Azerbaycan-Rusya İlişkilerinde Gebele Radar İstasyonu Sorunu

Dr. Elnur İSMAYIL
02 Ocak 2012
A- A A+

Rusya-Azerbaycan ilişkilerinde son dönemin tartışılan önemli konularından biri, gelecek yıl sonunda anlaşma süresi bitecek olan Gebele Radar İstasyonu’nun statüsünün belirlenmesidir. Moskova ve Bakü arasında son aylarda gözlemlenen Savunma Bakanlığı personelinin sıkı görüşme trafiği her iki taraf için bu sorunun çözülmesinin önemli olduğunun bir ispatıdır.

 

Bu konu sadece iki komşu ülkeyi değil, aynı zamanda Türkiye ve İran gibi sınır devletleri ve Doğu Avrupa ülkelerinde Füze Kalkanı Sistemleri kurmak gibi girişimlerde bulunan ABD’yi de etkilemekte ve ilgilendirmektedir. 

Azerbaycan’ın kuzeyindeki Gebele kentinde bulunan ve iki ülke devlet başkanları Vladimir Putin ve Haydar Aliyev tarafından imzalanan bir anlaşmayla Rusya’nın 10 yıllığına kiraladığı Gebele Radar İstasyonu, hem iki ülke arası ilişkilerde, hem de Moskova’nın büyük bir coğrafi alanı bu istasyon tarafından kontrolü altında tutması açısından büyük bir önem arz etmektedir.

2002 yılında 10 seneliğine Rusya tarafından kiralanması öngörülen istasyonla ilgili anlaşmanın süresi 24 Aralık 2012 tarihinde bitiyor. Rusya Savunma Bakanı Yardımcısı Anatoli Antonov’un son Bakü ziyareti zamanı Azerbaycan Savunma Bakanı Sefer Abiyev’le görüşmesinde bu konu tartışılmıştır.(1)  Radar İstasyonu’nun gelecekteki statüsüyle ilgili olarak Moskova Bakü’ye birbirlerinden farklı iki öneri sundu. Kasım ayında Rusya Savunma Bakanı Anatoli Serdyukov Rusya’nın Azerbaycan’a sunmuş olduğu önerilerden ilkini açıkladı.(2)  Bu öneri, Gebele Radar İstasyonu’nun yeniden kurulmasını ve kullanılan arazinin küçültülmesini öngörüyor. Rusya, iki ülkenin imzalayacağı yeni anlaşmanın süresinin 2025 yılına kadar uzatılmasında ısrar ediyor. Bakan Serdyukov’un ifadesiyle “Sovyetler döneminde yapılmış olan ve Rusya Hava Kuvvetleri tarafından yönetilen Gebele Radar İstasyonu Rusya milli güvenliği için çok önemlidir. İran’ın geliştirdiği nükleer program açısından da istasyonun önemi çok fazladır. Bu istasyona bizim ihtiyacımız var”.(3)  Diğer öneri A.L. Mints Radyoteknik Enstitüsü’nün Başkanı Prof. Vladimir Savçenko tarafından dile getirildi.(4)  Voronej-VP isimli yeni nesil istasyonun inşası 2019 senesinde tamamlanacak ve önceki “Daryal” tipli üssün yerinde Gebele kentinde kurulacak. Yeni kurulacak olan modül tipli istasyonun öncekinden farklı olarak, Rusya mülkiyetinde olması öngörülüyor. 

Bakü, Rusya Savunma Bakanı tarafından sunulan öneriyi değerlendirebileceğini açıkladı. Ancak, kullanılan bu alan için kira tutarını yılda 7 milyon dolardan 15 milyon dolara artırmak istediğini bildirdi. Bakü’nün istasyonda çalışacak olan askeri personel içerisinde Azerilerin sayının artırılmasıyla ilgili başka bir önerisini ve kira miktarının artırılmasını Rusya tarafı sıcak karşılamıyor. Savçenko tarafından sunulan ikinci öneriyi ise Bakü henüz cevaplamış değil. 

