Terör Örgütünün KCK Yapılanması ve Devletleşme Hedefi

A- A A+

PKK terör örgütü, Orta Doğu’da bağımsız bir ulus-devlet tesis etmek ve Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki Kürtleri Marksist-Leninist ideoloji doğrultusunda dönüştürerek bu devlet altında birleştirmek hedefiyle kurulmuştur. PKK, kuruluşundan itibaren taktik eylemlerinde ve stratejisinde konjonktürel değişikliklere gitmişse de, bağımsızlık hedefinden vazgeçmemiş ve siyasallaşma izlenimi vermeye çalıştığı 2000’li yıllarda devletleşmeye yönelik bir örgütlenme arayışına girmiştir. Öcalan’ın yakalanmasını müteakip 2002’de KADEK, 2003’te KONGRA-GEL unvanlarını kullanan örgüt, belirgin biçimde devletleşme safhasına önce Nisan 2005’te KKK (Koma Komalen Kürdistan) yapılanmasıyla, Mayıs 2007’den itibaren ise KCK (Koma Civaken Kürdistan) adlı yapı ile geçmeye teşebbüs etmiştir.

 

Örgüt, KCK yapılanması ile siyasallaştığı izlenimini oluşturmayı, böylece yurtiçinde ve uluslararası seviyede varlığı ve faaliyetleriyle meşru kabul edilen bir sistem ihdas etmeyi hedeflemiştir. KCK yapılanmasının amacı örgüte müzahir ve sempatizan çevrelerin iddia ettiği gibi terör örgütünün silahlı mücadeleyi sonlandırıp taleplerini demokratik zeminde siyaset kurumuyla sürdürmesi değildir. KCK sistemi Kandil bölgesindeki kamplarda yer alan mevcut silahlı gücünü muhafaza etmeye çalışarak silahlı mücadeleyi farklı yapılarla şehirlere taşımayı tasarlamaktadır. KCK’ya bağlı Siyaset Akademilerinde verilen derslerle örgütün Kandil’deki kamplarında verilen derslerin neredeyse aynı oluşu bu açıdan dikkate değerdir.

 

Örgütün Varlığını Sürdürme Kaygısı

 

KCK niteliğindeki bir yapılanmanın kurulmasında terör örgütü aleyhine gelişen uluslararası ortamın yanında Türkiye’nin Kürt sorunu ile ilgili attığı adımlar ve örgütün insan kaynağı noktasında yaşadığı sıkıntının etkisi de önemlidir. Türkiye, son on yılda Kürt sorununun çözümüne yönelik siyasi, sosyo-ekonomik ve kültürel alanlarda aldığı mesafe ile terör örgütünün istismar edebileceği şartları zayıflatmaya başlamıştır. 2000 yılından sonra Avrupa Birliği uyum sürecinde hak ve özgürlüklerin genişletilebilmesi için pek çok yasa çıkarılmıştır. Çıkarılan bu yasalarla örgütün kullanageldiği propaganda malzemeleri azalmıştır. Örgüt uzun yıllar Kürtlerin ezildiğini, insan yerine konmadığını, dilini konuşamadığını, kimliğinin tanınmadığını, Kürtçe yayın yapılamadığını vs. dile getirmekteydi. Dile getirdiği bu mağduriyet üzerinden propagandasını yürütmekte, dağdaki örgüt mensuplarını da mağduriyet psikolojisi üzerinden motive etmekteydi. Fakat propaganda malzemesi elinden alındıktan sonra son yıllarda artık bu propagandayı yapamaz hale gelmiştir. Türkiye’nin 2009’da başlattığı demokratik açılım süreciyle birlikte ise terör örgütü, Kürt sorununun çözümünde en büyük engel olarak görülmeye başlanmıştır.

