NATO’nun Değişen Komuta Yapısı

A- A A+

Önce Soğuk Savaş’ın bitişi daha sonra da yaşanan 11 Eylül saldırıları neticesinde uluslararası ilişkiler tam anlamıyla bir değişim süreci yaşamıştır. Değişen uluslararası ilişkiler ortamının gerçeklerine kendini uyarlamaya çalışan NATO da, esaslı bir dönüşüm sürecine girmiştir.

 

NATO’daki değişim bir bütün olarak NATO komuta yapısı, kuvvet yapısı, tüm komutanlık, kurum ve kuruluşlardaki değişiklikleri kapsamaktadır. Bu değişimin hedefi, yeni uluslararası ilişkiler ortamına gerek vizyon gerekse çalışma yöntemi olarak uyum sağlanmasıdır.

 

Bu kapsamda; önce Soğuk Savaş döneminde 65 olan karargâh sayısı 1999 Washington Zirvesi’nde 20’ye düşürülmüştür. 2002 Prag Zirvesi’nde de 9 ana NATO karargâhı kapatılmış, 1 karargâhın da yeri değiştirilmiştir. Böylece NATO Komuta Yapısı karargâh sayıları %45 oranında azaltılmıştır. NATO bir yandan yetenek ve etkinliğini artırırken bir yandan da hantal personel yapısından kurtulmayı hedeflemiş, bu doğrultuda NATO Komuta Yapısı’ndaki general ve amiral kadro sayısını 145’ten 95’e düşürerek %35’e varan bir azalma gerçekleştirmiştir. (1)

 

NATO kuvvet yapılanmasında da revizyona gidilmiştir. NATO, kuvvet yapısında bulunmasına rağmen artık uzun vadeli kuvvet yığınağına ihtiyaç olmadığı deklare edilmiş, konuşlandırma yeteneğinin ve esnekliğin artırılması hedeflenmiştir. Ayrıca uzun yıllar “alan dışı” faaliyetlerden kaçınan NATO, 11 Eylül’den sonra Avrupa merkezli ilgi alanını Afganistan, Irak, Darfur gibi bölgelere kadar genişletmiştir.

1999 Komuta Yapısı

Soğuk Savaş’tan sonraki ilk yılların deneyimlerine dayanarak hazırlanmış olan 1999 NATO Komuta Yapısı barışı koruma görevi de dahil olmak üzere İttifak’ın giderek artan görevlerini yerine getirebilmek, Birleşik Müşterek Görev Gücü’nün gelişmesini teşvik etmek, stratejik ortaklarla bağlar oluşturmak ve Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği’nin gelişmesini kolaylaştırmak amacıyla tasarlanmıştı. (2) Temelde sorumlulukların coğrafi konumlara göre dağıtıldığı bu komuta yapısı içinde İttifak’ın sorumluluk alanı genelde birbirine benzer görevleri olan iki stratejik komutanlık arasında paylaşılmaktaydı: Avrupa Müttefik Komutanlığı (ACE) ve Atlantik Müttefik Komutanlığı (ACLANT). Bu iki stratejik komutanlığın altında yedi tane ikinci derecede komutanlık karargâhı bulunmaktaydı.

 

Ayrıca Avrupa Müttefik Komutanlığı (ACE) her biri coğrafi konumlara göre düzenlenmiş toplam on bir karargâhtan oluşan üçüncü derecede bir komutanlığa sahipti. Avrupa Müttefik Komutanlığı’nın iki bölgesel komutanlığı vardı: AFNORTH ve AFSOUTH. Bunların da birer Hava Bölge Kuvvet Komutanlığı, birer Deniz Bölge Kuvvet Komutanlığı ve çeşitli Müşterek Alt Bölge Komutanlıkları (üçü AFNORTH, dördü AFSOUTH’a bağlı olmak üzere) bulunmaktaydı.

 

Atlantik Müttefik Komutanlığı ise EASTLANT (Doğu Atlantik), WESTLANT (Batı Atlantik) ve SOUTHLANT (Güney Atlantik) olmak üzere üç bölgeye ayrılmış olup STRIKFLTLANT (Atlantik Vurucu Filosu) ve SUBACLANT (Atlantik Denizaltı Müttefik Komutanlığı) olmak üzere iki muharebe komutanlığına sahipti.

