Kuzey Irak’ta Goran Hareketi ve KDP-KYB ile Denge Arayışları

Ali SEMİN
19 Haziran 2014
A- A A+

Irak’ta ABD işgalinin ardından kurulan etnisite ve mezhebe dayalı siyasi yapıda merkezi hükümetin Şii-Sünni Araplar ve Kürtler arasında paylaşımını öngören yönetim sistemi devam etmektedir. Kuzey Irak’ta ise 1991 yılından beri geçerli olan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) eksenli iki yönetimli yapı işgal döneminde sona ermiştir. 1994-2005 arası dönemde Erbil ve Dohuk KDP idaresinde yer alırken Süleymaniye ise KYB tarafından yönetilmiştir. Bu dönemde KDP ve KYB’nin liderlik mücadelesine girdiği ve Habur Sınır Kapısı’ndan elde edilen gelirin paylaşımı konusundaki anlaşmazlığın iki parti arasındaki gerilimi silahlı çatışmaya kadar tırmandırabileceği gözlenmiştir. Fakat ABD işgali ve Kürtlerin bu süreçte elde ettikleri imtiyazları muhafaza etme isteği, KDP ve KYB’nin birlikte hareket etmesini sağlamış ve taraflar arasında zımni bir anlaşma yapılmıştır. İki parti 2006’da ortak idare hususunda anlaşarak stratejik bir ortaklık tesis etmiş, Kuzey Irak Kürt yönetimini %50-%50 paylaşmayı kararlaştırmıştır. KDP Celal Talabani’nin Irak cumhurbaşkanlığını, KYB de Mesut Barzani’nin Kürt yönetimi başkanlığını desteklemiş ve iki parti 2014’e kadar Irak parlamento seçimlerine ortak liste ile katılmıştır.

 

Kürt Yönetimi Başkanı Barzani'nin lideri olduğu KDP ve Cumhurbaşkanı Talabani'nin lideri olduğu KYB tesis ettikleri ortaklık çerçevesinde Kuzey Irak’ı Temmuz 2009’a kadar etkili bir muhalefet olmadan yönetmiştir. 25 Temmuz 2009 tarihinde gerçekleştirilen parlamento seçimlerinde ise Goran Hareketi (Değişim) Kuzey Irak’ta güçlü bir muhalefet olarak siyasete katılmıştır. KYB içerisinden doğan Goran Hareketi, 2010’da Irak parlamento seçimlerinde aldığı oy sayısını artırmış, 2013’teki Kuzey Irak parlamento seçimlerinde de KDP’nin ardından en yüksek oyu alarak Kürt yönetiminde hükümetin koalisyon ortağı haline gelmiştir. İran’la yakın ilişkileri bulunan ve özellikle Süleymaniye’de etkili olan Goran Hareketi’nin iktidarın ortağı haline gelmesi Kürt yönetimindeki dengeleri etkilemeye, Kuzey Irak’taki KDP-KYB eksenine dayalı siyasi yapıyı değiştirmeye başlamıştır. Bu analizde Goran Hareketi’nin ortaya çıkışı, yükselişi ve söylemleri incelenmekte, hareketin Kuzey Irak seçimlerinde aldığı oy oranları ele alınmakta ve 30 Nisan 2014 seçimlerinde Goran’ın performansı KDP ve KYB ile mukayeseli olarak değerlendirilmektedir. Analizde Goran Hareketi’nin yükselişinin Kuzey Irak’taki siyasi denkleme etkileri üzerinde durulmakta, 2013 parlamento seçimlerinin ardından kurulan 8. hükümette yer almasının Goran’ın mevcut vizyonunu ve oy desteğini nasıl etkileyebileceği analiz edilmektedir.     

 

Goran Hareketi’nin Yükselişi ve Vizyonu

 

Kuzey Irak, 1990’lı yıllardan Goran Hareketi’nin ortaya çıktığı 2009 yılına kadar KDP ve KYB’nin hâkim olduğu bir bölge olmuştur. ABD işgali döneminde iki partinin birlikte hareket etmesi ise Kürt yönetiminde muhalefete ihtiyaç olduğu kanaatini yaygınlaştırmıştır. Goran Hareketi böyle bir siyasi zeminde KYB’nin kurucu kadrosu arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı ortaya çıkmış ve değişim söylemiyle Kuzey Irak siyasetine katılmıştır.

