Şanghay İşbirliği Örgütü: Rusya-Çin Ortaklığı mı, Rekabeti mi?

A- A A+

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 1990’lar boyunca çalkantı içerisine giren bölge coğrafyasında ortaya çıkan sınır güvenliği ve bölgesel güvenlik sorunları çerçevesinde Çin’in inisiyatifi ile 1996 yılında Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya ve Tacikistan “Sınır Bölgesinde Askeri Alanda Güveni Güçlendirme” ve 1997’de “Sınır Bölgesinde Silahlı Güçlerin Karşılıklı Olarak Azaltılması” antlaşmalarını imzalamışlardır. Böylece Şanghay Beşlisi olarak adlandırılan grup ortaya çıkmıştır. 1998’de Kazakistan’da gerçekleştirilen zirvede ise daha çok ekonomik işbirliğinin oluşturulması konuları ele alınmıştır. Bu oluşum, Özbekistan’ın da katılımı ile 15 Temmuz 2001’de Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) dönüşmüştür. Örgüt’ün iki daimi organı bulunmaktadır. Bunlardan ilki Pekin’deki Sekreterlik, diğeri ise Taşkent’te yer alan Terörizme Karşı Bölgesel Yapı’dır.


Güvenlik kapsamında; terörizme, ayrılıkçılığa, aşırıcılığa, yasadışı göçe, yasadışı uyuşturucu ve silah ticaretine karşı ortak hareket etmek örgütün başlıca amaçlar arasındadır. Ayrıca siyaset, ticaret ve ekonomi, savunma, hukukun uygulanması, çevrenin korunması, kültür, bilim ve teknoloji, eğitim, enerji, ulaşım, kredi ve finans alanında bölgesel işbirliği teşvik edilmiştir. (1)


ŞİÖ Sözleşmesi’nde üye ülkeler, devletlerin egemenliklerine, bağımsızlıklarına, toprak bütünlüğüne, devlet sınırlarının güvenliğine ve saldırmazlık, iç işlerine karışmama, zor ve tehdit yoluna başvurmama gibi ilkelere karşılıklı saygıyı taahhüt etmişlerdir. Ayrıca bu sözleşmeye göre, ülkelerin eşitliği ilkesi, üyeler arasındaki karşılıklı güvenin artırılması ve çatışmaların barışçıl çözümü işbirliğini geliştirmede önemlidir.(2)


Başlıca tehditler olarak terörizm, ayrılıkçılık ve aşırılıkçılığı kabul eden Örgüt, güvenlikte işbirliğine önem vermektedir. ŞİÖ bir kaç defa ortak askeri tatbikat da düzenlemiştir. Bu tatbikatlardan ilki 2003 yılında Kazakistan ve Pekin’de, daha büyük kapsamlı olan Çin-Rus ortaklığındaki ikinci tatbikat 2005’te, Barış Misyonu 2007 adlı üçüncü ortak askeri tatbikat ise 2007 yılında Ural Dağları’nda yapılmıştır.


Belirtmek gerekir ki bölgede güvenlik alanında kurulmuş farklı örgütler bulunmaktadır ve bu örgütlerin politikaları ve üyelerinin çıkarları çoğu zaman farklılık göstermektedir. Bu konjonktür Şİ֒yü güvenlik konularına eğilmeye itmektedir. Şanghay İşbirliği Örgütü dışında bölgede faaliyet gösteren güvenlik oluşumları arasında Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü, (1992 yılında imzalanan Kolektif Güvenlik Antlaşması ile kurulan örgüte Rusya, Ermenistan, Kazakistan, Tacikistan, Beyaz Rusya ve Kırgızistan üyedir. Terörizm, uyuşturucu ticareti ve organize suçlarla mücadele amacı taşıyan Örgüt, Bağımsız Devletler Topluluğu’nun askeri kanadı olarak nitelendirilmektedir.) NATO’nun ‘Barış için Ortaklık’ Programı ve ABD’nin ikili ilişkiler aracılığıyla yürütmeye çalıştığı faaliyetler bulunmaktadır.