 

Ancak kısa süre sonra bu örgütlenmede daha başka gelişmelere ihtiyaç duyulmaya başlandı. İttifak’ın toprak güvenliğinin artmasıyla statik savunma ihtiyaçları azalırken NATO’nun kriz yönetimi konusunda giderek daha ağırlıklı bir rol oynaması daha güçlü bir konuşlanabilme yeteneği, esneklik, tepki yeteneği ve “kendi kendine yeterli olma” niteliği gerekli olmaya başladı.(3) Bununla ilgili bir başka faktör de NATO’nun geleneksel sorumluluk alanı dışında da çıkar alanları olduğunun anlaşılması idi. Bu değişimin diğer nedenleri de kuvvet yapısı ile ilgili gelişmeler (özellikle kara kuvvetlerinin ve yüksek hazırlık düzeyindeki deniz karargâhlarının oluşturulması), Avrupa Birliği ile ilişkilerin ilerlemesi ve ABD ile müttefikleri arasındaki yetenek farklılığının kapatılması ihtiyacıydı.

 

11 Eylül olayları, NATO bölgesinin çevresinde istikrarsızlık yayıldıkça, güvenliğin sağlanamayacağını ortaya koymuştur. Küreselleşen dünya ile birlikte, güvenlik ve istikrarı sağlamak için ne kadar uzağa gidilmesi gerektiği cevabını bekleyen bir soru olmuştur. Bu bağlamda 2002 Prag Zirvesi’nde NATO’nun komuta ve kuvvet yapısında değişiklik yapılması kararlaştırılmıştır.

Yeni Komuta Yapısı

1999 NATO Komuta Yapısı gibi 2003 NATO Komuta Yapısı da iki stratejik komutanlık üzerine kuruludur: Müttefik Harekat Komutanlığı ve Müttefik Dönüşüm Komutanlığı. NATO’nun tüm operasyonel işlevi NATO’nun sorumluluk alanlarının tümünden sorumlu olan bir stratejik komutanlıkta, yani Müttefik Harekat Komutanlığı’nda (ACO) toplanmaktadır. Müttefik Dönüşüm Komutanlığı (ACT) ise İttifak’ın dönüşümü ile ilgili askeri çalışmalara önderlik etmektedir. Müttefik Harekât Komutanlığı, kendinden önceki Avrupa Müttefik Komutanlığı gibi üç düzeyli bir komutanlık yapısına sahiptir. Karargâhı Belçika’nın Mons kentindeki Avrupa Müttefik Komutanlığı Karargâhı’nda (SHAPE) bulunmakta ve komutanlığını Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) yapmaktadır. Ancak gerek SHAPE gerekse SACEUR’ün açılımlarındaki Avrupa sözcüğü artık Avrupa için değil, çok daha geniş coğrafi sorumlulukları yansıtacak şekilde Avrupa içinde anlamına gelmektedir. (4)

 

SHAPE’in öncelikli odak noktası “yukarı doğru” NATO Karargâhı’na stratejik tavsiyelerde bulunmak, “aşağı doğru” da Müttefik Harekât Komutanlığı’nın ikinci düzey karargâhına stratejik yön sağlamaktır. Bu bile, 1995’te Bosna ve Hersek’teki IFOR operasyonunun doğrudan Mons’tan yönetilmesi nedeniyle ortaya çıkan belirsizliği ortadan kaldırması dolayısıyla başlı başına önemli bir adım oluşturmaktadır. (5)

 

Müttefik Harekât Komutanlığı’nın ikinci komuta düzeyinde üç yeni “operasyonel” karargâhı bulunmaktadır. Bunlar; Brunssum (Hollanda) ve Napoli’de (İtalya) bulunan iki Müşterek Kuvvet Komutanlığı ile Lizbon’da (Portekiz) bulunan Müşterek Karargâh’tır. Her bir Müşterek Kuvvet Komutanlığı, Birleşik Müşterek Görev Gücü’ne karargâh sağlamak da dâhil olmak üzere İttifak operasyonlarının her türünü üstlenmektedir. Müşterek Karargâh ise “kendi kendine yeterli” bir karargâh olup görev güçlerini denizden kumanda etmeye odaklanmaktadır.

