ABD Seçimlerinde Son Kartlar Açıldı

Hasan ÖZTÜRK
02 Eylül 2008
A- A A+

Geçtiğimiz Cumartesi sabaha karşı 03:00 sularında cep telefonlarından gelen mesaj uyarı sesiyle uyandı birçok demokrat parti üyesi ve Obama taraftarı. Gelen mesaj, Obama’nın başkan yardımcılığı için Delaware Senatörü Joe Biden’ı seçtiğini bildiriyordu. Buna karşılık Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı McCain ise Alaska Valisi Sarah Palin’i seçtiğini duyurdu.



Obama ve McCain’in yaptıkları seçimler başkan adaylarının hangi noktalarda kendilerin zayıf hissettiklerini, endişelendikleri alanları ve hedeflerini de daha belirgin hale getirdi. Biden’ın ve Palin’in kişilik ve geçmişleri incelendiğinde yardımcılığını yapmaya aday oldukları başkan adayları ve onların seçime bakışları hakkında bizlere daha fazla bilgi vermektedir.


 

ABD seçimlerinde seçmenler başkan adayına oy verirler, başkan yardımcısına değil. Yine de başkan yardımcılığı konumu için yapılacak tercih ABD’de yaklaşan başkanlık seçimleri öncesinde en önemli ve son kart olarak yorumlanmakta idi. Önce Obama başkan yardımcısını açıkladı. Herkesten önce Demokrat Parti üyelerinin haberi olması gerektiğine inanan parti yönetimi üyelerine başkan adayını SMS ile bildirme kararı aldı. Demokrat partinin ulusal kongresi sona erdikten sonra rakip McCain başkanlık seçimlerine Alaska valisi Sarah Palin ile gireceğini duyurdu. Bu iki başkan yardımcısı adayını ve başkan adaylarının neden böyle bir tercihte bulunduklarına bakmak ABD’de yaklaşan başkanlık seçimlerinin gidişatını anlamamıza yardımcı olacaktır. Özetle söylemek gerekirse, Obama ve McCain seçim yarışında kendi eksikliklerini giderecek ve daha fazla seçmen desteği kazanmalarını sağlayacak kişileri tercih ettiler. Yardımcısını önce açıklayan Obama ve Biden ile başlayalım.


 

Obama’nın eksiklikleri veya Neden Biden?


 

1. Devlet İdaresinde Tecrübe Eksikliği. Başkanlık yarışı başladığından beri Obama’nın en çok eleştirilen yönü siyasette ve devletin idaresinde yeterince tecrübe ve birikime sahip olmaması idi. Obama Amerikan senatosunda ilk dönemini bile bitirmeden başkan adayı oldu ve geçmişte belediye başkanlığı ve valilik türü her hangi bir yerel yönetim tecrübesi bulunmuyor. Bunun aksine Biden 1973 yılından beri senatör olarak görev yapmakta ve senatonun Dış İlişkiler Komitesi’nin başkanlığını yürütmekte. Yıllardır Washington’da görev yapan Biden başkentte işlerin nasıl yürüdüğünü gayet iyi bilen birisi. Obama böylelikle kendisini tecrübesizlikle eleştirenlere en yakın çalışma arkadaşı olarak tecrübesi tartışılmaz olan birisini atayarak karşılık verdi.


 

2. Dış Politika Deneyimi. Obama’nın en çok eleştirilen bir diğer yönü de dış politikada yeterli birikime sahip olmaması idi. Her ne kadar iç politikada değişim mesajları verse ve Irak’tan askerlerin çekilmesini savunsa da diğer dış politika konularında ve özellikle “terörle mücadelede” pasif bir başkan olacağı iddia edildi. Senato’da Dış İlişkiler Komitesi başkanlığını yürüten ve dış politika birikimi tartışılmayan Biden’ı seçerek Obama kendisine bu yönde gelen eleştirilere de karşılık vermiş oldu.


 

3. Hillary ve Mavi Yakalılar Faktörü. Senatör Joe Biden Pennsylvania doğumlu ve bu eyalette oldukça sevilen bir kişilik. Demokrat partinin Nisan ayında bu eyaletteki ön seçimlerinde Hillary Clinton yüzde on gibi bir farkla Obama’yı geçmişti. O dönemde Pennsylvania Clinton taraftarları açısından oldukça önemliydi çünkü kaybedildiği takdirde Obama yarışta tek başına kalacaktı. Obama’nın Biden’ı seçmesi ile beş ay önce seçim kaybettiği eyalette tekrar bir sürpriz yaşamasını önleyebilir ve bu eyaletteki mavi yakalı işçilerin ve Katolik beyazların oylarını kazanabilir. Ön seçimlerde mavi yakalı işçilerin oyları çoğunlukla Hillary Clinton’a gitmişti. Bu seçimde de Pennsylvania ve Michigan kilit eyaletler olarak görülüyor.


 

McCain’in Durumu ve Neden Palin?