ŞİÖ, ABD’nin tek süper güç olmasına karşı çıkan Çin ve Rusya tarafından çok kutuplu bir uluslararası düzen yaratma hedefine de hizmet etmektedir. ŞİÖ Genel Sekreteri Bolat Nurgaliev de 2007 Bişkek Zirvesi basın toplantısında örgütün eşit haklar, çok kutupluluk anlayışı üzerine bina edildiği ve böylelikle blok düşüncesinin ve ideolojik bölünmelerin terk edildiği bir uluslararası düzenin kurulmasını desteklediğini belirtmiştir.(3)


ABD’nin tek taraflı politikalarını ve hegemonyasını engelleme isteği dışında enerji güvenliğinin sağlanması Şİ֒nün en önemli amaçlarındandır. Sanayinin 20. yüzyıldaki gelişimi ile ülkelerin enerjiye olan ihtiyaçları çok büyük oranda artmıştır. Dolayısıyla zengin enerji kaynaklarına sahip Avrasya, büyük güçlerin 21. yüzyıldaki en önemli stratejik mücadele alanı haline gelmiştir. ABD’nin bu bölgedeki faaliyetlerini arttırmasını, Orta Asya ülkelerindeki çıkarları için tehlike olarak gören Rusya ile ekonomik gelişimini devam ettirebilmek için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyan ve Doğu Türkistan'daki otoritesini korumak dışında, Orta Asya'nın enerji kaynaklarına erişim güvenliğini garantiye almak isteyen Çin için Şanghay İşbirliği Örgütü büyük önem taşımaktadır.


Çin hükümeti, Pekin’de bulunan Şanghay İşbirliği Örgütü Sekreteryası ve Taşkent’te bulunan Anti Terör Teşkilatı’nın faaliyetlerini sürdürebilmesi için finansal görevi üstlenmiştir. Üye ülkeleri arasındaki işbirliğini devam etmek için düşük kredileri sağlamaktadır. Yani örgütün ayakta kalabilmesi için masrafları karşılamayı göze almıştır. Bu çabalar doğal olarak Çin’in bölgeye önem verdiğini ve özel yaklaşım içinde olduğunu göstermektedir.


Örgüt, 2005 Astana zirvesi’nde ABD’ye Orta Asya’daki üslerinden çekilmesi çağrısı yapması ile dikkate alınması gereken bir yapılanma olduğunu göstermiştir. Her ne kadar, Kırgızistan daha sonra bu konuda geri adım atsa da, Andican’daki olaylar yüzünden ABD ile arası iyice bozulan Özbekistan, Amerikan üssünü kapatmıştır. Şİ֒nün Rusya ve Çin’in önderliğinde önemini artırmasının nedenlerinden biri de ABD’nin “renkli devrimler” i destekleyerek “demokrasiyi yayma” çabalarının bölgede kanlı olaylara yol açmasıdır.


Ayrıca 2007 yılındaki Bişkek Zirvesi’nde uygulamaya konan Barış Misyonu 2007 tatbikatı Şİ֒nün askeri gücünü arttırmaya çalıştığı yorumlarına neden olmuştur. Üye ülkeler tarafından Ural Dağları`nda düzenlenen Barış Misyonu 2007 adlı ortak askeri tatbikata çoğu Rusya ve Çin’den olmak üzere toplam 6 bin asker, yüzlerce savaş uçağı ve zırhlı araç katılmıştır.(4) Ancak bu tatbikat Rus ve Çin askeri birimlerinin silah ve komuta sistemlerinin uyuşumunu (interoperabilite) sağlamaktan çok, bir güç gösterisi mahiyetinde medyatik amaçlara hizmet etmekle eleştirilmektedir.(5)


Şüphesiz Çin ve Rusya’nın NATO’nun gücünü dengelemeye yönelik bir siyasi-askeri ittifak kurma amacında olduğunu söylemek şu an için mümkün değildir. Zira Rusya, Çin’in Doğu Türkistan; Çin de, Rusya’nın Kuzey Kafkaslardaki politikalarını desteklemesi söz konusu değildir. Ayrıca Rusların bölgedeki Amerikan gücünü dengelemek adına Çinlilerin Orta Asya’da bir askeri üs kurmasını kabul etmesi ihtimali de oldukça düşüktür. (6)


Zaten ŞİÖ, diğer üyeler tarafından da ekonomik yönü ile ön plana çıkmaktadır. Üye devletler 2003 yılında ekonomik işbirliğini genişletme amacıyla bir çerçeve anlaşması imzalamıştır. Aynı toplantıda Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Wen Jiabao, bölgede ticaretin geliştirilmesi tedbirlerin alınmasıyla birlikte, ŞİÖ'de uzun vadede bir serbest ticaret bölgesi oluşturulması hedeflenmesini önermiştir. 2003’teki ŞİÖ Moskova zirvesinde, ŞİÖ'nün ortak enerji projelerine öncelik tanıyacağı açıklanmış, özellikle de petrol ve gaz sektörüyle ve su kaynaklarının ortak kullanımı üzerinde durulacağı belirtilmiştir. Ortak projelerin finansmanı için bir ŞİÖ Interbank'ın kurulması kabul edilmiştir.(7) Fransız Jeopolitika Enstitüsü araştırmacılarından Cyrille Gloaguen’e göre Kazakistan gibi diğer Orta Asya ülkeleri bu organizasyonu çevrelenmişlik psikolojisinden kurtulma ve Çin, Hindistan ve İran pazarlarına açılma fırsatı olarak görmektedirler.(8) Kısaca siyasi ve askeri boyutu dışlanmadan Şİ֒nün ekonomik boyutu üzerinde durulmaktadır.


