İran-Ermenistan İlişkileri: Tecride Karşı Dayanışma

Ali Haydar ŞENYURT
27 Ağustos 2012
A- A A+

İran, 21 Eylül 1991 tarihinde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden (SSCB) ayrılarak bağımsızlığını kazanan Ermenistan Cumhuriyeti’ni 25 Aralık 1991 tarihinde resmi olarak tanımış, Erivan'la 9 Şubat 1992 tarihinde iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulduğuna dair bir bildirge imzalamıştır.1992 yılından itibaren İran ve Ermenistan arasında ticari, ekonomik, kültürel, teknik, finansal ve bilimsel alanda pek çok anlaşma imzalanmış, diplomatik alanda iki devlet arasında karşılıklı pek çok üst düzey ziyaret gerçekleştirilmiştir.(1) İran ve Ermenistan arasında “stratejik ortaklık” olarak nitelendirilebilecek yakın ilişkilerin temel dinamiğini İran-Azerbaycan ilişkileri oluşturmuştur. Azerbaycan’ın, İran’daki Azerileri kendisine karşı bağımsızlık mücadelesine yönlendirmesinden kaygı duyan İran, Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmeye yönelmiştir. Tahran, böylece, Azerbaycan’ın, İran’daki Azerilere yönelik girişimlerde bulunması durumunda, Ermenistan’ı koz olarak kullanma stratejisini geliştirmiştir. İran’da reformistler veya muhafazakârların iktidarda olması fark etmeksizin Tahran’ın bu stratejisi değişmemiştir.


Dağlık Karabağ’ın da dâhil olduğu Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisini işgal etmesi nedeniyle, Türkiye ve Azerbaycan, 1993 yılından itibaren kara sınırlarını Ermenistan’a kapatmış ve böylece İran Gürcistan’la birlikte Erivan’ın dünyaya açılabileceği iki kapıdan biri haline gelmiştir. Ayrıca, Karabağ Savaşı sırasında bile Ermenistan’a mal akışını kesmemesi ve Karabağ meselesinde “tarafsızlık” politikası benimsemesi, İran’ı Ermenistan nezdinde diplomatik ve ekonomik alanda stratejik bir ortak konumuna getirmiştir.      



İran-Azerbaycan-Ermenistan Hattı


Tahran’ın Azerbaycan’dan “tehdit algısı” İran’ın, Ermenistan politikasında belirleyici olmuştur. İran’ın, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki Karabağ meselesindeki tutumu da, bu durumun bir sonucudur. Ülkenin kuzeybatısında yaşayan Azerilerin, Azerbaycan ile birleşmesinden endişe duyan İran,  Karabağ sorununda başından beri “tarafsızlık” politikası izlemeye çalışmıştır.(2) Sınırları içerisinde bulunan Azeri nüfusun tepkisini çekmemek adına, Ermenistan’a açıkça destek vermemiş olsa da; Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal ettiği bir süreçte, Aralık 1992’de Ermenistan’a askeri operasyonları devam ettirebilmesi için gereken doğal gaz ve yakıt tedarikini sağlamıştır.(3) Ayrıca İran, 1993 yılında Ermenistan’a sınırlarını kapatan ve ambargo uygulamaya başlayan Türkiye ve Azerbaycan’a destek vermemiş; aksine Erivan ile ticari ilişkilerini devam ettirmiştir. Tahran yönetimi, bu dönemde Ermenistan’a, ülke ekonomisinin önemli ihtiyaçlarından olan gıda, hammadde ve enerji tedarik etmiştir.(4) Tahran bu şekilde;  Erivan’ın, Bakü karşısında güçsüz bir konuma düşmesini engellemeye çalışmıştır. Çünkü İran, Ermenistan’ı Azerbaycan’a karşı bir “tampon devlet” olarak görmüş ve Bakü’nün İran’daki Azerilere yönelik girişimlerde bulunması ihtimaline karşı Ermenistan’ı koz olarak kullanma stratejisini geliştirmiştir.(5)


