Kosova’nın Bağımsızlık Süreci ve AB ile İlişkileri

Şeyma ADIYAMAN
14 Temmuz 2011
A- A A+

Eski Yugoslavya’nın iki özerk bölgesinden biri olan Kosova, 1990’lı yılların başında ortaya çıkan bağımsızlık hareketlerinden etkilenerek Miloseviç yönetimindeki Sırbistan ile karşı karşıya gelmiş ve yıllarca sürecek olan mücadelesine başlamıştır. 1999-2008 yılları arasında BM idaresinde bulunan bölge, 17 Şubat 2008 tarihinde Sırbistan’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiştir.

 

Bu tarihten itibaren de uluslararası bir aktör olmak ve küresel konumunu güçlendirmek için uluslararası arenada tanınma mücadelesi vermeye devam etmektedir.

 

Kosova Sorunu

10.816 km2’lik bir alana sahip olan Kosova, hem Sırplar hem de Arnavutlar için büyük öneme sahiptir. Her iki tarafin da Kosova’yı kendi kutsal toprağı olarak görmesi tarih boyunca çatışmalar yaşanmasına neden olmuştur.(1)

 

Slavlar’ın 6.yy’da Balkanlar’a gelmesiyle Sırplar, Kosova’da güçlü bir devlet kurmuşlar ve Sırp milliyetçiliğinin en önemli değerlerinden sayılan en büyük kilise ve manastırları burada inşa etmişlerdir. Dolayısıyla Kosova, Sırp Ortodoks Kilisesi’nin anavatanı ve Ortaçağ Sırp Krallığı’nın ilk merkezi olması nedeniyle Sırplar tarafından kutsal toprak olarak görülmektedir. Buna dayanarak Sırplar, kendilerini Kosova’nın tarihi mirasçıları olarak görmüşlerdir. Diğer taraftan, birçok tarihçiye göre Arnavutlar, M.Ö. 5.yy’da bölgeye geldikleri düşünülen İlirler’in soyundandır. Atalarının bölgeye ilk yerleşen topluluk olması nedeniyle Arnavutlar da Kosova’yı kendi toprakları olarak kabul etmektedir. (2)

 

Bölge, 1912’ye kadar Osmanlı yönetiminde kalmış; bu tarihten sonra Sırplar’ın eline geçmiştir. İki savaş arası dönemde bölgede yaşayan Kosovalı Arnavutlar yoğun bir Sırplaştırma politikasına maruz kalmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda bölge İtalyan işgalinden sonra tekrar Yugoslavya kontrolüne geçmiş ve 1946’da “özerk toprak” ilan edilmiştir. Bunun üzerine Kosova’nın Yugoslavya içinde kalmasına tepki gösteren Arnavutlar, 1968’de ayaklanma başlatmış ve kendi dillerinde eğitim gibi bir takım haklar elde etmişlerdir.(3) 1974 Anayasası ile özerklik sağlanıp ve hakları genişletilse de teknik olarak hala Sırbistan’a bağlı olmuş ve Tito’nun ölümünden sonra ekonomik sıkıntıların da etkisiyle yeniden başlayan ayaklanmalar kanlı bir şekilde bastırılmıştır.(4) Arnavutluk yönetimi ise bu gösterilere kayıtsız kalmış, hatta sınırdan Arnavutluk’a kaçan Arnavutlar geri gönderilmiştir.(5)

 

1989 yılının sonuna doğru ise Miloseviç yönetimi Kosova’nın özerkliğini kaldırarak; bütün haklarını elinden aldığını açıklamıştır. Bunun üzerine Arnavutlar, 1991 yılında İbrahim Rugova liderliğinde pasif direniş başlatarak Kosova Cumhuriyeti’ni ilan etmiş ve Sırp yetkililerle her türlü teması kesmişlerdir. Eğitim ve sağlık hizmetlerini kendi aralarında örgütleyerek paralel bir devlet sistemi kurmuşlardır. Fakat beklenen başarı ve istikrar sağlanamayınca Kosova Kurtuluş Örgütü-UÇK (Ushtria Çlirimtare Kosoves) 1998 yılı başında silahlı mücadele başlatmış ve karşılığında Arnavutlara yönelik etnik temizlik başlatılmıştır.(6) Çatışmaların devam etmesi üzerine NATO, Birleşmiş  Milletler Güvenlik Konseyi kararı olmadan  24 Mart 1999’da Yugoslavya’ya müdahale etmiştir. Savaş ancak 71 gün süren NATO bombardımanı ile 10 Haziran 1999’da sonlandırılabilmiştir. (7)