Son olarak 2009 yılında Pekin’de düzenlenen Zirve’de esas olarak, global finans krizi gibi küresel ve bölgesel sorunların arttığı koşullarda, ŞİÖ çatısı altında ekonomik ve kültürel işbirliğini nasıl derinliğine geliştirebileceği, örgütün sağlıklı ve istikrarlı şekilde gelişmesinin nasıl sağlanabileceği soruları tartışılmıştır. Toplantıda Çin Başbakanı Wen, küresel finans krizinin bölgedeki ekonomilerin büyümesine olumsuz etki yaptığını ve ŞİÖ çerçevesinde çeşitli alanlarda ortak işbirliğini derinleştirme ve birlikte ekonomik sorunların giderilmesi için önemli fikir birliği sağlandığını belirtmiştir.(9)


Öte yandan Şanghay İşbirliği Örgütü, 2004 yılında gözlemci mekanizmasını hayata geçirmeye başlamıştır ve Rusya ile Çin arasında kalan Moğolistan ilk gözlemci ülke olmuştur.  Moğolistan dışında İran, Hindistan ve Pakistan da bugün gözlemci ülke statüsündedirler. İran’ın üyelik isteğinde uluslararası izolasyondan kurtulma arzusunun ön planda olduğu söylenebilir. Nitekim, İran’ı nükleer çalışmaları konusunda Batı’nın baskısına karşı destekleyen nadir ülkelerden biri Rusya’dır. Moğolistan’ın üyeliği ise, ABD’nin bu ülkede uzun süredir askeri üs açma çalışmaları yürütmesi nedeniyle önemlidir.(10) Ayrıca Rusya ile Çin arasında sıkışmış olan Moğolistan, elektrik enerjisi ihracatında transit ülke olabilecek ve böylece ekonomisinin daha fazla gelişmesini sağlayabilecektir.


Şİ֒nün gelecekte bu devletleri üyeliğe kabul etmesi gündeme geldiğinde bazı problemlerin ortaya çıkması muhtemeldir. Zira bölgede hem kendi içlerinde hem de aralarında bir takım sorunları olan devletler bulunmaktadır. Örneğin, Hindistan ve Pakistan arasında her iki ülke için de stratejik ve ekonomik önemi olan Keşmir üzerinde tartışmalar hala sürmektedir. İran’ın üyeliğine karşı çıkan Çin, örgütün siyasi değil ekonomik etkisinin korunmasını ve artırılmasını öncelemektedir.(11) Şİ֒nün, İran’ın üyeliğine karşı çıkan bir diğer güçlü üyesi Kazakistan’dır. Kazakistan, Rusya ile ABD arasında denge politikası izlemekte ve ABD ile ilişkilerini bozmak istememektedir.(12)

 

Bugün Çin’in ordusunu modernize edebilmesi ve enerji ihtiyacını karşılayabilmesi için Rusya’ya, Rusya’nın da ekonomik ilerleme sağlayabilmesi ve teknolojik yarıştan kopmaması için Çin’e ihtiyacı vardır. Orta Asya’daki konjonktür de Çin ve Rusya'yı stratejik işbirliğine itmektedir. Ayrıca her iki ülkede de gündemde olan ayrılıkçı hareketler (Çeçenistan ve Doğu Türkistan örneklerinde görüldüğü gibi), radikal dini akımlar, terörizm, güvenlik problemleri, enerji kaynakları ve ticaret yolları gibi konular işbirliği için uygun zemin sunmaktadır. Ancak Çin-Rusya ilişkileri oldukça kırılgan ve istikrarsız bir nitelik sergilemiştir. Zira ŞİÖ bünyesindeki Rus-Çin ilişkileri ile ilgili olarak bu ülkelerin çıkarları kısmi olarak çakışmaktadır. Çin yöneticileri enerji ve askeri teknoloji temelli bir işbirliği talep ederken, Rus yöneticiler bir serbest ticaret bölgesi kurulmasına ve sadece ekonomik çıkarlar güdülmesine karşı çıkmaktadır.