1994 yılından itibaren İran-Azerbaycan eksenindeki etkileşime enerji boyutu da eklenmiştir. 1994 yılında Rusya aracılığıyla Karabağ çatışmasında ateşkes sağlanmış, Azerbaycan Hazar Denizi’ndeki hidrokarbon kaynaklarını çıkartarak enerji ihraç politikasına yönelmiştir. Önemli bir petrol ve doğalgaz ihracatçısı olan İran, Azerbaycan’ı kendisine rakip olarak görmeye başlamış ve Bakü’nün bölgede ekonomik bir güç olarak yükselmesini önlemek istemiştir.


Azerbaycan ve yabancı petrol şirketleri, Hazar Denizi’nden petrol çıkarıp, uluslararası pazarlara aktarmak üzere 1994 yılı Eylül ayında 8 milyar ABD Doları tutarında bir konsorsiyum anlaşması imzalamıştır. Azerbaycan, “Yüzyılın Anlaşması” olarak adlandırılan bu anlaşma ile oluşturulmaya çalışılan konsorsiyuma alınmamış olan İran’a kendi payından yüzde 5’lik hisse teklif etmiş, Tahran bu teklifi geri çevirmemiştir. Fakat Hazar petrolünün işletilmesine ilişkin projelerde büyük miktarda hisse sahibi olan Amerika’nın artan baskıları sonucunda, Azerbaycan 1995’te İran ile olan sözleşmesini iptal etmek zorunda kalmış, İran’ın hisselerini feshetmiştir. Azerbaycan’ın Washington ile yakınlaşma siyaseti izlemesinin, Amerika’nın Hazar havzasındaki artan varlığının sonucunda, bölgedeki statükonun ve güç dengelerinin kendi aleyhine değişmeye başladığını değerlendiren Tahran; ABD ve Azerbaycan’a karşı, Rusya ve Ermenistan ile daha güçlü bir “ittifak” kurma stratejisine yönelmiştir.


Azerbaycan petrolünün uluslararası pazarlara taşınmasını amaçlayan konsorsiyumun dışında tutulan İran, bu gidişatı dengelemek için 1995 yılı Haziran ayında Rusya ile Hazar Denizi’nde petrol arama platformu inşasında ve sondaj çalışmalarında işbirliği yapmak üzere anlaşma imzalamıştır.(6) Benzer şekilde İran, Azerbaycan tarafından konsorsiyumdan dışlanmasından yaklaşık 1 ay sonra Ermenistan ile bir dizi ekonomik ve siyasal işbirliği anlaşması imzalamıştır. Bu anlaşmalar çerçevesinde İran, Ermenistan’a 20 yıl süre ile doğalgaz ve elektrik satışı yapmayı kabul etmiştir.(7) Böylece İran; Amerika’yla enerji alanında işbirliğine girişen Azerbaycan’ı, Rusya ve Ermenistan ile ilişkilerini geliştirerek dengelemeye çalışmıştır.


İran’ın, Azerbaycan’a karşı Ermenistan’ı “tampon devlet” ve “karşı denge unsuru” olarak kullanma siyaseti, Ermenistan cephesinde olumlu etki doğurmuştur. Öncelikle; Tahran’ın Ermenistan dış politikasının en önemli meselesini oluşturan Karabağ sorunu karşısında, başından beri “tarafsızlık siyaseti” izlemesi, diğer bir ifade ile; Tahran’ın, Azerbaycan’ın tarafında yer almaması ve savaş döneminde Ermenistan açısından gerekli ihtiyaçları karşılaması, diplomatik ve askeri alanda Erivan’ın elini güçlendirmiştir. Ayrıca; Tahran’ın, Ankara ve Bakü’nün aksine, kara sınırlarını Ermenistan’a kapatmaması ve Ermenistan ile ticari ilişkilerini sürdürmesi, Azerbaycan ve Türkiye tarafından yalnızlaştırılmaya çalışılan Erivan için, İran’ın stratejik önemini artırmıştır. İran’da reformistler veya muhafazakârların iktidarda olması fark etmeksizin Tahran’ın Ermenistan politikasının değişmemesi ise, iki ülke arasındaki yakınlaşmayı pekiştirmiştir. İki ülke arasındaki ilişkiler temel olarak ticaret, ulaşım ve enerji alanlarında gelişmeye devam etmiştir.