 

Ayrıca Müttefik Harekat Komutanlığı’na bağlı üçüncü komuta düzeyinde altı “Bölge Kuvvet Komutanlığı” bulunmaktadır: İzmir (Türkiye) ve Ramstein (Almanya) hava kuvvet karargâhı, Madrid (İspanya) ve Heidelberg (Almanya) kara kuvvet karargâhı, Napoli (İtalya) ve Northwood (İngiltere) deniz kuvvet karargâhı. Bu Bölge Kuvvet Komutanlığı karargâhları kendi alanlarında uzmanlaşmış, esnek komuta unsurları havuzu sağlamaktadır.

 

Tamamen yeni bir birim olan Müttefik Dönüşüm Komutanlığı (ACT), ittifak birliklerinin devam eden dönüşümünü kontrol etmek, şekillenmesine yardımcı olmak, imkân ve kabiliyetlerini artırmak amacıyla kurulmuştur. (6) Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın karargâhı ABD’de Norfolk, Virginia’da bulunmaktadır. Bu durum transatlantik bağları kuvvetli tutmanın yanı sıra komutanlığın çok yakınında bulunan USJFCOM karargâhı ile doğrudan temas halinde olmasını da sağlamaktadır.

 

NATO, ACT tarafından kontrol edilecek beş temel dönüşüm “ayağı” belirlemiştir: Stratejik Kavramlar, Doktrin ve Politika Geliştirme; İhtiyaçlar, Yetenekler, Planlama ve Uygulama; Gelecekteki Birleşik ve Müşterek Yetenekler, Araştırma ve Teknoloji; Müşterek Deneyler, Tatbikatlar ve Değerlendirme; ve Müşterek Eğitim ve Öğretim.

 

Bu ayaklardan ilk dördü dönüşüm kavram ve stratejilerinin belirlenmesi, geliştirilmesi ve belgelenmesinde birlikte çalışmak üzere planlanmışlardır. Bunlardan ikincisi seçilmiş dönüşüm kavramlarının gerçekleşmesine vasıta olurken dördüncü ve beşinci ayaklar eğitim ve tatbikatlarda diğer ayakların elde ettikleri sonuçları koordine edecek ve uygulayacaktır. (7) Böylece İttifak devamlı bir gelişme süreci olacaktır.

 

Müttefik Dönüşüm Komutanlığı’nın çeşitli dönüşüm ayaklarını desteklemesine olanak sağlamak için dört temel unsurdan oluşan, tümüyle yeni bir örgüt yapısı geliştirilmiştir: Stratejik Kavramlar, Politika ve İhtiyaçlar unsuru ACT’ın Avrupa Karargâh Unsuru tarafından üstlenilmektedir. İkinci temel unsuru olan Müşterek Kavram Geliştirme Norveç’in Stavanger kentindeki Müşterek Harp Merkezi’nde bulunup Portekiz Monsanto’daki Müşterek Analizler ve Alınan Dersler Merkezi ve Polonya Bydgoszcz’deki Müşterek Kuvvet Eğitim Merkezi ile bağlantıda olacaktır. Gelecekteki Yetenekler, Araştırma ve Geliştirme unsuru İtalya La Spezia’daki Sualtı Araştırma Merkezi’ni kapsamaktadır, ancak aynı zamanda diğer ulusal ve uluslararası araştırma kurumları ile bağlantıları olacaktır. Dördüncü unsur olan Eğitim, Roma’daki NATO Savunma Koleji’ni, Almanya’daki NATO Okulu’nu ve İtalya’daki NATO İletişim ve Enformasyon Sistemleri Okulunu kapsamaktadır. Bu unsurların her biri Norfolk’daki merkez bürosuna entegre olacaktır.

Kuvvet Yapısı

Soğuk Savaş döneminin statik ve tamamen savunma amaçlı olarak, belirli sorumluluk bölgelerinde konuşlu kuvvet yapısına 1991 yılında son verilmiş ve 1991 yılında kabul edilen stratejik konsept ile birlikte yeni kuvvet kategorileri ve hazırlık seviyeleri geliştirilmiştir. (8)

 

Buna göre; Reaksiyon Kuvvetleri, Ana Savunma Kuvvetleri, Takviye Kuvvetleri olmak üzere üç kategoride kuvvet teşkil edilmiştir. Ancak 11 Eylül terörist saldırıları, ardından İstanbul ve İspanya’daki saldırılar NATO’nun yapılanmasının tekrar gözden geçirilmesine neden olmuştur. ‘Prag Yetenek Taahhütleri’ çerçevesinde yeni yapının kategorileri; İntikal ettirilebilir Kuvvetler (DF), Yerinde Konuşlu Kuvvetler (IPF) olarak sınıflandırılmıştır.(9)

