Türkiye-Romanya İlişkileri

Şeyma ADIYAMAN
18 Haziran 2011
A- A A+

Coğrafi olarak Türkiye’yi batıya ve kuzey Avrupa’ya bağlayan yollar üzerinde bulunan Romanya, Türkiye’nin ardından Balkanlar’ın toprak ve nüfus bakımından en büyük ülkesidir. Diplomatik ilişkileri 130 yıllık bir geçmişe dayanan Türkiye ile Romanya arasında 1990’lardan itibaren gelişen ilişkiler son dönemde ivme kazanmıştır. Aralarında ortak bir sınır bulunmamasına rağmen; Boğazlar, Karadeniz ve azınlıklar boyutu göz önüne alındığında ikili ilişkilerin istikrarı ve gelişimi her iki tarafın da menfaatine hizmet etmektedir. AB üyesi Romanya ile Balkanlar’ın en önemli gücü Türkiye arasındaki diplomatik ve kültürel ilişkiler; ekonomik ilişkilere de olumlu yansımaktadır.


Siyasi İlişkiler


Soğuk Savaş Dönemi’nde iki ülkenin farklı kutuplarda yer almaları; ideolojik, politik, sosyo-ekonomik ve askeri ayrışmalara neden olmuştur. Ayrıca bu dönemde Marksist/Leninist ideolojinin etkisiyle-eğitim sistemi nedeniyle Romanya’daki Türk azınlığa yönelik objektif olmayan ve önyargılı bir kuşak yetişmeye başlamıştır.(1)


1944’ten itibaren SSCB’nin en önemli müttefiklerinden biri haline gelen Romanya’da demokratikleşme süreci zorlu geçmiştir. 25 yıldır iktidarda bulunan Nikolay Çavuşesku, değişime direnerek ayaklanma çıkarmışsa da neticede devrilmiştir. Sonrasında Nisan 1990’da yapılan seçimlerde değişim yanlılarının oluşturduğu ılımlı sol eğilimli “Ulusal Selamet Cephesi” Ion Ilıesku liderliğinde yönetimi ele almıştır. Böylece Romanya’da çok partili rejime geçilmiştir.(2)


Demokrasiye geçtikten sonra Batı ile bütünleşme çalışmalarına ağırlık veren Romanya; 2004’te NATO’ya, 10 Ocak 2007’de ise AB’ye üye olmuştur. Türkiye ise bu dönemde, Bulgaristan ve Romanya’nın NATO üyeliklerini Parlamento’da kabul edilen bir karar ile destekleyen tek ülke olmuştur. Daha sonra Romanya’nın AB üyeliğine de destek vermiştir. Bu dönemde Türkiye ile ilişkilerde karşılıklı dostluk, işbirliği ve anlayış egemen olmuştur. Bilindiği gibi Türkiye, Balkanlar’a yönelik dış politikasında bölgede siyasi istikrarın geliştirilmesini, devamını ve barışın korunmasını savunmaktadır. Bu bağlamda ülkelerarası diyaloğu artırmak için bölgeye sık sık ziyaretler düzenlemektedir. Romanya da Türkiye’nin Balkanlardaki bu rolünü desteklemektedir.


Son birkaç yılda karşılıklı yapılan ziyaretlere bakıldığında: 24-26 Ekim 2007’de Başbakan Tayyip Erdoğan, 2-3 Mart 2008’de ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Romanya’ya resmi ziyaret gerçekleştirmiştir. Romanya Cumhurbaşkanı Traian Basescu 21 Ağustos 2008 tarihinde Türkiye’ye bir çalışma ziyaretinde bulunmuştur. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise 2-3 Temmuz 2009’da Romanya’ya gitmiştir. Bu ziyaret sonrasında dönemin Dışişleri Bakanı Cristian Diaconescu 26-28 Ağustos 2009’da Türkiye’ye bir ziyaret yapmış ve görüşmede Türk-Romen ilişkilerinin stratejik ortaklık temelinde geliştirilmesine karar verilmiştir.(3)

Her iki ülke de jeostratejik açıdan; ortak bir sınır bulunmamasına rağmen Karadeniz’e sınırlarının olması ve Boğazlar boyutu ile birbiri için önem arz etmektedir. Bu bağlamda iki ülke, 25 Haziran 1992’de anlaşması imzalanan ve Romanya’nın bu yıl dönem başkanlığını yürüttüğü Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü üyesidir. İki ülke, örgütün en yüksek karar alma organı olan Dışişleri Bakanları Konseyi’nin yılda iki defa gerçekleşen toplantılarında bir araya gelmektedir.


