TİKA: Türkiye’nin Küresel Dış Politika Enstrümanı

Şeyma ADIYAMAN
29 Mayıs 2011
A- A A+

Günümüzde küreselleşme ve değişen diplomasi anlayışı ile birlikte dış ilişkiler, sadece dışişleri bakanlıkları aracılığıyla yürütülemez bir noktaya gelmiştir. Özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde devletler; dış politikada yumuşak güç politikalarına ve kamu diplomasisine ağırlık vermeye başlamıştır. Bu kapsamda Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) Türkiye’nin küresel düzeyde kullanabileceği bir dış politika enstrümanıdır.

 

1990’ların başında kurulan TİKA, 2000’li yıllarda Türkiye’nin dışişleri faaliyetlerinde artan nicel yoğunlukla birlikte daha geniş bir alanda etkin olmaya başlamıştır. TİKA aracılığıyla gerçekleştirilen kalkınma yardımları, eğitim faaliyetleri ve tesis edilen işbirlikleri bu kuruluşu önemli bir dış politika aracı haline getirmiştir.


Soğuk Savaş döneminde Batı bloğunda bir güvenlik duvarı olarak görülen Türkiye açısından, Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve SSCB’nin dağılması büyük bir gelişmedir. SSCB’nin dağılmasıyla bağımsızlığını elde eden 15 cumhuriyetin 6’sında halkın çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktaydı. Ayrıca etnik olarak 5 cumhuriyet (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan) Türkî Cumhuriyetler olarak adlandırılmaktaydı. Türkiye, bu cumhuriyetlerin ortaya çıkışını memnuniyetle karşılamış ve aynı kökenden olmasını, kültür ve dil bakımından bağlarının bulunmasını avantaj olarak görmüştür.(1)


Bu yeni dönemde Türkiye için yeni fırsatların ortaya çıktığı, Ankara’nın önemli roller üstlenebileceği konuşulmaya başlanmıştır. Kendisini Balkanlar’dan Kafkasya’ya ve Orta Asya’ya uzanan bölgenin merkezinde bulan Türkiye, özellikle Türkî Cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını güçlendirmelerine destek sağlama hedefi doğrultusunda dış politika adımları atmıştır. Türkî Cumhuriyetleri dünyada tanıyan ilk ülke olan Türkiye bu yeni dönemde aktif bir dış politika izlemeye başlamıştır. (2) Türkiye, laik ve demokratik bir hukuk devleti olarak -açıkça belirtilmese de- Batı tarafından desteklenmiş ve model olarak görülmüştür. Bu yeni dönem; uluslararası ilişkilerde değerleri, refah seviyesi ve fırsatlarıyla model ülke olmanın getirdiği “yumuşak güç” dinamiğinin önemli olduğu bir süreci ortaya çıkarmıştır. Değerleri benimsenen ve desteklenen ülke elde ettiği yumuşak güçle diğer ülkeler üzerinde nüfuz sahibi olabilmektedir. (3) TİKA da faaliyetleri ile Türkiye’nin uluslararası düzeyde yumuşak güç unsuru haline gelmiştir.


Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi (TİKA), dış politikada daha aktif adımlar atmak ve Türkî Cumhuriyetler ile ilişkileri düzenlemek amacıyla Bakanlar Kurulu kararıyla 27 Ocak 1992’de Türkiye Cumhuriyeti’nin tek kalkınma yardımı kuruluşu olarak kurulmuştur. 28 Mayıs 1999’da Başbakanlığa bağlanan TİKA’ya 12 Mayıs 2001’de ilgili devlet bakanlığına sorumlu tüzel kişilik verilmiştir. Bu dönüşüm ile birlikte dışişleri bürokrasisinden bağımsız hareket edebilen ve Türkiye’nin yumuşak güç politikalarında kurumlararası eşgüdümü sağlayan bir üst kuruma dönüşmüştür. (4)


TİKA’nın amacı; başta Türk dilinin konuşulduğu ülkeler ve Türkiye’nin komşu ülkeleri olmak üzere gelişme yolundaki ülkelerin kalkınmalarına yardımcı olmak, bu ülkelerle; ekonomik, ticari, teknik, sosyal, kültürel, eğitim alanlarında işbirliğini projeler ve programlar aracılığıyla geliştirmektir.


