Rusya'nın Gündemindeki Kriz

Mehmet KARABAĞ
02 Ocak 2009
A- A A+

Teşkilatçılığı çok iyi bilinen Stalin’in 1930’lu yıllarda söylediği “Kadrolar bütün problemleri çözer” cümlesi günümüz Rusya’sına bakıldığında hala geçerliliğini koruyor. Yönetim sistemini ve kadrosunu çoğunlukla istihbarat ve ordu kaynaklı kişilerden oluşturan Putin’in uygulamalarında da bu yaklaşımın  izleri görüldü. Rusya’daki mevcut güçlendirilmiş başkanlık sisteminde yasama, yürütme, yargı güçleri yasal olarak ayrışmış olsa bile esasında tek bir gücün yani devlet başkanının elinde ve kontrolünde.


Bu yüzden, “Devlet başkanının görevini seçim gibi yasal bir yolla devretmesi doğal olarak gücünü de devretmesi anlamına gelmeyecek midir?” şeklinde yöneltilebilecek bir sorunun cevabı söz konusu ülke Rusya olunca hemen verilemeyebilir.


 


Medvedev’in başkan seçilmesi de Putin ve ekibinin yeni bir kadro hamlesi olarak görülmekteydi. Medvedev’in seçilmesinden sonra Putin’in karizmatik gücünü aşacağına ihtimal verilmemekteydi. Yeni Başkan Medvedev bu gücü aşamayacağını uygulamaya kalktığı bir kısım reform paketini parlamentoya sunması esnasında çok iyi anlamış oldu. Bu ana kadar devlet başkanının parlamentoya yollamış olduğu bu tür teklifler parlamento tarafından adeta bir emir olarak telakki edilir ve en kısa zamanda gereği yerine getirilmeye çalışılırdı. Ancak, bu sefer Başkan Medvedev’in parlamentoya sunduğu “siyasi reformlar” teklifi havada kalıverdi.


 


Bazı milletvekilleri ve akademisyenler reform paketinin parlamento tarafından gündeme alınmayışını küresel kriz ile ilişkilendirdiler. Onlara göre,  gündemin global kriz ile oldukça dolu olmasından dolayı siyasi reform paketi ilgi görmemişti. Hiçbir parti tarafından bu yönde bir açıklamanın resmi olarak yapılmaması işin içinde global ekonomik kriz dışında başka sebepler olduğuna da işaret etmekteydi. Hiç şüphesiz küresel ekonomik krizin derin bir şekilde hissedildiği ülkelerin başında Rusya Federasyonu gelmekte. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki Rusya açısından krizi derinleştirmekte. Devlet bir taraftan da krizin Rusya’daki boyutlarının halk tarafından bilinmesi engellemeye uğraşıyor. Sonuçta krizin ciddi sonuçlarından zarar görebilecek olan halkın yıllardır oluşturulan imajı sorgulaması gibi bir tehlike var ufukta. Devlet krizin ciddiyetini öyle bir kavramış durumda ki bunu yalnızca açıklanan kurtarma paketlerinden değil Putin’in yüzünden bile okumak mümkün.   Geleneksel basın toplantısını esprileriyle renklendiren Putin son basın toplantısında tek bir espri bile yapmadı ve oldukça neşesiz bir görüntü verdi. Bu durumu gözünden kaçırmayan basın bunu küresel ekonomik krizin yansıması olarak yorumladı. 


 


Rusya küresel ekonomik krizden çok ciddi şekilde etkilenmiş durumda. Borsa milyarlarca dolar kayıplarla kapandı, büyük Rus şirketlerinin hisselerinin değerleri oldukça azaldı, işsizlik gittikçe artıyor ve böyle devam etmesi halinde Rusya’yı daha zor günlerin beklediği ifade ediliyor. Ekonomik kriz ülkeyi yöneten iktidar gurubunu oldukça zorluyor. Devlet Başkanı Medvedev’den bu konuda ciddi adımlar bekleyenler adeta hayal kırıklığına uğramış durumda. Durum böyle iken Devlet Başkanı Medvedev’in politik manada kısmen Boris Yeltsin dönemine geri dönüşü andıran bir takım siyasi reform çalışması içerisine girmesi dikkat çekiyor. Başkan Medvedev’in demokratikleşme adına büyük bir adım sayılacak “demokratik reform paketi” teklifi hakkında Duma’nın faaliyette bulunmaması ekonomik krizin ciddiyetinin bir göstergesi olarak yorumlanmaktadır.


