Hazar Denizi

A- A A+

Birinci Bölüm: Hazarı Tanıyalım

Hazar, dünyamızın kara parçalarının içinde yer alan en büyük gölüdür. Asya-Avrupa sınırında, Orta Asya, Kafkasya ve İran’ın ortasında yer almaktadır. Jeopolitik, jeostratejik ve doğal kaynaklar bakımından büyük önem taşıyan hazar denizi, başta hukuksal konumu olmak üzere pek çok konuda uluslararası tartışma ve krizin odağında yer almaktadır. Enerji kaynakları ve ulaşım yollarının güvenliği,  çağımızın en hassas konusu ve en önemli sorunlarından biridir. Hazar Denizi,  Fars körfezinden sonra enerji kaynaklarının zenginliği bakımından dünya ikincisi konumundadır. Hazar Denizi, içinde barındırdığı enerji ve diğer doğal kaynakları, enerji boru hatları güzergâhı üzerinde bulunması; Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, İran ve Rusya’ya kıyısı olması ve uluslararası sorun ve ihtilaflara konu olması bakımından ülkemizi her yönüyle ilgilendirmektedir.

 

Ülkemiz son dönemlerde aktif dış politika ve diplomatik ataklarıyla bütün dünyanın dikkatini çekmektedir. Kendi kabuğuna çekilmiş pasif ve olayların seyrine göre tavır alan bir dış politika anlayışından, olayları yönlendiren, gündem yaratan bir konuma yükselmiştir. Bölgemizdeki hemen bütün ülkelerle önemli ekonomik, ticari, siyasi, kültürel anlaşmalar imzalanmış, vize sorunları çözülmüş ve böylece küçümsenmeyecek adımlar atılmıştır ve atılmaya devam edilmektedir. Hazar Havzası, geleneksel olarak ülkemizin dış politik ilgi alanında yer almaktadır. Rusya Federasyonu ve İran’la tarihi bağlarımız vardır ve her ikisi de bölgemizin en önemli siyasi ve ekonomik aktörlerindendir. Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan; bir yandan atayurdumuz, diğer yandan kardeş, dost ve soydaşlarımızın yaşadığı ülkelerdir. Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın Hazar’a kıyısı olmasa da Hazar’ın coğrafi havzasında yer almaktadırlar. Önümüzdeki dönemlerde Hazar’da gelişen deniz ulaşımı, ülkemizi Orta Asya’daki kardeşlerimize daha da yakınlaştıracak ve aramızdaki coğrafi mesafenin kısalmasını sağlayacaktır.

 

Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra Hazar Denizi, başta ABD olmak üzere bütün batılı devletlerin ilgi odağı haline gelmiştir. ABD dünyadaki çok önemli gücü ve nüfuzundan dolayı Sovyetlerin bıraktığı boşluğu doldurmakta hiç gecikmedi. Zaten dünyada meydana gelen her hangi bir sorunda, gelişmede ve siyasal iktidar değişikliğinde ABD doğrudan veya dolaylı bir yoldan konunun içine dâhil olur. Yeryüzünün değişik bölgelerinde aralıklarla siyasi buhranlar, krizler, çatışmalar ve savaşlar meydana gelmekte ve dünya kamuoyunun gündeminde yer almaktadır. Dikkat edilirse ABD istisnasız bütün bu buhran, kriz, çatışma, rejim deşikliği ve karşı devrimlerde ya doğrudan taraftır veya kısa sürede siyasi ve askeri varlığıyla konunun muhatabı haline gelmektedir. Bu müdahale anlayışı bölgemiz için daha şiddetli bir biçimde tebarüz etmektedir. Coğrafyamızdaki problemlerde Amerika doğrudan olumlu veya olumsuz taraf olmaktadır. ABD’nin siyasal yaklaşımında krizler karşısında tarafsız olma diye bir tavır söz konusu değildir. Bu müdahaleler öylesine etkin, planlı ve kapsamlıdır ki genellikle gelişmeler ve olaylar bölge ülkelerin değil ABD ve Batılı ülkelerin çıkarları ve istekleri doğrultusunda şekilleniyor. Bu girişimler ülkelerin içişlerine müdahale etmek, komşu devletlerarasında kriz çıkarmak, bölgesel çatışmalar için ortam hazırlamak, askeri darbeler yapmak, etnik huzursuzluk ortamını oluşturmak,  ekonomik ve siyasal sistemlerin altüst olmasını gerçekleştirmek gibi pek çok sahada uygulama alanı bulmaktadır.

 

Hazar konusu da bu genel bakışın dışında değil ve istisna teşkil etmez. Bağımsızlıklarını yeni kazanmış ülkelerin askeri ve siyasi alandaki yetersizliklerini ve tecrübesizliklerini fırsat bilen ABD, derhal kolları sıvamış adeta bölgeyi işgal etmiştir. Bir taraftan ekonomik gücü, NGO kurumları ve bağlantılarıyla Hazar Havzası ülkelerini denetimine alırken, diğer taraftan kurduğu askeri üsleri, ortak askeri tatbikatları ve en önemlisi bölgemizi saran çok uluslu şirketleriyle Hazar’ın zengin enerji kaynaklarını yağmalamaya başlamıştır.

 

Bu çalışmanın birinci bölümünde fiziki coğrafyasından başlayarak Hazar Denizi’nin oluşum sürecini, iklimini, nehirlerini, deniz dibi bitki örtüsü ve canlı türlerini; tarih boyunca aldığı adları daha sonraki bölümlerde ise çevre sorunları, limanları, ekonomisi, enerji kaynakları ve hukuksal durumunu incelemeye çalışacağım.

