Çin-Cezayir İlişkileri

Hatice EKE
25 Ağustos 2014
A- A A+

Çin Afrika’daki varlığını yumuşak güç unsurlarını kullanarak pekiştirmeye devam etmektedir. Kara kıtada alt yapı çalışmaları, inşaat, haberleşme ve ulaşım alanlarında yaptığı yatırımlar ve kıtayla gün geçtikçe gelişen ticaret bağları Pekin’in elini oldukça güçlü kılmaktadır. Aynı şekilde Cezayir’de oldukça önemli bir seviyeye ulaşmış olan Çin yatırımları ve ikili ticaretin hacmi iki ülke arasındaki ilişkilerin geldiği noktayı görmek açısından dikkat çekmektedir. Öyle ki, Çin 2013 yılında Cezayir’in en çok ticaret yaptığı Fransa’yı da geride bırakarak tedarikçiler arasında ilk sıraya yerleşmiştir. Ayrıca yapılan yatırımların büyük çoğunluğunun Cezayir kamu ihaleleri üzerinden olduğunun da altı çizilmelidir. Cezayir, başta eski Sömürgecisi Fransa olmak üzere Avrupa ülkeleri ve ABD ile sahip olduğu ilişkilere ilaveten bu aktörlerden birçok açıdan farklı olan Çin ile ilişkilerini geliştirmek istemektedir. Cezayir’in Çin’i birçok alanda ortak olarak seçmesinin arkasındaki temel saikler batıya olan bağımlılığı kırmak, Çin dış politikasının milli çıkarlarla çok daha uyumlu bulunan iç işlerine müdahale etmeme ve “kazan-kazan” gibi politik ilkeler üzerinde şekillenmesi, Çin’in büyüyen iktisadi gücünden faydalanmak şeklinde sıralanabilir. Bağımsızlık mücadelesi yıllarına kadar dayanan Çin-Cezayir ilişkileri, 1999 seçimlerinin ardından uygulanması meclis tarafından kararlaştırılan ekonomik reformlarla birlikte iktisadi alanda da ivme kazanmış, iki ülke arasındaki bağlar güçlenmiştir. Bu analiz çerçevesinde Cezayir-Çin ilişkilerinin başta enerji ve altyapı konularında olmak üzere yatırımlar ile ticaret kalemlerine vurgu yaparak ekonomi ve -sınırlı olmakla beraber- güvenlik alanındaki yansımaları ele alınacaktır.

 

Çin-Cezayir Ortaklığının Güçlü Dayanağı: Yatırım

 

Çin gelişmekte olan ülkeler ve bilhassa Afrika için batılı güçlerden birçok yönden farklı bir ortaktır. Öncelikle Çin kendisini gelişmekte olan ülke olarak tanımlamaktadır ve Cezayir ile ilişkiler Güney-Güney işbirliği çerçevesinde değerlendirilmektedir. Soğuk Savaş döneminde iki kutba karşı alternatif bir politika güden Çin, kalkınmakta olan ülkelerle işbirliği kurarak kalkınmalarına destek olmayı dış politikasının bir esası kabul etmiştir. Çin’in komünist ideolojiye dayanan yaklaşımı 1970’lerden sonra yerini iktisadi serbestleşmeye bırakmış olsa da Güney-Güney işbirliği politikası devam etmektedir.[1] Bu politika çoğunlukla sömürgecilik geçmişine sahip Kuzey kuşağı ülkeleri ile kurulan asimetrik ilişkilerin aksine daha eşitlikçi bir esasa dayanmaktadır. Ayrıca, Batılı güçlerin insan hakları gibi bazı şartları öne sürmeleri karşısında dış politika ilkeleri Çin’i daha çekici kılmaktadır. Nitekim Çin dış politikası göz önüne alındığında iç işlerine müdahale etmeme, karşılıklı saygı ve kazanç, barış içinde bir arada yaşama ilkelerinin temel alındığı görülmektedir (Hukuki dayanağı Çin Anayasası’nın 12. Maddesi olarak değerlendirilir). Çin’in diplomatik ilişki kurmak için yegâne koşulu Pekin’in tek hukuki temsilci olarak kabul edilmesi, bir diğer ifadeyle “tek Çin” politikasının karşı tarafça kabulüdür.