 

Savaşın sonucunda da Yugoslavya, ABD’nin dayattığı planı kabul etmek durumunda kalmıştır. Bu plana göre bölgeye “Kosova Force-KFOR” adında NATO’nun da katıldığı bir barış gücü konuşlandırılmıştır. Yugoslav güvenlik güçleri bölgeden çekilmiş ve Arnavutlar’ın geri dönmesi kabul edilmiştir. Sonrasında ise yönetim Birleşmiş Milletler Kosova Görev Gücü (UNMIK) idaresindeki geçici sivil yönetime bırakılmış ve bu yönetim 1999-2008 yılları arasında devam etmiştir.(8) 1999’daki NATO müdahalesi ile Sırbistan idaresinden kurtulan Kosova, Sırbistan ve Karadağ’ın 2006’da bağımsızlıklarını ilan etmesinden sonra; 17 Şubat 2008’de bağımsızlığını ilan etmiş ve ilk etapta Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Rusya’nın aksine; Türkiye ve ABD başta olmak üzere birçok ülke tarafından tanınmıştır.

 

Kosova-AB İlişkileri

Kosova bugün 76 BM üyesi ülke tarafından tanınsa da uluslararası arenada tanınma mücadelesi vermeye devam etmektedir. Çünkü bu sayı BM gibi uluslararası örgütlere üye olabilmek için yeterli değildir. 27 AB üyesi ülkeden ise 22 tanesi Kosova’yı resmi olarak tanımaktadır.(9)

 

2008 yılından itibaren denetimin AB’ye geçtiği Kosova’da Uluslararası Sivil Ofis Yönetimi (ICO) hizmet vermeye başlamıştır. ICO’nun amacı Kosova’nın statüsünün belirlenmesi ve Avrupa entegrasyonuna katkı sağlanmasıdır.(10) Uluslararası Sivil Temsilci ve AB'nin Kosova Özel Temsilcisi Pieter Feith, ICO’nun başlıca işlevini Kosova'nın denetimli bağımsızlığını destekleme şeklinde tanımlamaktadır.(11)

 

AB, Bosna-Hersek sorunundaki başarısızlığını Kosova’da telafi etmek amacıyla bir plan belirlemiştir. Kosova için yapılan bu plana göre ülkenin AB tarafından siyasi, ekonomik ve sosyal konularda desteklenmesi öngörülmüştür. Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve sosyal reformlarda AB’nin bağlı olduğu değerlerin korunup geliştirilmesi hedeflenmiştir. Böylece Kosova’nın ilgili kriterleri yerine getirerek kısa zamanda AB üyesi olması beklenmektedir. (12) Ancak bugüne kadar AB içinde Kosova konusunda ortak bir tavır sergilenememiştir ki Lizbon Antlaşması’na göre bir ülkenin AB’ye girebilmesi için tüm üye ülkeler tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Kosova’yı tanımayan AB üyesi İspanya, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Slovakya ve Romanya kendi içlerindeki etnik sorunları tetiklemesinden endişe duymaktadır. Bu durum AB’nin Kosova konusunda ortak bir dış politika izlemesine engel teşkil etmektedir.(13)

 

Sırbistan’ın AB üyeliği de Kosova sorunu nedeniyle tartışmalara neden olmaktadır. Birçok üst düzey AB yetkilisi Sırbistan’ın AB üyeliğinin Kosova ile sorunlarını gidermesi ile bağlantılı olduğuna işaret etmektedir. Avrupa Komisyonu sözcüsü Natasha Butler yakın zamanda yaptığı bir konuşmada Sırbistan’ın AB’ye üye olması için Kosova’yla ilişkilerini düzeltmesi gerektiği ve iyi komşuluk ilişkilerinin Lahey Sözleşmesi’nin şartlarından biri olduğunu belirtmiştir.(14)

