Kosova’nın Kuzeyindeki Sırpların Entegrasyonu

Şeyma ADIYAMAN
18 Kasım 2011
A- A A+

17 Şubat 2008’de bağımsızlığını ilan eden Kosova, bugün 76 BM üyesi ülke tarafından tanınsa da uluslararası arenada tanınma mücadelesi vermeye devam etmektedir. Avrupa’nın en sorunlu bölgelerinden birinde bulunan ülke, uzun yıllardır Arnavutlar ve Sırplar arasındaki mücadelelere sahne olmaktadır.


Kosova’daki anlaşmazlıkların en büyük nedeni, sınırların etnik farklılıklar göz önünde bulundurularak çizilmemiş olmasıdır. Bu bağlamda Arnavutlar; etnik, dinsel ve dilsel farklılıkları nedeniyle Sırplar ile anlaşmazlıklar yaşamaktadır. Kosova’nın kuzeyinde yaşayan ve Belgrad’ı başkent olarak tanıyan Sırplar ise ayrılıkçı bir tutum sergileyerek bölge istikrarı önünde büyük bir engel teşkil etmektedir. Kuzeyde yaşayan Sırpların yanı sıra Sırbistan ve Bosna Hersek Sırp Cumhuriyeti’nde yaşayan Sırpların da kendi aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle Sırpların Balkanlar’daki entegrasyonu da sorunlu bir hale gelmektedir. Bosna-Hersek içindeki Sırp Cumhuriyeti’nin birlikten ayrılma isteğini açıkça dile getirmesi ve bu yönde politikalar üretmesi de gerginlikleri artırmaktadır. Tüm bu sorunlar Kosova ve Bosna-Hersek’in yanı sıra Sırbistan’ın da AB ve NATO gibi uluslararası kuruluşlara üye olma hedefine engel oluşturmaktadır.(1)


Son dönemde Kosova ile Sırbistan arasındaki anlaşmazlık en çok kuzey bölgesi nedeniyle yaşanmaktadır. Kosova’da toplam 112.700 Sırp yaşamakta bunların %54’ü 1.200 km2’lik kuzey bölgesinde bulunmaktadır. (2) Kuzeyde yaşayan Sırplar, Kosova ile entegrasyona şiddetle karşı çıkmakta ve bölgede Kosova ve Sırbistan’ın egemenlik mücadelesi hüküm sürmektedir. Priştine hükümeti, bölgeyi Sırp kurumların etkisinden arındırmak ve Sırbistan ile olan sınırını kontrol altına almak istemektedir. Sırp nüfus ise Mitrovica kasabasını merkezleri kabul ederek Priştine hükümetini tanımamakta ısrar etmektedir. Özetle kuzeyde Sırplar ile azınlık durumunda bulunan Arnavutlar ayrı politik, sosyal ve güvenlik yapılanmaları oluşturmuş durumdadır.(3) Bu durum Kosova’nın bağımsızlığını kazandığı tarihten itibaren ülke içinde tam bir istikrar ve barış ortamının sağlanamaması önündeki en büyük neden olarak ortaya çıkmaktadır.


Tüm bu sorunlar gözönünde bulundurulduğunda Sırbistan ve Kuzey Kosova’nın aynı politik çizgide olduğu düşünülebilir. Fakat Belgrad ve kuzeyin siyasi elitleri, farklı siyasi partileri ve görüşleri desteklemektedir. Birleştikleri tek nokta ise Priştine’yi dışlayarak Kosova kurumlarının güçlenmesini sağlayacak her türlü gelişmeyi önleyici politika izlemektir. Bu durum; kuzeyin Kosova’ya entegrasyonu önünde çok büyük bir engel oluşturmaktadır. Kuzeyde yaşayan Sırplar, özellikle sağlık ve eğitim konusunda kendi kurum ve hizmetlerinin çok daha iyi olduğuna inanmakta ve Kosova ile entegrasyona şiddetle karşı çıkmaya devam etmektedir.(4)


Kuzey, Kosova ekonomisine de olumsuz yönde etki etmektedir. Öyle ki 2008 yılından itibaren kayıtsız ekonominin kaynağı olarak gösterilen Kuzey Kosova nedeniyle Kosova bütçesinden her yıl 30 milyon avro kaybedilmektedir. Kosova’nın kuzeyinde bulunan 1 ve 31 numaralı sınır kapılarında kontrol yapılmadan araçların geçişine izin verildiğinden buradaki ticari faaliyetler de kayıt altına alınamamaktadır. Kosova İşadamları İttifakı Başkanı Agim Shahini, kurumların ancak bir kısmının açıklandığını; dolayısıyla bu rakamın 100 milyon avroya kadar çıktığını iddia etmektedir.(5)


Bölgenin her geçen yıl kötüye giden ekonomik durumunun yanı sıra hukukun üstünlüğü ilkesinin ihlal edilmesi de gündemdeki sorunlar arasında bulunmaktadır. AB yetkililerine göre bu sorun Kosova ve Sırbistan’ın AB üyeliği önündeki en önemli engellerden birini oluşturmaktadır.(6)