 

Beklendiği gibi ulusal çıkarları çerçevesinde politikalarını şekillendiren Çin, enerji ve ham madde ihtiyacı sebebiyle Latin Amerika, Orta Doğu ve Afrika’ya yönelmiştir. Ayrıca Çin’in gittikçe artan üretim kapasitesinin bir sonucu olarak pazar arayışı da bu bölgeleri çekici kılmaktadır. Bu düzlemde ele alınabilecek olan inşaat, haberleşme, altyapı, doğal kaynakların çıkarılması-işlenmesi, taşıt ve tekstil alanlarında Cezayir’deki Çin yatırımları dikkat çekmektedir.[2]

 

Çin’in dış yatırım politikalarını belirleyen etkenlerin başında Çin’in özellikle doksanlardan itibaren artan enerji ihtiyacı ve buna bağlı olarak petrol ve doğal gaz ithalatı zikredilebilir. Çin’in enerji esaslı politikasındaki hedefi enerji bağımlılığını tek bir ülke ya da bölgede bırakmamak için tedarikçilerini çeşitlendirmek ve kaynaklara doğrudan ulaşabilmektir. Bu bağlamda Orta Doğu’ya olan bağımlılığını kırmak için Afrika ve Latin Amerika ülkelerine yönelmiştir. Bu yönelimin bir sonucu olarak Afrika’dan ham petrol ithalatı 2000 yılında yaklaşık 3 trilyon ABD doları iken 2012 yılında 47 trilyon ABD dolarına ulaşmıştır.[3] Aynı hedef doğrultusunda, Çin hidrokarbon ithalatının yanı sıra enerji şirketleri aracılığıyla bu kaynakların keşfi, çıkartılması ve işlenmesi alanında yatırım yapmaktadır.[4]

 

 

Afrika’nın en önemli hidrokarbon ihracatçılarından olan Cezayir, Çin’in enerji ve enerji yatırımları politikaları çerçevesinde değerli bir konumda bulunmaktadır. (Şekil 2) Cezayir’e enerji ve madenler alanında 2012 yılında en çok doğrudan yabancı yatırım yapan ülkeler sıralamasında Çin, ABD, Norveç, Birleşik Krallık, Tayland, İtalya’dan sonra 98,8 milyar dolarlık yatırımla altıncı sıraya yerleşmiştir.[5] (Şekil 1)

 

Cezayir’de maden arama, sondajlama ve işleme faaliyetlerinde Çin şirketleri oldukça önemli bir paya sahiptir. 2004 yılında iki ülke arasında enerji ve maden alanında işbirliği için çerçeve anlaşması imzalanmıştır. Maden arama sektöründe 2009 yılında açılmış olan 7 maden başlığından birisi olan bakır tetkikini bu alanda faaliyet gösteren üç yabancı şirketten birisi olan Shaolin Mines isimli Çinli şirket yürütmektedir. Ayrıca 2009 yılında sondajlaması yürürlükte olan 49 maden kaleminin 22’sini ortak veya tek olarak Çin şirketleri yürütmektedir. Maden işletmeleri alanında ise görece daha az etkin olan Çin, Cecomin aracılığıyla yalnızca çinko-kurşun madenlerinin işletilmesini üstlenmektedir. Çin’in maden arama ve sondaj alanlarına yapılan yabancı yatırımlar içindeki payı da bu alandaki ağırlığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Çinli Shaolin Mines 2009 yılında arama safhası için yapılan 70 milyon dolarlık yabancı yatırımın 50 milyon dolarlık kısmını gerçekleştirmiştir. Sondaj safhası için yapılan yaklaşık 16 milyon dolarlık yabancı yatırımın ise yaklaşık 7 milyon doları Çin kaynaklıdır.[6]

 

Cezayir ekonomisi çoğunlukla hidrokarbon kaynaklarına dayanmaktadır. Ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının %30’u bu kaynaklardan sağlanmaktadır. Endüstrinin milli gelir içindeki payı %60 olmakla beraber endüstri alanları büyük çoğunlukla doğal kaynaklar merkezlidir.[7] Ülke bu sektöre olan bağımlılığını kırabilmek için yatırımların artırılarak diğer sektörlerin geliştirilmesini, istihdam alanlarının genişletilmesini hedeflemektedir. Cezayir hükümeti 2014 seçimlerinin ardından yapılan ilk bakanlar kurulu toplantısı sonucunda politikalarının bu yönde şekilleneceğini bildirmiştir.[8] Bu bağlamda hidrokarbon ve maden kaynakları alanında olduğu kadar başka alanlarda da oldukça etkin olan Çin yatırımları incelenmeye değerdir. Yatırımların yoğunlaştığı mecralar haberleşme, ulaşım, inşaat ve altyapıdır.

