Sivil-Asker İlişkileri

A- A A+

Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı “sivil-asker” ilişkileri üzerine çeşitli kurum ve kuruluşlarda konferanslar vermektedir. Bu konferanslarda sivil-asker ilişkilerinin sınırlarını belirleyen interaktif ve hiyerarşik yapıyı tanımlamaktadır. Sandıklı, sunumlarında sorunsal olarak sivil alan ile askeri alan arasında yer yer iç içe geçen ilişkilerin güç dengesi üzerinden yola çıkmaktadır. Sandıklı’ya göre silahlı kuvvetlerin yeterince güçlü olmaması, dış tehdit ihtimalini artırırken, gereğinden fazla güçlü olması ise toplum için sorun oluşturabilmektedir. Sandıklı, sivil ve asker ilişkilerindeki muğlâk alanları şu şekilde başlıklandırmaktadır: Orduların yapısı ve temel görev alanları, kaynak aktarımı ve bütçe problemleri, orduların özerklik düzeyleri, orduların sivil denetimi, değişen askerlik modeli ve alternatif askerlik uygulamaları, giderek artan ordu toplum mesafesi ve vicdani ret uygulaması.

Doç. Dr. Sandıklı, konferanslarında sivil-asker ilişkilerini Huntington’ın Kurumsal Ayrım Teorisi, Janowitz’in Yakınlaşma Teorisi, Schiff’in Uyum Teorisi, Feaver’ın Vekâlet Teorisi ve Bland’ın Müştereklik Teorisi bağlamında mukayeseli olarak ele almaktadır. Fakat Sandıklı, sivil-asker ilişkilerinde herhangi bir teorinin tüm alanlarda geçerli olmasının çok da mümkün olmadığını belirtmektedir.

Sandıklı, orduların özerklik alanlarının, stratejik düzeye ve siyasi alana doğru genişledikçe demokratik temelde işleyen bir sivil-asker ilişkisinden uzaklaşılacağı tespitinde bulunmaktadır. Ayrıca farklı tasnifler ve tanımlamalarla açıklanmaya çalışılan ordunun özerkliğine ilişkin sınırların ülkelere ve kültürlere göre değişebildiğini belirtmekte ve orduların sivil denetiminin yine siviller tarafından yasalarla belirlenmiş demokratik ilkeler temelinde gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizmektedir.

Sandıklı’ya göre “Anadolu’da ordunun sivil denetimi ve özerkliğine ilişkin tarihsel derinlik Osmanlı dönemine kadar uzanmaktadır. Osmanlı’nın son döneminde (1876-1918) zayıflayarak yok olma noktasına gelen sivil denetim, Cumhuriyet’ten itibaren, asker kökenli devlet adamları eliyle de olsa tesis edilebilmiştir. 1960 ve 1980 sonrası dönemde ise, ordu üzerindeki sivil denetim tamamen ortadan kalktığı gibi, ordunun kendi başına bir siyasi aktör olarak güçlü biçimde siyaset sahnesine geri döndüğü görülmektedir. Bu çerçevede ele alındığında gerek Osmanlı Devleti gerekse Türkiye Cumhuriyeti döneminde sivil asker ilişkileri sancılı bir süreç geçirmiştir.”

Doç. Dr. Sandıklı, demokratik ülkelerde sivil-asker ilişkilerinde sivil otoritenin üstünlüğü prensibinin esas olduğunu belirtmektedir. Burada “sivil otoritenin üstünlüğü”nden kasıt, sadece askerin siyasete karışmaması değil, aynı zamanda seçimle iktidara gelen sivil otoritenin tüm siyasi konularda, milli savunma siyaseti ve stratejisinin belirlenmesi ve uygulaması dâhil, son sözü söyleme yetkisine sahip olmasıdır.

Sandıklı, özellikle son dönemde sivil-asker ilişkilerine ilişkin Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde birçok düzenleme yapıldığını belirtmekte ve takdiminde bu düzenlemelere ayrıntılı olarak değinmektedir.



“Sivil-Asker İlişkileri” başlıklı takdimi indirmek için tıklayınız

“Sivil-Asker İlişkileri” başlıklı takdim metnini indirmek için tıklayınız

“Milli Güvenlik Sistemi, Milli Güvenlik Siyasetinin Tespiti ve Vasıtaları” başlıklı takdim yansısını indirmek için tıklayınız
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top