Kosova-Sırbistan Sınırında Yaşanan Gerginlik

Kosova-Sırbistan sınırında yer alan Yarinye Sınır Kapısı son günlerde gerginliğin en üst noktaya tırmandığı bir olaya sahne olmuştur. 27 Temmuz 2011’de Kosova’daki 200 kadar Sırp milliyetçi, sınırı ateşe vererek polis noktasına saldırmış ve bir Kosovalı polisin ölümüne neden olmuştur. Olaylar, Kosovalı yetkililerin Sırbistan’dan yapılan ithalatı engellemek için sınıra polis göndermesi sonrasında ortaya çıkmıştır.(7)


Yaşananlar üzerine açıklama yapan Kosova Başbakanı Haşim Taçi, bu olaylardan Priştine hükümetinin sorumlu olduğunu dile getirmiş ve şiddetin üst düzeydeki siyasiler tarafından organize ve koordine edildiğini iddia etmiştir. Ayrıca sınır geçişini ateşe verenlerin maskeli kişiler olduğunu ve bu olayın arkasında Belgrad hükümetinin olduğunu savunmuştur. Son olarak Taçi, Avrupa-Atlantik entegrasyonu için çaba sarf edilen bu günlerde böyle bir olayın meydana gelmiş olmasının çok üzücü olduğunu belirtmiştir.(8)


Sırp hükümeti ise saldırıların kendileri tarafından desteklendiği iddiasını reddetmektedir. Olayların yaşandığı Yarinye sınır kapısına giden Sırbistan’ın Kosova’dan Sorumlu Bakanı Goran Bogdanaviç: “Bu olayı gerçekleştirenler radikallerdir ve Kosova’nın kuzeyinde yaşayan Sırp halkı için iyi bir şey yapmamışlardır. Buradaki insanlar Sırp hükümetinin gerginlikleri yatıştırmak için gösterdiği çabaları destekliyor. Ancak organize suç çeteleri ve aşırılar her ne pahasına olursa olsun bizim uğraşlarımızı başarısızlıkla sonuçlandırmaya çalışıyor.” şeklinde konuşmuştur.(9)


Kosova’nın polis güçlerini sınıra aktarma girişimi BM ve AB tarafından da etnik çatışmayı körükleyeceği endişesi ile eleştirilmiştir. (10) Olaylardan sonra da Kosova polisi sınırdan çekilerek sınırdaki güvenliği NATO’ya bırakmıştır. Bu bağlamda açıklama yapan NATO yetkilileri; kontrolün sağlandığını, sadece küçük araçların geçişine izin verildiğini ve bu araçların da arandığını belirtmiştir. Sırp yetkililer ise sınırın kendi taraflarında aşırı milliyetçi Sırpların geçişine engel olunduğunu belirtmiştir.(11)


Kuzey Konusunda Çözüm Arayışları

Sınırda Arnavutlar ile Sırplar arasındaki gerginliklerin artması üzerine uluslararası aktörler ve Kosova hükümeti çözüm arayışları için çalışmalar başlatmıştır. Bu bağlamda öncelikle AB’nin arabulucusu Robert Cooper ikili diyaloğu geliştirmek ve krizi çözüme kavuşturmak amacıyla Belgrad ve Priştine’de yetkililer ile görüşmeler yapmıştır. 2 Ağustos Salı günü Kosova Başbakanı Haşim Taçi ile yapılan iki saatlik görüşme sonrasında basına bir açıklama yapılmamıştır. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’un sözcüsü Maya Kocianciç, çıkmaza son vermek amacıyla yoğun bir çaba sarf edildiğini ve mevcut sorunları bir an önce çözmenin kritik önem taşıdığını belirtmiştir. Kosovalı yetkililer ise AB ile müzakerelere kuzey konusunun dahil edilmemesi yönündeki politikalarını sürdürmektedir. Kosova İçişleri Bakanı Bayram Recepi, önceki dönemlerde verdiği demeçlerde Kuzey Kosova’nın gündem dışı olduğunu ve Cooper’ın yapabileceği tek girişimin CEFTA (Orta Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması) çerçevesi kapsamında ticari karşılıklılık konusunda anlaşmaya varmak amacıyla Belgrad ve Priştine diyaloğunu hızlandırmak olduğunu belirtmiştir. (12)


Kuzey konusunda yaşanan en son gelişme olarak Kosova Başbakanı Haşim Taçi, 22 Ağustos’ta yapılan olağanüstü hükümet toplantısında KFOR ile anlaşmaya varıldığını bildirmiştir. Bu bağlamda KFOR’un  Kosova hükümetinin ortaya attığı 10 şartı kabul ettiği bildirilmiştir. Kabul edilen şartlar şu şekildedir:

 

