rusya iç yönetim modelini “egemen demokrasi” kavramı ile tespit etti ve eski Sovyet havzasına bu idari formülü ihraç etmeye çalıştı. Avrasya Birliği gibi bölgesel bir hegemonya idealini çağrıştıran bir proje tasarladı ve bu projeyle neo-Sovyet vizyonunu gerçekleştirmeye çabaladı. Rusya bu yeni strateji ile Orta Asya’dan başlayan ve Doğu Avrupa ülkelerine kadar uzanan coğrafyada kendisini çekim merkezi haline getirmeyi gaye edinmiştir.  

 

Egemen Demokrasi ya da Kısıtlı Demokrasi

 

Rusya Avrupa kıtasının güçlü aktörlerinin önerdiği “liberal demokrasi” yerine kısıtlı bir demokrasi modeli üretmiştir. Rus yönetimi bu modeli “egemen demokrasi” olarak adlandırmaktadır. Rus aydınları tarafından geliştirilen bu kavramın tekabül ettiği yönetim modeli, liberal demokrasi modelinden belirgin biçimde ayrılmaktadır ve yeni bir seçenek niteliğindedir.(7) Daha çok gerçekçi bakış açısına dayanan bu kavram; devletin ve toplumun güvenliği açısından güvenlikleştirme politikasını önermektedir. Fakat tehdidin ne olduğunu, tehlikenin nereden geldiğini izah etmede zorlanmaktadır. Tehdit algısı seçimlerde Batı yanlısı partilerin iktidar olması ihtimalinden kaynaklanabilmekte, bu tutum seçimlerde ve seçim öncesi dönemde özgürlükleri kısıtlayıcı önlemlerin alınması sonucunu doğurabilmektedir. Egemen demokrasi modelinde, bu modele tehlike arz edebilecek seçimler de engellenebilmektedir. 

 

Devletin kalkınması ve etkin biçimde idare edilebilmesi için egemen demokrasiye ihtiyaç olduğu savunulmakta ve farklı siyasi programları olan partiler meclisten ve iktidardan uzak tutulmaktadır. Sisteme hâkim olan parti, kendi vizyonunu paylaşan diğer siyasi partilere iktidarda küçük roller vererek meclisi kurmakta ve idare etmektedir. Rusya’daki iktidarın böyle bir süreçle ve Soğuk Savaş psikolojisi sayesinde meydana geldiği ifade edilebilir. Rusya, egemen demokrasi anlayışıyla kendi kimliğini bağımsız olarak biçimlendirmeyi ve Batının bu sürece müdahil olmamasını arzu etmektedir. Batı’nın Rusya’nın içişlerine herhangi bir müdahalesi hükümet ve devlet yanlısı aydınlar tarafından tepki ile karşılanmaktadır. Bu çizgideki Rus entelektüellere göre Batı benzeri insan veya devlet modeli önermek kabul edilemezdir. 

 

2012 Rusya Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde Forbes dergisinde “Egemen Demokrasi” modeline değinen Vladimir Putin, gerçek demokrasinin yolunun egemen demokrasi modelinden geçtiğini açıklamıştı. Rusya’da siyasi istikrarsızlık ve karışıklığın hüküm sürdüğü 1990 ve 2000 yılları arasındaki dönemi hatırlatan Putin bu dönemdeki yönetimi idare edilemeyen demokrasi olarak değerlendirmektedir. Egemen demokrasi yaklaşımı ise Putin’in iktidarı döneminden itibaren tatbik edilmeye başlanmıştır. Putin, son on iki yılda uygulamaya konan egemen demokrasi modeliyle 1990’lı yıllardaki karışıklıktan istifade ederek güçlenen oligarkların zayıflatıldığına ve bunun sistemin olumlu neticelerinden biri olduğuna işaret etmektedir. Putin’e göre egemen demokrasi modeli, Rusya’nın bağımsız dış politika kimliğini muhafaza etmesine hizmet etmektedir. 

 

Rusya egemen demokrasi modelini Avrasya’daki (Doğu Avrupa, Güney Kafkasya ve Orta Asya) eski Sovyet cumhuriyetlerine tavsiye etmektedir. Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya ve Ermenistan’ın iç idarelerinde bu modeli uyguladıkları ifade edilebilir. Egemen demokrasi modelinin bu ülkeler için de olumlu sonuçlar doğurduğu konusu ise tartışmalıdır. Nitekim bu devletlerin bağımsızlıklarına kavuşmalarından bugüne kadar olumlu sonuçları olan hiçbir seçim geçirmediği belirtilmelidir. 