Ticaret, Ulaşım ve Enerji Ekseninde İkili İlişkiler


Ermenistan Cumhuriyeti Ulusal İstatistik Servisi’nin kaynaklarına göre; Ermenistan İran’dan temel olarak; mineral hammaddeler, kimyasal maddeler, molibdenim, gıda ürünleri, alçı ve çimento, otomobil, sanayi ürünleri, teçhizat, elektrik enerjisi, taş ürünleri, değersiz metal ve canlı hayvan ithal etmektedir. Buna karşın Ermenistan İran’a; mineral hammaddeler, gıda ürünleri, kereste ve elektrik enerjisi ihraç etmektedir.(8) Ermenistan, toplam ihracatının yüzde 8,3’ünü İran’a yaparken, toplam ithalatının yüzde 5,5’ini İran’dan yapmaktadır.(9) İran’ın Ermenistan’a olan ihracatı ise, milli gelirinin yüzde 5’inin altındadır. Bu noktadan hareketle; Ermenistan pazarının İran ekonomisi için büyük bir öneme sahip olduğunu söylemek mümkün görünmemektedir. Esasen, ikili ticari ilişkiler İran’dan ziyade, doğu ve batı komşusu tarafından tecrit edilmiş Ermenistan’a fayda sağlamaktadır.(10)


Ermenistan-İran Ticaret Hacmi (Milyon Dolar) 1995-2011



Kaynak: Ermenistan Ulusal İstatistik Servisi 


Yukarıdaki veriler göz önünde bulundurulduğunda; Ermenistan’ın İran’a gerçekleştirdiği ihracat miktarı düşük düzeyli ancak istikrarlı bir seyir izlerken; İran’ın Ermenistan’a yaptığı ihracatta 2004’ten itibaren belirgin bir artış gözlemlenmektedir. İki ülke arasındaki artan toplam dış ticaretin, İran’ın Ermenistan’a yaptığı ihracatın miktarı nedeniyle olduğu açıkça görülmektedir. Fakat iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi seneler içerisinde artış göstermesine rağmen, İran-Ermenistan arasındaki ticaret hedeflenen düzeye ulaşmamış ve enerji merkezli olarak kalmıştır.(11) Örneğin, yukarıdaki grafikte görüldüğü üzere, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2004 sonrasında artmasında, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı projesinde mesafe kaydedilmesi önemli bir rol oynamıştır.