TİKA teşkilatı şu birimlerden oluşmaktadır:

•    Başkan ve iki Başkan Yardımcısı
•    Personel, Mali ve İdari İşler Daire Başkanlığı
•    Eğitim, Kültür ve Sosyal İşbirliği Daire Başkanlığı
•     Ekonomik, Ticari ve Teknik İşbirliği Daire Başkanlığı
•    Strateji Geliştirme Müdürlüğü
•    İç Denetçiler
•    Hukuk Müşavirliği.


TİKA Afrika, Asya ve Avrupa kıtasındaki 100’den fazla ülkede görev yapmaktadır. Ayrıca merkez teşkilatına ilave olarak 23 ülkede 26 program koordinasyon ofisi bulunmaktadır. Bu ülkeler: Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Etiyopya, Filistin Ulusal Yönetimi, Gürcistan, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Makedonya, Moğolistan, Moldova, Özbekistan, Pakistan, Sırbistan, Senegal, Sudan, Suriye, Tacikistan, Türkmenistan, Ukrayna(Kırım Özerk Cumhuriyeti)’dır.


TİKA’nın Görevleri

a.    Gelişme yolundaki ülkelerle işbirliğini, bu ülkelerin kalkınmalarına katkıda bulunacak projelerle geliştirmek

b.    Bu ülkelerin kalkınma hedefleri ve ihtiyaçlarını da göz önüne alarak işbirliğini ve yardım konularını belirlemek ve bu amaçla gerekli proje ve programları hazırlamak veya özel kuruluşlara hazırlatmak

c.    Bu ülkelerin bağımsız devlet yapılarının geliştirilmesi, mevzuatın hazırlanması, kamu görevlilerinin yetiştirilmesi, serbest piyasa ekonomisinde geçiş sürecinde bankacılık, sigorta, dış ticaret, bütçe ve vergi sistemi gibi alanlarda ihtiyaç duyacakları yardımların sağlanması, bu ülkelere uzmanlar gönderilmesi ve bu ülkelerden gelecek eleman ve öğrencilere eğitim ve staj sağlanması ve burs tahsis edilmesi amacıyla gerekli düzenlemelerin yapılması

d.    Eğitim ve kültür alanlarındaki işbirliği programlarınıın yurtdışında Türk kültür merkezleri aracılığıyla yürütülmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması

e.    Ana hizmet ve görevleriyle ilgili konularda diğer kamu kurum ve kuruluşları ile gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.



TİKA’nın Projeleri


TİKA, işbirliğinin geliştirilmesi, kalkınma desteği ve insani yardım kapsamında; bütün sektörlerde kurumsal yapıların oluşturulması, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi, alt yapıların iyileştirilmesi, sosyal kalkınma ve yaşam standartlarının iyileştirilmesi, meslek edindirme ve istihdam sağlanması, ortak tarih ve kültür varlıklarının korunması, Türkçe’nin kullanılmasının yaygınlaştırılması, kültürel ilişkilerin geliştirilmesi, enformasyon tanıtım ve yayın faaliyetleri ile bilgilenmenin sağlanması projelerini yürütmektedir.



1995 yılından sonra faaliyetlerini yoğunlaştıran TİKA, özellikle kültürel ve eğitim işbirliği kapsamında Orta Asya ve Kafkaslar’da okullar ve kültür merkezleri açmıştır. 1999’da Türk dili eğitiminin yaygınlaştırılması amacıyla Türkoloji projesi başlatılmıştır. TİKA, 18 ülkedeki 30 üniversitede Türk dili ve kültürü merkezi açılmasını sağlamıştır. İstatistik, maliye, vergilendirme, sağlık, kültür gibi alanlardaki farklı sektörlerde 10.542 uzman eğitilmiştir. Kalkınmakta olan ülkelerde 112 okul inşası, 105 okul onarımı, 448 okulun ise donanımını yapmıştır. TİKA bugüne kadar yaklaşık 10 bin öğrencinin eğitimini gerçekleştirmiştir. Ayrıca yurtdışında bulunan kültür miraslarımızın korunması, Türk dilinin yaygınlaştırılması ve Türk kültürünün tanıtılması amacıyla yılda 3500 öğrenciye eğitim verilmektedir. Bugün yoksul bölgelerdeki en büyük sorunlarından olan su sıkıntısıyla ilgili olarak ise 369 adet su kuyusu açarak susuzluk çeken bölgelerin su ihtiyacı karşılanmıştır.