 

KYB lideri Celal Talabani’nin yardımcısı Novşirvan Mustafa, partide reform gerçekleştirilmesi, bölgedeki ailelere dayalı yönetim sisteminin değiştirilmesi, yolsuzlukların önlenmesi ve şeffaf bir idareye duyulan ihtiyaca işaret ederek Aralık 2006’da partiden istifa etmiştir.(1) Mustafa KYB’den istifa ettikten sonra siyasi faaliyetlerini medya alanında sürdürmüş, Sibey (yarın) adlı bir haber sitesi kurmuş ve 2007 yılından itibaren Goran Hareketi’nin kuruluşu için teşkilatlanmaya başlamıştır. Nisan 2009’da siyasi parti hüviyeti kazanan Goran Hareketi, 2009’daki Kuzey Irak parlamento seçimlerine katılmış, toplam oyların %23,75’ini alarak bölgedeki en güçlü muhalif siyasi parti haline gelmiştir.(2) Kuzey Irak’taki 2009 seçimlerinin ardından 2010’da Irak parlamento seçimlerine katılan Goran Hareketi, %4,3’lük oy oranıyla Bağdat’ta 8 milletvekili kazanmıştır.(3) Goran bu oranıyla KDP-KYB’nin %14,6’lık oy oranına sahip ortak listesinin ardından Bağdat’ta ikinci Kürt partisi konumuna yükselmiştir. 

 

Goran Hareketi’nin Yükselişi (2009-2014)

 

 

Goran Hareketi’nin kuruluşunda ve yükselişinde üç temel sebebin etkili olduğu görülmektedir. Birincisi, KDP-KYB tarafından 22 yıldır yönetilen bölgede artık değişim, reform ve şeffaf bir yönetime ihtiyaç duyulmasıdır. Bölgenin yönetim erkleri üzerinde süreklilik arz etmeye başlayan ikili ittifak, denetleyici üçüncü bir siyasi partinin ortaya çıkışını gerekli kılmıştır. İkincisi, Kuzey Irak’ta Barzani ve Talabani eksenindeki iç politikayı dengeleyebilecek güçlü bir muhalefetin ortaya çıkması arzusudur. Üçüncüsü ise Talabani’nin partiyi geri planda tuttuğu yönündeki izlenim, KDP ile stratejik ittifakın parti içinde yol açtığı anlaşmazlıklar ve KYB’nin KDP’nin güdümüne girdiği yönündeki eleştirilerdir. Nitekim Talabani’nin, Cumhurbaşkanlığı döneminde bütün zamanını Bağdat’taki çalışmalarına ayırdığı ve KYB’deki iç çekişmeleri dizginleme gücünü yitirmeye başladığı gözlemlenmiştir. Talabani-Barzani ittifakının ise iki parti arasındaki çatışmayı sona erdirirken KYB’nin bölünmesine yol açtığı müşahede edilmiştir.   

 

Kürt milliyetçisi Mustafa liderliğindeki Goran Hareketi, KDP ve KYB’nin aksine Kuzey Irak dışındaki Kürtler arasında etkili değildir. Kuzey Irak Kürt yönetimi kontrolü dışındaki Kerkük, Musul, Selahattin ve Diyale bölgelerinde Goran Hareketi’nin KDP-KYB ile karşılaştırıldığında ciddi bir halk desteğinin olmadığı ifade edilebilir. Bu durumun sebeplerinden biri Goran Hareketi’nin Kuzey Irak merkezli ve iç politika ağırlıklı bir vizyona sahip olmasıdır. Goran Hareketi, Kuzey Irak’taki en büyük muhalefet olmasına rağmen içe kapanık bir siyaset izlemektedir ve Orta Doğu’da İran dışında başka bir ülkeyle ciddi bir münasebeti bulunmamaktadır. KDP ve KYB ise Irak genelinde ve Kuzey Irak özelinde neredeyse tüm siyasi parti ve oluşumlarla etkileşime girmekte, bölgesel ve küresel güçlerle ilişkiler kurmaktadır. Goran Hareketi’nin sadece Tahran yönetimi ile ilişkilerini güçlendirerek iç politikaya yönelmesi, partinin orta ve uzun vadede etkinliğini sınırlandırabilir. Bu açıdan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 4 Mart 2014 tarihinde Süleymaniye’deki Goran Hareketi merkezine gerçekleştirdiği ziyaretin parti için bir açılım sağlayabileceği değerlendirilmektedir. Goran Hareketi’yle etkileşime girmek Türkiye’ye de Dohuk-Erbil hattındaki etki alanını Süleymaniye’ye genişletme imkânı sağlayabilir. 