 

Mobil haberleşme hizmetlerinden yararlanan kitlenin artış hızı dikkate alındığında oldukça verimli görünen ve 2002 sonrası özel teşebbüse de kapılarını açan Cezayir haberleşme sektöründe Çin şirketlerinin varlığı dikkat çekmektedir.[9] Cep telefonu operatörlerine kayıtlı Cezayirlilerin sayısı 2004 yılında 5 milyon iken 2013 yılında 39 milyonu aşmıştır.[10] Cezayir’de faaliyet gösteren iki Çinli şirket ZTE ve Huawei’dir. Kamu şirketi Algérie Telecom tarafından 2005 yılında GSM ağı kurmak için açılan ihaleyi kazanan ZTE, ülkede 4G ve LTE teknolojisinin oluşturulması için de Algérie Telecom’a destek vermektedir. Ayrıca ZTE 14 vilayette LTE için altyapının oluşturulmasını üstlenmekle haberleşme sahasında ülkedeki konumunu iyileştirmektedir.[11] Huawei de Oran, Vurkla ve Sekikda şehirlerinde 3G ağının oluşturulması için Nisan 2013’te Algérie Telecom Mobilis tarafından tercih edilen şirkettir. Aynı şirket, Ağustos 2013’te Cezayir Posta ve Haberleşme Bakanlığı bünyesindeki LTE yenileme merkezinin kurulmasını bir takım ekipmanlar tedarik ederek desteklemiştir.[12]

 

Çin ulaşım sahasında büyük projelere imza atmaktadır. Maliyeti 100 milyon dolar ile 6 milyar dolar arasında değişen, 2005 ve Haziran 2014 arasında, China Civil Engineering Construction Corporation (CCECC) ve China Railway Construction Corporation (CRCC), tarafından yürütülen altı tane kara, hava veya demir yolları projesi bulunmaktadır. Ayrıca 2008’de iki ülke imzaladıkları bir anlaşmayla otomobil montajlama üzerine yoğunlaşacak olan Jiangling Ekonomi ve Ticaret İşbirliği Bölgesi’ni kurmuşlardır. Bu çerçevede Jiangling Groups ile Cezayirli Group Mazouz, Shaan Xi ile Algerian GM Trade, Fandi Motors (Cezayirli) ile Shaan Xi ve Jiangxi Changhe Automobile ile Fandi Motors araba montaj tesisleri kurmak üzere aynı yıl içinde anlaşma imzalamışlardır. Fakat Ocak 2009’da Cezayir Sanayi Bakanı Abdülhamid Temmar yalnız montaj değil araba üretiminin de ülkede yapılması gerektiğini, bu yüzden de bu alandaki anlaşmaların dondurulduğunu açıklamıştır.[13] Hükûmetin aldığı bu kararın şirket ortaklıklarında Cezayirli şirketlerin payının %51’den az olmamasını öngören 2009 tarihli finans yasasının tamamlayıcısı olduğu değerlendirmesi yapılmaktadır.[14] Bununla beraber 2013’te Çinli araba şirketi FAW yılda ortalama 10.000 araç üretebilecek otomobil montaj tesisi kurmak üzere Cezayirli Arcofin ile anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşmaya göre ortaklık hisseleri %51’i Arcofin, %49’u FAW’a ait olacak şekilde belirlenmiştir.[15]

 

Çin yatırımlarının aktif olduğu bir diğer sektör ise inşaat ve altyapıdır. Maliyeti 100 milyon ile 1 milyar 300 milyon dolar arasında değişen, 2006 ve Nisan 2014 arasında 9 adet muhtelif inşaat projesinin sorumluluğunu CRCC, CCECC, Sinoma ve Sinohydro üstlenmiştir.[16] Bu projelerden 2005 yılında üzerinde anlaşılmış ve 2010 yılında Sinohydro tarafından bitirilmiş olan su pompalama istasyonları inşası ve boru hatları döşenmesini içeren 210 milyon dolarlık proje sulama ve tarım alanında önemli bir altyapı hizmeti sunmaktadır. Yine inşaat alanındaki Çin projelerinden en maliyetli olan ve masrafları Çin devleti tarafından karşılanan dünyanın en büyük üçüncü camii yapımı da oldukça ses getirmiştir. Cami yaklaşık olarak 1 milyar 300 milyon dolara mal olmuştur.[17]

 

Çin’in Cezayir Pazarlarında Artan Etkisi

Çin’in Cezayir pazarında özellikle son on beş yılda gittikçe artan etkisi dış ticaret verilerinde açıkça görülmektedir. Çin, yıllardır Cezayir’in en büyük tedarikçi olan Fransa’yı 2013 yılında geçerek bu ülkenin ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında ilk sıraya yerleşmiştir. Bununla beraber Cezayir’in Çin’e ihracatı oldukça düşük seviyelerde kalmıştır. (Tablo 1) Üstelik Çin’in Cezayir’den satın aldığı ürünlerin çoğunluğunu hidrokarbon ürünleri oluşturmaktadır.
 