Kurulması öngörülen modül tipli yeni nesil Voronej-VP bir askeri üs statüsünde olacak. Şimdiki üssün statüsü Azerbaycan mülkiyetinde olan de-facto bir askeri üs, de-jure analitik merkez sayılmakta ve bu nedenle anlaşma gereği Rusya tarafı her türlü bilgiyi Bakü’yle paylaşmak zorundadır. Rusya bu statüyü değiştirerek, askeri üssü kendi mülkiyetine geçirmek istiyor ve bu durumda Azerbaycan’la herhangi bir bilgi paylaşımına gerek kalmayacak. Genel olarak, Rusya’nın kendi mülkiyetine geçirmek istediği istasyonun değişecek statüsü, geçen sene Azerbaycan Parlamentosu tarafından kabul edilen askeri doktrine (5)  uygun değil. Diğer taraftan Rusya bu adımı ABD ve NATO’nun Türkiye’de kurmak istediği radarlara karşılık olarak atmaktadır. Bu, bölgede Türkiye’yle stratejik ortak olan Azerbaycan’ı zor durumda bırakmaktadır. Ankara ve Bakü arasında imzalanan askeri-stratejik anlaşma gereği, böyle bir önerinin kabul edilmesi hem bölgede güç dengelerine yeniden etki edecek, hem de Azerbaycan ve Türkiye arasında imzalanmış olan anlaşma şartlarına yeniden bakılmasına yol açacak.

2000’li yılların ortalarına doğru Azerbaycan’da NATO askeri üssü kurulabileceği haberleri, Rusya’nın kullandığı Gebele Radar İstasyonu’nun gelecek statüsünün belirlenmesinde ve genel olarak, sonuncu Rusya askeri üssü kabul edilen analitik merkezin faaliyetinin durdurulabileceğini ortaya çıkardı. Azerbaycan Parlamentosu’nda tartışma konusu olarak konuşulan istasyonun çevre kirliliğine neden olduğu gerekçesiyle kapatılması fikri, Moskova’da sert tepkiyle karşılanmış ve Putin aynı şekilde NATO askeri üssünün Azerbaycan’da kurulamayacağını net şekilde bildirmişti. Ağırlıklı olarak, ekolojik boyutundan dolayı eleştirilen istasyonun hem insan sağlığı, hem de çevre için büyük elektromanyetik ışınlar yaydığı çeşitli kurumlar tarafından ispatlanmıştı. Bunun üzerine Azerbaycan’ın Ekolojiden Sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından istasyonun yerleştiği bölgede inceleme yapılacağı haberlerine ilişkin olarak Rusya tarafı itirazını bildirmiş ve istasyonun çevre kirliliğine neden olmadığını iddia etmişti. Çıkan haberler arasında istasyonda çalışan Rusya askeri personeli içerisinde Ermenilerin bulunduğu iddiası tepkiye yol açmış ve Azerbaycan tarafı bu konudaki rahatsızlığını dile getirmişti. 

Azerbaycan’da Bağımsızlık Sonrası Sovyet Askeri Üslerinin Statüsü ve Gebele Radar İstasyonu’nun Tarihi

Gebele Radar İstasyonu’nun yapım kararı Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkezi Komitesinin 1975 yılında yapmış olduğu oturumunda alınmış (6)  ve Azerbaycan başkenti Bakü’nün 320 km. kuzeybatısında yerleşen Gebele bölgesinin Zaragan köyünde 210 hektarlık dağlık alan Sovyetler Birliği’nin Savunma Bakanlığı’na tahsis edilmiştir. 1984 senesinde yapımı tamamlanan Radar İstasyonu bir sene sonra, 20 Şubat 1985 tarihinde faaliyete başlamıştır. Teknik özellikleri bakımından ele alındığında, dönemin çok önemli radar istasyonlarından birisi kabul edilmekteydi. 

Soğuk Savaş yıllarında etki alanlarını büyütmek çabasında olan Sovyetler Birliği, güney bölgelerini kontrol etmek amacıyla Güney Kafkasya’da radar istasyonu kurma kararı aldı. Kurulma amacı kıtalararası balistik füzelerin önceden tespit edilmesi olarak gösterilen radar istasyonu Hint okyanusu coğrafyasında denizaltından fırlatılacak her türlü füze sistemini tespit edebilecek güçtedir. Gebele istasyonu Sovyetler’in hava ve nükleer savunma ve aynı zamanda erken uyarı sistemleri içerisinde önemli olduğu kadar, varisi olan Rusya için bir o kadar önemlidir. Bölgede hareket eden her türlü uçan cisim ve balistik roketleri çok kısa zaman içerisinde yakalayabilme kapasitesine sahip olan Gebele İstasyonu 7200 km çapında bir alanı kontrol altında tutma gücündedir. Türkiye ve İran dışında, Pakistan, Çin, Hindistan ve Afrika’nın bir kısmıyla Avustralya ve Atlantik ile Hint okyanuslarının büyük bir kısmı bu istasyon üzerinden kontrol edilebilmektedir.(7)  Radar istasyonu kurulmasından sonra Azerbaycan topraklarında ara istasyonlar da kurulmuştur ki, bunların amacı istasyonun sahip olduğu kapasiteyi artırmaktır. 