 

Goran’ın Kuzey Irak genelinde teşkilatlı olmakla birlikte özellikle Süleymaniye’de etkili olduğu, Talabani’nin rahatsızlanmasından sonraki dönemde Goran’ın bu ildeki en güçlü aktör konumuna terfi ettiği gözlemlenmektedir. Goran Hareketi’nde Novşirvan Mustafa çevresinde genelde eski peşmergeler ve eğitim düzeyi yüksek gençler bulunmakta, Mustafa’nın değişim söylemi Kuzey Irak’ta özellikle gençler arasında karşılık bulmaktadır. Kuruluşundan itibaren Goran Hareketi, Kürt yönetimindeki yolsuzluklara ve tekellere dikkat çekmekte, bölgede elde edilen gelirin adil paylaşılmadığını, sosyal refahın sağlanması için adil paylaşımın elzem olduğunu vurgulamakta ve bölgenin idari yapısında şeffaflık problemi olduğunu ifade etmektedir. Goran Hareketi, siyasi partilerin müstakil milis güçlerine sahip olmasına karşı çıkmakta, Peşmerge kuvvetleri içinde KDP ve KYB’ye bağlı farklı hizipler bulunmasını eleştirmekte ve birleşik bir ordu kurulmasını teklif etmektedir. Goran, kolluk kuvvetlerinde de partilere aidiyete dayalı mevcut yapının değiştirilmesini ve emniyet kurumlarının partilerin çıkarları doğrultusunda faaliyet gösteren kurumlara dönüşmemesi gerektiğini savunmaktadır.

 

Goran Hareketi, KYB’ye benzer şekilde Irak siyaseti çerçevesinde Kürt-Şii ittifakına sıcak bakmakta ve Türkmenlerle ilişkilerin ılımlı bir çizgide yürütülmesi gerektiğini ifade etmektedir. Goran, ihtilaflı bölgeler probleminin Bağdat merkezi yönetimiyle diyalogla ve federal anayasanın ilgili maddeleri temelinde çözümünü savunmakla birlikte Kerkük’ün Kürdistan’ın bir parçası olduğunu ileri sürmektedir. Goran Hareketi, Suriye’deki PYD yapılanmasına sıcak bakmakta, PYD’nin önünün açılmasını istemektedir. Goran’ın Kuzey Irak Kürt yönetiminin bağımsızlığı konusunda ise KDP ve KYB ile aynı bakış açısına sahip olduğu gözlenmektedir. Goran Hareketi 2012 yılında yayımladığı bir bildiride gerekli hazırlıkların tamamlanması ve şartların olgunlaşması halinde Kürt yönetiminin bağımsızlığını destekleyeceklerini beyan etmiştir.

 

Goran Hareketi’nin ortaya çıkışının Arap ayaklanmalarının Kuzey Irak’a etkilerini azalttığı gözlenmiştir. Goran’ın muhalefeti olmasaydı, Arap dünyasındaki ayaklanmaların Kuzey Irak’a sirayet edebileceği ve KDP-KYB yönetiminin devrilmesine yönelik bir sürece yol açabileceği değerlendirilmektedir. Nitekim Şubat 2011’de Kuzey Irak’ta kısa süreli protesto gösterileri düzenlenmişse de bölge yönetiminde KDP-KYB’ye muhalefetin varlığı protestoların genişlemesini ve ayaklanmaya dönüşmesini engellemiştir. Diğer taraftan Goran Hareketi’nin ortaya çıkışı KYB’nin KDP’ye karşı elini zayıflatmış ve Goran-KDP arasında gizli bir işbirliği bulunduğu yönünde iddialara sebep olmuştur. Geçmişte gerek KDP’nin gerekse KYB’nin birbirlerine karşı kullanmak amacıyla bölgede muhalif bir siyasi hareketin varlığına sıcak bakmış olması ise bu iddialara mesnet teşkil etmektedir.  

 

Goran’ın Seçimlerdeki Performansı ve Siyasi Denkleme Etkisi

 

Goran Hareketi, 2009 tarihinden itibaren Kuzey Irak’taki ve Irak genelindeki seçimlere katılarak Kürt yönetimindeki siyasi denklemi etkilemeye başlamıştır. 25 Temmuz 2009 tarihinde Kuzey Irak’ta gerçekleştirilen parlamento seçimlerinde KDP-KYB ittifakı toplam oyların %57,37’sini alırken, Goran %23,75 düzeyindeki oy oranıyla bölgedeki en etkili muhalif aktör konumuna yükselmiştir. Bu oy oranıyla Goran, 111 sandalyeli Kürt parlamentosunda 25 milletvekili çıkararak Kuzey Irak Kürt yönetimine muhalefet olarak katılma imkânı elde etmiştir. Goran Hareketi’nin ortaya çıkışı özellikle Süleymaniye’deki dengeleri değiştirmiş, hareket KYB’nin kalesi olarak nitelenen Süleymaniye bölgesine bağlı 14 ilçeden 11’inde birinci sırayı almıştır. 2009 seçimlerinde Goran’ın elde ettiği başarıda KDP ve KYB’nin tek liste ile seçimlere katılmasının da etkili olduğu yönünde değerlendirmeler vardır.  