 

A)Hazar Denizinin Oluşumu, Coğrafi Konumu ve Özellikleri

 

Hazar Denizi Büyük Tetis Denizinden (1) arta kalan en büyük parçadır. Üçüncü jeolojik çağda meydana gelen değişikliklerle Kafkasya ve Elburuz Dağları, Avrupa Kıtası ve İran platosu meydana çıkarken Hazar Denizi de oluşmuştur.  Bu denizde var olan özel ekosistem ona farklı bir önem kazandırmıştır. Denizin tabanındaki enerji kaynakları, canlılar, deniz ulaşım yolları ve çevresindeki deniz ürünleri tesislerinin varlığı Hazar’ın önemini arttırmıştır. Bu önem, Hazar’ın stratejik konumundan kaynaklanmaktadır. Petrol, doğal gaz ve çeşitli deniz canlılarının yanı sıra ılıman iklimi ve güzel sahilleri, tarih süresince kıyısında önemli limanlar ve kentlerin kurulmasını mümkün kılmıştır.

 

A-Oluşum: Yüz milyonlarca yıl önce bugünkü Aral, Azof, Hazar, Akdeniz ve başka denizlerin yerinde Tetis adında bir deniz vardı. 19 yüzyılda yaşayan Avusturyalı jeolog Zivus bu denizi “denizlerin ilahesi” anlamına gelen Fetiyd, Tetit ve nihayet Tetis olarak adlandırmıştır. Hazar Denizi tek başına dünyadaki bütün gölerin yüz ölçümünün %40’ını oluşturmaktadır. Kendisinden sonra dünyanın ikinci büyük gölü olan Cuperyu gölünün beş katı büyüklüğündedir. Jeolojik araştırmalara göre Hazar Denizi’nin yer altı katmanı (dibi)  kuzey ve güney olarak iki farklı oluşumdan meydana gelmiştir. Kuzey bölgesi tortullardan oluşmuş ve 20 km. kalınlığında, güney bölgesi ise büyük denizlerin tabanı gibi olup ve 7 km kalınlığındadır.

 

B-Konum: Hazar Denizi, kuzeyinde Rusya Federasyonu ile Kazakistan, doğusunda Türkmenistan’la Kazakistan, batısında Azerbaycan Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu, güneyinde ise İran yer almaktadır. Kuzeyden güneye uzunluğu bin iki yüz dört km, ortalama genişliği üç yüz yirmi km, sahil şeridinin uzunluğu ise 6.500 km.dir. Hazar’da Kazakistan’ın 1.755, Türkmenistan’ın 1.495, Rusya Federasyonu’nun 1.235, Azerbaycan’ın 1.170 ve İran’ın ise 845 km kıyısı vardır. Hazar’ın genişliği su seviyesinin artması ya da azalması yüzünden devamlı değişmektedir. 1970’te yapılan bir ölçüme göre Karaboğaz körfezi hariç 376.500 km2 olduğu saptanmıştır. 18.000 km2 Karaboğaz körfezini de eklersek 394.500 km2 civarında olduğu ortaya çıkar. Su hacmi 77.000 m3 olup ortalama derinliği 180 metre civarındadır. Hazarın su seviyesi açık denizlerden 28 metre düşüktür. Suyun derinliği ise kuzeyden güneye artmaktadır. Kuzey bölgelerinde en derin nokta 80 metre, orta kısımlarda 700 m güneyde ise 1.000 m civarında olduğu bilinmektedir. Ortalama derinlik olarak,   kuzey 6 m, ortada 175 ve güneyde 320 m tahmin edilmektedir.

 