 

Cezayir’in Çin ürünleri için önemli bir pazar olmasının bir kaç nedeni vardır. İlk olarak Cezayir 40 milyonluk nüfusa sahiptir ve Afrika Kalkınma Bankası’nın verilerine göre istikrarsız sınıf istisna edildiğinde orta sınıfın oranı nüfusun yaklaşık %28’idir.[18] Satın alma paritesine göre kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasıla 2008 den 2014’e kadar artan bir trend izlemektedir.[19] Ayrıca yaklaşık 40 milyon olan nüfusun büyük kısmı genç nüfustan oluşmaktadır. Tüm bu veriler Cezayir’in önemli bir tüketici kitlesi bulunduğunu göstermesi açısından dikkate değerdir. Bunun yanında Çin’in görece ucuz olan ürün yelpazesi ile birlikte okunduğunda Cezayir nüfusunun yaklaşık %25’ini oluşturan istikrarsız gruba da hitap edebileceği dikkate alınırsa Cezayir’in Çin nezdinde değerli bir tüketici kaynağı olduğu anlaşılmaktadır. Coğrafi olarak Avrupa’ya yakın olan Cezayir’in stratejik bir pazar oluşunun diğer nedeni ise Akdeniz için Birlik üyesi olmasıdır. Birlik hedeflerinden birisi bölgesel bütünleşmenin derinleştirilerek ticaretin geliştirilmesidir.[20] Dolayısıyla Cezayir yaklaşık 800 milyonluk Akdeniz pazarı oluşturan bir birliğin üyesi olarak ticari bir kıymet ifade etmektedir. Buna ilaveten bu pazar Çin ürünlerinin Avrupa’ya arz edilmeden önce Mağrip pazarında test edilmesi olanağı sağlamaktadır.[21]

 

 

Çin-Cezayir ticari ilişkileri yakından incelendiğinde ticaret dengesinin Çin’in lehine olduğu görülmektedir. Çin’in ihraç ettiği başlıca ürünler motorlu araçlar, televizyon alıcı cihazları, kablolu telefon, klima, kauçuk lastiklerden müteşekkil iken Cezayir ihracatının çok büyük bir kısmını doğal gaz ve petrol oluşturmaktadır.  Çin-Cezayir ticaret hacmi 2002 yılında 28 milyon 200 bin dolardan 2013 yılında yaklaşık 6 milyar 822 milyon dolara ulaşmıştır. İkili ticaretin yoğunlaştığı ürün çeşitlerinden de anlaşılacağı üzere Cezayir, Çin için önemli bir hidrokarbon kaynağıdır.

 

 

Cezayir’in ihracatı %97 oranında hidrokarbon ürünlerine bağımlıdır. İthal ettiği ürünlerin ise büyük kısmı tahıl, süt, kurutulmuş sebze gibi gıda ürünleri; motorlu araçlar, makineler gibi endüstriyel ürünler ve diğer tüketim mallarından oluşmaktadır. Sonuç itibariyle Cezayir sanayisinin az gelişmiş olması sebebiyle tüketim ve üretim mallarını özellikle de endüstriyel ürünleri büyük oranda kendisi üretememekte ve bu alanda ithalata bağımlı bulunmaktadır. Üretim alanındaki bu yetersizlik ile zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarının varlığı ihracat verilerine de yansımaktadır. 

 

Siyasi ve Askeri İlişkiler

 

İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler Eylül 1958’de Çin’in Cezayir geçici hükûmetini tanımasıyla başlamıştır. Cezayir’in 1962 yılında bağımsızlığını kazanmasıyla ikili ilişkiler sağlık, ekonomi, askeri ve kültürel alanlarda gelişmeye yönelmiştir. Çin 1963 yılında Cezayir’e toplamda 2.200 hemşire veya doktordan oluşan sağlık ekibi göndermiş, aynı yıl ekonomik, ticari, bilimsel ve teknik işbirliği anlaşmaları imzalanmıştır.[22] Cezayir daima tek bir Çin devletinin varlığını savunmuş ve 1971 yılında Pekin’in Çin Halk Cumhuriyeti’nin tek temsilcisi olarak Birleşmiş Milletler nezdindeki konumunu desteklemiştir.[23] Cezayir-Çin Karma Komitesi’nin 1983’te kurulmasıyla ilişkilere yeni bir soluk kazandırılması hedeflenmiştir. Ayrıca ikili ilişkiler anlaşmalarla hukuki anlamda somut bir temele dayandırılmıştır. Özellikle 2000 yılından itibaren hemen hemen her yıl gerçekleştirilen karşılıklı üst düzey resmi ziyaretlerin ardından işbirliği anlaşmaları imzalanmaktadır. En son Haziran 2014’te Cezayir Dış İşleri Bakanı Lamamra’nın 6. Çin-Arap Forumu İşbirliği Toplantısı için gerçekleştirdiği Pekin ziyareti esnasında beş yıllık (2014-2018) küresel stratejik işbirliği tasarısı imzalanmıştır. Belgede özellikle ekonomik ilişkilerin artırılarak Cezayir’in 2015-2019 kalkınma planında öncelik alanları olarak belirlediği sektörlerde Çin yatırımlarının yoğunlaştırılması öngörülmüştür.[24]

 

Cezayir parlamentosu 1999 seçimlerinin ardından siyasi ve ekonomik alanda bir takım reform politikalarının hayata geçirileceğini Ocak 2000’de ilan etmiştir. Bu reform hareketinde piyasa ekonomisinin geliştirilmesi için devlet müdahalesinin azaltılarak serbest yatırım ile rekabet ilkelerinin yerleştirilmesi ve özelleştirmenin artırılması yoluyla özel sektörün geliştirilmesi kararlaştırılmıştır. Yine aynı doğrultuda bankacılıkta ve mali işlerde reforma gidileceği bildirilmiştir.[25] Bu bağlamda 2002 yılından itibaren Çin-Cezayir arasında anlaşmalar imzalanmakta ve ülkede 1980’den bu yana var olan Çin şirketleri daha sık şekilde ve daha büyük projeler gerçekleştirmektedir.

 

İkili ilişkiler yalnız diplomatik ve ekonomik bağlarla sınırlı kalmamış güvenlik ilişkileri de görece sınırlı olmakla birlikte silah alım-satımı ve teknik konularda işbirliği çerçevesinde var olmuştur. Çin 1971’den bu yana Cezayir’de savunma ataşeliği bulundurmaktadır. Ayrıca karşılıklı resmi askeri ziyaretler gerçekleştirilmektedir. Son olarak, Mayıs 2014’te Çin Halk Kurtuluş Ordusu Genelkurmay İkinci Başkanı Hou Shusen’in liderliğinde bir askeri heyet Cezayir’i ziyaret etmiş ve görüşmelerde iki taraf askeri işbirliğinin geliştirilmesi konusundaki kararlılıklarını ifade etmişlerdir.[26] Afrika’daki güvenlik politikası gereği Çin kıtada bir askeri üsse sahip olmadığı gibi kıta askerlerine askeri talim sağlayacak ekip de bulundurmamaktadır. Yalnız tedarik ettiği ekipmanların kullanımı ve sağlık konularında destek sunmak üzere sınırlı sayıda eğitmen bulundurmaktadır. Cezayir de sağlık konusunda destek alan ülkelerdendir.[27]

 

Çin’in gün geçtikçe teknolojik kapasitesinin ilerlemesi ve iki ülke arasında başta iktisadi alanda olmak üzere ilişkilerin derinleşmesi Cezayir ile askeri ilişkilerin geliştirilmesi ve askeri teknolojik ürünlerin alım-satımının artırılması yönündeki beklentileri kuvvetlendirmektedir. Var olan bir takım silah veya mühimmat ticareti verileri de bu algıyı doğrular niteliktedir. SIPRI verilerine göre Cezayir ve Fas Afrika’da Çin’in silah sattığı en önemli ülkelerdendir. Silah akışı verilerine göz atacak olursak, Cezayir 1999 ve 2012 yıllarında C-802 gemiden gemiye füze botlarını almış, 2006’de ise bu botlara uyumlu üç adet C-85 füze botu almıştır.[28] Ayrıca 2012 yılında 3 tane F-22 fırkateyn sipariş etmiştir.[29] Rusya, Avrupa devletleri, ABD ve Rusya ile askeri ekipman ticaretini sürdüren Cezayir daha düşük maliyetli olan Çin ürünleri ile askeri ekipman tedarikçi yelpazesini de çeşitlendirmektedir. Fransa’nın Mali müdahalesi esnasında Fransız askeri uçaklarına toprakları üzerinde uçma yetkisi veren Cezayir, sınırlarının güvenliğini sağlamak için Yi Long isimli insansız hava aracı alımı üzerine Çinli yetkililerle müzakere içindedir.[30]

