İsrail’de Erken Seçim Kararı: Siyasi Çıkarımlar

A- A A+

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu 10 Ekim’de yaptığı açıklamasında erken seçim çağrısı yaptı. Daha sonra İsrail parlamentosunda (Knesset) alınan karar ile erken seçim tarihi belirlenmiş oldu: 22 Ocak 2013. Netanyahu, erken seçim çağrısının altında yatan nedeni bütçenin Knesset’ten geçirilemeyecek vaziyette oluşu ile açıkladı.

Zira Netanyahu iktidarı, küçük çaplı ultra-Ortodoks partilerden oluşan koalisyona özellikle çocuklara yönelik yapılan yardımlardaki kesintileri kabul ettirmenin, dolayısıyla bir uzlaşmaya varmanın zor ya da imkânsız olacağını öngördü. Seçim tarihi bu kadar yakınken, Netanyahu’nun karşısına çıkacak güçlü bir rakibin yokluğu, hâlihazırdaki Başbakanı seçimlerin favorisi haline getirmiş görünmektedir. 

 

Muhtemel Seçim Ajandası

İsrail siyasi partilerinin geleneksel olarak seçim kampanyalarında öne sürdükleri ve siyasi söyleme egemen olan hususlar Filistin-İsrail çatışmasının çözümü ve buna bağlı güvenlik konuları olagelmiştir. 1967 savaşında Batı Şeria ve Gazze’nin işgalini takip eden süreçte de güvenliğin yanında işgal altındaki toprakların durumu ile ilgili tartışmalar İsrail sağını ve solunu belirlemiştir. Ancak bugün bakıldığında başarısız olan barış süreci ve karşılıklı güvensizlikten doğan diyalogsuzluk durumu Filistin meselesinin İsrail’in öncelikler listesinde gerilemesine neden olmuştur. Dolayısıyla, Ocak ayındaki seçimler için siyasi parti gündemlerinde Filistin meselesinin yanında diğer iç ve dış siyaset konularının daha ağırlıklı olarak yer alması beklenmektedir.  

 

Netanyahu’nun seçimlerde önceliği güvenlik ve diplomasi konularına vermesi olasıdır. Nitekim İran’ın nükleer programı ve bu ülkeye yönelik yaptırımlar bugünlerde İsrail kamuoyunun en çok ilgilendiği mevzulardan birisidir. BM Genel Kurul toplantısında yapmış olduğu konuşma da dâhil olmak üzere Netanyahu, iktidarda olduğu dönem boyunca İran tehdidine yönelik stratejilere odaklanmıştır. Likud’un yeni seçim kampanyasında bu konunun ön planda tutulacağı ve Netanyahu iktidarının kampanya döneminde İsrail kamuoyuna İran konusundaki tecrübesini ve kararlığını göstermeye çalışacağı beklenmektedir. Bununla birlikte Müslüman Kardeşler iktidarındaki Mısır, tehdit algılanan Sina Yarımadası konusu, Suriye’de devam eden iç savaş ve Türkiye ile ilişkiler koparıldıktan sonra belirginleşen yalnızlık duygusu İsrail kamuoyunu güvenlik hususunda endişelendiren mevzular olarak öne çıkmaktadır. Dolayısıyla Netanyahu’nun lideri olduğu Likud Partisi’nin güvenlik odaklı bir kampanya yürütmesi beklenmektedir.

 

Öte yandan 2011 yazında yüzbinlerce İsrail vatandaşının ülkenin ekonomik ve sosyal sorunlarını dile getirmek için yaptığı ve geniş destek bulan gösteriler de ülkedeki hayat pahalılığına dikkat çekmiştir. İsrail’deki hayat pahalılığının orta sınıfa etkileri ve alt sınıfların yaşadığı sosyal adaletsizlik böylece gündeme taşınmıştır. Dolayısıyla, merkezin, solun ve muhalefetteki partilerin bu konular üzerine de eğilmesi beklenmektedir.

 

Ekonomi ve güvenlik politikalarının vurgulanması beklenen seçim kampanyasında, güvenlik hususu ana konu olduğu sürece Netanyahu’nun rakiplerine oranla daha güçlü olacağını öngörmek mümkündür.