Projeye dâhil edilmeyen İran ve Ermenistan, BTC projesi sayesinde ekonomik ve siyasal olarak güçlenecek olan Azerbaycan’ın bölgesel güç dengelerini değiştireceğinden endişe etmiştir. İran ve Ermenistan, Güney Kafkasya’daki güç dengelerini kendi lehlerine çevirmek için BTC projesine karşı alternatif bir proje olarak İran-Ermenistan doğalgaz boru hattını inşa etmeye yönelmiştir. Bu minvalde, İran ve Ermenistan 2004 yılında 120 milyon ABD Doları tutarında bir anlaşma imzalamıştır.(12) Bu anlaşmaya göre, 41 kilometresi Ermenistan’ın sınır kasabası Megri’den Kajaran’a kadar, 101 kilometresi ise, Tebriz’den Ermenistan sınırına kadar olmak üzere toplam 142 kilometre uzunluğunda bir boru hattı inşa edilmesi kararlaştırılmıştır.(13) Hattın birinci etabı Mart 2007’de, ikinci ve üçüncü etabı ise Aralık 2008’de tamamlanmıştır. Anlaşma ile İran’ın Ermenistan’a doğalgaz sevkiyatı, Ermenistan’ın İran’dan aldığı doğalgazla elektrik enerjisi üretmesi ve ürettiği elektriği İran’a geri göndererek İran’a borcunu ödemesi hedeflenmiştir.(14)İran, bu proje sayesinde hem Ermenistan pazarına girmeyi hem de boru hattı vasıtasıyla Ermenistan üzerinden Avrupa doğalgaz pazarına açılmayı amaçlamıştır. Ermenistan ise, Rusya’ya bağımlılığını azaltmak ve iç tüketimde sıkıntı çekmemek için İran’dan da doğalgaz tedarik etmeyi istemiştir. Fakat doğalgaz pazarındaki hâkim konumunu kaybetmek istemeyen Rusya, İran’ın gerek Ermenistan pazarında hâkimiyet kurmasını gerekse Ermenistan üzerinden Avrupa pazarına açılmasını engellemeye çalışmıştır. Örneğin; İran ve Ermenistan inşa etmek istedikleri boru hattının çapının 1420 milimetre olmasını kararlaştırmışken, Rusya’nın Ermenistan üzerinde baskı kurması nedeniyle, hattın çapını 700 milimetreye indirmek zorunda kalmıştır. Moskova böylece İran’ın boru hattı vasıtasıyla Ermenistan üzerinden üçüncü ülkelere kendi gazını aktarmasını engellemiştir. Nitekim Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçeryan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bu yeni boru hattının Ermenistan’dan geçen kısmının kontrolünün ArmRosGas yoluyla GAZPROM’a devredilmesi hususunda anlaşmıştır. Ermenistan bu anlaşma dâhilinde, GAZPROM’la ve yan kuruluşu Itera’nın, yeni hattın yüzde 68 hissesine sahip olmasını kabul etmiştir.(15) Bu gelişmeler, Tahran ve Erivan’ın doğalgaz alanındaki işbirliğine Kremlin’in nasıl müdahale edebileceğini göstermiştir.


İran ve Ermenistan, enerji alanında ayrıca iki ülke elektrik iletim şebekelerini birleştirecek olan üçüncü yüksek gerilim hattı ve ortak sınır boyunca yer alan Aras Nehri üzerinde inşa edilecek iki hidroelektrik santral gibi projeler yürütmektedir.(16) Tahran, bu projelerle Ermenistan’la enerji işbirliğini güçlendirmekle birlikte bölgede önemli bir elektrik tedarikçisi konumuna terfi etmeyi de hedeflemektedir.


Enerji alanındaki ortak girişimlerin yanı sıra, İran ve Ermenistan ulaşım alanında da işbirliği geliştirmektedir. İran-Ermenistan demiryolu hattı ve Kuzey-Güney hattı olarak adlandırılan karayolu inşaat projesi iki ülke arasında ulaşım alanında işbirliğine örnek verilebilir. 60 kilometresi İran’da, geri kalan 410 kilometresi Ermenistan’ı baştanbaşa kat edecek olan demiryolu projesinin ön anlaşması 2009 yılında imzalanmıştır. Fakat Tahran ve Erivan, projenin gerçekleşmesi için gereken sermayenin bulunması konusunda sıkıntı çekmektedir.(17) Ermenistan, gerçekleşmesini dört gözle beklediği bu demiryolu projesi vasıtasıyla Basra Körfezi ve Asya pazarına çıkmayı planlamaktadır.(18) Erivan, bu demiryolunun Kazakistan-Türkmenistan-İran demiryolu ile birleştirerek İran üzerinden Orta Asya ve Çin ile ticari ilişkilerini geliştirmeyi hedeflemektedir. İran ise, demiryolunun Gürcistan’a kadar uzatılması ihtimalini hesaba katarak, demiryolu sayesinde Karadeniz’e ve Avrupa pazarlarına ulaşmayı amaçlamaktadır.(19)