Sovyetler Birliği topraklarında Gebele Radar İstasyonu gibi dokuz istasyon daha bulunmaktaydı. Sovyetler’in nükleer savunma sisteminin parçası olan bu istasyonlar Rusya Federasyonu, Ukrayna, Kazakistan, Letonya ve Beyaz Rusya sınırları içerisindeydi.(8)  Sovyetler’in dağılmasıyla Letonya’da halkın protestosu üzerine Skrunde İstasyonu 1999 senesinde kapatıldı.(9)  Stratejik öneme sahip olan Beyaz Rusya’daki Baranoviçi istasyonu Rusya’nın batı sınırlarını kontrol ederken, Azerbaycan’daki Gebele Radar İstasyonu güney sınırlarını kontrol altında tutabilmektedir.

Bunun yanı sıra, Sovyetler’in eski nüfus alanlarına ait olan ülkelerde buna benzer radar istasyonları da mevcuttu. Küba’daki Loudres ve Vietnam’daki Kamran askeri üsleri Sovyetler’in yıkılmasıyla ve ekonomik kriz dönemi yaşayan Rusya için artık fazla önem taşımadığından Putin’in iktidara gelmesinden sonra kapatıldı.(10)  11 Eylül 2001 terör saldırılarının hemen sonrası alınan bu karar, dünya basını ve ABD Başkanı Bush tarafından Soğuk Savaş’ın bitmesinin bir göstergesi olarak değerlendirilmişti. Aslında bu, Rusya’nın gerçekleri kabul ederek eski nüfuz alanlarında olan üslerin ekonomik açıdan ülkeye fayda vermediğini kabul etmesinin de bir göstergesiydi. Bunun yanı sıra, Putin döneminde, eski Sovyet cumhuriyetleriyle ilişkilerde zayıflayan etki alanının yeniden tesis edilmesi yönünde daha gerçekçi bir politika izlenmiştir. Rusya ve Azerbaycan arasında Gebele Radar İstasyonu’nun 10 seneliğine Moskova’ya kiralanmasını öngören anlaşmanın imzalanması bunun örneklerinden biridir. 

Sovyetler’in yıkılmasıyla ikinci defa bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan yönetimi 1991 yılından itibaren topraklarında mevcut olan Sovyet askeri varlığına son verme kararı aldı ve askeri üsler tedricen kapatıldı. Gebele İstasyonu’na bu karar uygulanmamış ve istasyon, Rusya’nın Azerbaycan’da askeri olarak varlığını sürdürdüğü tek kurum olarak kalmıştı. Ama istasyonun herhangi bir statüyle tanımlanması için iki ülke yetkili temsilcilerinin çok sayıda görüşmeleri bir sonuç için yeterli olmamış ve 1996 senesinde o dönemin Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in imzaladığı bir deklarasyonla Radar İstasyonu’na ait tüm hakların Azerbaycan’a ait olduğu bildirilmişti. O dönemde Rusya ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerde yaşanan soğukluk bu kararın alınmasında çok etkili olmuştur. Görüşmeler sırasında Rusya’nın Azerbaycan tarafına sunmuş olduğu öneriler geri çevirilmişti. Bu öneriler istasyonun kiralanma süresi, kira bedelinin miktarı ve yasal olarak nitelendirilmesiyle ilgiliydi. İstasyon’un, iki ülke arasında stratejik bir askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde askeri üs olarak kullanılmasına dair Rusya’nın teklifini de Bakü ciddiye almadı. Bunun yanı sıra istasyonun 25 yıllığına kiralanmasında ısrar eden Moskova, yıllık 2 milyon Amerikan doları karşılığında kullanma hakkı elde etmek istiyordu. Ama Azerbaycan’ın istediği miktar bu tutarın üzerindeydi. 

Rusya’nın diğer bir önerisi bu tür istasyonların, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra eski Sovyet cumhuriyetlerinin büyük bir kısmını yeniden bir araya toplamış olan Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) dahilinde bir statüye kavuşturulmasıydı. 1992 senesinde BDT üyelerinin eski Sovyet topraklarında bulunan radar istasyonlarının tek bir sistemde birleştirilmesini öngören bir anlaşma imzalandı. Buna rağmen, radar istasyonlarının yerleştiği devletler, anlaşma sonrası kendi ülkelerinde bulunan istasyonların kendi mülkiyetleri olduğunu bildiren yasalar kabul etmişlerdi. 