 

21 Eylül 2013 tarihinde gerçekleştirilen Kuzey Irak parlamento seçimlerinin sonuçları, Goran Hareketi’nin bölgedeki yükselişinin devam ettiğini göstermiştir. 37 parti/siyasi oluşumun katıldığı seçimlerde KDP ve KYB ayrı listelerle yarışmış,(4)  KDP toplam oyların %35,85’ini alırken KYB’nin oy oranı %16,91’de kalmıştır. Goran Hareketi ise %23 düzeyinde oy oranıyla bölgede KDP’nin ardından ikinci en güçlü parti haline gelmiştir. Bölgedeki İslami Birlik ve İslami Cemaati partileri de sırasıyla %9 ve %5,7 düzeyinde oy almıştır.    Seçimlerdeki oy oranları doğrultusunda KDP 38, Goran Hareketi 24, KYB 18, İslami Birlik partisi 10 ve İslami Cemaati partisi ise 6 milletvekili çıkarmıştır.(5) Kuzey Irak parlamentosunda Türkmenlere 5, Hıristiyanlara 5 ve Ermenilere ise 1 milletvekili seçme hakkı tanınmaktadır.      

 

21 Eylül 2013 Kuzey Irak Parlamento Seçimleri

 

 

21 Eylül Kuzey Irak parlamento seçimleri değerlendirildiğinde KDP-Goran ve KYB eksenli yeni bir siyasi denklemin ortaya çıktığı görülmektedir. Kuzey Irak seçimlerinden Goran Hareketi’nin ikinci parti olarak çıkması KDP-KYB arasındaki stratejik ortaklıkla ilgili soru işaretleri doğurmuş ve bölgedeki siyasi denklemin değişebileceği bir süreç başlatmıştır.

 

Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin Aralık 2012’den beri Almanya’da tedavi görmesi, KYB içinde ayrışmalara neden olmuş, bu ayrışmalar partinin tabanından gelen Goran Hareketi’ni güçlendirmiştir. Böylece KYB’nin Kuzey Irak siyasi denklemindeki ağırlığı azalırken Goran Hareketi lehine bir değişim dönemi başlamıştır. KDP-KYB arasında 2006 yılında imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasına göre iki parti Kuzey Irak’ı birlikte yönetecek, iki parti bölgedeki hükümet başkanlığına ikişer yıl dönüşümlü olarak sahip olacaktı. Fakat Goran Hareketi’nin 21 Eylül seçimlerinde KDP’den sonra ikinci parti haline gelmesi bölgedeki güç dengesini değiştirmiş, KYB’nin üst düzey kadrolarının KDP ile kurdukları ittifakı sorgulamasına yol açmıştır.

 

Goran Hareketi’nin hükümetin parçası haline gelmesinin KDP’nin Kürt yönetimindeki elini güçlendirebileceği değerlendirilmektedir. Nitekim hükümet içinde KDP’yi dengeleyebilecek güç ortadan kalkmakta, Kuzey Irak’ta KDP’nin oldukça güçlü olduğu, Goran Hareketi ve KYB’nin ise zayıf kaldığı bir yönetim oluşmaktadır. Goran Hareketi’nin bölgedeki hükümete katılarak muhalefet konumundan ayrılması, bölgedeki Kürtlerin bu partiye verdiği desteği azaltabilir. Goran’ın 8. Kürt hükümetine ortak olması reform, şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele söylemlerinin Kürtler üzerindeki etkisini zayıflatabilir. Goran’ın vaat ettiği reform ve değişim gerçekleşmeden hükümete katılması, Kürt kamuoyunda sorgulanabilir ve böylece hareket, orta ve uzun vadede prestijini kaybedebilir. 8. hükümete katılmasının Goran’a KDP aleyhinde sağlayacağı avantajın ise hükümetten çekilme seçeneğini elinde bulundurması olduğu görülmektedir.

 

2013 Kuzey Irak seçimlerinde Goran Hareketi’nin ikinci sırada yer almasının dolaylı olarak KDP-KYB arasındaki stratejik ittifakı pekiştirdiği gözlenmektedir. Goran’ın yükselişinin devam etmesi halinde Barzani’nin KYB’nin bölgede dengeleyici bir unsur kalması için irade göstermesi beklenmektedir. İç anlaşmazlıklar, Talabani sonrasında partinin liderinin kim olacağı tartışması ve parlamento başkanlığının Goran’a geçmesi KYB’yi zayıf bir ortağa dönüştürmüştür. KYB’nin zayıflaması ise Kürt yönetiminde KDP’nin konumunu güçlendirmiş, Barzani iktidarının gerek iç politikada gerekse dış politikada elini rahatlatmıştır. KDP-KYB arasında hükümet başkanlığının dönüşümlü olarak yürütülmesini öngören anlaşma Goran’ın yükselişiyle işlevini yitirmiştir. KDP ve KYB, 8. hükümette sadece İçişleri Bakanlığı’nı dönüşümlü olarak ikişer yıllığına yönetmeyi kararlaştırmıştır.  