C- Nehirleri: Hazar’ı besleyen çok önemli nehirler var. Orta Asya, İran ve Türkiye’den akan nehirlerin birçoğunu yakından görme şansım oldu. Fevkalade doğal ve tabiat harikası manzaralara sahiptirler. Zaten Hazar Denizi,  kıyıları, limanları, adaları, körfezleri, bataklıkları ve sahilleriyle yeryüzünün en güzel tabiat varlıklarındandır.  En önemlileri nehirleri:
1-Astara Çay: Bu nehir batıdaki Hacı Emir dağlarından çıkarak Astara kentinden Hazar’a dökülmektedir. Bu nehir Astara kentini Azerbaycan ve İran kısmı olarak ikiye ayırmakta ve iki ülke arasındaki sınırı da çizmektedir.  Astara kenti, bir tarafı İran, bir tarafı Azerbaycan, doğası ve bitki örtüsüyle görülmeye değer bir şehirdir, ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
2-Amu Derya: Ceyhun adıyla da bilinen Amu Derya nehri eskiden Hazar’a dökülmekteydi. Şimdi Aral Gölü’ne aksa da Hazar’ın su havzasında bulunmaktadır. Amu Derya Nehri, Orta Asya’nın en büyük nehirlerinden biridir. Uzunluğu 2.394 km olup kapsadığı su havzası 465.500 km2’dir. Afganistan’daki Hindukuş dağlarından çıktıktan sonra Büyük Türkistan’ı kat ederek geniş bir delta oluşturup Aral’a dökülmektedir. 1.550 kilometresi nehir ulaşımına uygundur. Tarihi kaynaklara göre 12.yy.da Özbekistan’daki Hive kentinin yanından Sarıkamış çukuruna, oradan da Balahan Körfezi’nden Hazar’a dökülmekteydi. Bu tarihi nehir kıyısında uzunca seyahat etme şansım oldu. Çölün gizemiyle nehrin ihtişamı müthiş bir görüntü ve büyüleyici bir güzellik meydana getirmektedir.
3-Aras Nehri: Aras Nehri ülkemizde Erzurum’un Tekman ilçesindeki Bindere dağlarından çıkar; kimi yerde Türkiye-Ermenistan, Türkiye-Azerbaycan ve İran-Azerbaycan sınırını oluşturduktan sonra Hazar’a dökülür. Uzunluğu 1.072 km, su havzası 548.000 km2’dir. Çocukluğum ve lise yıllarım bu nehrin kıyısında geçti.  Genelde bulanık ve sakin akan nehrin, kendine has vakur bir duruşu vardır. “Han Çoban Destanı” başta olmak üzere pek çok hikâyeye konu olmuştur.
4-Etrek Nehri: İran’daki Hezar Mescit dağından doğduktan sonra Guçan ve Bocnord kentlerinden geçerek Türkmenistan’dan gelen başka nehirlerle birleşip Hazar’a dökülür
5-Omba Nehri: Batı Kazakistan’daki Mugucar Dağları’ndan çıktıktan sonra çölü geçerek Hazara ulaşır. 587 km uzunluğu olan nehrin en önemli kolu Temir Nehridir.
6-Oral Nehri: Rusya’daki Güney Oral dağlarından çıktıktan sonra orta Volga ilini geçerek Kazakistan’a ulaşır ve güneye devam ederek Hazar’a katılır. Uzunluğu 1.808 km, su havzası ise 219.900 km2’ dir. En önemli kolları Sakmar ve Oruilik’tir.
7-Babül Nehri: İran’ın Mazenderan ilindeki Sevad Kuh ve Firuz Kuh dağlarından çıkıp 78 km sonra Hazar’a ulaşır. Su havzası 1.400 km2 dir.
8-Pol Rud Nehri: İran’ın Gilan ilindeki Deyleman dağlarından çıktıktan sonra Rudser kentinde denize dökülür. Su havzası 2.350 km2 dir.
9-Terek Nehri: Rusya topraklarında Kuzey Kafkasya’daki Kazbek, Kebek ve Gebek Dağlarından çıkan nehirlerin birleşmesiyle oluşur, Dağıstan’ı geçerek Hazar’a dökülür. 581 km uzunluğunda olan Terek nehrinin kolları Suvanca ve Malka nehirleridir.
10-Semur Nehri: Rusya’daki Kafkasya ve Dağıstan dağlarından çıktıktan sonra Azerbaycan ile Dağıstan’ın sınırını oluşturur. Uzunluğu 208 km dir.
11-Kura Nehri: Ermenistan’daki kuzey Karas bölgesinden çıkmaktadır. Uzunluğu 1.302 km su havzası ise 155.000 km2 dir. 490 km’si gemi ulaşımına müsaittir. Bu nehir Pol Cevat adlı yerde Aras’a katılarak Hazar’a dökülür.
Bunlardan başka. Talar, Tecen. Çabukser, Çalus, Sefid Rud, Siyah Rud, Lisar, Şalman Rud ve başka nehirler de Hazar’a akmaktadır.

 

D-Körfezleri: Hazar Denizi’nin kıyılarında çok körfeze rastlamaktayız. Türkmenistan kıyılarındaki körfezler, çölün yanıcı ve sıcak ikliminden dolayı denizin sularının aşırı buharlaşmasına böylece denizin su seviyesinin düşmesine neden olmaktadırlar. Buradaki körfezler sığ sulardan oluştuğundan dolayı, liman olarak da hizmet veremeyip suyun yoğunluğu sebebiyle balıkların yaşaması için de müsait bir yaşama alanı sağlayamamakta ve bazı balık türlerinin yok olmasına neden olmaktadır. Batıdaki körfezler ise yoğun yağış aldıklarından deniz canlılarının yaşaması için müsait bir ortam sağlamaktadırlar. En önemli körfezleri:
1-Agrahan Körfezi: Türkmenistan kıyılarında Kızlar kentinde Etrek nehrinin Hazar’a döküldüğü yerde bulunmaktadır.
2-Enzeli Körfezi: Enzeli Bataklığı diye de adlandırılan bu körfezin uzunluğu 40, genişliği 15 km.dir. Boğazı 426 m olup İran’ın Hazar kıyısındaki en önemi limanı olan Enzeli’nin yakınındadır. İçinde Miyan Poşte, Miyan Mahelle, Gelem Gode gibi 10 civarında adacığı bulunmaktadır. Bir tabiat harikası olan bu körfezde motorlu kayıklarla gezi turları düzenlenmektedir.
3-Balhan Körfezi: Bu körfez Türkmenistan’da Krasnovodske körfezinden ayrılmıştır. Eskiden Amu Derya Nehri bu körfezden denize akmakta imiş.
4-Hüsenguli Körfezi: Türkmenistan kıyılarında bulunan bu körfez Ğazangüli adıyla da anılmaktadır. Etrek nehri buradan denize akmaktadır.
5-Gere Boğaz Körfezi: Türkmenistan ve Kazakistan kıyılarında bulunan bu körfez 18.000 km2 genişliğiyle hazarın en büyük körfezidir. Aşırı buharlaşmadan dolayı suyu çok tuzludur.
6-Gızıl Ağaç Körfezi: Azerbaycan kıyılarında Saliyan ve Lenkeran kentlerinin kıyısında yer almaktadır.
7-Krasnovodske Körfezi: Türkmenistan kıyılarında Gere Boğaz körfezinin güneyinde Çelken adasının karşısında yer almaktadır.
8-Komsomolets Körfezi: Kazakistan kıyılarında bulunmaktadır. Aşırı buharlaşmadan dolayı çok tuzludur.  Kaydak körfezi diye de adlandırılan bu körfezin eski adları Miyer Toy Koltek ve Tessarviç idi.
9-Gorgan Körfezi: İran kıyılarında Mazenderan ilinde bulunmaktadır. Genişliği 17 km.dir. Eskiden büyük gemilerin yanaştığı önemli bir limandı, o dönemlerde adı Eşref Elbelad’dı.