 

AB Kosova Hukuk Düzeni Misyonu-EULEX

10 Nisan 2006’da AB ortak bir karar alarak olası bir krize karşı AB Planlama Timi (EUPT Kosovo) kurulmasına karar vermiştir. 11 Aralık 2006’da onaylanan bu karar, sürdürülebilir bir istikrar için Kosova’ya destek olmak ve bölgenin istikrarını güçlendirmek için Kosova’nın statüsünün belirlenmesine katkıda bulunmayı amaçlamıştır.(15)

 

AB Planlama Timi tarafından 16 Şubat 2008’de,14 Haziran 2012’ye kadar sürdürülmesi planlanan Avrupa Birliği Kosova Hukuk Düzeni Misyonu (EULEX) başlatılmıştır. “Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası” (CSDP) kapsamında oluşturulan EULEX, bugüne kadarki en geniş ölçekli sivil görev olma özelliğini taşımaktadır. Bu süreç danışmanlık, kontrol ve tavsiye mekanizmalarından oluşmaktadır. AB’nin hukukun üstünlüğünü gerçekleştirmek için kurduğu yapı; polis, yargıç, savcı ve gümrük görevlilerinden oluşmaktadır. Ayrıca tüm bu kurumların siyasi etkiden bağımsız çalışmasına, uluslararası standartlara ve AB standartlarına uyumlu olmasını sağlamayı ve Kosovalı yetkililere yardım ve destekte bulunmayı amaçlamaktadır.(16)

 

3200 personelin görev aldığı Priştine merkezli EULEX, BM Güvenlik Konseyi’nin 1244 numaralı kararıyla görev yapmaktadır. AB üyesi ülkelerin çoğunluğunun destek verdiği bu görev özellikle Norveç, Türkiye, İsviçre, Hırvatistan, ABD ve Kanada tarafından desteklenmektedir. Ayrıca diğer ülkelerin de katılımına açık bulumaktadır.(17)

 

Son Dönemdeki Gelişmeler ve Sonuç

Avrupa Parlamentosu Heyeti; Mayıs ayındaki iki günlük Kosova incelemeleri sonunda Kosova’nın vize muafiyeti kapsamına alınması sürecinin hızlandırılmasına çalışılacağını belirtmiştir. Avrupa Parlamentosu Heyeti Başkanı Eduard Kukan, Kosova Meclis Başkanı Jakup Krasniqi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada Avrupa Parlamentosu’nun süreci hızlandırmak için gayret göstereceğini fakat Avrupa Parlamentosu’nun bu konuda yapabileceklerinin sınırlı olduğunu kaydetmiştir. Ayrıca vize muafiyeti müzakerelerinin başlaması kararının Avrupa Komisyonu tarafından alındığını belirtmiştir. Kukan, Kosova’da tüm alanlarda köklü reformların hayata geçirilmesinin gerekli olduğunu ve sürecin hızlandırılmasının reformların hangi ölçüde uygulanacağına bağlı olduğunu ifade etmiştir. (18)

 

27 Mayıs 2011 tarihinde Kosova’da incelemelerde bulunan AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Kosova’da hukuk düzeninin işlemesinin ve yasaların uygulanmasının büyük önem taşıdığını belirtmiştir. Başbakan Haşim Taci ve hükümet üyeleriyle de biraraya gelen Ashton, Kosova’nın AB’ye üye olması için tüm kriterleri yerine getirmesinin şart olduğunu ve Sırbistan ile başlatılan diyalog sürecinin çok önemli olduğunu ifade etmiştir.  Ashton, Sırp General Ratko Mladiç’in yakalanmasına rağmen Sırbistan’ın AB’ye üye olması için önemli bir yol katetmesi gerektiğini de belirtmiştir. Ayrıca Ashton’a bilgi veren Kosova’nın Sırbistan ile Diyalog Heyeti Başkanı Edita Tahiri, bugüne kadar yapılan görüşmeler sonucunda ortaya koyulan bir anlaşma paketinin yakında açıklanacağını ifade etmiştir. EULEX Başkanı Xavier de Marnhac ile de biraraya gelen Ashton, 27 AB üyesi ülkenin EULEX’in çalışmalarına tam destek verdiğini belirtmiştir.(19)