 

21 Eylül parlamento seçimleriyle oluşan siyasi denklemde KDP’nin KYB ile ortaklığını sürdürürken bölgedeki mevcut konumunu korumak için Goran Hareketi ve KYB’yi dengelemeye odaklanabilir. KDP’nin, KYB ile ortaklığını devam ettirmek suretiyle KYB-Goran birleşmesini engellemeye çalışabileceği değerlendirilmektedir. Gelecekte bu iki partinin KDP’ye karşı birleşmesi, KDP’nin Kürt yönetimindeki konumunu zayıflatabilir ve hareket alanını daraltabilir. Ancak böyle bir değişim sürecinde Kuzey Irak Kürt kamuoyunun desteği unutulmamalıdır. Kuzey Irak Kürtleri yekpare bir görünüm arz etse de değişime toplumsal bakışta farklılıklar gözlenmektedir. Örneğin Süleymaniye bölgesindeki Kürtlerin Dohuk’taki Kürtlerden değişime ve Batılı ülkelerdeki yaşam tarzlarına daha meyilli olduğu ifade edilebilir. KYB’nin geleneksel olarak etkili olduğu bölgelerde Kürtler değişim yanlısı bir tutuma sahiptir ve bu tutumun Goran’ın başarısında etkili olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim Goran Hareketi, Süleymaniye bölgesinde gösterdiği başarıyı Dohuk’ta gösterememektedir.

 

21 Eylül parlamento seçimleri sonucunda KDP’nin öncülüğünde Goran, KYB, İslami Birlik Partisi ve İslami Cemaati’nin katılımıyla kurulan hükümette bakanlıkların paylaşımında dikkat çeken hususlar vardır. Partiler arasındaki uzun müzakereler neticesinde KDP’nin adayı Neçirvan Barzani’nin Başbakan, Celal Talabani’nin oğlu KYB’li Kubat Talabani’nin Başbakan Yardımcısı, Goran Hareketi’nden Yusuf Muhammed’in Parlamento Başkanı ve KDP milletvekillerinden Cafer Eminki’nin Parlamento Başkan Yardımcısı olması kararlaştırılmıştır. Goran Hareketi, Parlamento Başkanlığı yanında Peşmerge Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Vakıflar Bakanlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nı elde etmiştir. Parlamento Başkanlığı’nın yanı sıra KYB’nin karşı çıkmasına rağmen Peşmerge Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı gibi önemli bakanlıkları elde eden Goran, böylece hükümetin ikinci büyük ortağı haline gelmiştir. Ancak Goran’ın hükümetin ikinci en güçlü ortağı olsa da bu bakanlıkların idaresinde beklendiği ölçüde başarı gösteremeyeceği değerlendirilmektedir.

 

Goran Hareketi’nin muhalefetteyken iddia ettiği idari ve mali yolsuzluğun yaygın olduğu bakanlıkların temizlemesinin oldukça zor olmasıdır. KDP ve KYB gibi milis gücüne sahip olmayan Goran Hareketi’nin aynı şekilde Peşmerge Bakanlığı’nı tek başına yürütmesi zor görünmektedir. Goran bu bakanlığın çalışmalarını, Peşmerge gücünü elinde bulunduran KDP ve KYB ile birlikte yürütmek durumundadır. Goran Hareketi’nin Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda da etkin bir yönetim için yeterli kadroya da sahip olmadığı bilinmektedir. Dolayısıyla KDP’nin bu bakanlıkları Goran Hareketi’ne vermesinin, partinin orta vadede Kuzey Irak kamuoyu nezdindeki itibarını zedeleyebileceği tahmin edilmektedir.    Nitekim değişim, reform, şeffaflık, mali yolsuzlukla mücadele ve bölgenin kalkınmasından Goran Hareketi’nin yönettiği bakanlıklar sorumludur. Goran Hareketi bu bakanlıkların yönetimiyle ilgili KDP ile gizli bir anlaşma yapmadıysa ve seçim vaatlerini yerine getiremezse Kuzey Irak’ta güç kaybedebilir.