 

Terör örgütünün iç dinamikleriyle ilgili gelişmeler de örgütün KCK yapılanmasına gitmesinde beka kaygısının etkili olduğuna işaret etmektedir. 1984 yılından itibaren şiddet eylemleri gerçekleştiren PKK’nın gelecekte uzun yıllar daha dağ kadrosunu bir arada tutabilmesi mümkün görünmemektedir. Uzun süre dağda yaşamını sürdüren ve bağımsız devletin kurulmadığını gören örgüt mensuplarının daha fazla kırsal alanda tutulmasının oldukça zor olduğu gözlemlenmektedir. Zira örgüt mensuplarında büyük bir bıkkınlık, hayal kırıklığı, umutsuzluk ve yorgunluk hâkim olmuş, örgüte eleman katılımında belirgin bir azalma gerçekleşmiştir. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde örgüt uzun vadede militanlarını dağda tutamayacağını görmüş, KCK yapılanması vasıtasıyla dağdaki varlığını sürdürecek ve destekleyecek insan kaynağı için şehirlerde de varlık göstermeyi hedeflemiştir.

 

Öcalan’ın Dört Ayaklı Paradigması

 

KCK sistemi Öcalan’ın dört ayaklı paradigması doğrultusunda örgütlenmiştir ve faaliyet göstermektedir. Öcalan’ın dört ayaklı paradigması Kent Meclisleri, Demokratik Siyaset Akademisi, Demokratik Toplum Kongresi ve Kooperatifçilik’tir. Halk Meclisleri’nin şehirlerdeki izdüşümü olan Kent Meclisleri KCK sisteminin tabana doğru yayılmasında en önemli yapı taşıdır. Demokratik Siyaset Akademisi, Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği (GABB) bünyesinde oluşturulmuştur. Ayrıca bunun için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir arsa üzerinde yeni bir Siyaset Akademisi Kampüsü oluşturulmuştur. Demokratik Siyaset Akademisi ile yasa dışı KCK örgütünü yönlendirebilecek entelektüel alt yapı oluşturulmak istenmektedir. Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Öcalan’dan gelen talimatla, geniş bir katılımcı ve destek kitlesi oluşturmayı hedeflemekte, Türkiye’de toplumun genelini Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde PKK güdümünde kurulabilecek bir özerk yönetim fikrine hazırlamayı amaçlamaktadır. Kooperatifçilik ile bölgedeki ekonomik üretim kaynaklarının ele geçirilmesi hedeflenmektedir. Kumbara ve Mavi Kampanya faaliyetleri ile bölgede etkili olmakta ve örgüte mali kaynak sağlanmaktadır.

 

PKK terör örgütü özetle yurtiçinde ve uluslararası alanda yasal siyasi bir yapılanma görünümüyle meşruiyet kazanmak ve silahlı gücünü koruyarak varlığını sürdürmek hedefiyle KCK sistemini tesis etmiştir. KCK sisteminin, Kürt nüfusun hayatının her alanını kontrol etmek üzere düzenlenmiş yapısından totaliter özellikler taşıyan alternatif bir devlet projesi olduğu anlaşılmaktadır. Terör örgütü bu yapılanma ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin özellikle yerel ölçekteki imkânlarını kendi hedefleri doğrultusunda kullanarak alternatif devlet oluşturmaya çalışmaktadır. KCK sistemi; ilk etapta Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de “demokratik özerklik” kazanmayı, daha sonra demokratik konfederalizm ilan ederek bölgede 4 parçalı bir konfederal bağımsız bir devlet kurmayı hedeflemektedir.

 

KCK, Öcalan’ın yakalanması sonrasında terörist başının emir ve direktifleri doğrultusunda planlanmış ve kuruluş aşamasında profesyonel akademik destek alınmıştır. 16-22 Mayıs 2005 tarihinde Kuzey Irak’taki terör örgütü kamplarında kabul edilen 47 maddelik KCK Sözleşmesi uyarınca oluşturulan yapılanma piramit tarzı bir örgütlenme modelini esas almaktadır. Anayasa şeklinde düzenlenen Sözleşme’ye göre KCK sistemi yasama, yürütme, yargı erkleri bulunan alternatif bir devlet yapısını öngörmektedir. Bu yapılanmanın, Türkiye, Suriye, Irak ve İran ayakları vardır. KCK sisteminin Türkiye içinde faaliyet gösteren birimine KCK Türkiye Meclisi denmekte, örgüte ait belgelerde KCK/TM olarak geçmektedir.