 

Teknik yardım alanına göz atacak olursak, Çin Cezayir’in nükleer bir güce sahip olması için dikkate değer bir teknik destek sunmuştur. Nükleer alanda teknik işbirliğine dair iki anlaşma 1983 ve 1997 yıllarında imzalanmıştır. Bu çerçevede Çin’in desteği ile Selam nükleer reaktörü 1993’te Ayn Vussara’da kurulmuştur. Çin’in yardımıyla geliştirilen nükleer çalışmalar askeri amaca yönelik olabileceği endişesi ile ABD tarafından eleştirilmiştir. Nitekim İspanyol gizli servisinin 1998 tarihli raporu da bu endişeleri doğrular niteliktedir. Fakat Cezayir, bu iddiaları yalanlamakta, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın düzenli denetimine ve bu alandaki uluslararası düzenlemelere saygılı olduğunu bildirmektedir.[31]

 

İlişkilerdeki Sorunlar

 

Gelişmesini sürdüren ekonomik ilişkiler karşılıklı kazancın yanı sıra bir takım sorunları da barındırmaktadır. Devlet ve kamu politikaları açısından değerlendirecek olursak her ne kadar özel sektör ve yatırımlar teşvik ediliyor olsa da yatırımların kalıcı olması ve Cezayir’in endüstriyel üretim kapasitesinin artırımı amaçlandığından kimi kısıtlamalar da göze çarpmaktadır. Çin-Cezayir ekonomi alanının 2009’da kurulmasından bir yıl sonra, yabancı yatırımlarda şirket paylarının çoğunluğunun Cezayir ulusunda kalmasına dair yasayla uyumlu olarak 2009’daki anlaşmalar dondurulmuştur.[32] İlişkilerdeki bir diğer önemli problem ise yolsuzluktur. Daha önce belirttiğimiz gibi Algérie Telecom’un açtığı kamu ihalelerini kazanan ZTE ve Huawei’nin rüşvet suçu nedeniyle 2012 yılında iki yıl boyunca devlet ihalelerine girişi yasaklanmıştır.[33]

 

Çin ülkede yaptığı yatırımlarla yeni istihdam alanlarının oluşmasına katkıda bulunmaktadır. Fakat gerçekleştirdiği projelerde Çinli işçilerin istihdam edilmesi bu yatırımların Cezayir’de işsizliğe neden olup olmadığının sorulmasına neden olmaktadır. Çinli şirketler Cezayirlileri daha çok özel yetenek veya eğitim gerektirmeyen güvenlik ve inşaat alanlarında istihdam etmektedir. Bununla beraber Cezayir’deki işsizlik sorunun en etkili olduğu kitle üniversite mezunları bir diğer ifadeyle nitelikli iş gücüne sahip olanlardır. Dolayısıyla Çin eliyle oluşturulan istihdam alanları Cezayir’in işsizlik sorununa etkili bir çözüm sunmamaktadır.[34]

 

Sonuç

 

Çin 2014 yılında ikincisini yayınladığı dış yardım politikalarını konu alan Beyaz Kitap’ta Afrika üzerine yaptığı vurgu ile kıta ile ilişkilerin güçlenerek devam edeceğinin sinyalini bir kez daha vermiştir. Çin dış yardımının %51,8’inin 2010-2012 döneminde Afrika’ya yöneltilmiş olması kıtaya olan Çin ilgisini değerlendirmek açsısından çarpıcıdır.[35] Afrika’daki en önemli beş ticari ortağından birisi olan Cezayir ile ilişkileri Cezayir’in bağımsızlık mücadelesi verdiği döneme kadar dayanmaktadır. 1958’de Çin’in Cezayir geçici hükûmetini tanımasıyla başlayan ilişkiler sağlık yardımları, yatırımlar, ticaret gibi yumuşak güç araçları üzerinden sürdürülmüştür. Cezayir’in 2000’li yıllarda giriştiği reform hareketlerinin ve 1990’lı yıllara nazaran siyasi ve iktisadi anlamda daha istikrarlı bir ülke görüntüsü kazanmasının etkisiyle ekonomik ilişkiler hızlı bir gelişme göstererek Çin-Cezayir bağları kuvvetlenmiştir.  Çin’in yatırım politikalarının temelini oluşturan bilhassa enerji alanında kullanılan doğal kaynak ihtiyacı Cezayir’e yönelik yatırımlarda da etkisini göstermektedir. Diğer yandan doğal kaynak ticareti ve bu alandaki Çin yatırımları iki ülke arasındaki gelişmiş iktisadi ilişkileri açıklamak için yeterli değildir. Yaklaşık 40 milyonluk nüfusu ile görece ucuz olan Çin ürünleri için uygun bir pazar olan Cezayir, kalkınmayı hızlandırmak üzere giriştiği reformlar çerçevesinde özellikle altyapı noktasında ihtiyaç duyduğu yatırımları Çin şirketleri aracılığıyla gerçekleştirebilmektedir. İkili ilişkilerin yürütülmesinde 2014-2018 dönemi için bir yol haritası niteliği taşıyan küresel stratejik işbirliği tasarısı belgesinin Haziran 2014’te imzalanması Cezayir-Çin ilişkilerinin bilhassa iktisadi araçlar üzerinden gelişerek devam etmesi noktasında iki tarafın da mutabık olduğunu göstermektedir.