 

Sırbistan’ın Kosova ile ilişkileri de büyük önem taşımaya devam etmektedir. 2012 baharında AB ile üyelik müzakerelerine başlamayı hedefleyen Sırbistan Aralık 2009’da AB’ye resmi başvuruda bulunmuştu.(20) Fakat birçok üst düzey yetkili gibi AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle, Sırbistan’ın AB üyeliğinden önce Kosova ile ilişkilerini normalleştirmesi gerektiğine işaret etmiştir. Sırbistan Başbakanı Mirko Cetkovic ise bunun üzerine AB üyeliği için Kosova’nın tanınmasının bir koşul olamayacağını ifade etmiştir. Cetkovic, Sırp medyasına yaptığı basın toplantısında AB üye ülkelerinden Kosova’nın bağımsızlığını tanımayan beş ülkenin var olduğunu bu nedenle tanımanın entegrasyon için bir koşul olamayacağını söylemiştir. (21)

 

Sonuç olarak Kosova’da istikrarın sağlanması Sırbistan ve Arnavutluk’taki etkileri ve ülkelerin birbirleriyle olan ilişkileri açısından da önemli olacaktır. Bugün çoğunluğu kuzeyde yaşayan Kosova’daki Sırp nüfusun geleceği de bu ilişkiler çerçevesinde belirlenecektir. Bu bağlamda Balkanlar’ın da istikrarı ve güvenliği ile Avrupa’nın iyi komşuluk ilişkilerini sürdürebilmesi için Kosova’nın Avrupa entegrasyonunun gerçekleştirilmesi ve Kosova ile bağlantılı sorunların çözüme kavuşturulması gerekmektedir. AB’nin başta EULEX olmak üzere izlediği politikalar; Kosova’nın geleceğine, siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmesine büyük katkı sağlayacaktır.

 

Kosova’nın 2008 yılında tek taraflı ilan ettiği bağımsızlık kararı 22 Temmuz 2010’da Uluslararası Adalet Divanı tarafından meşru kabul edilmiştir. Sırbistan kendi başvuruda bulunduğu Uluslararası Adalet Divanı’nın (her ne kadar bağlayıcı nitelik taşımasa da) kararını reddetmektedir. (22) Fakat Sırbistan’ın 2012 yılında başlayacak olan AB ile müzakere süreci Kosova’nın tanınması halinde büyük bir gelişme kaydedebilir. Bu durumda bugün ekonomik açıdan zorluklar çeken Sırbistan’ın ekonomik durumunun güçlenmesi ve yabancı yatırımların ülkeye giriş süreci hızlanabilir. Ayrıca Kosova’daki Sırplar’ın, tarihi kilise ve manastırların durumu da karşılıklı müzakereler sonucunda bir çözüme kavuşturulabilir.

 

Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç geçtiğimiz günlerde Kosova’nın dolaylı veya açık bir şekilde tanınmasının söz konusu olmadığını belirtmiştir. (23) Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremic, AB ile müzakerelerin bir an önce başlamasını istediklerini fakat Kosova’nın asla tanınmayacağını ifade etmiştir.(24) Sırp yetkililerin de belirttiği gibi yakın bir gelecekte Kosova’nın Sırbistan tarafından tanınma olasılığı mümkün görünmemektedir. Fakat Kosova ile AB arasında gelişen ilişkiler ve sürdürülen mekanizmalar göz önünde bulundurulduğunda AB ile üyelik müzakerelerinde bu konunun sık sık Sırbistan’ın karşısına çıkacağı ve başını ağrıtacağı açıktır.