 

Kuvvet hazırlık seviyeleri ise kademeli olarak (GRF) belirlenmiştir: Yüksek Hazırlık Seviyeli Kuvvetler (HRF); askeri bir harekatta 60.000 personele komuta edebilme kapasitesine sahip, süratle yığınaklanabilen 4 yeni kara birlik karargâhı ve eskiden de kurulu olan 2 karargâhtan oluşmaktadır. Bu durum barış zamanında ACO komutası altına, 6 adet kolordu seviyesindeki karargâhın girmesi anlamına gelmektedir. HRF deniz unsurları İtalya, İspanya ve İngiltere’de konuşlanmıştır. 6 kara HRF karargâhı ise Almanya Münster’de Alman-Hollanda Kolordusu; İtalya Milano’da İtalyan Kolordusu; İspanya Valencia’da İspanya Kolordusu; İstanbul’da 3. Kolordusu; Almanya Rheindahlen’deki Avrupa Müttefik Komutanlığı Ani Müdahale Kolordusu ve Fransa Strasbourg’da Avrupa Kolordusudur. Yüksek Hazırlık Seviyeli Kuvvetler’in görevi ani müdahale yeteneği ile NATO’nun caydırıcılık rolüne katkı sağlama, savunma, taarruz, barışı destekleme,  insani yardım ve diğer benzer nitelikli misyonlara katılımdır. (10)

 

Düşük Hazırlık Seviyeli Kuvvetler (FLR); esas olarak HRF kategorisindeki karargâhları takviye etmek ve uzun süreli bir harekât söz konusu olduğunda değiştirme birliği olarak kullanılmak amacıyla oluşturulmuştur. Kuvvet hazırlık zamanları 91-180 gün arasında değişmektedir. Halen Hollanda Çokuluslu Kolordu Karargâhı, Yunanistan Kolordu Karargâhı ve Polonya Kolordu Karargâhı FLR statüsündedir. (11)

 

Uzun Vadede Teşkil Edilecek Kuvvetler (LTBF); kolektif savunma amaçlı birlikler olup, büyük çaplı taarruza maruz kalınması gibi en zor durumlarda görev alacaklardır. Miktarı ülkelerin ulusal kararlarına bağlı olacaktır. Hazırlık zamanının 365 günden fazla olması öngörülmüştür. (12)

 

NATO Acil Mukabele Gücü (NRF) ise bugüne kadar üstlenilen en büyük operasyonel girişim niteliğindedir. Tugay boyutuna kadar çıkabilecek bir kara kuvvet unsuru ve buna paralel boyutta hava ve deniz unsurlarından oluşan NTG, İttifak’a önemli bir kriz müdahale yeteneği sağlamaktadır. Bir Konuşlandırılabilir Müşterek Görev Gücü Karargâhı’nın komutası altındaki NTG ile öncelikle gelişmekte olan bir krizin daha başlangıç safhasında bertaraf edilmesi amaçlanmaktadır. Bu başarılamadığı takdirde ise NTG daha büyük ve daha kolay idame ettirilebilir bir Birleşik Müşterek Görev Gücü haline getirilebilmektedir. NRF emir aldıktan sonraki 5 gün içinde konuşlanmayı başlatabilecek hazırlık düzeyine ve kendisini 30 gün süreyle idame ettirebilecek bir yeteneğe sahiptir.(13)

 

Özetle güvenlik anlayışındaki değişim NATO’nun askeri kabiliyetlerinin yeniden yorumlamasını, yeni güvenlik anlayışının askeri boyutu yanında politik boyutunun da öne çıkmasını sağlamış ve böylece İttifak bünyesinde önemli bir dönüşüm yaşanmıştır. Bu dönüşümün ilk test edildiği yer ise Avrupa’nın çok ötesinde bulunan Afganistan olmuştur.