 

KCK sistemi vergi toplayan, üyelerine KCK vatandaşlığı statüsü veren ve İdeolojik Alan, Siyasi Alan, Sosyal Alan, Halk Savunma Alanı ve Mali Alan olmak üzere 5 alanda faaliyet gösteren bir yapıdır. Örgütün bu alanlarda faaliyet göstermesinin altında yatan neden toplumsal hayatın bütün alanlarını ele geçirme isteğidir. Örgüt, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde toplumsal hayatın bütün alanlarını eline geçirdikten sonra devletle pazarlık gücünü şehirlerde gerçekleştireceği kitlesel şiddet eylemleriyle sağlayacaktır.

 

Genel hatları ile örgüt yapısına bakıldığında;

 

KCK ÖNDERLİĞİ

 

Koma Ciwaken Kurdistan (Kürdistan Halklar Topluluğu) yapılanmasının kurucusu ve önderi olarak kabul ettikleri kişi, terörist başı Abdullah Öcalan’dır.

 

KJB-Koma Jinen Bilind (Yüce Kadınlar Birliği)

 

KJB, KCK terör örgütünün kadın yapılanmasıdır. Şehir merkezlerinde kadınların mahallelere kadar örgütlenmesi görevini yürütmektedir.

 

A. YASAMA

 

1. Kongra Gele Kurdistan-Kongra Gel (Kürdistan Halk Meclisi)

 

Kongra Gel, KCK’nın sözde yasama organıdır. KCK Sözleşmesi’ne göre Kongra-Gel iki yılda bir “KCK vatandaşı” olarak nitelendirilen halk tarafından seçilen 300 üyeden oluşur. Kongra-Gel komisyon esasına göre çalışır. Bu komisyonlar; sosyal, siyasal, ideolojik, maliye, kadın, halk savunma ve halkla ilişkiler-örgütlenme komisyonlarıdır. Kongra Gel’e bağlı olarak parti yapıları adı altında terör örgütleri faaliyet göstermektedir. Bu örgütler ülkelere göre şöyledir:

 

1. PKK-Partiya Karkeran Kurdistan (Kürdistan İşçi Partisi) / Türkiye
2. PYD- Partiya Yekitiya Kurdistan (Kürdistan Birlik Partisi) / Suriye
3. PÇDK-Partiya Çaresera Demokrati Kurdistan (Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi) / Irak
4. PJAK-Partiya Jiyane Azade Kurdistan (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) / İran

 

2. Halk Meclisleri

 

Kongra-Gel, yasa dışı KCK yapılanmasında Türkiye, Irak, İran ve Suriye’deki ilgili birimleri temsil edecek şekilde tasarlanmıştır. Halk Meclisleri ise bulundukları ülkelerin en üst yasama organıdır. Halk Meclisleri nüfus yoğunluğuna göre 100-250 kişiden oluşur. Bu meclislerin temel icra organı da Demokratik Ekolojik Toplum Koordinasyonları’dır. DETK’ler, Kongra-Gel ve bağlı oldukları Halk Meclisi kararları ve KCK’nın en üst icra organı olan Yürütme Konseyi’nin genelgelerini hayata geçirir.