 

 

Notlar:

(1) Emir Türkoğlu, “Kosova Arnavutlarının Milliyetçiliği”, içinde Balkan Diplomasisi-Balkan Araştırmaları Dizisi 3, Der. Ömer E. Lütem-Birgül Demirtaş Çoşkun, Ankara: Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Yayınları, 2001, s. 104-105.
(2) Ibid., s. 104.
(3) İlhan Uzgel, “Kosova Sorunu”, içinde Türk Dış Politikası-Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar, Cilt 2, Ed. Baskın Oran, İstanbul: İletişim Yayınları, 2001, s. 509.
(4) Agon Demjaha, “The Kosova Conflict: A Perspective from İnside”, içinde Kosova and the Challenge of Humanitarian İntervention, Ed. Albrecht-Ramesh Thakur, Tokyo: The UN University, 2000, s. 33.
(5) Birgül Demirtaş Çoşkun, “Arnavutluk’un Dış Politikası ve Balkanlar’da Arnavut Sorunu”, içinde Balkan Diplomasisi-Balkan Araştırmaları Dizisi 3, Der. Ömer E. Lütem-Birgül Demirtaş Çoşkun, Ankara: Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Yayınları, 2001, s. 77.
(6) İlhan Uzgel, “Kosova Sorunu”, içinde Türk Dış Politikası-Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar, Cilt 2, Ed. Baskın Oran, İstanbul: İletişim Yayınları, 2001, s. 509.
(7) Osman Karatay, “Miloseviç Dönemi Yugoslav Dış Siyaseti: Başarısız bir Mirasyedilik Olayı”, içinde Balkan Diplomasisi-Balkan Araştırmaları Dizisi 3, Der. Ömer E. Lütem-Birgül Demirtaş Çoşkun, Ankara: Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Yayınları, 2001, s. 135.
(8) İlhan Uzgel, “Kosova Sorunu”, içinde Türk Dış Politikası-Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar, Cilt 2, Ed. Baskın Oran, İstanbul: İletişim Yayınları, 2001, s. 509.
(9) Kosova’yı tanıyan ülkelerin listesi için bkz. http://www.kosovothanksyou.com/.
(10) http://www.ico-kos.org/ico/?id=9 (ErişimTarihi 20 Haziran 2011).
(11) http://www.setimes.com/cocoon/setimes/xhtml/tr/features/setimes/features/2011/03/14/feature-03(17 Haziran 2011).
(12) Selma Bardakçı, “AB’nin Kosova’daki Duruşı”,http://tr.caspianweekly.org/ana-kategoriler/balkanlar/1043-avrupa-birliinin-kosovadaki-duruu.html(Erişim tarihi: 17 Haziran 2011).
(13) Ibid.
(14) http://www.usakgundem.com/haber/63630/-quot-sırbistan-39-ın-ab-yolu-kosova-39-dan-geçer-quot-.html (Erişim tarihi: 16 Haziran 2011).
(15) http://www.eulex-kosovo.eu/en/info/docs/JointActionEULEX_EN.pdf (Erişim tarihi: 16 Haziran 2011).
(16) http://www.eulex-kosovo.eu/en/info/whatisEulex.php (Erişim tarihi: 16 Haziran 2011).
(17) Ibid.
(18) http://www.medya73.com/ab-kosovaya-vize-muafiyeti-surecini-hizlandiracak-haberi-653073.html(Erişim tarihi: 16 Haziran 2011).
(19) http://www.gercekgundem.com/?p=374625 (Erişim tarihi: 25 Haziran 2011).
(20) http://www.ab-ilan.com/son-haber/sirbistan-ab-uyelik-muzakerelerine-2012-baharinda-baslamayi-hedefliyor-002446.html (Erişim tarihi: 25 Haziran 2011).
(21) http://www.kosovahaber.com/?page=2,9,7215 (Erişim tarihi: 25 Haziran 2011).
(22) http://www.bbc.co.uk/news/world-europe-10721897 (Erişim tarihi: 23 Haziran 2011).
(23) http://english.albeu.com/albania-news/tadic:-we-do-not-recognize-kosovo/38517/(Erişim tarihi: 25 Haziran 2011).
(24) http://euobserver.com/9/32540(Erişim tarihi: 25 Haziran 2011).

Back to Top