Rusya Korsan Saldırılarına Şüpheyle Yaklaşıyor

Doç. Dr. Fatih ÖZBAY
24 Kasım 2008
A- A A+

Aden Körfezi uluslararası deniz ticareti ve ulaşım açısından çok önemli bir yer. Akdeniz’den başlayıp Süveyş Kanalı ve Kızıl Deniz yoluyla Babülmendeb Boğazı’ndan geçerek Hint Okyanusu’na uzanan deniz yolunun en önemli noktalarından birisi Aden Körfezi. Bahsedilen bu yolla dünya deniz taşımacılığının %50’si, konteynır taşımacılığının %30’u gerçekleştiriliyor. Dünya ticaretinin %90’ının deniz yoluyla yapıldığı göz önüne alındığında bu yolun önemi daha da fazla ortaya çıkıyor. Alternatif olarak kullanılan bir başka deniz yolu ise Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’ndan dolaşarak geçen yol. Ancak, bu yolun kullanılması hem zamanı hem maliyeti oldukça arttırıyor.


      


Son aylarda dünya kamuoyu Aden Körfezi’nde milyonlarca dolar değerindeki gemileri içindeki yükleri ve mürettebatıyla birlikte kaçırarak korku salan Somalili deniz korsanlarının eylemlerine odaklanmış durumda. Korsanların eylemlerine karşı ortak çözüm arayışları sürüyor. Korsanlarla mücadelede karşılaşılan zorluklardan birisi de mücadelenin hukuki altyapısında yatıyor. Uluslararası hukukta bu konuda hala karışıklıklar bulunmakta. Korsanlar eylem sırasında ele geçirilseler bile hangi ülkeye teslim edilecekler ve hangi ülkenin kanununa göre yargılanacaklar bu konuda belirsizlikler var. Bu da mücadeleyi zayıflatan unsurlardan birisi.


 


24 Ekim’de üç NATO savaş gemisi bölgede devriye görevi yapmaya başladı. Eylül ayında mürettebatı arasında 3 Rus vatandaşı bulunan Ukrayna bandıralı “Faina” adlı geminin Kenya’nın Mombasa limanına yaklaşırken korsanlar tarafından kaçırılması üzerine Rusya Baltık Donanması filosundan “Neustraşimıy” (Korkusuz) adlı firkateynini Rus gemilerini korumak amacıyla Somali açıklarına gönderdi. Gemide Kenya ordusu için 33 adet T-72 tankla birlikte füze rampaları, cephane ve yedek parçalar bulunmaktaydı. Neustraşimıy görevine 28 Ekim’de başlamış durumda. 20 Kasım’da bir açıklama yapan Rusya Deniz Kuvvetleri Komutanı Vladimir Vısotskiy, Somalili korsanların aktif olduğu Somali açıklarına ve Aden Körfezi’ne başka savaş gemileri de göndereceklerini belirtti.


 


Rusya, bölgeye gemilerin gönderilmesinin yeterli olamayacağını, korsanlara karşı denizde ve karada operasyonlar düzenlenmesini istiyor. Rusya’nın NATO daimi elçisi Dimitriy Rogozin sorunun denizdeki donanma güçleriyle çözülemeyeceğini, korsanların üslerine karşı kara harekâtı düzenlemesi gerektiğini belirtti. Rogozin, NATO, AB veya diğer güçlerce düzenlenecek her tür operasyonun Rusya ile de koordine edilmesi gerektiğini de belirtti.


 


Rusya cephesinde korsanların eylemleriyle bağlantılı olarak çeşitli yorumlar yapılıyor. Korsanlarla mücadele için NATO gemilerinin Somali karasularına gelmeleri Rus uzmanlar tarafından NATO’nun ileride Somali’de bir askeri üs elde edebilmesi için zemin yoklama faaliyeti ve bahane olduğu ileri sürülüyor. Zaten NATO’nun bölgeye gönderdiği gemiler ve taşıdıkları silahlar korsanlarla etkin mücadele etmek için yeterli olmadığından NATO gemilerinin orada bulunmalarının esas nedeninin bölgedeki durumu yakından görmek ve yakın zamanda kurulan USAFRICOM’un üslenebileceği muhtemel yerleri araştırmak olduğu yorumları yapılıyor.


 


USAFRICOM, Afrika'da sivil ve askeri operasyonlar düzenlemek amacıyla ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un 2007 yılında kurduğu birimin adı olup, Afrika Birleşik Savaş Kumandanlığı (United States Africa Command (USAFRICOM) veya kısaca AFRICOM adıyla bilinmektedir.  Önceleri Kuzey Afrika'nın bir kısmı Ortadoğu'ya bakan USCENTCOM'a bağlıyken kıtanın geri kalan kısmı Avrupa'dan sorumlu olan USEUCOM'a bağlı idi. Yeni bir yapılanmaya gitme kararı alan ABD Savunma Bakanlığı Afrika'nın tamamından sorumlu olacak bir kumandanlık kurma kararı aldı. Buna göre, sadece Mısır, Ortadoğu'da gelişmelere doğrudan taraf olması nedeniyle USCENTCOM'a bağlı kalmaya devam edecektir ve bunun dışında kalan tüm kıta USAFRICOM'un görev alanında olacaktır.