Afganistan Sınavı

1990’larda BM ve NATO’nun barışı koruma, barış sağlama, istikrar operasyonları hızla artsa da Afganistan, sivil savaş ve Taliban dönemindeki insani duruma rağmen uluslararası topluluğun müdahale etmek istediği bir ülke olmamıştır. Fakat 11 Eylül saldırıları bütün dünyanın ilgisinin Taliban yönetimindeki Afganistan’a odaklanmasına neden olmuştur.

 

11 Eylül saldırılarının ardından Afganistan’ın Usame Bin Ladin’i teslim etmemesi üzerine ABD ve İngiltere tarafından bu ülkeye hava saldırısı gerçekleştirilmiştir. NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti (International Security Assistance-ISAF) Harekâtı da 2001 yılında yapılan Bonn Konferansı sonrası BM liderliğinde başlatılmıştır. ISAF’ın görevi Afgan Hükümeti’ne güvenlik ve istikrarın sağlanmasında, yeniden yapılanma ve gelişim için uygun koşulların yaratılmasında yardımcı olmaktır. (14) BMGK kararları doğrultusunda ISAF, güvenlik ve istikrar operasyonlarını Afgan Milli Güvenlik Kuvvetleri’yle beraber icra etmektedir.

 

Son yıllarda NATO’nun geçirdiği evrimin hiçbir boyutu İttifak’ın operasyonel rolünün genişlemesi ile politik ve askeri dönüşümü arasındaki bağı NATO’nun Afganistan’daki angajmanı kadar iyi gösteremez. (15) Bu angajmanın, İttifak’ın yeni komuta ve kontrol yapılarının kullanımı, kuvvet oluşturma ve planlama, uzak bölgelerdeki operasyonların yönetilmesi ve idamesi üzerinde de önemli bir etkisi olmuştur.

 

Komuta ve kontrol düzenlemelerine hususunda ISAF, İttifak’ın yeni komuta yapısı dahilindeki üç katmanlı karargâh (stratejik, operasyonel, ve harekat alanı) kavramının daha en başından itibaren sınandığı ilk NATO operasyonu olmuştur. (16) Yeni komuta yapısı uyarınca ISAF’ın Kabil’deki karargâhı, Hollanda’nın Brunssum kentindeki Müttefik Müşterek Kuvvet Komutanlığı (harekat komutanlığı) vasıtasıyla SHAPE’e karşı sorumludur. Bu düzenleme Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı’nın (SACEUR) operasyonel düzeyde yönetime hiç karışmadan (bu iş Müşterek Kuvvet Komutanlığı’na bırakılmıştır.) ISAF’a stratejik önderlik yapmasına olanak tanımaktadır. ISAF, Brunssum’daki Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nın ilk “gerçek” operasyonudur ve dolayısıyla bir harekât karargâhı olarak gelişiminde bir dönüm noktası olmuştur.

 

ISAF ayrıca “arka plan desteği” olarak adlandırılan kavramın da son haline getirilmesi için bir fırsat olmuştur. Bu kavram SHAPE’de ve Müşterek Kuvvet Komutanlığı karargâhlarında ISAF adına birçok planlama işlevinin daha verimli ve etkili biçimde yerine getirilmesine olanak sağlamaktadır.

 

Komuta yapısı dışında, kuvvet yapılanması ve uzak bir bölgede görev yapmak için gerekli askeri ihtiyaçları karşılanması hususunda da NATO test edilmektedir. Kara, hava ve deniz kuvvetlerinin uzun süreli olarak kendi üslerinden çok uzaklarda konuşlandırılmalarının sağladığı deneyim, İttifak’ın seferi yeteneklerini hem operasyonel hem de lojistik açıdan güçlendirmektedir.

 

Ayrıca Kademeli Hazırlık Kuvveti karargâhının rotasyon esasına dayanarak harekat alanı karargâhının esasını oluşturduğu ilk NATO operasyonu yine ISAF’tır. Tüm Kademeli Hazırlık Kuvvetleri operasyonel hale geldiği zaman yedi tane yüksek hazırlık, üç tane de düşük hazırlık düzeyinde kolordu düzeyinde çokuluslu kara karargâhı ve beş tane yüksek hazırlık düzeyinde çokuluslu deniz karargâhı olacaktır. (17) ISAF IV ve ISAF V’te ISAF karargâhlarının temeli NATO Komuta Yapısı’nın iki karargâhı tarafından sağlanmış, (sırasıyla, Heidelberg, Almanya’daki Müşterek Komuta Merkezi ve Brunssum’daki Müşterek Kuvvet Merkezi), daha sonra bu görev Kademeli Hazırlık Kuvvetleri tarafından üstlenilmiştir.