 

E-Adaları: Hazarın içinde irili ufaklı adalar var, bunların en önemlileri;
1-Aşuradeh: Gorgan Körfezinin boğazında yer alan büyük, orta ve küçük Aşuradeh adındaki adaları, suların seviyesinin düşmesiyle şimdi birleşmiş durumdalar.
2-Ogurcinske: Çelken adasının güneyinde yer alan bu adanın eni dar boyu ise uzundur.
3-Çetiriyok Bugorni: Volga deltasının güneyinde yer almaktadır. Uzunluğu 1 km genişliği 750 metredir.
4-Çeçen: Agrahan körfezinin batısında yer almaktadır.
5-Jiloy: Azerbaycan karasularında Apşaron Yarımadası ve Bakü’nün doğusunda yer almaktadır. Eski adı kutsal anlamına gelen Sehlan Vartim Rasiyuta idi.
6-Kulai: Kazakistan karasularında Min Gışlak eyaleti kıyılarında yer almaktadır.
Hazar Denizi’nin kıyılarında bunlardan başka; Buzaç, Min Gışlak, Daraca, Apşaron, Oç, Miyankale, Enzeli ve Ğaziyan adında yarım adalar da yer almaktadır.

 

F-İklimi, Bitki Örtüsü ve Canlıları: Hazar Denizi iklimi bölgelere göre farklılıklar göstermektedir. Kuzey bölgeleri soğuk hava etkisindeyken güney kıyıları Akdeniz benzeri bir iklime sahiptir. Kış aylarında Kazakistan’dan esen fırtınalar eşliğinde karlı ve soğuk havalar,  kuzey bölgesi, Çeçen Adası ve Min Kışlak yarımadasının buz tutmasına neden olur. Güney sahilleri fazla miktarda yağmur aldığından daha ılıman bir havaya sahiptir.   Hazar Denizinin yıllık yağış ortalaması 200 milimetredir. İçinde barındırdığı tuz oranı litrede 12/68 gr. civarındadır. Okyanus sularıyla karşılaştırdığımızda Hazar’ın sularında sodyum klorür (NaCl) miktarı az, kalsiyum sülfat (CaSO4) çok olduğundan dolayı suyu tatlıdır. Hazarın suyunun sıcaklık derecesi de farklık göstermektedir. Örneğin Ocak ayında kuzeyde su sıcaklığı ortalama  -12 santigrat, güneyde ise +6 santigrat derecedir.

Bitki örtüsüne gelince; açık denizlerle bağlantısı olmaması ve suyun tuz oranının düşük olmasından dolayı doğal bitki çeşitliliği bakımından bir zenginlik arz edemez. Bir araştırmaya göre Hazarı Denizi’nde 575 çeşit bitki tespit edilmiştir. Bunlardan 310 normal bitki, 285 çeşidi ise yosun türleridir. Denizin dibindeki bitkileri 3 kategoride ele alabiliriz:
1-Krasnovodske Körfezinde bulunanlar, Hamprothamnus-alopecuroides ve Chara türü yosunlar.
2-Zostera-Nana adlı maki türü bitkiler: Bu çeşit bitkiler Hazar’ın kuzey batı ve kuzey doğusunda bulunmaktadır ve ticari değerleri vardır.
3-Horenci ,  Polyishonia, Enteronorpha ve Cludophora adlı bitkiler. (2)

 