 

2.a. Eyalet-Bölge Meclisleri

 

KCK Sözleşmesi’nin 21. Maddesine göre bu meclisler bulundukları ülkenin coğrafi ve etnik-kültürel özelliklerine göre oluşturulur ve bu temelde örgütlenerek demokratik konfederalizm sistemi içinde yer alır. Eyalet-Bölge Meclisleri görev alanları içinde en üst yasama organıdır. Meclislerin üye sayısı nüfus yoğunluğu ve örgütlülük durumuna göre belirlenir. Eyalet-Bölge Meclisleri’nin temel icra organı Eyalet-Bölge Koordinasyonu’dur. KCK yapılanmasında Türkiye, 4 Eyalet-Bölge şeklinde belirlenmiştir. Bunlar Çukurova, Amed (Diyarbakır), Serhat (Erzurum) ve Ege bölgeleridir.

 

2.b. Kent Meclisleri

 

Kent Meclisleri, Halk Meclisleri’ne bağlı olarak illerde oluşturulan yapılardır. İlin büyüklüğüne ve nüfusuna göre Kent Meclisleri 250-400 üyeden oluşur. Bu meclisler bünyesinde 30 kişiden oluşan Kent Yürütmesi grubu seçilmektedir. Kent Meclisleri temsil ettikleri yerleşim alanlarına ilişkin terör örgütünün hedefleri doğrultusunda politikalar üretme ve örgütün belirlediği sorunlara çözüm bulma yerleridir. Kent Meclisleri delegelik sistemi ile çalışır. Doğal delegelik, halk delegeleri ve kurum delegeleri bu sistemi oluşturmaktadır:

 

- Doğal Delegelik: Yereldeki seçilmiş milletvekilleri, belediye başkanı, belediye meclis üyeleri, siyasi parti il ve ilçe başkanları, STK başkanları, il genel meclislerinin temsilcileri,
- Halk Delegeleri: Herhangi bir tüzel kişiliği bulunmayan kişiler,
- Kurum Delegeleri: Kurumların belirleyecekleri kişiler,

Kent Meclisleri’ne delege olmaktadır.

 

Kent Meclisleri’nin amaçları; Kürt halkının yaşamının bütün alanlarını kontrol etmek, ilçe ve mahalle meclisleri oluşturarak halk üzerindeki baskıyı artırmak, konfederal örgütlenme düşüncesini tabana doğru genişletmek, demokratik eylem çizgisi adı altında kitlesel provokatif şiddet eylemleri gerçekleştirmek ve kooperatif türü oluşumlara giderek toplumdan haraç toplamaktır.

 

2.c. Kasaba, Mahalle, Köy ve Sokak Örgütlenmesi

 

Kasaba ve mahalle örgütlenmeleri söz konusu alanlardaki halkın sözde demokratik işlerini yürüten organdır. Köy ve sokak örgütlenmeleri ise Komün, Komün Yönetimi ve Ocak yapılanmalarından oluşmaktadır. Komünler köy ya da sokaktaki halkı terör örgütünün hedefleri doğrultusunda örgütlemeye çalışmaktadır. Komün Yönetimi, tüm KCK kararları ile söz konusu komünün aldığı kararların uygulanmasını koordine eder. Ocak ise Demokrasi Evleri adı altında örgüt mensuplarının eğitildiği yerlerdir.

 
B. YÜRÜTME

 

Yürütme Konseyi, PKK/KCK terör örgütünün en üst icra organıdır. Terörist başı Abdullah Öcalan’ın ve terör örgütünün dağ kadrosunun kontrolünde olan Kongra Gel’in kararlarını uygulamakla yükümlüdür. KCK Sözleşmesi’ne göre Yürütme Konseyi, Kongra-Gel tarafından iki yılda bir sözde KCK yurttaşları arasından seçilen bir başkan ve otuz üyeden oluşur. Yürütme Konseyi Başkanı, terörist başı Abdullah Öcalan tarafından görevlendirilir ve Kongra-Gel tarafından onaylanır. Yürütme; İdeolojik, Siyasal, Sosyal, Ekonomik ve Halk Savunma Alan Merkezleri şeklinde örgütlenmektedir.