Boris Yeltsin dönemi Rusya ve Azerbaycan arası ilişkilerde Dağlık Karabağ sorunundan dolayı esen soğuk rüzgârlar, Vladimir Putin’in Rusya cumhurbaşkanı olmasıyla yerini sıcak rüzgârlara bıraktı. Eski Sovyet cumhuriyetlerinde Rusya’nın kaybetmiş olduğu itibarını yeniden kazanma girişimlerinde bulunan Putin, Azerbaycan’ı ziyaret eden ilk Rusya devlet başkanı oldu. İki ülke arası ilişkilerde yeni bir dönemin başlanması Gebele Radar İstasyonu’nun uzun yıllardır belirlenmeyen statüsünü de belirledi. 

2001 yılı 9-11 Ocak tarihlerinde Bakü’ye resmi ziyarette bulunan Vladimir Putin’in Haydar Aliyev’le görüşmesinden sonra, Gebele Radar İstasyonu’nun statüsü konusunda genel çerçevenin belirlendiği ve yakın tarihlerde anlaşmanın imzalanmasının kararlaştırıldığı bildirildi. Haydar Aliyev’in bir yıl sonra 24-26 Ocak 2002 tarihinde Moskova’ya resmi ziyareti sırasında “Gebele Analitik Bilgi Merkezi’nin Statüsü ve Kullanma Prensipleri Hakkında Anlaşma” imzalandı. Her iki ülkenin parlamentoları tarafından 2002 senesinde onaylandı.(11)  Anlaşmanın adından da görüldüğü gibi istasyon, Bakü’nün istediği şekilde askeri üsten ziyade, de-jure bir analitik bilgi merkezi statüsü kazanmış oldu.

Görüşmeler sonrası her iki cumhurbaşkanı anlaşmanın imzalanmasından memnunluklarını ifade ettiler. Haydar Aliyev bu anlaşmanın genel olarak iki ülke arasındaki ilişkilerin “Stratejik ortaklık” şekline dönüşmesine yardımcı bir vasıta olduğunu açıkladı. Putin istasyonun statüsünün belirlenmesiyle birlikte diğer konularda da hem Rusya’yı, hem de Azerbaycan’ı tatmin edebilecek anlaşmaların imzalanabileceğini bildirdi. 

Rusya’nın istasyonun kullanımı için ödeyeceği miktar 2003 yılının Ocak ayından itibaren yıllık 7 milyon dolar olarak belirlendi. Anlaşmanın imzalandığı tarihe kadar istasyonun kullanılmasından dolayı biriken 31 milyon ABD doları miktarında borcun Bakü’ye ödenmesi kararlaştırıldı. Bunların yanı sıra Rusya tarafı, istasyonun elektrik kullanımı için yıllık 5 milyon ve diğer hizmetler için ise toplam 10 milyon dolar ödenmesini kabul etti. 

İmzalanan anlaşmanın önemli şartlarından biri de Moskova’nın istasyonun kullanımı sırasında elde ettiği bilgileri, Azerbaycan’ın bağımsızlığı ve güvenliğine karşı kullanmayacağını taahhüt etmesiydi. Aynı zamanda Bakü’nün izni olmadan elde edilmiş bilgiler üçüncü bir tarafla paylaşılmamalıydı. Gebele İstasyonu’nu koruma görevini Azerbaycan’a bağlı Hava Kuvvetleri üstlendi.  Bu son maddeler ile Rusya ve Ermenistan arasında olan askeri işbirliği dahilinde Gebele Radar İstasyonu’ndan elde edilen bilgilerin Erivan’la paylaşılması ihtimali ortadan kaldırılıyordu. Aynı zamanda BDT üyesi bazı devletlerin Kolektif Güvenlik Anlaşması ve Ortak Savunma Sistemi Anlaşması şartları doğrultusunda bu tür bilgileri Rusya’dan alabilmeleri de önlenmiş oluyordu. Anlaşmayla Azerbaycan’ın hava savunma sisteminin modernleştirilmesi, askeri personelin Rusya’da eğitilmesi, teknik alanda iki ülke arasında işbirliği sağlanması kararlaştırıldı. Radar İstasyonu’nda çalışan personel sayısının 1500’den fazla olamayacağı ve Azerilerin toplam personelin 1/3’ü kadar olması da anlaşmada öngörüldü.

Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinde Gebele Radar İstasyonu

Rusya Savunma Bakanı tarafından sunulan önerinin Ankara’da sıcak karşılanmadığını tahmin etmek zor değil. Savunma Bakanı Yardımcısı Anatoli Antonov’un Bakü ziyaretinden bir gün önce, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Korgeneral Mehmet Emin Alpman başkanlığında üst düzey bir askeri heyet Azerbaycan Savunma Bakanı tarafından kabul edildi. Bu görüşmenin genel olarak iki ülke arasındaki askeri işbirliği çerçevesinde bir toplantı olduğu söylense de, Gebele İstasyonu’yla ilgili fikir alış verişinde bulunulduğu kesindir. Azerbaycan ve Türkiye Dışişleri Bakanları arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri sırasında bu konulara değinilmiş olması, Ankara’nın olayları dikkatle izlediğini göstermektedir. 

Üssün statüsüyle ilgili, 2002 senesinde Azerbaycan ve Rusya arasındaki anlaşmanın imzalanması sırasında, TBMM Başkanı Ömer İzgi Bakü’de yaptığı görüşmelerden sonra, Ankara’nın Gebele İstasyonu’nun statüsüyle ilgili anlaşmaya ve genel olarak onun kullanılmasına karşı olduğunu net bir şekilde ifade etmişti. Azerbaycan tarafından ise anlaşmanın parlamentoda onaylanması sırasında, Rusya’yla yapılan işbirliğinin Türkiye ve Azerbaycan’ın milli çıkarlarına karşı olmadığı bildirildi.   

Bu defa durum öncekinden farklı sayılmaz. Rusya’nın Daryal istasyonu vasıtasıyla Azerbaycan’ın askeri ve stratejik ortakları olan Türkiye ve Pakistan’ın hava sahasını kontrol altında tutması, Bakü’nün milli çıkarları ve dış politika çıkarlarıyla uyuşmadığına dikkat çekmek gerekiyor. Rusya Hava Kuvvetleri Komutanı Anatoli Kornukov’un ifade ettiği gibi, BDT Ortak Hava Savunma Sistemi Türkiye’nin hava sahası üzerinde tam kontrole sahiptir. Tam kontrol ise Gebele Radar İstasyonu vasıtasıyla mümkün olmaktadır.  

Bakü şimdi daha mantıklı, ama kolay olmayan bir karar vermek zorundadır. Moskova gelecek yıl Mart ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar, yeni anlaşmanın imzalanması için Bakü’ye baskı yapmaktadır. Hem Moskova, hem de Ankara’yla ilişkilerine olumsuz etki etmeyecek bir anlaşmanın imzalanması Bakü’nün büyük bir diplomatik başarısı sayılacaktır.

 

Sonuç

Azerbaycan için stratejik önem taşıyan Gebele Radar İstasyonu sorununda süreç, zaman zaman Bakü ve Moskova arasındaki ilişkilerin durumuna göre belirlenmiştir. Bağımsızlıklarının ilk yıllarında her iki devlet arasında yaşanan soğuk ilişkiler ve en önemlisi Rusya’nın Ermenistan’la işbirliğinin Azerbaycan’a tehdit olarak Bakü’de yankı bulması, istasyonun statüsünün Putin dönemine kadar belirlenmemesine neden olmuştu. Putin iki devlet arası ilişkilerde yeni bir dönem başlatmış ve Rusya devlet başkanı olarak ilk kez Azerbaycan’a resmi bir ziyarette bulunmuştur. 2002 yılında Haydar Aliyev ve Vladimir Putin’in görüşmelerinden sonra radar istasyonunun statüsü konusunun çözüme kavuşması ve 10 senelik bir anlaşmanın imzalanması, konuyu bu dönem zarfında iki ülke arası sorun olmaktan çıkarmıştı. Anlaşma süresinin sona yaklaşmasıyla iki devlet arasında bu konu yeniden gündeme gelmiş ve tarafların farklı yaklaşımlarından dolayı Gebele Radar İstasyonu’nun gelecekteki statüsünün belirlenmesi konusunda bir sonuca daha varılmamıştır. 