Ülkelerin bir arada olduğu diğer bir uluslararası platform olan ve 1996’da faaliyetlerine başlayan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (SEECP); Güneydoğu Avrupa’da barış, istikrar, güvenlik ve işbirliği ortamını geliştirmek; demokratik ve ekonomik refah içerisinde bir Güneydoğu Avrupa için bölge ülkelerinin bir araya gelerek gerçekleştirdikleri bir oluşumdur. Türkiye ve Romanya’nın Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Makedonya Cumhuriyeti, Sırbistan, Yunanistan, Hırvatistan, Moldova ve Karadağ ile birlikte üye oldukları bu ortak platformda işbirliğine yönelmesi son derece önemlidir.


Ekonomik İlişkiler


İki ülke arasında gelişen diplomatik ilişkilerin yanı sıra ekonomik temelde de ilişkiler her geçen yıl ivme kazanmaktadır. Bugün Romanya, Türkiye’nin Balkanlar’daki en büyük ticari ortağıdır.


İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler bağlamında geçmişte imzalanan bir takım anlaşmalar bulunmaktadır. 1997 yılında “Serbest Ticaret Anlaşması” imzalayan iki ülke arasında 2001’de “Enerji ve Altyapı Alanlarında İşbirliği Anlaşması ve Protokolü” imzalanmıştır. 2002 yılında “Turizm İşbirliği Anlaşması”, 2006 yılında ise “Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması” imzalanmıştır. 1 Ocak 2007’den itibaren ikili ticaret; Romanya’nın AB’ye katılımı nedeniyle feshedilmiş ve Gümrük Birliği kapsamına alınmıştır.


2010’da Romanya’ya gerçekleşen ihracat 2009 yılına göre %5 artarak 2 milyon 335 bin dolara çıkmıştır. Aynı yıl ithalat 2 milyon 257 bin dolardan 3 milyon 94 bin dolara çıkarak %37 artmıştır. 2010’daki toplam ticaret hacmi ise %21 oranında artmıştır. Türkiye, İtalya ve Almanya’dan sonra Romanya’da en çok şirket kuran 3. ülke konumundadır. Romanya’da toplam Türk sermayeli şirket sayısı 9912’dir. Bu da ülkedeki tüm yabancı şirketlerin %7’sinin Türkiye menşeli olduğunu göstermektedir. (4) Üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleşen dolaylı yatırımlar da vardır. Bu bağlamda AB ülkeleri üzerinden yatırım yapan büyük finans, sanayi ve medya kuruluşlarından bahsedilebilir. Türkiye’de toplam 17.38 milyon dolarlık sermayesi bulunan Romanya’nın taşımacılık, turizm, ticaret alanlarında faaliyet gösteren 44 küçük ve orta ölçekli şirketi bulunmaktadır.(5)


Kültürel İlişkiler


Romanya ile Türkiye arasındaki kültürel ilişkiler 1966’da imzalanan “Sanat ve Bilimsel Değişim Anlaşması” ile başlamıştır. 2005 yılında İstanbul’da Romen Kültür Enstitüsü açılmıştır.(6)