 

30 Nisan Seçimlerinde KDP, KYB ve Goran’ın Karşılaştırılması

 

30 Nisan 2014 tarihinde Kuzey Irak yerel seçimleri ve Irak parlamento seçimleri birlikte düzenlenmiştir. Kuzey Irak yerel seçimlerinde, Irak Bağımsız Yüksek Seçim Konseyi tarafından açıklanan sonuçlara göre Goran’ın bir önceki seçimlere göre oyunu artırmaya devam ettiği, ancak bölgedeki sıralamanın değiştiği görülmektedir.

 

KDP, yerel seçimlerdeki 816 bin 654 oy almış, bölge genelinde il meclislerinde toplam 34 üyeye ulaşmıştır. KDP, Erbil'de 12, Süleymaniye'de 3 ve Dohuk'ta 19 meclis üyesi kazanmıştır. Kuzey Irak parlamento seçimlerine göre KDP, 71 bin civarında oy artırmıştır.(6) KYB, yerel seçimlerde 528 bin 122 oy alarak, il meclislerinde 19 üye kazanmıştır. KYB, Süleymaniye'de 11, Erbil'de 6 ve Dohuk'ta 2 üye elde etmiştir. KYB, 2013’de yapılan Kuzey Irak parlamento seçimleri dikkate alındığında oy sayısını 177 bin civarında artırmıştır. Kuzey Irak yerel seçimlerinde Goran Hareketi ise 490 bin 512 oy alarak il meclislerine 17 üye göndermeye hak kazanmıştır. Goran’ın 30 Nisan yerel seçimlerindeki oyunun 2013’te Kuzey Irak’ta düzenlenen genel seçimlerdeki oy sayısından yaklaşık 13 bin fazla olduğu gözlenmektedir. Goran 30 Nisan yerel seçimlerinde oy sayısını artırmakla birlikte bölgedeki sıralamada üçüncü sıraya gerilemiştir.  

 

30 Nisan seçim sonuçları Goran Hareketi’nin, KDP ve KYB'ye nazaran oy sayısını çok az artırabildiğini göstermiştir. Goran’ın nispi gerilemesinin ve KYB’nin oy sayısındaki belirgin artışın iki temel nedeni olduğu ifade edilebilir. Birincisi, 21 Eylül'de yapılan seçimlerden sonra Kuzey Irak'ta hükümet kurma sürecinde Goran Hareketi'nin KDP'ye yakın bir çizgide durmasıdır. Goran'ın bu tutumundan dolayı parti tabanının kısmen KYB'ye yöneldiği tahmin edilmektedir. Goran Hareketi, 2009 ve 2013 seçimlerindeki yüksek oy oranına hem KDP'ye hem de KYB'ye karşı geliştirdiği muhalefet sayesinde ulaşmıştır. Fakat 2013 seçimlerinden sonra Goran’ın sadece KYB'ye muhalefet eden bir aktöre dönüşmesi, partinin Kuzey Irak Kürt kamuoyundaki itibarını zayıflatmaya başlamıştır. Novşirvan Mustafa’nın, koalisyon görüşmeleri sırasında KDP ile yaptığı müzakerelerin neredeyse tamamında KYB'yi zayıflatmaya yönelik hareket ettiği yönünde bir izlenim oluşmuştur. Goran Hareketi'nin Kuzey Irak’taki yeni hükümete katılması ve KDP ile birlikte hareket etmesi, eski KYB’lilerden oluşan parti tabanını rahatsız etmektedir. İkincisi ise, KYB'nin lider kadrosu (Kosret Ali Resul, Berham Salih ve Talabani'nin eşi Hero Ahmed) içindeki mücadelenin azalması ve Talabani'nin Almanya'da Irak parlamento seçimleri için oy kullandığı görüntülerin yayımlanmasıdır. Özellikle Talabani’nin görüntülerinin yayımlanmasının KYB'nin oy oranını artırarak Goran Hareketi'nin önüne geçmesinde etkili olduğu değerlendirilmektedir.   

 

Seçim sonuçları, Goran Hareketi'nin KYB'yi zayıflatmasıyla beraber KDP'nin bölgedeki profilinin yükseldiğine işaret etmektedir. Ayrıca KDP'nin, KYB ve Goran Hareketi'ne yönelik izlediği stratejik hamleler doğrultusunda kendi siyasi itibarını sağlamlaştırdığı ifade edilebilir. Yerel seçimleri açık farkla kazanan KDP, Erbil ve Dohuk’ta yerel yönetimi KYB ve Goran ile sorun yaşamadan kurabilecektir. Ancak Süleymaniye il meclisinde KYB ile Goran Hareketi arasında bir üye fark olmasından dolayı kentteki yerel yönetimin kurulması zaman alabilir. Özellikle Süleymaniye’de vali belirleme konusunda KYB ile Goran arasında ciddi pazarlıklar yaşanabilir. Süleymaniye’de yerel yönetimin kurulması için iki formülden söz edilebilir. Birincisi KYB ve Goran Hareketi’nin uzlaştığı bir adayın vali olmasını sağlamaktır. Diğeri ise iki partinin kentteki yönetimi ikişer yıl sırayla üstlenmesidir. KYB ve Goran iki formüle de sıcak bakabilir.   