G-Canlıları: Okyanusların tuzlu sularında yaşayan canlı çeşitliliğine Hazar’da rastlamamaktayız. Günümüzde Hazar’da yaşayan balık türlerinden; Salmotruttalabrax, Havyar balığı da dediğimiz Huso-Huso, Acipenser-Gubdenstudti, Acipenpenser-Stllatus, Acipenser-Sehipa, Acipenser-Ruthens ve ticari değerleri olan Rutilus frisii kutum, Scucioperca, Cyprimus caspia, Erox-Lucuis, Mygilidae ve Rilurus-glenis’i sayabilriz. Hazar’ın iklimi çeşitli balık türlerinin yaşamasına ve üremesine gerekli ortamı sağlamaktadır. Volga ve Oral gibi tatlı suların Hazara dökülmesinde önemli katkılar var. Bu balıklardan birçoğu avlanılmakta ve önemli bir ekonomik getiri sağlamaktadır. Hazara kıyısı olan ülkelerde denize yakın kentlerde ve limanlarda deniz ürünleri tesisleri bulunmaktadır.  En önemli balık türleri:
1-Aluz balığı (Alosa caspia) : Ticari değeri olan bu balığın Hazar’da 17 türü bulunmaktadır.
2-Kardan balığı (Rutilus Rutilus caspicus) : Hazar’ın kuzey bölgesinde 8 m derinlikte yaşamaktadır.
3-Usturujen balığı ( Sturgeon) : Volga nehrinden Hazar’a gelmektedir. Etinin yanı sıra havyarından da faydalanılmaktadır. Ruslar Hazar’da yaşayan bu balığın bir başka benzerine Seuryoga adını vermişlerdir.
4-Kilika balığı (Clupeonella) : Bu balığın etinin değerli olmasının yanı sıra solungaçları uçak boyası ve suni inci yapımında kullanılmaktadır. Bu balık havyar balığı gibi değerlidir. Sovyetler Birliği döneminde Ruslar yılda 400 ton civarında avlamaktaydılar, şimdi bu miktar azalmıştır.
5-Alabalık (Salmo tuta labraax) : Çok değerli bir balık türü, Hazar’daki kırmızı benli türündendir.  Nehirlerde doğar, yaşamak için denize yüzer.
6-Ördek balığı: Hazar’ın güney ve kuzey bölgesinde yaşamaktadır.
7-Esbele balığı (Silurus Glanis) : Fil  (Beloga) balığından sonra Hazar’ın ikinci en büyük balığıdır. 100 kg civarında olabiliyor. Bazen insanlara saldırır.
8-Uzun burun balığı ( Acipenser stell atus) : Göçmen bir balık çeşididir. Denizde yaşar, üremek için nehirlere gider. 30 yıla kadar yaşayan bu balığın boyu 2 metreye, ağırlığı ise 30 kg.a çıkmaktadır.
9-Beloga ve ya Fil balığı (Huso-Huso) : Orta ve güney hazarda yaşamaktadır. Ağırlığı 1.000 kg.ı uzunluğu 4 metreye ulaşmaktadır.
10-Tas balığı (Acipenser Guldenastatii) : Genel olarak Hazar’a dökülen nehirlerde yaşamaktadır. Çok değerli ve az bulunan altın taneli havyar bu balıktan elde edilir.  34 yıla kader yaşayan bu balığın uzunluğu 3 metre ağırlığı ise 75 kg civarındadır.
11-Beyaz balık (Rutilus-Frisii-Kuyum) : Hazar’ın güney sahillerinde yaşamaktadır.
12-Sim balığı (Abramis-Brama):Hazar’ın her tarafında bulunan bu balığın lezzetli eti vardır.
13-Kefal balığı (Mugil-Aurotus-risso) : Rus uzmanlarca Karadeniz’den Hazar’a nakledilmiş ve burada üremesi sağlanmıştır.
14-Kelime veya Talaci balığı(Rutilus-Rutilus-Carpius):Ticari değeri olan bir balık türüdür.
15-Sardunya balığı (Harengula-Delicatula): Küçük bir balık türüdür. Önemli ticari değeri vardır.
16-Sof balığı (Lucioperoa-Marina) : Ticari bakımdan önem taşıyan bu balık, güney ve batı sahillerinde bulunur. Aşırı ve kuralsız avlanmaktan dolayı nesli tükenmek tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Hazar Denizinde 1.332 tür canlı yaşamaktadır. Bunlardan 850 türü balık ve deniz canlısı, 112 türü omurgalı canlılar, kalanı ise başka canlılardan oluşmaktadır.(3)

 

B) Hazarın Siyasi ve İktisadi Coğrafyası
Hazar Denizi coğrafi, siyasi, iktisadi ve stratejik konumundan dolayı tarih boyunca büyük bir önemi haiz olmuştur. Bu özelliklerin yanı sıra göç yollarının üzerinde bulunması, uygarlık ve medeniyetin beşiği sayılan Maveraünnehir (bugünkü Orta Asya) , Kafkasya ve Beynelnehreyin’in   ( Mezopotamya) ortasında bulunmasından dolayı da fatihlerin ve göçmen kavimlerin ilgisini çekmiştir. Günümüzde bu ilgi emperyalist yaklaşımlar biçiminde tecelli etmektedir. Dünün kolonyalist ve sömürgeci güçleri, günümüzün emperyalist devletleri bu denizin zengin enerji kaynaklarını yağmalamak için çoktan kollarını sıvamış, binbir entrika ve yeni sömürgecilik yöntemlerini kullanarak yeraltındaki zenginlikleri kendi şirketlerinin refahı için hızlıca boşaltma yollarını  “parlak anlaşmalar” ve “iddialı projeler”  adı altında devşirmeye başlamışlardır. Bu hususa yazımın ikinci bölümünde değineceğim.