 


Başkan tarafından yapılan bu reform paketinde ülkenin politik modernizasyonu hususunda çok önemli teklifler söz konusuydu: Politik partilerin, en küçüğü de dâhil olmak üzere, ülkenin yönetimi hususundaki rollerinin artırılması bulunuyordu. Bu durum liberal manada yasama organının asli görevini aktif bir şekilde yerine getirmesi inisiyatifini elinde tutması demekti. Federal sistemin güçlendirilmesi, yasama erkinin kullandığı gücün şeffaflaştırılması ve sorumluluğunun gereken manada oluşturulması bu reform teklifinin içerdiği en önemli maddelerdi. Özellikle yargı hususunda Yeltsin döneminde başlayan siyasileştirme Putin döneminde hat safhaya ulaşmış ve yargıya olan güven erozyona uğramıştı. Bu yüzden, Devlet Başkanının “Rusya Federasyonu Mahkemelerinin Çalışmaları Hususunda Bilgiye Ulaşmanın Sağlanması” adlı bir kanun oluşturulması hususunda çalışma yapılmasını teklif etmesi oldukça dikkat çekiciydi. Bu konuda, ilki 2006’nın yazında diğeri de sonunda olmak üzere daha önce de iki kez çalışma yapılmış olmasına rağmen her hangi bir sonuç alınamamıştı.


 


Başkanın sunmuş olduğu bu politik reform paketinden önce Medvedev bu konuda parti liderleriyle konuşmuş ve onlardan reform paketinin parlamentodan geçirilmesi hususunda desteklerini esirgememeleri konusunda garanti almıştı. Üst idari bürokrasi ve “Yedinaya Rossiya” Partisinin de görüşlerine göre bu reform paketinin Medvedev tarafından parlamentoya sunulmasının ardından birkaç gün içerisinde, maksimum iki hafta içerisinde sorunun halledileceği düşünülüyor ve bu şekilde dile getiriliyordu. Fakat iki aya yakın geçen zaman gösterdi ki konu şu ana kadar partilerin gündemine bile gelmiş değil.


 


Parlamentodaki partilerin konuya getirmiş oldukları açıklama ekonomik kriz eksenli.  Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komisyonu Sekreteri Oleg Kulikov, Medvedev’in sunmuş olduğu paketi niçin parti gündemlerine almadıkları sorusuna “ekonomik krizin büyüklüğü” şeklinde cevap verdi. Spravedlivaya Rossiya Partisinden Genadiy Gudkov, Medvedev’in sunmuş olduğu bu reform paketinin yaşanan ekonomik kriz ile kıyaslanamayacak kadar gündem dışı olduğunu dile getirdi. Hatta paketin gündeme getiriliş tarihi olarak hatalı olunduğunun da altını çizdi. Putin’in partisine ait bir kısım milletvekili ise kendilerine bu konu hususunda sorulan sorulara karşı henüz oluşturulmuş tam bir metinin olmayışını sebep gösterdiler. Komünist Partisi vekili Viktor İlyuhin konuyu Başbakanlık ve Başkanlık kurumları arasındaki uyumsuzluk olarak yorumladı. Yani ona göre Putin ve Medvedev arasında bir anlaşmazlık söz konusuydu ve uyumsuzluk devamlı olarak da büyümekteydi. Bu durum benzeri problemlerin temel sebebi olarak görülmeliydi.


 

Diğer taraftan, Medvedev kendi inisiyatifi ile reform paketini uygulamaya koyması neticesinde siyasi aktörlerden olumlu ya da olumsuz cevap almamasına rağmen medyadan oldukça ilgi gördüğünü söyleyebiliriz. Bu duruma Putin’in kontrolündeki hükümetin kriz karşısında aciz duruma veya ne yapacağını bilemez bir duruma düşmüş olması etkili oldu diyebiliriz. Rus basında 1 Kasım 2008 tarihinden bu yana çıkan haberlere baktığımızda reform paketinin de etkisiyle Medvedev’in Putin’den daha fazla ilgi odağı olduğunu görmekteyiz. Bu durum sadece haber değil aynı zamanda pozitif yöndeki haberler açısından da böyledir. Yani basın yayın organlarında Putin Medvedev’e göre daha az yer almakla birlikte, Medvedev Putin’e göre daha olumlu değerlendirilmiştir.

Back to Top