Ermenistan’ın güneyde İran ve kuzeyde Gürcistan sınırları arasında otoyol yapılmasını ve daha sonra da bu otoyolun Gürcistan’ın Batum Limanı’na ve İran’a kadar uzatılmasını amaçlayan karayolu projesi ise, hala tasarı aşamasındadır. Bu projenin hayata geçirilmesi durumunda; İran’ın Basra Körfezi limanları ile Karadeniz’deki Gürcü limanları birleştirilmiş olacaktır.(20)



İran’ın Kamu Diplomasisi Stratejisi ve İranlı Ermeniler


Sayıları 100.000 civarında olduğu tahmin edilen İranlı Ermeniler, her ne kadar İran ve Ermenistan arasındaki diplomatik işbirliğinin temel nedeni olmasa da; iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunmuştur. İran’da yaşayan Ermeniler, İran ve Ermenistan arasındaki karşılıklı ticari ve kültürel bağların gelişimini kolaylaştırmıştır. İran Ermenileri ayrıca iki ülkenin eğitim ve turizm alanındaki ilişkilerinin gelişimini hızlandırmıştır. Ancak burada belirtilmesi gereken husus; eğitim ve turizm alanındaki ilişkilerin tek taraflı olarak gelişmekte olduğudur. Mesela; 2007 yılında Erivan’da 3000 İranlı öğrenci eğitim görürken; İran’da eğitim gören Ermenistanlı öğrenci sayısı sadece 10 tanedir.(21) Benzer şekilde, 2011 yılında Ermenistan’ı 100.000 civarında İranlı turist ziyaret ederken; aynı yıl İran’ı çok az sayıda Ermenistanlı turist ziyaret etmiştir.


İranlı Ermenilerin Tahran için anlamı, sadece iki ülke arasındaki ticaret, eğitim, kültür ve turizm alanındaki bağları güçlendirmesi ile sınırlı değildir. Tahran, gerek İran’daki Ermeni cemaati gerekse Ermenistan ile ilişkilerini iyi tutarak,  Avrupa ve Amerika’daki Ermeni diasporasına ulaşmayı ve diasporanın Batı’daki nüfuzundan faydalanmayı amaçlamaktadır. Tahran ABD’deki Ermeni lobisinin yardımıyla Washington’ı İran’a karşı yaptırım kararı almaya zorlayan Yahudi lobisini dengelemeyi planlamaktadır. İran ayrıca Ermeni diasporası vasıtasıyla uluslararası kamuoyuna nükleer enerji programını barışçıl amaçlar doğrultusunda yürüttüğü mesajını vermek istemektedir.(22) İran’ın bu “kamu diplomasisi stratejisini” yürütebilmesi için, öncelikle kendi sınırları içerisinde yaşayan Ermenilerle ilişkilerini iyi tutması gerekmektedir. Tahran, bu sebeple, ülkedeki diğer azınlıklara tanımadığı bir takım dini ve kültürel hakları Ermenilere tanımaktadır. Bu hak ve özgürlüklerin bazıları ibadet özgürlüğü, alkol kullanımına ve Ermeni okullarında Ermenicenin öğretilmesine izin verilmesi şeklinde sıralanabilir.(23) İran, sınırları içerisinde yaşayan Ermeni azınlığa tanıdığı bu haklar sayesinde diplomatik olarak elini güçlendirmeye çalışmaktadır. Tahran böylece ABD ve Avrupa Birliği’nin İran aleyhindeki demokrasi ve insan hakları ihlalleri ile ilgili suçlamalara, ülke içerisindeki Ermeni azınlığın durumunu göstererek karşı koymaktadır.(24)