 

30 Nisan’daki Irak parlamento seçimlerinde ise KDP, 1 milyon 38 bin oyla 25 milletvekili, KYB 842 bin 326 oyla 21 milletvekili ve Goran Hareketi 451 bin 858 oy ile 9 milletvekili çıkarmıştır. Goran Hareketi’nin 30 Nisan Irak parlamento seçimlerinde aldığı oyun, 2010’daki Irak genel seçimlerindeki oy sayısından yaklaşık 10 bin daha az olduğu görülmektedir. Goran bölgede yerel seçimlerde olduğu gibi Irak parlamentosu seçimlerinde de üçüncü sırada yer almıştır. 30 Nisan Irak parlamento seçimleriyle Kürtlerin Irak’ın parlamentosundaki milletvekili sayısı 57’den 62’e yükselmiştir. Bu sayı 328 sandalyeli Irak parlamentosunda Kürtlerin temsil oranının %18.9 olduğunu göstermektedir.

 

KDP, KYB ve Goran Hareketi’nin Irak parlamento seçimlerindeki oy oranı ve ulaştıkları milletvekili sayıları değerlendirildiğinde, KYB’nin Kuzey Irak seçimlerinde kaybettiği gücünü bu seçimlerde nispeten toparladığı görünmektedir. 2010 seçimlerindeki gibi KDP-KYB tek listeyle katılmamıştır. Bu bağlamda KYB, 2010 yılında Irak parlamentosu seçimlerinde kazandığı 14 milletvekilini 2014 seçimlerinde 21’e yükseltmiştir. KDP’nin ise milletvekili sayısı, 31’den 25’e düşmüştür. Böylece KDP Irak genel seçimlerinde 6 milletvekili kaybetmiştir. Goran Hareketi ise KYB kadar başarı elde etmese de Irak parlamentosundaki milletvekili sayısını 8’den 9’a çıkarmayı başarmıştır.

 

30 Nisan Irak parlamento seçimleri, KYB’nin Kuzey Irak parlamento seçimlerinde kaybettiği gücünü Irak’ın diğer bölgelerinde kısmen geri aldığına işaret etmektedir. KYB, başta Kerkük olmak üzere Selahattin, Diyale ve Musul gibi tartışmalı bölgelerde Goran ve KDP’den daha güçlüdür. Bunun temel nedenlerinden birisi KYB lideri Celal Talabani’nin Irak Cumhurbaşkanı olması ve bu bölgelerdeki tüm kesimlerle ilişkiler kurmayı başarmasıdır. Bir diğeri ise, KYB’nin 2003 yılında Irak’ın işgaliyle birlikte Kerkük, Selahattin ve Diyale bölgelerinde diğer Kürt partilerden daha aktif bir örgütlenme çalışması yapmasıdır. Irak’ın işgalinden sonra KDP, ağırlıklı olarak bölgedeki Kürtlerle ve Kuzey Irak’ın iç meseleleriyle ilgilenerek Orta Doğu’daki Kürt liderliğini üstlenmeye çalışmaktadır. KYB ise, Bağdat’taki siyasi gruplarla kurduğu ilişkileri önceleyerek Kürt-Şii ittifakını muhafaza etmeye dikkat etmiştir. Bu sebeple KYB’nin Kuzey Irak dışındaki desteğinin KDP ve Goran Hareketi’nden daha fazla olduğu söylenebilir.

 

Sonuç

 

ABD’nin askerlerini geri çekmesiyle birlikte Irak siyasetinde değişim görülmese de, 2003 yılından beri Bağdat’ın politik denkleminde yapılan ittifaklar değişmektedir. Bu tablonun Kuzey Irak’ın iç dinamiklerine de yansıdığı, KDP-KYB’nin stratejik ortaklık anlaşmasındaki temel parametrelerin değişmeye başladığı gözlemlenmektedir. Söz konusu anlaşma Kuzey Irak’taki statükoyu temsil etmekte ve KDP-KYB ittifakının devamını sağlamaktadır. Goran Hareketi ise henüz Kuzey Irak’ın siyasi ve stratejik kararlarına yeterli ölçüde etki edememektedir. Ancak Goran Hareketi’nin yükselişinin KDP’nin KYB’ye karşı elini kuvvetlendirdiği ifade edilebilir. Bu nedenle Goran’ın yükselişi, iç çatışma yaşanmadan Kürt siyasetindeki dinamiklerin değişebileceğine işaret etmekte ve bölgedeki siyasi sistemin dengeleyici aktörlerin ortaya çıkmasına müsait olduğunu göstermektedir.   