 

Egemen demokrasi seçeneğinin ortaya çıkışının ve yaygınlaşmasının liberal demokrasi modelinin sürekliliğini nasıl etkileyeceğini zaman gösterecektir. Rusya’nın yakın çevresinde liberal demokrasilerin tezahürü, iki modelin birbirini nasıl etkileyeceğini göstermesi açısından önemli bir gelişmedir. Rusya’yı zor durumda bırakan liberal demokrasi modeli eski Sovyet cumhuriyetlerinden Gürcistan’da ortaya çıkmış durumdadır. Gürcistan, eski-Sovyet ülkelerine rol model olması ümidiyle Batı tarafından desteklenmektedir. Gürcistan’ın mevcut modelinin terakkisi Batılı ülkeler tarafından teşvik edilmekte ve desteklenmektedir. 2008’deki Rusya-Gürcistan savaşının ise iki sistemin birbirine galip gelemeyeceği sonucunu verdiği ileri sürülebilir.  

 

Diğer taraftan egemen demokrasi modelinin eski-Sovyet bölgesinde uygulama bulması, Rusya’nın bu coğrafyadaki nüfuzunu perçinlemektedir. Egemen demokrasiyi tatbik eden ülkelerde ortaya çıkan siyasi yapı ve zihniyet bu ülkeleri Rusya’ya yakınlaştırabilecek bir dinamik doğurmaktadır. Bu dinamik de Rusya’nın yeni vizyonunun tahakkukuna zemin hazırlamaktadır. Orta Asya ülkelerinde ve Güney Kafkasya ülkelerinden Azerbaycan ve Ermenistan’da hâlihazırda egemen demokrasi modeli uygulanmaktadır. Egemen demokrasi modeli sayesinde bu ülkelerin siyasi elitleri Rusya’ya bağlı kalmakta ve Moskova kaynaklı bir meşruiyet teamülü neşet etmektedir. 

 

Ekonomik Boşluk & Avrasya Ekonomik Birliği Projesi

 

Rusya, yeni yüzyılda iç ve dış politikasını yeniden biçimlendirmekte ve yönetim modelleri üretmektedir. Fakat federasyon ekonomik açından başarısızlık yaşamaktadır. SSCB döneminde eski Sovyet cumhuriyetleri ile sağlanan ekonomik karşılıklı bağımlılık Soğuk Savaş sonrası dönemde tekrar tesis edilememiştir. Sovyet döneminden kalan fabrika ve üretim tesisleri kapitalist geçiş dönemi yaşayan eski Sovyet ülkelerinde atıl durumdadır. Soğuk Savaş sonrası süreçte Rusya, Batılı kapitalist ekonomi modeline karşılık farklı bir seçenek sunamamıştır. Neticede eski Sovyet coğrafyasında daha güçlü ekonomilerle ve daha cazip projelerle Batılı ülkelerin yön verdiği serbest piyasa modeli yaygınlaşmaya başlamıştır.  

 

Bu nedenle Rusya, eski Sovyet havzasında ekonomik nüfuzunu yeniden tesis etmeye dönük irade göstermeye başladı. Rusya’nın eski Sovyet ülkelerini ekonomik açıdan kendine bağımlı hale getirebilmesi için yeni ekonomi modelleri üzerinde durması ve gerçekleştirmesi ihtiyacı ortaya çıktı. 1991-1999 yılları arasında Boris Yeltsin’in cumhurbaşkanlığı döneminde liberal ekonomiye geçişte tecrübe edilen başarısızlık da yeni ekonomi modeli fikrinin olgunlaşmasına imkân sağladı. İlk adım, 2000’de cumhurbaşkanlığına getirilen Putin döneminde 1990’larda güçlenen oligarkların zayıflatılması oldu.(8)

 

Putin ve Medvedev iktidarları zamanında Moskova, eski Sovyet cumhuriyetleri üzerinde ekonomik nüfuzunu yenilemek maksadıyla doğal gaz arzını ve bu ülkelerden Rusya’ya gelen işgücünü gerektiğinde siyasi bir araç olarak kullanabileceğini keşfetti. 2004’teki Turuncu Devrim’den sonra Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik doğal gaz ihracat politikası bu meyanda belirgin bir örnektir. Rusya’nın doğal gaz arzını Kiev’e karşı kullanması, eski Sovyet ülkelerinden olan Ukrayna’nın Rusya’nın çevresinden kopma isteği ve Batılı kurumlara entegrasyon hedefiydi. Aynı şekilde Gürcistan’da Mihail Saakaşvili’nin devrimle iktidara gelmesi ile Moskova-Tiflis ilişkileri gerilmiş, Rusya’da çalışan Gürcüler sınır dışı edilmiştir. 