Hazar Denizi tarih boyunca çeşitli adlarla anılmıştır. Bu denizin kıyısında yaşayan, devletler kuran, buralara göç eden, medeniyetler ve inanç sistemleri oluşturan kavimler Hazar’a adlarını vermişlerdir. Bunların yanı sıra bu denizin coğrafi havzasında yer alan nehirler, kentler ve diğer tabiat varlıkları da dönem dönem adlarını Hazar’a vermişlerdir. Burada o adlardan bazılarına değinmek istiyorum:
1-Vurukeş: Zerdüşt dininin kutsal kitabı “Avesta”, bu denizden Vurukeş ve Feraxkert olarak söz etmektedir. (4)
2-Vehergan: Pers İmparatorluğu döneminden kalan tarihi “Bisitun” kitabelerinde Vehergan diye anılmıştır. Ayrıca M.Ö. 6.yy.da yaşamış olan bir Yunanlı tarihçi bu denizi “Hyrcania” olarak adlandırmıştır (5)
3-Erganya: Yunanlı filozof Aristo ise bu denizden Erganiya Denizi olarak söz etmiştir.(6)
4-Sarkazne: M.Ö. 1.700 yıllarında bu coğrafyada yaşamış kavimin adıyla da anılmıştır.
5-Kaspiyen: Hazar’ın en eski adlarından biridir. Kaspiler M.Ö. 2.000 yıllarında Kafkasya’da yaşayan kavmin adıdır. Latince Mare-Caspium diye de adlandırılan bu kavim, uzun yıllar Hazar’ın kıyılarında yaşadığından dolayı adlarını vermişlerdir. Herodot ve Aristo eserlerinde bu isme değinmişlerdir. (7)
6-Teberistan: Hazar’ın güneyinde yaşayan Taporlar’dan gelmektedir. “Tapor”, Çağatay Türkçesi bir sözcük olduğundan Taporlar’ın Türk kavimlerinden biri olduğu düşünülmektedir.
7-Gilan: Gilan,  Hazar’ın güney kıyısında İran’ın eyaletlerinden birinin adıdır. Gileki diye adlandırılan nüfus yoğunluktadır. İlin merkezi Reşt kentidir.
8-Zrayeh Verukşa (Zarayah Vorukasa) : Avrupalı seyyah William Jackson’a göre Zerdüşt peygamber döneminde Hazar,  “geniş körfezleri olan deniz” anlamına gelen Zrayeh Verukşa adını taşımaktaydı. (8)
9-Babelebvab: Azerbaycan Cumhuriyeti’nde tarihi Şervan kenti yakınındaki Derbend kentinin eski adıdır. Bu isim bir dönem Hazar Denizi için kullanılmış daha sonra unutulmuştur. Meşhur tarihçi Abülfeda’nın ‘Elage Elnefisetil İbni Rüşte ve Tekvimel Büldan kitabında bu ada değinilmiştir. (9)
10-Ekfudeh: Sasani krallığı döneminde Hazar’a verilen ad. Önlü tarihçi Yakut Hamevi ‘Mecem Elbuldan’ adlı eserinde bu konuya değinmektedir. (10)
11-Gezvin: Hazarın bir dönem “Gezvin Denizi” adını taşımakta olduğu bilinmektedir. Bazı tarihçiler Gezvin kelimesinin Kaspiyen adının zaman içerisinde değişmesinden meydana geldiğine inanmaktadırlar.
12-Kem Rud: Zerdüşt dinin kutsal kitabı Alesta’da Hazar Denizi Kem Rud adıyla anılmıştır. Bazı uzmanlar “az su” anlamına gelen bu adlandırmanın kuzey bölgesinden çok az suyun denize girmesinden kaynaklandığını ileri sürmüşlerdir.(11)
13-Deylem: Teberistan ve Azerbaycan’da yaşayan ve Arap istilasına karşı koyan milletin adıdır. Düşman anlamına gelen “Deylem” isminin Araplarca verildiği düşünülmektedir. Hazar Denizi 9. yy.da bu adla anılmaktaydı. (12)
14-Hazar: Hazar kavmi M.Ö. 2. yy.da Kafkasya’da Volga ve Don nehri kıyılarında yerleşmeye başladılar. Hazarlar’ın bir Türk kavmi oldukları tarihçilerce belirtilmiştir. Hazar Devleti’nin M.S. 965 yılında düşmanlarına yenildiği ve başkenti olarak belirtilen İtel’in (Muhtemelen bugünkü Astaraxan) yıkıldığı belirtilmiştir. 13. yy. Moğol istilasıyla tamamen ortadan kalkmıştır.(13) Hazarların önceleri Pagan, daha sonra Müslüman, ardından Hıristiyan ve son olarak da Yahudilik dinini benimsedikleri bilinmektedir.(14) Hazarlar topraklarını kaybettikten sonra göçmen durumuna düşmüş ve göçebe Museviler olarak anılmışlardır. Artur Kiristeler’e göre Avrupa ve Amerikalı Yahudilerin %90 Hazarların torunlarından oluşmaktadır. (15)
15-Pehlevi: İslamiyet öncesi Part Hükümdarlığı döneminde Hazar’ın güney bölgesindeki eyalete ve Hazar Denizi’ne verilen isim.
16-Si-Hai: 9. yy. Çin kaynakları Hazar denizinden Si-Hai olarak söz etmişlerdir.(16)
17-Abe Sukun: Farsça’da durgun su anlamına gelmektedir. Eskiden Özbekistan’ın tarihi Harezm bölgesinden Abfun adında bir akarsuyun Hazar’a aktığı bilinmektedir. Muhtemelen bu ad oradan gelmiştir. Tarihçi Yakut Hamavi, Hazar Denizi için bu adı kullanmıştır. (17)
18-Albani: Ablanlar Hazar’ın güney batı kıyısındaki Taleş kenti civarında yaşamaktaydılar. Bu isimin oradan geldiği düşünülmektedir. (18)