 

Goran’ın Kuzey Irak’ta kurulan 8. sekizinci hükümete ortak olması orta vadede bölgedeki siyasi itibarını zayıflatabilir. Kürt kamuoyu, 1991 yılından beri KDP-KYB’nin hâkimiyetindeki siyasal sistemde reform talep etmektedir ve bu talep Goran’ın desteklenmesinde etkili olmuştur. Değişim ve şeffaflık prensiplerinin geçen 5 sene diliminde tam anlamıyla gerçekleşmemesine rağmen Goran’ın hükümete katılması, partinin Kuzey Irak Kürt kamuoyundaki güvenirliğini önümüzdeki süreçte zedeleyebilir. Goran Hareketi’nin KDP-KYB ile yaptığı ittifak neticesinde elde ettiği Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Peşmerge Bakanlığı gibi bölgenin önemli bakanlıklarını doğru bir şekilde yönetmesi gerekmektedir. Özellikle Maliye ve Peşmerge bakanlıkları hem Kuzey Irak’ta hem de Bağdat-Erbil ilişkilerinde yaşanan siyasi krizlerde önem arz etmektedir. Bu nedenle Goran Hareketi’nin, söz konusu bakanlıklarda ve bu bakanlıklar üzerinden Bağdat-Erbil ilişkilerinde nasıl bir rol oynayacağı ve nasıl bir yol haritası çizeceği merak edilmektedir.

 

Goran Hareketi, İran ile sıkı bir diyalog içindedir. Tahran yönetimi, KYB ile Goran Hareketi arasındaki krizlerin çözümünde devreye girebilmekte, bu iki partinin birleşmesini amaçlamaktadır. KYB ve Goran Hareketi’nin İran etkisinden dolayı Şii çoğunluklu Bağdat yönetimiyle de iyi ilişkilerinin olduğu bilinmektedir. İran, Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin bölgesel politikalarını Ankara eksenli izlemesine karşın KYB ve Goran Hareketi’ni desteklemekte, bu partiler üzerinde Kuzey Irak üzerinde nüfuz sahibi olmaya çalışmaktadır. Tahran yönetiminin, Kuzey Irak’ta Türkiye’nin gücünü dengelemek gayesiyle KYB ve Goran Hareketi üzerinden Süleymaniye bölgesinde siyasi ve ekonomik nüfuza sahip olduğu görülmektedir. İran’ın hâlihazırda Kuzey Irak bölgesiyle olan ticaret hacmi 6 milyar civarındadır. İran bu ticaretin 4 milyar dolarını, KYB ve Goran Hareketi’nin kontrolünde olan Süleymaniye bölgesiyle gerçekleştirmektedir. Bu nedenle İran’ın, KYB-Goran Hareketi arasındaki anlaşmazlıklarını gidermek için çaba sarf etmeye devam edeceği beklenmektedir.   

 

 

 

Sonnotlar:

 

(1) ئێمه‌ کێین؟, http://www.gorran.net/Content.aspx?LinkID=112&Action=2,Erişim,25.04.2014.

(2) حركة "التغيير" الكردية المعارضة بدأت "حرب الوثائق" على حزبي طالباني وبارزاني,http://daharchives.alhayat.com/issue_archive/Hayat%20INT/2013/7/9/,Erişim, 22.05.2014.

(3) حركة التغيير (گۆڕان) تنظيم سياسي ذو شخصية معنوية, http://www.gorran.net/Ar/Content.aspx?LinkID=125&Action=2,Erişim,15.05.2014.

(4) 74% نسبة المشاركة في انتخابات كردستان العراق ,http://www.akhbarak.net/articles/13607318-74,Erişim,25.05.2014.

(5) النتائج النهائية لإنتخابات برلمان كوردستان, http://www.krg.org/a/d.aspx?l=14&a=49265,Erişim,22.05.2014.

(6) ژماره‌ی‌ كورسی‌ لایه‌نه‌ سیاسییه‌كان له‌ ئه‌نجومه‌نی‌ پارێزگای‌ هه‌ولێر و سلێمانی‌ بڵاوكرایه‌وه‌, http://xendan.org/dreja3.aspx?Jmara=91114&Jor=1,Erişim,21.05.2014.

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top