 

ISAF misyonu Kademeli Hazırlık Kuvvetleri’nin çok uzak mesafedeki harekat alanlarında konuşlandırılabilmelerine, dolayısıyla da NRF’lerinin tümüyle konuşlanabilmelerine de somut bir katkıda bulunmaktadır. Ayrıca bu önemli çabada NATO’nun stratejik komutanlıklarının her ikisi de önemli roller oynamıştır. Müttefik Harekat Komutanlığı, ISAF ve NRF’nin operasyonel modelini oluşturmuş, Müttefik Dönüşüm Komutanlığı ise ISAF ve NRF personeline misyon provası ile ilgili eğitim sağlamıştır.

Sonuç

NATO kuruluşundan günümüze kadar sürekli bir değişim süreci içinde olmuş ve değişen uluslararası ortama uyum sağlamaya çalışmıştır. Zira NATO’nun güncelliğini ve inandırıcılığını koruması hızla değişen uluslararası savunma ve güvenlik ihtiyaçlarına ayak uydurabilmesine bağlıdır.

 

Askeri operasyonların her türlüsünü üstlenebilecek tek uluslararası örgüt olan NATO’nun rolü şüphesiz gelecekte de en az bugünkü kadar önemli olacaktır. Bu bağlamda NATO’nun 2010’da kabul edilen yeni strateji belgesi, NATO’nun yapısal anlamda durağan bir süreç izlemeyeceğini ve değişmeye devam edeceğini vurgular niteliktedir. Yeni strateji belgesinde NATO komuta yapısında yeniden reform yapılması öngörülmektedir. Buna göre 11 olan üs sayısı 7’ye inecek, üslerde hareketli birlikler yer alacak ve 13.500 olan personel sayısı 8.950’ye indirilecektir. (17) Bu yeniden yapılanmanın 2 yıl içinde tamamlanması planlanmaktadır.

 

 


Dipnotlar:

(1) Defence Transformation, NATO Public Diplomacy Division, 2008, s. 1-2
(2) Andrew Vallance, “NATO’nun Yeni Komuta Yapısı”, NATO Dergisi, Sonbahar 2003
(3) Ibid.
(4) Ibid.
(5) Daniel S. Hamilton, Transatlantic Transformation:Equipping NATO fort the 21st Century, Center for Transatlantic Relations, Johns Hopkins University, Washington, 2004
(6) Allied Command Transformation, Bkz. www.act.nato.int/ (erişim 9 Mayıs 2011)
(7) Andrew Vallance, “NATO’nun Yeni Komuta Yapısı”, NATO Dergisi, Sonbahar 2003
(8) Anthony H. Cordesman, “Rethinking NATO's Force Transformation”,  NATO Review, Spring 2005, p.3
(9) Carl Ek, “NATO’s Pargue Capabilities Commitment”, CRS Report for Congress 2007, Bkz. www.fas.org/sgp/crs/row/RS21659.pdf (erişim 10 Mayıs 2011)
(10) High Readiness Forces and Headquarters in the NATO Force Structure Bkz. www.aco.nato.int/page134134653.aspx (erişim 10 Mayıs 2011)
(11) The New NATO Force Structure Bkz. www.nato.int/ims/docu/force-structure.htm (erişim 9 Mayıs 2011)
(12) Bkz. pfpdev.ethz.ch/SCORMcontent/142483/scos/36/index.pdf (erişim 9 Mayıs 2011)
(13) James Jones, “NATO’nun Askeri Yapılarındaki Dönüşüm”, NATO Dergisi, İlkbahar 2004
(14) International Security Assistance Force, Bkz. www.isaf.nato.int/mission.html (erişim 11 Mayıs 2011)
(15) Diego A. Ruiz Palmer, “Dönüşüm Sürecinde Afganistan Sorunu”, NATO Dergisi, Yaz 2005
(16) Ibid.
(17) Ibid.
(18) “Strategic Concept For the Defence and Security of The Members of the North Atlantic Treaty Organisation”, Lisbon Summit, November 2010, Bkz. www.nato.int/lisbon2010/strategic-concept-2010-eng.pdf (erişim 12 Mayıs 2011)

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top