 

1. Halk Savunma Alan Merkezi

 

KCK sisteminin askeri kanadı olarak HPG (Hêzên Parastina Gel-Halk Savunma Güçleri) tasarlanmıştır. HPG yapılanması ile terör örgütü silahlı eylem gerçekleştirme yeteneğini şehirlere taşımayı hedeflemektedir.

 

2. Ekonomik Alan Merkezi

 

KCK Sözleşmesi’nin 14. Maddesi 5. Fıkrası’na göre “ekonomik alan merkezi, demokratik toplum konfederalizminin maliye ve ekonomi politikasını geliştirir ve uygular. Toplumun ihtiyaç duyduğu ekonomik ve mali örgütlenmelere gider. Kaynak yatırım ve istihdam amaçlı projeler geliştirir. Halkın özgücünü harekete geçirerek ekonomik sorunlara çözümler üretir.” şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak bu tanımlamanın ardında örgüt adına yapılan finansal faaliyetler göze çarpmaktadır. Para transferleri ve toplama işlemleri, haraç ve uyuşturucu ticareti ile kaynak temin etme faaliyetleri görülmektedir.

 

KCK/TM Ekonomik Alan faaliyetlerini 7 maddede özetlemek gerekirse;

 

1.  GÖÇ-DER adına yurtdışından gelen ve yurtiçindeki örgüt yakınlarına aktarılan paralar,
2.  Yurtdışından ve yurtiçindeki belediye başkanlarından örgüt militanlarının hesabına yatırılan aidatlar,
3.  Arazi yolsuzlukları yoluyla temin edilen kazançlar,
4.  Mavi Kampanya ve Kumbara (esnaf ve işadamlarından alınan paralar)
5.  Belediyelerde ihale kazanan firmalar yoluyla temin edilen kazançlar,
6.  Belediyelerdeki istihdam yolsuzlukları,
7.  Örgüt adına kurulan ve faaliyet yürüten şirketlerin işleri.

 

3. Siyasi Alan Merkezi

 

Siyasi alan merkezinde KCK sistemi, Kürtlerin ezildiği ve yok sayıldığı yönünde söylemler üreterek Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı demokratik siyaset adı altında ayrılıkçı faaliyetler yürütmektedir. Siyasi alan merkezindeki faaliyetlerle Kürt halkının yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki ve yurtdışındaki siyasi çalışmalar örgütlendirilmektedir. Siyasi Alan Merkezi bu eylemlerini şu komiteler aracılığı ile yürütür;

 

a. Siyasi Komite
b. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komitesi
c. Hukuk Komitesi
d. Dış İlişkiler Komitesi
e. Azınlıklar ve İnanç Komitesi

 

Bu komiteler aracılığıyla terör örgütünün yaptığı faaliyetleri kısaca belirtmek gerekirse;

 

1. Avrupa-Kırsal-Kandil-İmralı ile irtibat ve haberleşme
2. Yerel Yönetimler ve Kent Meclisleri faaliyetleri
3. İhale yolsuzluğu ve devlet kurumlarını örgütsel amaçlı suiistimal
4. Yurtdışına sahte evrak ve pasaportla çıkış temini
5. Yurtdışı Koordinasyon Birimi’nin (KYB) Avrupa faaliyetleri
6. Seçim Komisyonu faaliyetleri
7. DTP/BDP’yi yönlendirme faaliyetleri

 

Bunların yanı sıra KCK Sözleşmesi 14. Madde 4. Fıkra’ya göre: Dış İlişkiler Komitesi’nin görevi KCK’nın dış politika çizgisini hayata geçirmek, Kürdistan halkının özgürlük mücadelesini uluslararası alanda tanıtmak için çalışmak, diplomasi çalışmalarını geliştirmek, stratejik ve taktik ittifaklar oluşturmaktır.