 

 

Sonnotlar:

1-) Derek J. Mitchell, “China and the Developing World”, The China Balance Sheet in 2007, Center for Strategic and International Studies, http://csis.org/programs/freeman-chair-china-studies/china-balance-sheet/papers, s. 110-111.

2-) Mohamed Troudi, “La Stratégie arabe de la Chine”, http://www.politique-actu.com/dossier/strategie-arabe-chine-mohamed-troudi-chercheur/364302/, Erişim tarihi: 13.08.2014

3-) The Obsevatory of Economic Complexity by MIT Media Lab, http://atlas.media.mit.edu/explore/tree_map/hs/import/chn/show/2709/2012/ , Erişim Tarihi: 11.08.2014

4-) Christian Harbulot, “Les Compagnies Pétrolières Chinoises dans la Stratégie de Puissance de Pékin”, Intelligence Economique, Essec Business Scool, 2008-2009, s. 12-13

5-) Cezayir Enerji ve Maden Bakanlığı, Bilan des Réalisation du Secteur de l’Energie et des Mines, 2012,  s. 58

6-) Cezayir Enerji ve Maden Bakanlığı, Bilan des Activités Minieres, 2009, s. 72-75

7-) CIA Fact Book, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/ag.html, Erişim Tarihi: 08.08.2014

8-) Tout sur l’Algérie, “Nouveau découpage administratif, audiovisuel, investissement, lutte contre la corruption: les instructions de Bouteflika au gouvernement”, http://www.tsa-algerie.com/2014/05/07/nouveau-decoupage-administratif-audiovisuel-investissement-lutte-contre-la-corruption-les-instructions-de-bouteflika-au-gouvernement/, Erişim Tarihi: 13.08.2014

9-) Karim Yaici, “Mobile telecoms market in Algeria: the untapped potential of 3G”, Anasr Inspire Magazine, http://inspiremagazine.anasr.org/feature-mobile-telecoms-market-in-algeria-the-untapped-potential-of-3g/ , Erişim Tarihi: 08.08.2014

10-) Algeria Press Service,“Mobile telephony in Algeria: Density exceeding 100%, number of Mobilis subscribers increases by +17.21%”, http://www.aps.dz/en/health-science-tech/2143-mobile-telephony-in-algeria-density-exceeding-100-,-number-of-mobilis-subscribers-increases-by-17-21, Erişim Tarihi: 08.08.2014

11-) Telegeography, “ZTE wins major Algerian GSM contract”, http://www.telegeography.com/products/commsupdate/articles/2005/03/10/zte-wins-major-algerian-gsm-contract/ ; Ofweek, “ZTE helps Algeria Telecomenter 4G era”, http://global.ofweek.com/news/ZTE-helps-Algeria-Telecom-enter-4G-era-12448 , Erişim Tarihi: 01.08.2014

12-) Ephraim Batambuze, “Huawei to deploy 3G network for Algeria’s Mobilis”, http://pctechmag.com/2013/04/huawei-to-deploy-3g-network-for-algerias-mobilis/ , Pctech Magazine; TMC News, “Huawei helps build LTE innovation center in Algeria”, http://www.tmcnet.com/usubmit/2013/08/23/7362762.htm# , Erişim Tarihi: 01.08.2014

13-) Presse DZ, “Un véhicule made in Algeria, si non rien!”, http://www.presse-dz.com/revue-de-presse/un-vehicule-made-in-algeria-sinon-rien, Erişim Tarihi: 12.08.2014

14-) Chris  Alden,  “Chinese Investments and Employment Creation in Algeria and Egypt”, Economic Brief, Afrika Kalkınma Bankası, 2012,  s. 10