 

Rusya yeni stratejisiyle birlikte liberal ekonomi modelinden sosyal devlet ekonomisi modeline bir dönüşüm gerçekleştirmeyi hedeflemekte, eski Sovyet cumhuriyetlerine de bu modeli önermektedir. Petrol ve doğal gaz zengini bir ülke olduğu için böyle bir modeli gerçekleştirebilecek ekonomik güce sahip olan Rusya, petrol ve gaz zengini olmayan eski Sovyet ülkelerinde ise kredi sağlayarak bu modelin uygulanmasını tavsiye etmektedir. Rusya, kredi tedarik yöntemiyle de eski Sovyet ülkeleri üzerinde nüfuzunu artırmayı amaçlamaktadır. 

 

Rusya, Avrasya ekonomi ve siyasi birliği projesi ile bölgesel bir hegemona dönüşmeye gayret etmektedir. Moskova, Avrupa Birliği benzeri bir bütünleşme süreci ile ilk etapta Rusya- Kazakistan-Beyaz Rusya arasında başlatacağı bütünleşme projesini daha sonra Ukrayna, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Ermenistan’a genişletmeyi hedeflemektedir. Böylece Sovyet havzasında oluşturulamayan Sovyet kimliği yerine Avrasya kimliğinin yerleştirilmesi sağlanabilecek, Rusya yeni imajıyla bölgenin başat aktörü olabilecektir. 

 

Yirmi yıl sonra Rusya’nın yeniden hegemonik bir vizyonla ortaya çıkması şaşırtıcı görülmemelidir. Ancak Avrasya birliği projesine kuşku ile bakılmaktadır. Eski Sovyet toplumlarının hafızalarında Sovyetler Birliği dönemine ait acılar tazeliğini korumaktadır. Eski Sovyet cumhuriyetlerinin arasında husumetin canlılığını koruduğu vakalar vardır. Azerbaycan-Ermenistan çatışması buna örnek verilebilir. Diğer taraftan Rus ekonomisinin yakın gelecekte aynı performansı gösterememesi ihtimal dâhilindedir. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki sert değişimler Rus ekonomisini ciddi biçimde etkileyebilir. Kazak ekonomisi için de aynı risk mevzu bahistir. Beyaz Rusya’da ise ekonominin büyük ölçüde Rusya’ya borçlanarak idare edilmesi bu ülkenin ekonomisinin sürdürülebilir olmadığını göstermektedir. Özetle bu gibi nedenlere bakıldığında Avrasya birliği projesinin gerçekleşmesi zor görünmektedir. 

 

 

Sonnotlar:

 

(1) Vitaliy Tetryakov, “Vladimir Putin’in Egemen Demokrasi Siyasi Felsefesi” “Rusya Gazetesi” Federal sayı 3757 [??????? ????????? “?????????? ?????????? ? ???????????? ????????? ????????? ??????” ]

http://www.rg.ru/2005/04/28/tretyakov.html, "?????????? ??????"-??????????? ?????? ?3757

(2) Ahmet Davutoğlu, “Stratejik Derinlik” (İstanbul: Küre Yayınları, 2009), 520.

(3) Francis Fukuyama, The End of the History? http://www.wesjones.com/eoh.htm

(4) Spanning Three Country from the Caspian Sea to the Mediterranean Coast http://www.bp.com/sectiongenericarticle.do?categoryId=9006669&contentId=7015093

(5) R. D. Laiding, The Divided Self, (Harmondsworth: Penguin, 1996)

(6) Orhan Gafarli, Kafkasya’nın Güvenliği ve Çatışmalar 22.11.2011 [“???????????? ??????? ? ?????????”  O???? ??????? 22.11.2011]

http://www.bilgesam.org/ru/index.php?option=com_content&view=article&id=295:bezoposnost-kavkaza-i-konflikti&catid=86:analizler-kafkaslar&Itemid=222

(7) Andrey Kazancev, “Egemen Demokrasi” Sosyal Siyasi Fonksiyonel Konsepti  [?????? ???????? «?????????? ??????????»:

????????? ? ?????????- ???????????? ??????? ?????????.]

http://www1.ku-eichstaett.de/ZIMOS/forum/docs/5Kazancev.pdf

(8) Romanov Aleksandr, “Egemen Demokrasi” Putin Kozmetik Tamir Yapılmasını Önerdi. K.M Gazetesi [??????? ?????????: ????? ????????? ???????? ????????????? ?????? «?????????? ??????????» 7.02.2012 , KM ]

http://www.km.ru/v-rossii/2012/02/07/glava-pravitelstva-rossii/putin-predlozhil-provesti-kosmeticheskii-remont-suvere

Back to Top