Azerbaycan bu istasyonun sadece Rusya tarafından kullanmasında çok ısrarlı gözükmüyor ve çıkarları doğrultusunda ABD ve Rusya’nın ortak kullanabileceği bir analitik merkez olmasını tercih ediyor. Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Araz Azimov’un, istasyonun ABD ve Türkiye’nin kullanımına verilebileceğini ifade etmesi buna bir örnektir. ABD’ye farklı dönemlerde hem Azerbaycan, hem de Rusya tarafından istasyonun birlikte kullanımı için yapılmış önerilere çok fazla önem vermeyen Washington yönetimi, Rusya’nın tepkilerine rağmen, Doğu Avrupa ülkelerinde bu tür istasyonların kurulmasında ısrarlıdır. 2007 senesinde Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, ABD’nin Doğu Avrupa ülkelerinde kurmak istediği füze savunma sistemleri yerine, Gebele Radar İstasyonu’nun Moskova ve Washington tarafından birlikte kullanılmasını önermişti.(12)  O zaman, istasyonun modernleşmeye ihtiyacı olduğunu belirten ABD tarafı bu öneriyi kabul etmemişti. Rusya Cumhurbaşkanı Medvedev’in İstasyonun Avrupa’nın füze savunma programına dahil olmayacağını beyan etmesi, Kremlin’in artık ABD’yle birlikte kullanmak niyetinde olmadığını göstermektedir.

Dağlık Karabağ sorununun çözümüne yönelik Bakü’nün Gebele Radar İstasyonu’nu Moskova’ya karşı kart olarak kullanması düşüncesi çok ciddi olarak kabul edilemeyecek bir konudur. İstasyon Rusya için ne kadar stratejik önem taşısa da, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki sorunun çözümüne etki etmeyecek şekilde önemsiz sayılabilir. Rusya için Ermenistan’la olan tarihi ilişkileri ve çıkarları, istasyon’un kullanımından daha önemlidir. Rusya’nın kendi toprakları içerisinde modern bir istasyon kurmayı amaçlaması, zamanla önemini kaybedecek Gebele Radar İstasyonu’nun şimdiki durumda Azerbaycan için hem politik, hem de ekonomik açıdan daha avantajlı şekilde kullanılmasını gerektirmektedir.

Dipnot

 

(1) “Sefer Abiyev Rusya Savunma Bakanı Yardımcısı’yla Gebele Radar İstasyonu’nun kiralanma koşullarını müzakere etmişler”, 14 Aralık 2011 http://az.apa.az/xeber_Sefer_Ebiyev_Rusiya_mudafie__244843.html.

(2)  “Строительство новой РЛС в Азербайджане планируется завершить к 2019 году”, 12.12.2011 http://www.rg.ru/2011/12/12/rls-anons.html.

(3)  “Gabala on Russia’s radar as MDS talks fizzle”, 23 Kasım 2011, http://rt.com/politics/russia-gabala-radar-azerbajain-us-021/.

(4)  “Строительство новой РЛС в Азербайджане планируется завершить к 2019 году”, 12.12.2011 http://www.rg.ru/2011/12/12/rls-anons.html.

(5)  8 Haziran 2010 tarihinde Azerbaycan Parlamentosu’nda Azerbaycan Askeri Doktrini kabul edildi; http://meclis.gov.az/?/az/law/183#comment.

(6)  Podvig Pavel, “History and Current Status of the Russian Early-Warning System”, Science and Global Security Journal, 10:21-60, 2002;

(7)  Weitz Richard, “Azerbaijan’s Geopolitics and Putin’s Gabala proposal”, Journal of Central Asia-Caucasus Analyst, 13 June 2007.

(8)  Sovyetler döneminde dokuz radar istasyonundan üçü Rusya Federasyonu topraklarında (Murmansk, Peçora ve İrkutsk), ikisi Ukrayna’da (Sevastopol ve Mukaçevo), Beyaz Rusya sınırları içerisinde (Baranoviçi), Kazakistan’da (Balkaş), Letonya’da (Skrunda) ve Azerbaycan’da (Gebele) bulunmaktaydı.

(9)  “Russian Missile Chief- Loss of Radar in Latvia To be Offset”, 29 Haziran 1998, ”http://www.globalsecurity.org/wmd/library/news/russia/1998/fbuma06291998000210.htm.

(10)  “Russia shuts Cuban radar base”, 18 Ekim 2001, http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/1604803.stm.

(11)  19 Mart 2002 tarihinde Azerbaycan Parlamentosu 11 oya karşılık 93 oyla anlaşmayı onayladı. Rusya Devlet Duması 30 Ekim 2002 tarihinde anlaşmayı onayladı.

(12)  Weitz Richard, “Azerbaijan’s Geopolitics and Putin’s Gabala proposal”, Journal of Central Asia-Caucasus Analyst, 13 June 2007.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top