19-Bakü:Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Hazar Denizi kıyısındaki tarihi, güzel ve gelişmiş başkentinin adı.  Timurlular hanedanı döneminde Hazar denizi “Bakü” adıyla anılmaktaydı. Emir Timur’un sarayındaki İspanyol elçi Kılavyihu yazılarında Ceyhun Nehrinin( Amu Derya) Bakü Denizi’ne döküldüğünü yazmıştır. (19) Ünlü denizci Marko Polo da seyahatnamesinde Hazar’dan “Bakü Denizi” olarak söz etmiştir. (20)
20-Amol: Hazar’ın güneyinde İran’ın Mazenderan ilinde yer alan bir ilçenin adı. İslamiyet’ten sonra bölgenin merkezi konumunda olan bu kent bir dönem adını Hazar’a vermiştir.(21)
21-Astaraxan: Volga nehrinin Hazar’a döküldüğü yerde kurulan Astaraxan kenti günümüzde Rusya’nın en önemli limanlarından biridir. 19. yy.dan sonra bazen Hazar’a adını vermiştir. (22)
22-Havalinkse (Xvlinske) : Slavların Hazar’a verdikleri ad olarak biliniyor. “Xvlinske” güney Volga bölgesinin merkezinde küçük bir kentin adıdır. Volga Nehri kıyısındaki bu kent Kazakistan-Moskova demir yolu üzerindeki Sizran istasyonuna 93 km mesafededir.17.  y.y.da Hazar bu adla anılmıştır. (23)
23-Horasan: Tarihi Horasan, İran’ın kuzey doğusundan başlayarak, Afganistan’ın kuzey batısı, Türkmenistan ve Özbekistan’ın önemli kısmını kapsamaktaydı. Günümüzde merkezi kutsal Meşhet kenti olan İran’ın Horasan adındaki ilinin adıdır. Hazar’a yakınlığından dolayı bir dönem adını bu denize vermiştir. Tarihçi İbni Fegih ‘Moxteser Elbuldan’ adlı esrinde 9. y.y.da Hazar’ın bu adla anıldığını yazmaktadır. (24) Başka bir tarihçi Abulhasan Ali İbni Hüseyin Mesudi de ‘Eltenbiye Veleşref’ adlı esirinde Hazar’dan “Horasan Denizi” olarak söz etmiştir.(25)
24-Cebal: Arapçada “dağ” anlamına gelmektedir. Tarihçi Yakut Hamevi’ye göre Selçuklu Hanedanı döneminde Elburuz Dağları “Cebal” adıyla anıldığından bu dağların yakınında bulunan Hazar’a da bu ad verilmişti. (26)
25-Deniz: Tarihçilere göre orta çağlardan itibaren Türk kavimleri, Hazar’ın batı kıyılarında önemli bir nüfus yoğunluğunu oluşturmaktaydılar. Bu dönemlerden itibaren Hazara, “Deniz, Tengiz ve Güzgün” gibi adların verdikleri belirtilmiştir. (27)
26-Dehistan: Sasani Hükümdarlığı döneminde Gorgan kenti yakınlarında önemli bir idari merkezin adıdır. İslamiyet’ten sonra da bu önemini sürdürmüştür. Ünlü coğrafya kitabı ‘Hududu Âlem Min El Şerg İlel Meğrib’de Hazar bu adla anılmıştır. (28)
27-Saray: Astaraxan kentinin merkezi eskiden “Saray” adını taşımaktaydı. Avrupalı kaynaklar orta çağdan itibaren Hazar’a “Saray” adını vermişlerdir. (29)
28-Sari: İran’ın Mazenderan ilinin merkezinin adı. Hazar’a çok yakın bir mesafede olduğundan dolayı adını vermiş olabilir. Araştırmacı Kaptan Filipov 1884’de kaleme aldığı ‘Mazenderan Denizinin Coğrafyası’ adlı eserinde bu adı kullanmıştır.(30)
29-Oğuz: Türk kavimlerinin Hazar’a verdikleri adlardan biridir. Oğuzlar 6. y.y.da Çin’den Karadeniz kıyılarına kadar Asya’yı kaplayan büyük bir imparatorluk kurmuşlardı. (31)
30-Şirvan: Azerbaycan Cumhuriyeti’nde önemli bir kentin adı. 13. y.y.da Moğollar döneminde Hazar bu adla tanınmaktaydı. (32)
31-Gorgan: Gorgan veya Corcan, Pers İmparatorluğu döneminde önemli bir Satraplıktı.  (valilik) Eskiden önemli bir kent olan Gorgan, bir dönem Hazar’a adını vermiştir. Moğol istilası döneminde Moğollarca yakılıp yerle bir edilmiştir. Kentin kalıntıları üzerine Günbedikavus kenti inşa edilmişti. 9. y.y.da Hazar bu adı almıştır.(33)
32-Gesker: Hazar Denizi eskiden kıyısındaki Gesker, Kepo Çal ve Teylisan kentlerin adlarıyla da anılmıştır.(34)
33-Mazenderan: Mazenderan Hazar’ın güney doğusunda İran’ın bir ilinin adıdır.  Mazenderan ismi günümüzde Hazar Denizi isminin yerine İran’da genellikle Mazenderan adı kullanılmaktadır. Kimi İranlı tarihçi de biran önce resmi olarak Hazar’ın adının değiştirterek Mazenderan konulmasında ısrar etmektedirler. İran parlamentosunda da bu doğrultuda bazı girişimler olmuştur. Mazenderan ismi ilk olarak Firdevsi tarafından Şehnamede kullanılmıştır. (35)
34-Moğan: İran Azerbaycan’ında verimli bir ovanın adıdır. Ayrıca Med ve Pers (Pars) krallıkları döneminde dini bir rütbenin adıydı. Zerdüşt dininde terminolojik olarak kutsal mabetlerin kurucusu anlamına gelmektedir. Tarih kitabı ‘Nxbetül Eldehr’ kitabında Hazar denizi bu adla anılmıştır. (36)
Tarih boyunca bunlardan başka Sala, Ceur Çiya, Bahrül Acem, Sekutha, Gol Zem ve Heşterxan isimleri de Hazar Denizi için kullanılmıştır.