Sonuç


Ermenistan, Karabağ işgali nedeniyle komşuları Azerbaycan ve Türkiye tarafından; İran ise nükleer programı nedeniyle ABD ve İsrail tarafından tecrit edilmeye çalışılmaktadır. İki ülke de kendilerine karşı uygulanan tecrit ve ambargo politikalarını dengelemeye yönelik bir dış politika izlemektedir. Bu durum; İran ve Ermenistan’ı siyasi ve iktisadi çıkarlarını korumak için dayanışmaya sevk etmektedir. İran, Türkiye ve Azerbaycan’ın aksine; kara sınırlarını kapatmak ve ekonomik yaptırım uygulamak yoluyla Erivan’ı Karabağ meselesinde uzlaşmacı bir tutum takınmaya zorlamamıştır. Tahran, Karabağ meselesinde Ermenistan’ı diplomatik ve ekonomik alanda dolaylı yoldan desteklemiştir. İran, ulaşım ve enerji alanında yürüttüğü projelerle, darboğazda olan Ermenistan ekonomisine katkı sağlamaktadır. Ermenistan’ın uluslararası pazarlara açılabildiği iki kapıdan biri olan İran, Serj Sarkisyan’in deyimiyle; Ermenistan için  “nefes borusu” (25) işlevi görmektedir. Ermenistan’ın İran’la ilişkilerinin bozulması, bu nefes borusunun daralması anlamına geleceğinden, Ermenistan; ABD ve Avrupa Birliği’nden gelen baskılara rağmen, İran’a yönelik yaptırımları uygulamamaktadır. Ermeni yetkililer, İran nükleer programından kaynaklanan krizin diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini ifade etmekte, Tahran’ın barışçıl amaçlı nükleer enerji kullanımını desteklediklerini farklı vesilelerle dile getirmektedirler.


Ermenistan, İran açısından stratejik bir ticari ortak değildir. Fakat Ermenistan’ın, İran’a yönelik yaptırımları uygulamaması ve bu kararına gerekçe olarak İran’la yürüttüğü stratejik ilişkileri göstermesi; ABD’nin tecrit politikasının nüfuz edemediği bir kanalın olduğu anlamına gelmektedir. Bu bağlamda, Ermenistan’ın bu tutumunun; İran açısından ekonomik olmaktan ziyade, psikolojik ve sembolik bir öneminin olduğu söylenebilir. Diğer taraftan Rusya’nın talepleri, ikili ilişkilerde daha belirleyici bir dinamiğe dönüşebilmektedir. Tahran-Erivan arasındaki işbirliğinin düzeyi, doğalgaz boru hattı projesi örneğinde görüldüğü gibi Rusya tarafından sınırlandırılabilmektedir.


Neticede İran-Ermenistan münasebetlerinin yirmi yıllık geçmişine bakıldığında; iki ülke arasındaki yakın ilişkilerin ülkelerin iç politikasında veya bölgesel konjonktürde radikal bir değişim/dönüşüm meydana gelmediği sürece devam edeceği öne sürülebilir.



Dipnotlar:


(1)“Bilateral Relations: Iran Islamic Republic of”, Ministry of Foreign Affairs of the Republic of Armenia,  17.05.2012,,

http://www.mfa.am/en/country-by-country/ir/ [05.07.2012].

(2) Geoffrey Gresh, “Coddling the Caucasus: Iran’s Strategic Relationship with Azerbaijan and Armenia”, Caucasian Review of International Affairs, Vol 1-Winter 2006,  s. 3,

http://www.cria-online.org/Journal/1/Coddling%20the%20Caucasus%20by%20Geoffrey%20Gresh.pdf  [10.07.2012].

(3) Soner Cagaptay and Alexander Murinson, “Good Relations between Azerbaijan and Israel: A Model for Other Muslim States in Eurasia?”, The Washington Institute for Near East Policy, 30.03.2005,

http://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/good-relations-between-azerbaijan-and-israel-a-model-for-other-muslim-state [09.07.2012].

(4) Emil Suleymanov and Ondrej Ditrych, “Iran and Azerbaijan: A Contested Neighborhood”,

Middle East Policy, Volume 14, Issue 2, June 2007,  s.106.

http://home.ku.edu.tr/qdufurrena/public_html/Hist334/

Iran%20and%20Azerbaijan,%20contested%20neighborhood.pdf [16.07.2012].