 

Seçim Arenasındaki Aktörler

Netanyahu gelecek seçimlerde açık şekilde favori olsa da yeni aktörlerin siyasi arenaya girdiği göz önüne alındığında İsrail siyasetinde bazı değişimlerin olacağı öngörülebilir. Sol çizgide İşçi Partisi’nin bir dönüşüm geçirdiği ifade edilebilir. 2011 yılında İşçi Partisi (Ha Avoda) başkanı Ehud Barak kendi deyimiyle “merkezde, Siyonist ve demokratik” bir parti olan Bağımsızlık (Sia'at Ha'Atzma'ut) Partisini kurarak parti başkanlığından istifa etmiştir. Yeni lider Şeli Yahimoviç’in ise İşçi Partisine yeni bir karakter verdiği söylenebilir.

 

Yahimoviç kabinede hiç görev almamış eski bir gazetecidir. Ekonomik açıdan sol eğilimli olan dünya görüşünü ve sosyal konulara verdiği önemi 2011’deki gösterilerden önce de dile getirmiştir. Bu yanıyla sosyal adalet gündemiyle seçim kampanyasını yürüteceği tahmin edilen Yahimoviç’in diplomasi ve siyasetteki tecrübesizliği dolayısıyla Netanyahu’ya alternatif bir koalisyon oluşturması muhtemel görünmemektedir. Yine de Yahimoviç’in sosyo-ekonomik sorunların çözümüne yönelik politikalarıyla seçimlerde nispi bir başarı elde etmesi yüksek olasılık dâhilindedir.  

 

2005 yılında Ariel Şaron ve Ehud Olmert tarafından kurulan ve merkezde konuşlanan Kadima Partisi’nin ise İşçi Partisi’nin aksine kaybedenlerden olacağını öngörmek mümkündür. Muhalefette olan Kadima Partisi lideri Şaul Mofaz, bu yaz Netanyahu ile oluşturduğu kısa süreli koalisyondan ötürü prestij kaybına uğramıştır. Mofaz liderliğindeki partinin Knesset’teki koltuklarının yarısını kaybetmesi beklenmektedir.

 

2012 yılında kurulan Yeş Atid  (Gelecek Var) adlı parti ise Yair Lapid başkanlığında seçimlerin yeni aktörü olarak ortaya çıkmaktadır. Yahimoviç gibi eski bir gazeteci ve TV sunucusu olan Yair Lapid’in seçim gündeminin ve vaatlerinin seküler eğilimli ve orta sınıflara yönelik olması beklenmektedir. Anketlere göre İsrail’in en popüler sunucularından olan Lapid’in partisinin %5-%15 oranında oy toplayarak Knesset’e 15 milletvekili ile girme olasılığı vardır. (1)

 

Seçimlerin en ilgi çekici aktörlerinden biri olmaya aday isim ise Şas Partisi (Seferad ultra-Ortodoks) eski lideri Aryeh Deri’dir. Aynı zamanda İçişleri eski bakanı olan Deri yolsuzluktan hüküm giymesine rağmen İsrail’de hala karizmatik siyasi aktörlerden biridir. Deri’nin yeni bir parti kuracağı söylense de Dahaf’ın yapmış olduğu bir anketin sonucuna göre kurulacak parti seçimlerde sadece 3 koltuk kazanabilecektir.(2) Arkasında bir parti desteği olmaksızın Deri’nin seçimlerde başarılı olması ihtimali dâhilinde görünmemektedir. Ancak, tek başına yarışarak Knesset’te Şas ile bir blok oluşturması da Deri’nin stratejileri arasında yer alıyor olabilir. 