Son zamanlarda TİKA’nın gerçekleştirdiği en önemli faaliyetlerden biri de Sudan’da Güney Darfur'un başkenti Nyala'da 150 yataklı hastanenin temelinin atılmasıdır. Ayrıca Pakistan’ın Pencap eyaletinde yapılacak olan hastaneye ilişkin mutabakat zaptı da geçtiğimiz günlerde imzalanmıştır. Afganistan’da okul, il şura başkanlığı hizmet binası ve 4 adet kliniğin açılışı da yakın bir zamanda gerçekleştirilmiştir. Bugüne kadar TİKA’nın projelerinde toplam 2.324 uzman görev yapmıştır.(5)  TİKA, BM ve OECD gibi önemli uluslararası kuruluşlar ile işbirliği de yapmaktadır. Bu bağlamda BM Kalkınma Programı (UNDP), BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve BM Sınaî Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ile ortak projeler sürdürmüştür.



TİKA’nın tüm projeleri Türkiye’nin tanınması, olumlu bir imaj kazanması ve Türk lobisi oluşturulması açısından önemlidir. Bu bağlamda TİKA, Türkiye’nin dünyaya açılma aracıdır. 1992-2002 yılları arasında 2241 proje gerçekleştiren TİKA; 2002-2010 arasında 6714 projeye imza atmıştır. 2009 yılı çalışmaları kapsamında en çok kaynak kullanılan ülkeler şu şekildedir:


Afganistan- %20.61

Bosna Hersek- %6.76

Filistin- %5.47

Lübnan- %3.89. (6)


TİKA, 2005 yılında dış yardımlara fon bulma ve bu fonların nereye aktarılacağı konusunda yeni yetkilerle donatılmıştır. Bunun sonucu olarak 2002 yılına kadar ortalama 40-80 milyon dolar olan Türkiye’nin resmi kalkınma yardımları 2006-2009 arası 700 milyon dolar düzeyine yükselmiştir. TİKA kaynakları içerisinden bölgelerin aldığı yardımların oranları şu şekildedir:



Kafkaslar ve Orta Asya- %44.44

Balkanlar ve Doğu Avrupa- %26.85

Orta Doğu ve Afrika- %24.68

Uzakdoğu- %3.87. (7)



Devletler artık sadece diğer hükümetleri veya uluslararası örgütleri değil, yabancı kamuoylarını hedefleyen politikalar geliştirmek zorundadır. Nitekim artık bilgi, kültür ve iletişim; diplomasinin anahtar kelimeleri haline gelmiş ve küreselleşmenin etkisiyle her geçen gün daha da önem kazanmaktadır.(8) Bugün birçok ülke, dünya kamuoyunda karşı olumlu imaj sahibi olmak ve diğer ülkeler nezdinde lobi oluşturmak amacıyla kalkınma yardımlarına ve yumuşak güç politikalarına ağırlık vermektedir. Bu ülkelerin başında; 2009 yılı OECD üyesi ülkelerin resmi kalkınma yardımları raporuna göre 28.67 milyar dolar yardım yapan ABD, 12.43 milyar dolar yardım yapan Fransa, 11.98 milyar dolar yardım yapan Almanya, 11.51 milyar dolar yardım yapan İngiltere ve 9.48 milyar dolar yardım yapan Japonya gelmektedir.(9) Türkiye ise 2009’da 1,5 milyar dolardan fazla yardım yapmıştır. Türkiye’nin son 5 yılda yaptığı resmi kalkınma yardımlarının toplamı 3 milyar 400 milyonu geçmiştir. Sadece 2009 yılında ise 707 milyon dolar resmi kalkınma yardımında bulunmuştur. TİKA en çok yardım yapan kuruluşların başında gelmektedir. (10)



