Seçimler ve Kuzey Irak'ın Geleceği

Eren OKUR
05 Eylül 2009
A- A A+

Kuzey Irak, geçtiğimiz yüzyıl itibariyle önemi her dönem artmakta olan bir bölge olmuştur. Osmanlı sonrası dönemde İngilizlerin bölgede etkin rol oynaması ve buna karşılık Türkiye’nin hak iddiaları bölgeyi etkilemiştir. Irak’ın bağımsız olması sonrasında uzun süre bölgede önemli sayılabilecek herhangi bir sorun yaşanmamıştır. Kuzey Irak tarihine baktığımızda etkili bir isim olan Molla Mustafa Barzani Irak’ta Kürt aşiret liderlerinin ne kadar etkili olabileceklerini göstermiştir.


Kuzey Irak’ta Kürdistan sözünü dillendiren ve bunun için Irak devleti ile savaşan Barzani’nin ölümü sonrasında yerine oğlu Mesud Barzani geçerken, Kuzey Irak’ın bir diğer önemli ismi olan Celal Talabani ile hem mücadele etmiş hem de Kuzey Irak’ın geleceğinde söz sahibi olmuştur. Saddam dönemi Irak yönetiminin yapmış olduğu katliamlar Kuzey Irak’ta Kürtleri çok sert bir şekilde etkilerken I. Körfez Savaşı’nda Saddam kuvvetlerinin Kuzey Irak’tan çekilmesi ile bölgede oluşan güç boşluğunu Barzani ve Talabani doldurmuştur. Bu andan itibaren bölge yönetiminde etkili olan bu iki güç birbirleri ile de mücadele etmeye devam etmişlerdir.

 


2003 yılı Irak’ın kaderinde bir dönüm noktası olurken Kürtler içinde çok önemli bir yıl olmuştur. ABD’nin Saddam rejimini tehdit algılaması içinde görmesi sonucu Irak Savaşı başlamış ve Saddam rejimi yıkılmıştır. 2003 tarihinden sonra Kuzey Irak’ta Kürtler daha rahat hareket edebilme imkanına kavuşmuşlardır. Böyle bir ortamda yaşanan kaos ve düzensizlik Kuzey Irak’ı da etkilemiştir. Irak’ın geleceği konusunda endişeler gün yüzüne çıkarken tüm bölgeyi yakından ilgilendiren, Irak içerisinde yaşanması muhtemel Kürt – Arap çatışması ABD etkisi ile rafa kaldırılmıştır. Şu anda Irak’ta özerk olarak faaliyet gösteren üç bölge vardır; Irak Kürdistan’ı, Sünni ve Şii yönetimleri. Bu tabloda Irak Kürdistan’ı en çok kazanç elde eden bölge olmuştur. Saddam döneminin baskıcı ortamından, kendi kendilerini yönetebildikleri bir atmosfere kavuşmuşlardır.

 


2003 – 2009 arası Kuzey Irak için gelişmenin ve ilerlemenin sürdüğü bir dönem olurken, bu dönem içerisinde yapılan ilk seçimlerde ortaya çıkan tablo, Barzani’nin Irak Kürdistan Demokratik Partisi ile Talabani’nin Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği’ni bölgenin en  etkin güçleri olarak tescillemiştir. Aradan geçen süreç içerisinde Kuzey Irak’ta da gelişimle beraber değişimde yaşanmaya başlamıştır.

 


25 Temmuz 2009 tarihinde yapılan ikinci seçimler bölgede siyasi tablonun değişmeye başladığını göstermektedir. Barzani ve Talabani’nin ittifakı olan Kürdistan Listesi’nin yanı sıra IKYB’den ayrılan ve bir dönem Talabani’nin sağ kolu olan Noşirvan Mustafa’nın Gorran yani Değişim Listesi ve İslamcı kanat ile ittifak yaptığı sosyalistler de seçimlerde yer almıştır. 111 sandalyeli mecliste 100 milletvekilliği Kürtlere ait olurken, 5’i Türkmen, 5’i Hristiyan ve 1 tanesi de Ermenilere aittir. 100 sandalye arasında verilen mücadele, geçen hafta yapılan seçimlerle netlik kazanmıştır. Oyların %60’a yakınını alan Kürdistan Listesi seçimleri kazanırken Barzani Irak Kürdistan Bölgesel Başkanlığı’nı yeniden kazanmıştır. Noşirvan Mustafa’nın Değişim Listesi %23 oy alırken muhalefet adına önemli bir başarı elde etmiştir. İslamcı ve sosyalistlerin Hizmet ve Reform Listesi %12 civarında oy almıştır. Bu sonuçlar itibariyle Kuzey Irak’ta değişimlerin yaşanmaya başladığı ve artık Kürtlerin siyasi atmosfere daha çok entegre oldukları gözlemlenmektedir. Çünkü aşiretlerin seçimlerde ve bölge üzerinde süren etkisi geçen seçime göre çok önemli oranda azalmıştır. Geçtiğimiz seçimde %90’a varan oy oranı elde eden Barzani – Talabani ikilisi bu seçimde oylarının %30’unu kaybetmiştir. Değişim Listesi de Kuzey Irak’ta sistemin muhalif kanadını oluşturarak Barzani ve Talabani’yi etkileyecektir. Kuzey Irak’ta yaşanacak olan bir diğer gelişmede Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanlığı’nın IKDP’den IKYB’ye geçmesi olacaktır. Neçirvan Barzani’nin yerine Irak Başbakan Yardımcısı ve Talabani’nin adayı olan Barham Salih’in geçmesi beklenmektedir. Buna rağmen Neçirvan Barzani başbakanlığı bırakmak istememektedir. Bu durumda iki parti arasında yeni bir liderlik mücadelesi yaşanabilecektir.