 

1. Yaşlılık. Demokrat partililer ve McCain karşıtlarının eleştiri oklarının arasında Arizona Senatörü McCain’in ilerleyen yaşı ve buna bağlı olarak sağlık durumu bulunmaktadır. Geçtiğimiz gün 72. yaş gününü kutlayan McCain Obama’nın genç ve dinamik duruşu karşısında pasif kalmaktadır. İşte bu noktada rakibi Obama ekibinin eleştirilerine cevap vermek için 44 yaşındaki Alaska valisi Sarah Palin’i seçti. Palin geçmişte katıldığı güzellik yarışmasında Alaska güzeli seçilmişti. Aradan geçen yıllara rağmen genç, bakımlı ve güzel görünümüyle Palin ile adeta “Beyaz Saray’da en az Obama kadar genç ve dinamik bir insan olacak” mesajı verildi.


 

2. İç Politika Deneyimi. Obama daha çok iç politikada güçlü görünüp dış politika alanında zayıf görünürken seçmenlerin gözünde McCain ise O’nun aksine dış politikada güvenilir bir insan ancak ekonomi ve iç siyaset konusunda güven vermeyen bir başkan adayı görünümü vermekte idi. Palin’in gelmesi ile McCain bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Çünkü Palin önce Alaska’da yaşadığı şehir Wasilla’da il meclis üyeliği yaptı ve ardından bu şehrin belediye başkanı oldu. İki sene önce ise Alaska valisi oldu. Diğer bir ifadeyle, Palin yerel yönetimlerden gelen bir isim ve gerek belediye başkanlığı ve gerekse valiliği döneminde başarılı bir görüntü çizdi. Böylelikle, McCain’in seçim ekibi Obama ekibinin eleştirilerine cevap verirken rakiplerinden bir adım öne geçmiş oldular. Çünkü ne Obama ne de Biden yerel yönetim tecrübesine sahip.


 

3. Din Faktörü ve Muhafazakarlar. Amerikan seçimlerinde din önemli bir faktördür ve dindar kesimlerin oyları özellikle Cumhuriyetçi parti adayları için belirleyicidir. Özellikle kürtaj ve eşcinsellerin evliliği gibi hassas konularda gereken yasal düzenlemeler bu grupların siyasi alandaki çekişmelerini yürüttükleri alanlardır. Eski vaiz ve Arkansas valisi Mike Huckabee önseçimlerde başarısız olunca yarış dışında kalmıştı. Massachusetts valisi Mitt Romney ise Mormon olması hasebiyle muhafazakarlar tarafından kabul görmemişti. Geriye kalan John McCain ise yeterince muhafazakar bulunmuyor idi. Sarah Palin ise oldukça muhafazakar ve koyu bir dindar olarak biliniyor. Palin Nisan 2008’de bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Doğum öncesinde kendisine bebeğin genetik düzensizlik (down sendromu) ile dünyaya geleceği ve bir takım sağlık sorunlarının olabileceği söylendiğinde Palin “bu bebek bana Tanrının bir hediyesidir ve nasıl olursa olsun bu hediyeyi kabul etmeliyim” diyerek kürtajı reddetti. Bu tutumuyla muhafazakar kesimlerden oldukça destek bulan Palin, şimdiye kadar McCain’e soğuk bakan veya oy kullanmayı düşünmeyen muhafazakarların oylarını alma adına çok doğru bir seçim.


 

4. Hillary ve Kadın Seçmen Faktörü. Geçtiğimiz hafta sona eren Demokrat partinin ulusal kongresinden önce gerçekleştirilen bir araştırmaya göre Hillary Clinton’ı destekleyenlerin yaklaşık üçte biri (%27’si) Barak Obama yerine John McCain’e oy vermeyi planlıyor. McCain başkan yardımcısını seçerken bu gerçeği de göz önünde bulundurmuş olacak ki Sarah Palin Dayton, Ohio’daki parti mitinginde Hillary Clinton’a kadınları temsil ettiği için teşekkür etti ve kadın seçmenlere seslenerek “sizi temsil eden ve sizlerin çıkarlarını savunacak bir başka hemcinsiniz burada” dedi. Anlaşılan ilerleyen haftalarda McCain’in ekibi Hillary Clinton taraftarlarından daha fazla destek bulmak için farklı stratejiler belirleyecektir.


 

Başkan Yardımcıları, Çelişkiler ve Endişeler


 

Joe Biden’ın Demokratların başkan yardımcısı adayı olması yukarıda bahsedilen avantajlar sağlasa da beraberinde bir takım çelişkiler ve endişeler de barındırmaktadır. Obama’nın seçim kampanyası değişim üzerine kurulu ama seçim yarışındaki arkadaşı olarak değiştirmek istediği Washington’un en kıdemli siyasetçilerinden birini seçti. Obama sürekli Washington’da siyasetin yuttuğu siyasilerden yakınırken tercih ettiği Joe Biden lobi gruplarının etkisinde kalan bir senatör olarak tanınıyor.