I. Önkoşul olarak kapatılan yollar açılacak,
II. Prensipte, sınır kapılarındaki mevcut durum ilkesine saygı gösterilecek,
III. Kapılar KFOR sorumluluğunda olacak,
IV. Prensipte “sınır kapıları askeri bölgelerdir ve güvenlik nedeniyle kapalılardır.” ilkesi benimsenecek,
V. İnsani yardıma ihtiyaç duyulduğunda uluslararası bağımsız bir organ tarafından değerlendirme şartıyla en çok 3.5 ton ağırlık taşıyan kamyonlarla Kosova’ya insani yardımların girişine izin verilecek,
VI. Sırp Ortodoks Kilisesi ihtiyacı için mallara izin verilecek,
VII. Her kişi ve araç silah kontrolüne tabi tutulacak,
VIII. Her kişi kimlik kontrolüne tabi tutulacak,
IX. 9.Belgrad-Mitroviça treni, KFOR tarafından yardım alınarak EULEX ve Kosova Polisi tarafından kontrol edilecek,
X. Güvenli ve sakin bir ortamın sağlanması amacıyla KFOR, sınır dışında resmi olmayan geçitlerde kontroller gerçekleştirecektir.(13)

 

Kosova ve KFOR arasında yapılan anlaşmanın Sırp yetkililer tarafından nasıl karşılanacağı ve girişimin ne şekilde sonuç vereceğini zaman gösterecektir.

 

Sonuç olarak Kosova uzun yıllardır tanınma ve iç istikrar konusunda yaşadığı sorunlar nedeniyle uluslararası gündemin üst noktalarında olmaya devam etmektedir. Tüm iç politik girişimler ve uluslararası arabulucuların çözüm arayışları sonucunda bugüne kadar Kosova konusunda kalıcı bir çözüme ulaşılamamıştır.


Alman Güneydoğu Avrupa Araştırma Derneği’nin Kosova uzmanı Johanna Daimel’e göre “Durum yeniden zorlaşacak, çok daha zorlaşacak. Yeniden cepheler kurulacak, yeni sınırlar çekilecek. Yeni başlangıç yapmak zor olacak. Ancak buna rağmen, hem Sırplara hem de Kosova yönetimine bölgedeki gerginliğin azaltılması için baskı yapılmalı. Zira bu koşullar altında her iki ülke için de bir Avrupa perspektifinden söz edilemez" (14) yorumunda bulunarak konunun ne kadar ciddi olduğunu vurgulamıştır. Unutulmamalıdır ki Kosova’da ortaya çıkabilecek bir gerginlik hem Balkanlar coğrafyasını hem de Avrupa istikrarı ve güvenliğini tehdit edebilecek bir potansiyeli de beraberinde taşımaktadır.


Dipnotlar:

(1) http://www.crisisgroup.org/regions/europe/balkans/kosovo/211-north-kosovo-dual-sovereignty-in-practice.aspx, (Erişim tarihi: 15 Temmuz 2011).
(2) http://en.wikipedia.org/wiki/Kosovo, (Erişim tarihi:  15 Temmuz 2011).
(3) http://www.crisisgroup.org/regions/europe/balkans/kosovo/211-north-kosovo-dual-sovereignty-in-practice.aspx, (Erişim tarihi: 15 Temmuz 2011).
(4) http://www.crisisgroup.org/regions/europe/balkans/kosovo/211-north-kosovo-dual-sovereignty-in-practice.aspx, (Erişim tarihi: 15 Temmuz 2011).
(5) http://www.kosovahaber.net/?page=2,10,4798 (Erişim tarihi: 21 Ağustos 2011).
(6) http://www.crisisgroup.org/regions/europe/balkans/kosovo/211-north-kosovo-dual-sovereignty-in-practice.aspx, (Erişim tarihi: 15 Temmuz 2011).
(7) http://www.bbc.co.uk/news/world-europe-14332936, (Erişim tarihi: 28 Temmuz 2011).
(8) http://www.dw-world.de/dw/article/0,,15275277,00.html, (Erişim tarihi: 30 Temmuz 2011).
(9)  http://www.dw-world.de/dw/article/0,,15275277,00.html, (Erişim tarihi: 30 Temmuz 2011).
(10) http://rt.com/news/pristina-serb-populated-north-kosovo/, (Erişim tarihi: 30 Temmuz 2011).
(11) http://www.bbc.co.uk/news/world-europe-14332936, (Erişim tarihi: 30 Temmuz 2011).
(12) http://www.setimes.com/cocoon/setimes/xhtml/tr/features/setimes/features/2011/08/03/feature-01 (Erişim tarihi: 22 Ağustos 2011).
(13) http://www.kosovahaber.net/?page=2,9,7867, (Erişim tarihi: 10 Ağustos 2011).
(14) http://www.dw-world.de/dw/article/0,,15275277,00.html, (Erişim tarihi: 22 Ağustos 2011).

Back to Top