Kalkınma yardımları, ülkelerin kalkınmalarına katkı sağlarken küresel işbirliğini de artıran bir etki göstermektedir. Bu bağlamda teknoloji ve bilgi birlikteliğinin yanı sıra ekonomik işbirliğinin gelişmesine de olanak sağlamaktadır. Ayrıca eğitim çalışmaları ile ülkelerin insan kaynakları gerek uzman yetiştirilmesi gerekse öğrenci eğitimleri ile oldukça güçlü bir şekilde desteklenmektedir. Eğitilen insan kaynakları gelecekte ülkelerin kalkınmasına katkı sağlarken ülkelerarası işbirliğini de geliştirmektedir. (11)



Değerlendirme


Türkiye son dönemde TİKA ile kalkınma yardımları konusunda atağa geçmiştir. Fakat yardımların gerçekleştiği bölgeler ve ülkeler dikkate alındığında çoğunlukla Müslüman ülkelerde gerçekleştiği görülmektedir. Bu konuda bir takım tartışmalar vardır. Ayrıca AB yolundaki Türkiye için bu faaliyetlerin yeterli olup olmadığı veya TİKA’nın AB sürecine ne gibi katkıları olabileceği de önem arz etmektedir.



Diğer bir yandan her yapılan yardımın geri dönüşümünün olumlu olacağı düşünülmemelidir. Fakat herşeye rağmen kısa vadede olmasa da uzun vadede TİKA’nın faaliyetleri Türkiye için olumlu sonuçlar doğurabilir. Eğitilen çocukların ilerde Türkiye’ye karşı sempati duyması, Türk dilinin ve edebiyatının yaygınlaştırılması, Türk lobisi oluşturulması gibi. Zaten Türk dış politikasındaki en önemli sorunlardan biri de etkili, gerçek bir Türk lobisinin eksikliğidir.



Ermeni meselesi, Kıbrıs meselesi, Kürt meselesi gibi konularda hem iç hem dış politikada sorunlar yaşayan ve kendini bu sorunlar doğrultusunda yeterince anlatamadığı için yabancı kamuoyları tarafından yanlış algılanan ve hakkında önyargılara sahip olunan bir Türkiye için yumuşak güç kaynaklarının kullanımı Türkiye’nin imajının geliştirilmesi için önemlidir. Bu bağlamda TİKA çok kullanışlı küresel bir dış politika enstrümanıdır ve daha etkin kullanılmasının yolları aranmalıdır.







Sonnotlar:


(1)    İdris Bal, “Soğuk Savaş Sonrası Türk Dış Politikası İçin Türk

Cumhuriyetlerinin Önemi”, içinde 21. Yüzyılda Türk Dış Politikası, Ed. İdris Bal, Ankara AGAM, 2006, s. 397.

(2)    Ibid., s. 401.

(3)    Emine Akçadağ, Dünyada ve Türkiye’de Kamu Diplomasisi,

http://www.kamudiplomasisi.org/pdf/emineakcadag.pdf, s.3. (Erişim 23 Mart 2011).

(4)    Emrah Denizhan, Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Asya Politikası ve

TİKA,http://www.sobiad.org/eJOURNALS/dergi_SBD/arsiv/2010_1/03emrah_denizhan.pdf , (Erişim 24 Mart 2011).

(5) http://www.tika.gov.tr/TR/Yayin_Detay.asp?Yayin=39, (Erişim 12 Mart 2011).

(6) 2009 Yılı Türkiye Kalkınma Yardımları Raporu, http://www.tika.gov.tr/TR/Yayin_Detay.asp?Yayin=38, (Erişim 12 Mart 2011).

(7) Ibid.

(8) Emine Akçadağ, op. cit., s.1.

(9) www.tika.gov.tr/yukle/dosyalar/2010/raporlar/RAPOR2009.pdf  (Erişim 12 Mart 2011).

(10) 2009 Yılı Türkiye Kalkınma Yardımları Raporu, http://www.tika.gov.tr/TR/Yayin_Detay.asp?Yayin=38, (Erişim 12 Mart 2011).

(11) Ali Çankaya, “Kalkınma Yardımları ve Ekonomik İşbirliğinin Geliştirilmesine Etkileri”, içinde  s.424.

Back to Top