(5) Kamer Kasım, Soğuk Savaş Sonrası Kafkasya, USAK Yayınları, Ankara 2011, s. 146. 

(6) Gresh, a.g.m., s.6-7.

(7) Svante E. Cornell, The Nagorno-Karabakh Conflict, 1999, s. 95.

(8)“Bilateral Relations: Iran Islamic Republic of”, Ministry of Foreign Affairs of the Republic of Armenia,  17.05.2012,

http://www.mfa.am/en/country-by-country/ir/ [05.07.2012].

(9) “Armenia: The World Factbook”, Central Intelligence Agency (CIA),

https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/am.html [15.07.2012].

(10) Vusal Gasimli, Zaur Shiriyev, Zulfiyya Valiyeva, “Iranian-Armenian Relations: Geopolitical Reality versus Political Statements”, 2011, s.8, http://www.scribd.com/doc/78323446/Iran-Armenia-

Relations-Geoplotitical-Reality-versus-Political-Statements [10.07.2012].

(11) Kasim, a.g.e., 61. 

(12) Gasimli, Shiriyev, Valiyeva, a.g.m., 14-15.

(13) Vladimir Socor, “Iran-Armenia Gas Pipeline: Far More Than Meets the Eye”, Eurasia Daily Monitor, Volume: 4, Issue: 56,

http://www.jamestown.org/single/?no_cache=1&tx_ttnews[tt_news]=32607 [16.07.2012].

(14) “Iran Armenia Gas Pipeline Inaugurated”, Tehran Times, 04.12.2008,

http://old.tehrantimes.com/index_View.asp?code=183993 [16.07.2012].  

(15) Vladimir Socor, “Iran-Armenia Gas Pipeline: Far More Than Meets the Eye”, Eurasia Daily Monitor, Cilt: 4, Sayı: 56,

http://www.jamestown.org/single/?no_cache=1&tx_ttnews[tt_news]=32607 [16.07.2012].

(16) Fikret Ertan, “İran-Ermenistan Ortak Projeleri”,

Zaman, 26.12.2011, http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1219770 [24.06.2012].

(17) Fikret Ertan, “İran-Ermenistan İlişkileri Gittikçe Gelişiyor”, Zaman, 18.07.2010,

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1006260 [16.07.2012].

(18) ) Cavid Veliev, “İran Ermenistan’ı Neden Besliyor?” 1News, 25.01.2011,

http://www.1news.com.tr/yazarlar/20110125034102815.html [25.06.2012].

(19) Cavid Veliev, “ Kendini Yalnızlaştıran Ülke”, Cumhuriyet Strateji, 04.02.2008, 

http://www.avim.org.tr/eskimakaletekli.php?makaleid=186 [25.06.2012].

(20) Cavid Veliev, “İran Ermenistan’ı Neden Besliyor?” 1News, 25.01.2011,

http://www.1news.com.tr/yazarlar/20110125034102815.html [25.06.2012].

(21) Clement Therme, “The Irano-Armenian Alliance”, Journal of International & Strategic Studies, No.1, Spring 2008, s.3,

http://www.ifri.org/?page=contribution-detail&id=5001&id_provenance=97 [22.08.2012].

(22) Karine Ter-Sahakyan, “Iran puts trust in Armenian Diaspora and work towards cancelling visa regime”, PANARMENIAN, 09.11.2011, http://www.panarmenian.net/eng/details/83361/ [22.08.2012].

(23) Ziya Meral, “Iran, Armenians and Armenia”, The Commentator, 22.09.2012,

http://www.thecommentator.com/article/796/iran_armenians_and_armenia [12.01.2012].

(24) Clement Therme, a.g.m., s.4.

(25) “Armenia Recognizes, Iran’s N Right”, PressTV, 28.01.2011, 

http://edition.presstv.ir/detail/162441.html [18.07.2012].

Back to Top