AFRICOM'un görevlerinden olarak Afrika kıtasında terörizm ile mücadele etmek, doğal kaynakları güvence altına almak, silahlı mücadeleleri ve insani krizleri kontrol altına almak, AIDS'in yayılmasını yavaşlatmak, uluslararası suçları azaltmak ve Çin’in artan nüfuzuna karşılık vermek sayılmaktadır.


 


Henüz hiçbir Afrika ülkesi AFRICOM’un topraklarına yerleşmesine izin vermiş değil. Kimi kaynaklar büyük çapta bir finans akışı olacağı ve yeni iş imkânları açacağı düşüncesiyle bazı Afrika ülkelerinin AFRICOM’un merkezinin kendi topraklarında olması için çabaladıklarını ileri sürerken kimi kaynaklar da tam tersine Afrika ülkelerinin ABD’nin bu konudaki teklifine olumsuz cevap verdiklerini dile getirmektedirler. Örneğin Güney Afrika Cumhuriyeti Savunma Bakanı Mosiuoa Lekota 29 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Afrika ülkelerinin AFRICOM’un kıtaya yerleşmesine karşı olduklarını belirtti. Bu bağlamda Güney Afrika Cumhuriyeti’nin merkezi rol oynadığı “Güney Afrika Ülkeleri Gelişme Örgütü” (SADC) üyelerinin topraklarına Amerikan askerlerinin yerleştirilmesine karşı çıkacaklarını açıkladılar. Belirsizlik yüzünden AFRICOM’un merkezi şimdilik Almanya’nın Sututtgard şehrinde bulunuyor.


 


Bu yazının başlığında da belirttiğimiz gibi, Rusya cephesinden korsan saldırılarına yönelik yapılan değerlendirmeler NATO ve ABD’nin bölgeye yönelik planları ile bağlantı kurularak şüphe ile karşılanıyor. Moskova Stratejik ve Askeri Analizler Enstitüsü uzmanlarından Aleksandr Hramçihin “Somali açıklarına gönderilen gemiler korsanların küçük ve hızlı gemilerine nazaran oldukça büyük gemiler ve bu yüzden korsanlarla etkin bir şekilde mücadele etmeleri zor. Ayrıca korsanlarla denizde devriye gezerek mücadele etmek faydasızdır. Korsanların karadaki üslerine yönelik geniş çaplı operasyon yapılmalıdır. NATO’nun ise büyük insani ve maddi kayıplara yol açacak bu büyüklükte bir müdahaleyi yapacak gücü bugün itibariyle yoktur” yorumunu yapıyor.


 


NP “Rosafroekspertiz” dergisinden Vadim Zaytsev, NATO’nun Somali’deki amacının korsanlarla mücadeleyle ilgisinin olmadığını,  esas amacının ortamı değerlendirmek ve AFRICOM’un Somali’de yerleşmesi konusunda çalışmalar yapmak olduğunu ileri sürüyor. Zaytsev’e göre Somali AFRICOM için ideal bir yer olmasına karşılık 1993 yılındaki Somali müdahalesinden dersler çıkaran ABD bu konuda acele etmemektedir.  İşte bu yüzden, Rusya’ya ait savaş gemilerinin orada olması bölgede durumun tamamen ABD ve NATO kontrolünde olmadığını göstermesi bakımından önemlidir.


 


Doğal kaynakları ve stratejik önemi nedeniyle büyük güçler arasında Afrika'da yeniden “büyük oyun” oynanıyor diyebiliriz. Korsanların eylemleri ise bunu ortaya koyması bakımından adeta turnusol kağıdı görevi görüyor. Bu oyunun baş aktörleri ise ABD ve Çin olarak görünüyor.  AB, ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya, Japonya, Hindistan ve Brezilya gibi dünyanın önemli politik ve ekonomik güç sahibi ülkelerinin çıkarları Afrika kıtasında çakışıyor. Her biri Afrika’nın kaynaklarını kullanmak, Afrika ülkelerinin ekonomilerinde önemli rol oynamak, bu ülkelerin politikalarını kendisine yakınlaştırmak ve gelişmelere müdahil olabilmek istemektedirler. Afrika’nın yükselen bu trendinde oyunun dışında kalmak aynı zamanda uluslararası arenada oyunun dışında kalmak anlamına gelecektir. Dünya güç dengelerinde eski ağırlığına kavuşmak istediğini her fırsatta göstermek isteyen Rusya açısından korsan eylemleri nedeniyle bölgede askeri güç bulundurmak çok önemli. Zaten son zamanlarda Moskova’nın kıtaya yönelik artan aktif dış politikasını oyunun dışında kalmamak için çaba sarf etmek olarak da kabul edebiliriz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top