 

Barak Obama başkanlığa adaylığını koyduğundan beri Irak savaşına “hayır” oyu vermesiyle övündü. Televizyonlarda diğer başkan adayları ile birlikte katıldığı tartışmalarda “bu adaylar arasında Irak savaşına hayır diyen sadece benim” diyerek seçmenlerin gözünde bu noktayı sürekli vurguladı ve Hillary Clinton da dahil olmak üzere diğer adayları savaşa “evet” oyu kullandıkları için eleştirdi. Ama aynı Obama başkan yardımcılığına Irak savaşına “evet” oyu kullanan birisini seçti. Normal olarak bu da Cumhuriyetçiler ve Obama karşıtları tarafından tutarsızlık olarak eleştiriliyor.


 

Cumhuriyetçi parti tarafında da Sarah Palin’in seçimi bazı çelişkiler barındırmaktadır. Sarah Palin Amerikan kamuoyu tarafından pek tanınan bir insan değildi ve ilerleyen haftalarda kamuoyu kendisiyle ilgili daha fazla şey öğrendikçe daha sağlıklı analizler yapacaktır. McCain seçim sürecinin başından beri Alaska’da petrol aranmasını öneren Obama’ya karşı çıkmış ve bu fikri eleştirmişti. Şimdi ise yardımcılığına seçtiği Palin de tıpkı Obama gibi Alaska’da, valisi olduğu eyalette, petrol aranmasına sıcak bakmaktadır. Palin’in bir diğer önemli yönü ise reformcu bir siyasi anlayışa sahip olması. Bu da McCain ile değil Obama ile örtüşmektedir çünkü değişimi ve reformları daha çok dile getiren McCain değil Obama’dır.


 

Başkan adayları bu çelişkilerin yanı sıra kişilikleri ve geçmişleri ile kamuoyunda endişeye de yol açmıştır. Joe Biden’ın olumlu yanı ve belki de bu yüzden endişeye sebep olan yanı “babacan” tavrı. Seçim yarışının başlarında daha ilk televizyon tartışmalarında bile biraz gayrı ciddi biraz alaycı tavrı ve konuşmasıyla nezaket içinde konuşan, ses tonuna ve mimiklerine dikkat eden diğer rakiplerden birkaç adım geriye düşmüştü. Biden başkan yardımcısı olduğunda diplomasi gibi nezaket gerektiren bir alanda başarılı olabilir mi? Amerikalılar bu soruya cevap ararken pek de olumlu düşündükleri söylenemez. Biden’ın bu yönü ilerleyen haftalarda Obama için sorun olabilir ve McCain ekibine eleştirilecek malzeme sağlayabilir.


 

Sarah Palin, daha önce de söylendiği üzere, kamuoyunca pek tanınan bir isim değil. McCain’in birlikte yarışma teklifini Romney’e götürmesi bekleniyordu. Ancak şimdilik Palin için endişeye yol açabilecek tek husus O’nun sert mizacı. Bu özelliği yüzünden geçmişte kendisine “Sarah Barakuda” denildiği basında yer aldı. Şu anda Alaska eyaleti tarafından yürütülen bir soruşturma altında olan Palin polis memuru olan kız kardeşinin eski eşini kovması için kamu güvenliğinden sorumlu güvenlik memuruna baskı yapmakla ve bu nedenle görevini kötüye kullanmakla suçlanıyor. Palin ayrıca belediye başkanlığı ve valilik görevlerine geldiğinde selefi tarafından atanan bürokratları tasfiye etmesiyle biliniyor. Şayet Palin, Beyaz Saray’da da bu şekilde devam edebilir fikri seçmende hakim olursa McCain’in işi seçimlerde oldukça zor olur.


 

Sonuç olarak Obama ve McCain başkan yardımcısı olarak düşündükleri ismi seçerken kendi eksikliklerini tamamlayacak ve rakiplerinin eleştirilerini sona erdirecek kişileri tercih ettiklerini söyleyebiliriz.


 

Son olarak Joe Biden’ın Ermeni lobisi etkisinde olduğu ve Irak’ın üçe bölünmesini desteklemesi gibi Türkiye’nin çıkarlarına ters tutum içinde olduğu Türk basınında son dönemde yer almaktadır. Obama seçimi kazanırsa Biden devlet idaresinin sorumluluğunu omuzlarında hissedecektir. Böyle bir sorumluluk altında kalan Biden dışişleri ve savunma bakanlıkları ve birçok uzman tarafından hazırlanan raporları okuduktan sonra temsil ettiği eyaleti düşünerek bir senatör gibi değil, tüm ülkeyi ve uluslararası dengeleri gözeterek karar verecektir. Hatırlanacağı gibi Almanya’da Angela Merkel ve Fransa’da Nicolas Sarkozy hükümete gelirse Türkiye’nin AB yolculuğunu tehlikeye sokacağı endişeleri yersiz çıktı. Biden da Beyaz Saray’a taşınırsa şimdikinden farklı davranacaktır. Obama’nın ekibi genel olarak diplomasiden yana ve Bush yönetimi tarafından izlenen sert politikalara karşı çıkmakta. Yeni dönemde Obama – Biden ikilisi Beyaz Saraya taşınırsa Kasım ayından itibaren Türkiye bu ikiliye Türkiye’yi, ulusal çıkarlarımı ve bölgesel dengeleri bir de bizim açımızdan anlatmak için yoğun çaba harcamalıdırlar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top