 

4. Sosyal Alan Merkezi

 

KCK, sosyal alan merkezi faaliyetlerinde toplumun bütün kesimlerini kontrol altında tutmak için gerekli politika ve kurumları oluşturmaktadır. Sosyal Alan Merkezi’nde 8 farklı komite faaliyet göstermektedir:

 

a. Sosyal Komite
b. Halk Sağlığı Komitesi
c. Dil ve Eğitim Komitesi
d. Emekçiler Komitesi
e. Şehit Aileleri ile Dayanışma ve Gaziler Komitesi
f. Gençlik Komitesi
g. YJA-Yekiniya Jinen Azad (Özgür Kadınlar Birliği) Komitesi
h. Özgür Yurttaşlık Koordinasyonu

 

Sosyal alanda yapılan faaliyetlere bakıldığında;

 

1. Terörist cenazeleri organizasyonu,
2. Ölen, cezaevinde/gözaltında olan örgüt mensuplarını ve yakınlarını kollama,
3. Kadın ve gençlik faaliyetleri görülmektedir.

 

5. İdeolojik Alan Merkezi

 

Yasa dışı KCK yapılanmasının tüm ideolojik çalışmalarının örgütlendirilip yürütülmesinden sorumludur. Bilim-Aydınlanma Komitesi, Kültür Komitesi, PKK İnşa Komitesi, PAJK Komitesi ve Basın Komitesi’nden oluşmaktadır. Gün TV, Kürdi-Der, Kürt Enstitüsü, Tevçant, Mezopotamya Kültür Merkezi gibi birimler ideolojik alan merkezi içerisinde faaliyet göstermektedir. Bunların yanı sıra Abdullah Öcalan’ın bahane edilmesi ile ortaya çıkan ve kentlerdeki şiddet eylemleri, provokasyon ve gündem oluşturma, PKK’nın yıldönümleri ve önemli günlerinde yapılan kitlesel eylemler bu komiteler aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.

 

C. YARGI

 

KCK sisteminin yargı alanındaki örgütlenmesi İdari Adalet Mahkemesi adlı bir üst mahkemeye bağlı olan üç farklı mahkemeden oluşur. Bunlar Halk Özgürlükler Mahkemeleri, Yüksek Askeri Mahkemeler ve İdari Mahkemelerdir.

 

Halk Özgürlükler Mahkemeleri

 

KCK Sözleşmesi’nin 28. maddesine göre Halk Özgürlükler Mahkemeleri adı ile örgütlenen yasa dışı mahkemeler “halkın onurunu ve özgürlüğünü korumak” ve sözleşmenin uygulanmasını gözetmekle sorumludur. Bu mahkemeler “teslimiyet ve ihaneti” yargılamak, “halkın özgürlüğünü ve demokratik sistemini” savunmakla görevlidir. Halk yargısının en üst organı olan Halk Özgürlükler Mahkemeleri, diğer yargı organlarının kararları için temyiz mahkemesi konumundadır.

 

1.  Halk Mahkemeleri

 

Halk Mahkemeleri, Halk Özgürlükler Mahkemeleri’nin alt birimi olarak örgütlendirilmiştir. Bu mahkemeler Türkiye Cumhuriyeti’nin mahkemelerini fiilen devre dışı bırakmayı hedeflemekte, bu kapsamda halk içinde ortaya çıkan olay ve sorunlara, can ve mal güvenliğine yapılan saldırılara, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel vb. alanda çıkan ciddi ihtilaflara bakmak ve karara bağlamakla yükümlüdür. KCK’nın temel hedefi olan toplumun tüm alanlarına yayılma noktasında bu yasa dışı sözde adli yapı önemli bir işlev üstlenmektedir.

 

2. Yüksek Askeri Mahkemeler

 

Terör örgütünün silahlı kanadındaki suçlara bakmakla yükümlüdür.

 

3. İdari Mahkemeler

 

Sözleşme’nin 30. maddesine göre İdari Mahkemeler, yasa dışı KCK oluşumunun genel organlarında işlenen disiplin ihlalleri, görevi ihmal ve suiistimal gibi idari suçlara ve idari görevlerle ilgili davalara bakar.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top