Özellikle terörizme karşı ilan edilen (Afganistan müdahalesiyle birlikte) küresel savaşın ardından Amerikan yönetiminin Rusya ile ilişkilerini düzeltme çabaları Çin yönetimini tedirgin etmiştir. 2002’deki Moskova Anlaşması ve tarihte ilk defa Rusya'ya NATO'da söz hakkı imkânı veren NATO-Rusya Konseyi'nin kurulması Pekin'i oldukça rahatsız etmiştir. Öte yandan Putin’in Rusya’yı yeniden süper güç yapma amaçlı politikaları Çin için endişe kaynağıdır. Ayrıca Çin’in memnuniyetsizliğine yol açacak şekilde Rusya son yıllarda Hindistan ile yakınlaşmış ve Indra adı verilen bir projeyi uygulamaya koymuştur. (Terörizmle mücadelede ortak faaliyetler geliştirilmesi amacı taşıyan proje, bu mücadele sırasında eşgüdüm içerisinde hareket edilmesi için tatbikatlar yapılması gibi hususlar içermektedir.)


Özetle Rusya ve Çin’in asıl amacı ortak çıkarlar için birlikte hareket etme yeteneğini geliştirerek ŞİÖ içerisinde ABD’nin Orta Asya politikalarını dengelemek, bölgedeki nüfuzunu azaltmaktır. Bununla birlikte Rusya ve Çin için bölgedeki Amerikan gücünü dengelemek dışında Şİ֒nün öneminin karşılıklı olarak birbirlerini kontrol etmekten kaynaklandığını söylemek de yanlış olmayacaktır.

 


Notlar:
1 Bkz.; Şanghay İşbirliği Örgütü Resmi Web Sayfası www.sectsco.org/EN/ (erişim 8 Mart 2010)
2 Ibid.
3 Arzu TURGUT, “Şanghay İşbirliği Örgütü: Jeopolitik Blöf? Örgütün Araçsallaştırılması ve Bölgeselleşme Arasında Bir İkilem”, USAK, 3 Ocak 2010
4 Rus ve Çin Ordusundan Gövde Gösterisi, 18 Temmuz 2007 Bkz. www.tumgazeteler.com/?a=2200595 (erişim 8 Mart 2010)
5 GUENEC, Michel et Jean-Sylvestre MONGRENIER, « L’Organisation de Coopération de Shanghaï : une «OTAN» eurasiatique? », Revue Regard Sur l’Est, 15 Septembre 2007
6 Ibid.
7 Bkz.; Şanghay İşbirliği Örgütü Resmi Web Sayfası www.sectsco.org/EN/ (erişim 8 Mart 2010)
8 GUENEC, Michel et Jean-Sylvestre MONGRENIER, op.cit.
9 Şanghay İşbirliği Örgütü, Çin'de Toplandı, 14 Ekim 2009 Bkz. www.haberler.com/sanghay-isbirligi-orgutu-cin-de-toplandi-haberi/ (erişim 9 Mart 2010)
10 KAMALOV, Ilyas, « Yükselen Güç Şanghay İşbirliği Örgütü ve Genişleme Politikası »,  Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi, 25 Nisan 2008
11 Ibid.
12 Ibid.


KAYNAKCA
DI PUPPO, Lili, « L’Organisation de coopération de Shanghai à l’aube d’une nouvelle ère », Caucaz Euronews, 3 Juillet 2006
FACON, Isabelle, « L’Organisation de coopération de Shanghai », Le Courrier des pays de l'Est, Mars 2006
FELS, Enrico, Assessing Eurasia’s Powerhouse: An Inquiry into the Nature of the Shanghai Cooperation Organisation, Winkler Verlag: Bochum, 2009
GUENEC, Michel et Jean-Sylvestre MONGRENIER, « L’Organisation de Coopération de Shanghaï : une «OTAN» eurasiatique? », Revue Regard Sur l’Est, 15 Septembre 2007
KAMALOV, Ilyas, « Yükselen Güç Şanghay İşbirliği Örgütü ve Genişleme Politikası »,  Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi, 25 Nisan 2008
KELLNER, Thierry, « La Chine, L’Organisation de Coopération de Shanghai et les révolutions colorées »,  Herodote, No. 129, 2008
LAUMULIN, Murat, “The Shanghai Cooperation Organization as ‘Geopolitical Bluff?’: A View From Astana, Russie.Nei.Visions, Sayı: 12, Temmuz 2006
PURTAS, Fırat, “Orta Asya’nın Bütünlüğü Sorunsalı ve Orta Asya’da Bölgesel Entegrasyon Girişimleri”, Orta Asya&Kafkasya Güç Politikası, Turgut Demirtepe, ed.,Ankara,USAK, 2008

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top