Rusya’da İdari Reformların Son Hedefi : Mintimer Şaymiyev

Mehmet KARABAĞ
30 Haziran 2008
A- A A+

Rusya idari sisteminde son iki haftada yaşanan gelişmeler, Putin’in başkanlık koltuğuna oturmasıyla başlayan federal sistemin evrim sürecinde son noktanın konulmak istendiğinin işaretlerini taşıyor. Bu gelişmelerin odağında, genelde bütün cumhuriyetler, özelde ise Özerk Tataristan Cumhuriyeti ve onunla bütünleşmiş olan Başkan Mintimer Şaymiyev bulunmakta. 1937 doğumlu Şaymiyev 12 Haziran 1991 tarihinde Tataristan'ın ilk cumhurbaşkanı olarak seçimle göreve başladı. Mart 1996 ve Mart 2001'de yapılan seçimler sonucunda üst üste iki kez daha bu göreve seçildi.Rusya'da Putin'in iktidara gelmesiyle birlikte merkezileşme reformları oldukça hızlandı. 2004 yılında valilerin seçimle değil devlet başkanının atamasıyla göreve gelmelerini düzenleyen yasa kabul edildi. Buna göre, yerel meclisler üç adayı vali olarak devlet başkanına teklif ediyorlar ve devlet başkanı aralarından birisini vali olarak atıyor. Eğer devlet başkanının atamasını yerel meclisler onaylamazsa devlet başkanının yerel meclisleri feshetme hakkı bulunuyor. Getirilen sistem aslında feshetme hakkı sebebiyle yerel meclisleri devlet başkanının kontrolü altına alıyor. Neticede devlet başkanının teklif ettiği kişinin onaylanmaması diye bir durum çok zor. Aynı durumun özerk cumhuriyetlerin başındaki cumhurbaşkanları için de geçerli olacağı ve ülkenin tek başkanı olur düşüncesiyle devlet başkanlığı makamının kaldırılıp başbakanlık gibi bir makama indirgeneceği söylentisi Rus politik çevrelerinde son haftalarda hararetle tartışılıyor.
 

Şaymiyev'in birkaç hafta önce bu konuya değinip bölge idarecilerinin yeniden seçimle iş başına gelmesi ve devlet başkanının yerel meclisleri feshetme hakkının iptal edilmesi gerektiğine dair açıklamaları gündeme damgasını vuran gelişmelerden birisiydi. Şaymiyev’in şahsında Tataristan, Moskova’nın son yıllarda kurmaya çalıştığı “atanmışlar devleti” diyebileceğimiz bürokratik sitemin önündeki son engel ve yerel demokrasiye inananların sembolü durumunda idi. Şaymiyev’in yerinden oynatılması Moskova’nın bu alanda gerçekleştirmeye çalıştığı reformlar açısından en son ve en büyük hamle, aynı zamanda da başarı olacak.


Şaymiyev'in böyle bir çıkış yapmasını meydan okuma olarak görenler de var. Tataristan halkından gücünü alan Şaymiyev’in görevinden uzaklaştırılması ve yerine atanma yoluyla birinin getirilmesi planları yükselmekte olan Tatar milliyetçiliğini daha da körüklüyor. Gelişmeler üzerine bir hafta içerisinde Tatar halkı ve bir kısım Tatar organizasyonları tarafından protesto gösterileri yapıldı. Bu gösterilerde açılan pankartlarda Kremlin’e olan tepkiler “Moskova, Tataristan Başkanından Elini Çek” “Kremlin, Şaymiyev’e Dokunma”, “Milli Cumhuriyetlerin Vilayetleştirilmesine Hayır” sloganlarıyla dile getirildi.

Yerel idarecilerin atanma yoluyla görevlendirilmesi şeklinde özetleyebileceğimiz Putin’in reformlarının temelinde, federal birimleri kendi ekibinden bürokratlarla doldurmak yatmaktadır. Bir diğer önemli neden de taşrada karizmatik liderlerin oluşmasına engel olmaktır. S. Petersburg eski valisi Vladimir Yakovlev gibi liderlere başka bürokratik görevler verilerek bölgelerinden uzaklaştırılmaları da bu sebepten kaynaklanmaktadır. Bu açıdan, Moskova, taşrada başarılı olamasa da söz dinleyen liderleri tercih etmektedir diyebiliriz.


Şaymiyev gibi, büyük bir etnik gurubu temsil eden cumhuriyet liderlerini Yakovlev gibi basit bir yöntemle yerlerinden oynatmak kolay değil. Bu yüzden, halk nazarında karizmatik bir lider olan Şaymiyev’in aleyhine kimi zaman kendi çevresinden bir kısım kimseler kullanılmaktadır. Bunlara örnek olarak, eski Kazan Belediye Başkanı Kamil İshakov’un tutumunu ve uzun süre Şaymiyev’in basın danışmanlığını yapmış olan ve ona en yakın kişiler arasında yer alan İrek Murtazin’in yazdıkları gösterebiliriz. Fakat bütün bunlara rağmen Babaylar olarak bilinen Tatar halkının ileri gelenleri ve halkın çoğunluğunun desteği Şaymiyev’e büyük bir güç sağlamaktadır. Şaymiyev’in, Moskova aleyhindeki konuşmalarının ve Putin’in bir kısım politikalarını eleştirmesinin altında bu büyük gücün vermiş olduğu özgüven yatmaktadır.


Özellikle Şaymiyev’i hedef alan son gelişmelerle birlikte Tatar milliyetçiliğinin kıpırdanmaya başlaması Moskova’yı tedirgin etmeye başladı. Bu hareketlenmeleri yumuşatma düşüncesinde olan Moskova hiç şüphesiz, Tataristan’ın yönetimine yapılacak atamalarda Şaymiyev’in görüşlerine özel önem verecektir. Bu açıdan Şaymiyev’in eşinin akrabası olan Kazan Belediye Başkanı İlsur Metşin’in şansı oldukça yüksek görülmektedir. Tabi bu şansı artıran bir diğer etken de Babayların ve Tatar halkının Metşin’e olan desteğidir. Bu açıdan Moskova, Tatar milliyetçiliğinin daha fazla ivme kazanmasını engellemek için bu şansı Metşin’e verecek gibi gözükmektedir. Rusya İçişleri Bakanı Raşid Nurgaliyev’in de Putin’in ekibinden olması dolayısıyla şansı yüksek gözükmektedir. Ayrıca Kazan Belediye eski Başkanı K. İshakov ve Senatör Rafgat Altınbayev’in isimleri de atanacaklar listesinde geçmektedir.


Kim atanırsa atansın Putin’in yıllara yayarak gerçekleştirmeye çalıştığı idari reformlara nokta konmak üzere diyebiliriz. Bu reformlar ile yerel demokrasi tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Bu reformlar kısa dönem itibariyle milli cumhuriyetlerdeki etnik gurupları Çeçen problemi seviyesinde hareketlendirmese de uzun dönem itibariyle tehlikelere gebe gözükmektedir. Moskova da zaten bu durumun farkındadır. Buradan hareketle, önümüzdeki yıllarda Rusya’da iç siyasi gündem daha da ısınacak diyebiliriz.

Back to Top