 

Son olarak İsrail’in önde gelen gazetelerinden Jerusalem Post’un yaptığı ankete göre merkez-sol partilerden oluşacak bir blok, seçimlerde Netanyahu ve partisi Likud’un önüne geçebilir. Ehud Olmert başkanlığında kurulacak böyle bir blok parti, Kadima eski lideri Tzipi Livni ve mevcut lider Şaul Mofaz ile Yair Lapid liderliğindeki Yeş Atid partilerinden oluşabilir. Ankete göre böyle bir partinin Likud’un kazanacağı 27 koltuğa karşılık 31 koltukla seçimlerden kazanan olarak çıkma ihtimali var.(3) Böyle bir partinin kurulması halinde Netanyahu’nun karşısında güçlü bir rakip bulma ihtimali olsa da, Ehud Olmert’in siyasete tekrar döneceği konusu halen tartışmalıdır. Diğer partilerin ve liderlerin ise bu bloğa katılıp katılmayacağı hususu da henüz net değildir.

 

Sonuç Yerine

Mevcut şartlar altında Netanyahu’ya alternatif bir aktör İsrail siyasetinde görünmemektedir. Yine de seçim sonuçlarının farklı bir Knesset meydana getirebileceği söylenebilir. Nitekim Yahimoviç ile yeniden doğan bir İşçi Partisi ve Lapid liderliğinde yeni bir merkez partisi olabilecek Yeş Atid’in meclise girme olasılığı vardır. Her iki liderin de teklif edildiği takdirde Netanyahu ile bir koalisyona sıcak bakabileceklerini ima etmeleri farklı bir koalisyonunun da ortaya çıkabileceğinin sinyallerini vermektedir. Böyle bir koalisyonun iktidardaki mevcut koalisyon hükümetinin aksine dış politika hususlarında daha geniş ve ılımlı bir yaklaşım yakalayacağı aşikârdır. 

 

Öte yandan ABD’de Kasım’da gerçekleşecek başkanlık seçimlerinin İsrail’deki oyları etkileyip etkilemeyeceği de üzerinde durulan bir konudur. Obama ile bir türlü yıldızının barışmadığı belirtilen Netanyahu’nun Cumhuriyetçilerin adayı Mitt Romney’yi Başkan olarak görmek istediği doğrultusunda yorumlar yapılmaktadır. Zira Netanyahu’ya finansal destek sağlayan 19 Amerikalı sponsorun aynı zamanda Romney’e ve Cumhuriyetçilere destek verdiği düşünüldüğünde (4) aynı ideolojileri paylaştıklarından hareketle bu durum pek de şaşırtıcı görünmemektedir. Ayrıca Netanyahu, şu an Kadima’yı destekleyen ve ABD ile ilişkilerin bozulmasında kendisini suçlayan eski Likud taraftarlarının Romney’nin zaferi sayesinde tekrar kendisine dönebileceğini hesap etmektedir. Obama’nın yeniden seçilmesi durumunda ise bazı seçmenlerin ABD-İsrail arasında olası bir ihtilafı önlemek adına Netanyahu’dan yana seçim yapmamaları da ihtimal olarak değerlendirilmektedir.(5)

 


 

Sonnotlar:

(1) “Poll: Party headed by Israeli journalist Yair Lapid could become second-largest in Knesset”, Haaretz, 29 Aralık 2011,
http://www.haaretz.com/news/national/poll-party-headed-by-israeli-journalist-yair-lapid-could-become-second-largest-in-knesset-1.404448  
(2) “Former Shas chief Aryeh Deri inches closer to entering election campaign”, Haaretz, 4 Mayıs 2012,
http://www.haaretz.com/news/national/former-shas-chief-aryeh-deri-inches-closer-to-entering-election-campaign-1.428137
(3) Ayrıntılı bilgi için bkz. “'Post' poll: 'Center-Left mega-party' would beat PM”, Jerusalem Post, 11 Ekim 2012,
http://www.jpost.com/DiplomacyAndPolitics/Article.aspx?id=287497
(4) Ayrıntılı bilgi için bkz. “Netanyahu and Romney share ideology-and donors”, Haaretz, 30 Eylül 2012,
http://www.haaretz.com/news/u-s-elections-2012/netanyahu-and-romney-share-ideology-and-donors.premium-1.467469
(5) David Makovsky, “Netanyahu Calls for New Elections”, WINEP Policy Watch, No. 1989,
http://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/netanyahu-calls-for-new-elections

Back to Top