Türk hükümetinin onayıyla İstanbul Romen Ortodoks cemaatine Yunan cemaati tarafından Azize Parascheva Kilisesi tahsis edilmiş ve Mayıs 2004’te açılışı gerçekleştirilmiştir. Kültürel ilişkiler; daha sonraki yıllarda sergi, müze açılışları ve karşılıklı ziyaretler ile devam etmiştir. Bu bağlamda Eylül 2005’te İstanbul Aya Sofya Müzesi’nde Romanya Cumhurbaşkanı Trainan Basescu’nun da katıldığı Art Nouveau ve Çağdaş Romen Mimari Sergisi açılışı yapılmıştır. 1 Şubat 2006’da Romanya Başbakanı Calin Popescu-Tariceanu’nun Türkiye ziyareti sırasında ise Ankara Atatürk Bulvarı’nda eski Romanya Dışişleri Bakanı ve Milletler Cemiyeti Başkanı Nicolae Titulescu’nun anıtının açılışı gerçekleştirilmiştir. 25 Haziran 2007’de devlet büyüklerinin de katılımıyla ünlü Roman bilgin Dimitrie Cantemir’in İstanbul’da bulunan evi ve anısına kurulan müze açılmıştır.(7)


Kültürel ilişkiler, aynı zamanda iki ülkede bulunan halklar açısından da önemlidir. Bu bağlamda Romanya’da resmi kaynaklara göre 29.533 Oğuz (Osmanlı Türkleri) ve 24.649 Tatar Türkü olmak üzere toplam 54.173 Türk yaşamaktadır. 1 Ağustos 2010 verilerine göre ise Türkiye’de 1.238 Rumen vatandaşı ikamet etmektedir. (8) Romanya Türkleri; barış ve uyum içinde siyasi, ekonomik ve sosyal hayata katılmakta ve Romanya-Türkiye ilişkilerinde son derece önemli bir köprü görevi üstlenmektedir. Ayrıca çok sayıda dergi, gazete ve radyo aracılığıyla sesini duyurabilen, dayanışma dernekleri ve vakıflar çatısı altında toplanan Türkler, Türkçe eğitim de almaktadır.(9)


Sonuç


Sonuç olarak 1990’dan sonra ülkede yaşanan dönüşüm ile beraber Romen dış politikasında da önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Soğuk Savaş döneminde farklı kutuplarda yer alan Türkiye ve Romanya arasındaki ilişkiler, Romanya’nın demokrasiye geçişi ve Batı kurumlarına entegre olması ile birlikte ivme kazanmıştır. Türkiye öncelikle ülkenin NATO; daha sonrasında ise AB üyeliğine destek vererek karşılıklı dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesine katkı sağlamıştır.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Teşkilatı ve NATO gibi uluslararası teşkilatlar bünyesinde istikrarlı bir gelişme çizgisi izleyen ilişkiler yapılan karşılıklı üst düzey ziyaretlerle güçlenmektedir.  AB üyesi Romanya ile AB üyelik süreci bulunan Türkiye arasında sürdürülen iyi ilişkiler aynı zamanda Balkanlar’ın istikrarına ve barış içinde yaşamasına da katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin hem siyasi hem de ekonomik olarak Avrupa’ya ulaşımı açısından da ilişkiler önem teşkil etmektedir.


Dipnotlar:


(1) O. Horata, “Kuzey ve Batı Türklüğünün Kesişme Noktasında Küçük Bir Türk Topluluğu: Romanya Türkleri.", (Editör: Erhan Türbedar), Balkan Türkleri, Asam Yayınevi, Ankara 2003, s.164.

(2) Baskın Oran, Türk Dış Politikası- Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar, Cilt 2, İstanbul: İletişim Yayınları, 2001, s. 481.

(3) http://www.mfa.gov.tr/turkiye---romanya-siyasi-iliskileri-.tr.mfa. (Erişim tarihi 23 Mart 2011).

(4) http://www.deik.org.tr:80/Pages/TR/IK_TicariIliskilerDetay.aspx?tiDetId=29&IKID=74 (Erişim tarihi 21 Mart 2011).

(5) Ibid.

(6) Romanya Büyükelçiliği İnternet Sitesi, http://www.ankara.mae.ro/index.php?lang=tr&id=12275. (Erişim 17 Nisan 2011).

(7) Ibid.

(8) Giray Saynur Bozkurt, “Geçmişten Günümüze Romanya’da Türk Varlığı”, http://www.karam.org.tr/Makaleler/590642051_bozkurt.pdf, (Erişim 17 Nisan 2011).

(9)  Ibid.

Back to Top