 

Dipnotlar:

 

1-Tetis Denizi: Thetys Denizi, günümüzden 300 milyon yıl önce Panjere diye adlandırdığımız o çağlarda yeryüzündeki bütün kara parçalarını kapsayan kıtanın içinde bir körfez gibi yer almaktaydı. Kimi uzmanlar bu denizi ‘Mer Permienne’ adını vermişlerdir. Tetis Denizi iki yüz elli milyon yıl önce batıya doğru ilerledi ve doğu-batı ekseninde uzunluğu fazlalaştı. Bu değişiklikle genişliği azaldı ve giderek yok olunca Hazar Denizi, Fars Körfezi, Karadeniz, Aral Denizi ve Akdeniz’in doğusu, kalıntıları olarak ortaya çıkmış oldu. Günümüzden yirmi milyon yıl önce coğrafyamız bugünkü şeklini aldığı söylenmektedir.

2- Emir Ahmediyan, Behram. ‘Hazar Denizi’nin Coğrafyası’.Orta Asya ve Kafkaslar mecmuası, sayı 14, Tahran, 1986, s.24

3-Emir Ahmediyan , Behram. a.g.e. s. 24

4- Dustxah, Celil. ‘Avesta İranlıların En Eski Manzumesi’, Morvarit yayınları, 2. c. Tahran, 1986, s.538
5-Hidayetiye Hoşkelam, Menuçehr, ‘Şehname’de Gil, Deylem ve Gilan Denizi’,Teati yayınları,  3.c, Reşt, 1992, s.378-379

6-Keyhan, Mesud, ‘İran’ın Genel Coğrafyası’,Eğitim Bakanlığı yayınları, 1.c, Tahran,1931 s.113

7- Beryemani, Ahmet,’Hazar veya Mazenderan Denizi’,Bina Yayınları, Tahran, 1937, s.20

8-  Mexfem Payan, Lutfollah,’Hazar Denizi’ ç. Cefer Xammamizadeh, Hidayet Yayınları, Reşt,1996, s.48

9- Hac Seit Cevadi, Kemal, ‘Mazenderan Denizinin Adları’, Orta Asya ve Kafkaslar Mecmuası, sayı 14, Tahran, 1997,s.37

10- Payan Mexfem. A.g.e. ,s.49

11- Keşaverz. Kerim ,’Gilan’ İbni Sina Yayınları, Tahran, 1968, s.6

12- Mehmutzade, Kemal. ‘Mazenderan Denizini’, Bina yayınları, Tahran, 1971 s.252

13- Kostler. Artur. ‘Hazarlar’ Ç. Muhamemet Ali Muvahhedi, Harezmî yayınları, Tahran, 1995, s.147

14- Hac Seit Cevadi, Kemal, a.g.e., s.13-14

15- Kostler, Artur  , a.g.e. ,s. 10

16- Dumorgan, Jak. ‘Fransız Bilim Adamının İran Gözlemleri, Coğrafi Araştırmalar’ , ç. Kazım Vedii, Çehr Yayınları, Tebriz, 1959. s.38

17- Rabino. H.L, Mazenderan ve Esterabad’ ç. Vehit Mazenderani, Bongahe, Tercüme ve neşre kitap yayınları, Tahran, 1964, s.22

18- Mexfem Payan. Lütfullah, a.g.e. ,s 45

19- Lestercenc, Gay. ‘Doğu Ovalarının Tarihi Coğrafyası’, ç.Mahmut İrfan. İlmi ve Kültürel Yayınlar, Tahran, 1985, s. 468

20- Keşaverz, Kerim. A.g.e. s. 6

21- Setippor. Cehangir.’Gilan’ın ve Ünlülerin Adları’ Gilekan Yayınları. Reşt, 1991, s.208

22- Mexfem, Payan. Lütfullah. a.g.e., s.46

23- Moiyni, Esedullah.’Gorgan’ın Tarihi Coğrafyası’, Bina Yayınları, Tahran, 1965, s.29

24- İbni Fegih.’Moxteser Elbuldan’ . İran Kültür Yayınları, Tahran, 1970, s.174

25- Mesudi, Abulhasan Ali İbni Hüsyin,’ Eltenbiye Veleşref’, ç ,Abulgasim Payendeh, İlmi ve Kültürel Yayınlar, Tahran, 1977, s.58
26- Mexfem. Payan. Lütfullah. a.g.e. ,s.44

27- Moiyni, Esedullah, a.g.e., s. 29

28- ‘Hududu Âlem Min El Şerg İlel Meğrib’, Derleyen, Menoçehr Situdeh, Tehuri yayınlar, Tahran, 1983, s.23-24

29- Mexfem. Payan. Lütfullah. a.g.e., s.593

30- Beryemani, Ahmet, a.g.e. ,s. 19

31- Mexfem. Payan. Lütfullah. a.g.e. ,s.40

32- Mexfem. Payan. Lütfullah. a.g.e. ,s.44

33- Mexfem. Payan. Lütfullah. a.g.e. ,s.46

34- Mexfem. Payan. Lütfullah. a.g.e. ,s.47-48

35- Kiya, Sadık, ‘ Şehname ve Mazenderan’ Bina yayınları, Tahran, 1978,s.32

36- Mexfem. Payan. Lütfullah. a.g.e. s.146

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top