 


Seçim sonuçları ile beraber ortaya çıkan tablo Kuzey Irak’ın geleceğini derinden etkileyecektir. ABD’nin kademeli olarak Irak’tan çekileceğini açıklaması ve bu çekilme sonrası yaşanması muhtemel Kürt – Arap çatışması ihtimali bölgeyi tehdit etmektedir. Unutulmaması gereken nokta ABD’nin tamamıyla çekilmeyeceğidir. Ayrıca bölgede yaşanacak bir etnik çatışmaya Türkiye’nin de müsaade etmeyeceği çok açıktır. Bu durumda böyle bir ihtimalin yaşanması uzak görülürken, seçim sonuçları sonrasında başbakan olması beklenen Barham Salih, Türkiye ile yakın ilişkilerin olması gerektiğini düşünmektedir. Hem peşmerge geçmişinin olmaması hem de bölgesel politikalarda Türkiye’yi önemli bir güç ve Kuzey Irak’ın stratejik öngörüsünde yakın ilişki içerisinde olması gereken bir ülke olarak görmesi Türkiye – Kuzey Irak ilişkilerinin gelişebileceğini göstermektedir. PKK konusunda ise askeri çözümü yeterli görmemesine rağmen PKK’ya karşı mücadele konusunda işbirliği yapılabilecek bir kişi olarak gözükmektedir.

 


Seçim sonrasında Kuzey Irak’ta gündemi belirleyecek en önemli üç konu şu şekilde olacaktır;


- Kerkük’ün statüsü. Bu konu Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirdiği Kuzey Irak ziyaretinde dile getirilmiştir. Maliki’de bu konu ile ilgili Kerkük’ün geleceğinin referandum ile belirlenmesini ön gören Irak anayasasının 140. maddesinin uygulanması gerektiğini söylemiştir. Şii – Kürt İttifakı’na bağlı bir iktidar sürdüren Maliki bu ittifakın Kürt kanadını kaybetmek istemediği için hem bu ziyareti gerçekleştirmiş hem de Kerkük ile ilgili görüşlerini dile getirmiştir.


- Kerkük dışında kalan ve Musul çevresinden Hanekin’e kadar olan alandaki İhtilaflı Topraklar’ın statüsü. Bu konu Kürt – Arap ilişkilerinin nasıl bir seyir izleyeceğini belirleyecek bir mesele olarak yeni yönetimin önüne gelecektir.


- Petrol ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki egemenlik hakları sorunu. Irak Petrol yasasının henüz çıkmamış olması ve bu konu üzerindeki mücadelenin sürmesi yine Kürt – Arap ilişkilerini etkileyecektir.

 

Birbirinden önemli üç konu ile karşı karşıya olan yeni Kuzey Irak Bölgesel yönetimi bunların yanı sıra bölgesel politikalar ve iç savaş tehlikesi ile de mücadele etmek durumundadır. Ayrıca Kuzey Irak’ta genişleyen siyasi yelpaze Barzani – Talabani ittifakını da önemli ölçüde rahatsız edecektir. İktidar alternatifi olan bir muhalefetin olması Kuzey Irak’ta demokrasiyi geliştirirken yeni mücadelelerin yaşanmasını da beraberinde getirecektir.

 


Kuzey Irak seçimleri bölgede önemli etkileşimlerin yaşanacağını göstermektedir. Siyasi tabloda değişikliklerin yaşanması muhtemeldir. Kuzey Irak denkleminde artık daha çok bilinmeyen vardır ve bu denklemde çözüm daha da karmaşık bir hal almaktadır.

Back to Top