15-) Morocco World News, “China’s FAW signs deal to build vehicles in Algeria”, http://www.moroccoworldnews.com/2013/11/111774/chinas-faw-signs-deal-to-build-vehicles-in-algeria/ , Erişim Tarihi: 07.08.2014

16-) The American Enterprise Institute and The Heritage Foundation, China Global Investment Tracker, http://www.heritage.org/research/projects/china-global-investment-tracker-interactive-map, Erişim Tarihi: 31.07.2014

17-) China Bystander, “Chinese firms to build worlds third largest mosque”, http://chinabystander.wordpress.com/2012/02/29/chinese-firm-to-build-worlds-third-largest-mosque/ , Erişim Tarihi: 12.08.2014

18-) Afrika Kalkınma Bankası,  “The Middle of the Pyramid: Dynamics of the Middle Class in Africa”, Chief  Economist Complex, 20 Nisan 2011, s. 22. ; Deloitte, “The Rise and Rise of the African Middle Class”, Deloitte on Africa Collection: Issue 1, s. 3

19-) Dünya Bankası Verileri, http://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.PCAP.PP.KD?page=2, Erişim Tarihi: 07.07.2014

20-) Akdeniz için Birlik Hakkında, http://ufmsecretariat.org/who-we-are/ , Erişim Tarihi: 29.07.2014

21-) Eugenia Pecoraro, “China’s Strategy in North Africa: New Economic Challenges for the Mediterranean Region”, EUGOV Working Paper, Institut Universitari d’Estudis Europeus, No: 26/2010, s. 9-10

22-) “China-Algeria Relations”, http://hyconference.edu.cn/english/features/phfnt/85069.htm,  Erişim Tarihi: 07.08.2014

23-) Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresi Resmi Web Sitesi, “Chinese ambassador: China, Algeria to further boost traditional friendship”, http://www.npc.gov.cn/englishnpc/Special4/2008-11/04/content_1456612.htm, Erişim Tarihi: 24.07.2014

24-) Cezayir Dışişleri Bakanlığı Resmi Web Sitesi, “Algérie-Chine: signature d’un Plan de coopération stratégique globale pour la période 2014-2018”, http://www.mae.gov.dz/news_detail.aspx?footer=1&news_id=2258 , Erişim Tarihi: 25.07.2014

25-) Afrika Kalkınma Bankası, “Document de Strategie par Pays 2000-2002/ Algérie”, s. 16-18

26-) China Military Online, “Secretary general of Algerian Defense Ministry meets with Hou Shusen”, http://eng.chinamil.com.cn/news-channels/china-military-news/2014-05/22/content_5914253.htm , Erişim Tarihi: 11.08.2014

27-) Jonathan Holslag, “China’s New Security Strategy for Africa”, The US Army War College Quarterly Parameters, Summer 2009, s. 29

28-) Andrei Chang, “Analysis: Chinese arms and African oil”, Space Daily, http://www.spacedaily.com/reports/Analysis_Chinese_arms_and_African_oil_999.html , Erişim Tarihi: 11.08.2014

29-) Siemon T. Wezeman ve Pieter D. Wezeman, “Trends in International Arm Transfers, 2013”, SIPRI Fact Book, 2014, s. 3

30-) Gaidi Muhammed Fevzi,  “Surveillance des frontières: Des drones pour Algérie”, Algeria Watchhttp://www.algeria-watch.org/fr/article/mil/surveillance_par_drones.htm , Erişim Tarihi: 29.07.2014

31-) Algeria Watch, “Perspective de cooperation dans le nucléaire civil”, http://www.algeria-watch.de/fr/article/eco/nucleaire/cooperation_nucleaire.htm ; “Le nucléaire civil en Algérie”,  http://www.algerie-monde.com/economie/nucleaire/, Erişim Tarihi: 21.07.2014

32-) Presse DZ, “Un véhicule made in Algeria, si non rien!”, http://www.presse-dz.com/revue-de-presse/un-vehicule-made-in-algeria-sinon-rien , Erişim Tarihi: 21.07.2014

33-) IT News for Australian Business, “Huawei, ZTE banned from Algeria”, http://www.itnews.com.au/News/304858,huawei-zte-banned-from-algeria.aspx, Erişim Tarihi: 30.07.2014

34-) Chris Alden, A.g.e., s. 6-7.

35-) Xinhuanet, “Full text: China’s Foreign Aid”, http://news.xinhuanet.com/english/china/2014-07/10/c_133474011_2.htm, Erişim Tarihi: 18.07.2014

 

 

 

Back to Top