Kırgızistan’ın Siyasi Yapısı ve Anayasal Sistemi

A- A A+

Kırgızistan(1), 1990’lı yıllarda bağımsızlığını ilan eden ve varlığını sürdüren beş Orta Asya devletinden biridir. Gerçekleştirdiğim ziyaretler ve bu ülkede görev yapmam vesilesiyle  halkını tanıma fırsatı bulduğum Kırgızistan’ın zengin kültürü, siyasal ve sosyo-ekonomik gelişmeleriyle ilgili daha önce bazı yazılar yayımlamıştım.(2)

Bu yazı da ise Kırgızistan’ın siyasal sistemi ve anayasal düzeni üzerinde durulacaktır. Diğer Orta Asya devletleriyle karşılaştırıldığında nüfus ve toprak büyüklüğü açısından geride bulunmasına rağmen Kırgızistan,  bazı nitelikleri bakımından bu coğrafyanın önde gelen ülkelerinden biri konumundadır. Kırgızistan, çeşitli özellikleri ve öncelikleriyle büyük önem arz etmektedir. Bunlar;


• Kırgızistan, Orta Asya hatta Orta Doğu devletlerini kapsayan bu büyük coğrafyada Türkiye hariç en demokratik siyasal yönetim şekline sahip ülke konumundadır.

• Kırgızistan; bağımsızlığını kazandıktan sonra geçen kısa süreçte iki önemli toplumsal hareketlilik(2) yaşamasına rağmen demokrasiden uzaklaşmamış, demokratik değerlere dayanan siyasal rejimini sürdürmeyi başarmıştır.

• Orta Doğu ve Orta Asya coğrafyasındaki devletlerin pek çoğunda rastlamadığımız ve varlıklarını düşünemediğimiz muhalif parti, muhalif basın-yayın, bağımsız sivil toplum hareketleri, özgür ve şeffaf seçimler ve benzer kavram ve kurumların Kırgızistan’da bulunması bu ülkeye farklı bir konum kazandırmaktadır.

• Altyapı eksikliği, kaynak yetersizliği ve diğer olumsuz şartlara rağmen Kırgızistan serbest piyasa ekonomisini uygulamaya çalışan, bu yolda önemli mesafeler kat eden bir ülkedir.

• Kırgızistan’ın Çin Halk Cumhuriyeti ile uzun bir kara sınırı vardır. Çin’le komşu olması bu ülkeye jeostratejik bir konum kazandırmakta, Çin’in Orta Asya’ya açılan iki (diğeri Kazakistan) kapısından birisi olması Kırgızistan’a değer katmaktadır.

• Kırgızistan, zengin doğal kaynakları ve benzersiz coğrafi özellikleriyle turizm açısından önemli bir potansiyele sahiptir.

• Dünya’nın en önemli krater göllerinden biri olarak bilinen Issık Gölü’nün (4) varlığı ülkeye turizm ve seyahat açısından büyük katkı sağlamaktadır. Issık Gölü’nün yanı sıra muhteşem güzellikleriyle San Göl, Çatır Göl, Mertez Bakır, Sarı Çelenk, Karasu ve Kolon gibi göller de bu ülkenin görülmeye değer tabiat varlıkları arasındadır.

• 11 Eylül saldırılarından sonra Afganistan’da bulunan NATO askerlerinin geliş gidişi, iaşesi, silah, cephane vb. ihtiyaçlardan dolayı Orta Asya jeostratejik bir öneme kavuşmuştur. Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e 40 km mesafede bulunan Manas havaalanı ve askeri üssü bu doğrultuda kullanılmaya başlanmıştır. Batılı askerlerin Kırgızistan’da bulunması Kırgız kamuoyu ve siyasi partileri tarafından tepkiyle karşılanmış, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev, üssün kullanımına ilişkin yürürlükte olan mevcut anlaşmanın süresi dolunca anlaşmayı uzatmayacaklarını beyan etmiştir.(5)

• Kırgızistan ile Rusya Federasyonu arasında güçlü ekonomik, askeri ve kültürel münasebetler bulunmaktadır. Başkent Bişkek’e 90 km mesafede bulunan Kant askeri üssü de iki ülke arasındaki askeri işbirliği anlaşmaları gereğince Rus ordusunun kullanımına açılmıştır.

• Kırgızistan, Şanghay İşbirliği Örgütünün kurucu üyelerinden olup, örgütte aktif bir role sahiptir. Bu da Kırgızistan’a bölgesel dinamikler açısından önemli değerler katmaktadır.

• Kırgızistan’da Kırgızlardan başka Özbekler, Ruslar, Ukraynalılar, Uygurlar, Almanlar, Tacikler, Koreliler ve başka milletler yan yana yaşamaktadır. İstisnai durumlar dışında bu ülkede etnik ve dinsel bir çatışma zemini yoktur. Etnik unsurların çeşitliliği Kırgızistan’da kültürel bir mozaik oluşturmaktadır.

• Kırgızistan’ın zengin doğal kaynakları ve tabiat güzellikleri hakkında pek çok şey anlatılabilir. “Manas’ın Torunları” adlı yazımda özetle bu konuya değinmiştim.(6) Tabiat güzelliklerinin yanı sıra tatlı su kaynağını oluşturan buzullar da bu ülkenin ekonomik varlıklarındandır. Kırgızistan’da 8200’den fazla buzul bulunmaktadır. En önemli buzul Zailiy dağlarında bulunan buzullardır. Zailiy dağlarında bulunan tatlı su kaynağı 65 milyar m3 hacmindedir. Bu miktar halen ülkede akan akarsuların 12 katıdır.(7) Dolayısıyla, tatlı su kaynakları ülkenin jeoekonomik gücünü yükseltmektedir.

• Kırgızistan nüfusu az olmasına rağmen; ülke kültür, edebiyat, sanat ve medeniyetin diğer sahalarında önemli mesafeler almıştır. Kırgızistan’ın tarihi edebi ve destansı miraslarla pekişmiştir. Özellikle Türk Dünyası’nın, hatta dünyanın en önemli destanı olan Manas Destanı (8) altın harflerle, dünya kültür ve medeniyet tarihine yazılmıştır.

• Kırgızistan’ın tabiatı ve kültür mirası bu ülkeden dünya çapında edebiyatçı, yazar ve sanatçıların çıkmasına olanak sağlamaktadır. Kuşkusuz bu listenin başında ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov vardır.(9) Kendileri hakkındaki âcizane düşüncelerimi “Cengiz AYTMATOV” başlıklı yazımda bulabilirsiniz.(10)


Kısa Siyasi Tarihi

Tanrı Dağları’nda bulunan kalıntılara göre günümüzden 300 bin yıl önce bu coğrafyada insanlar yaşamaya başlamıştır. M.Ö. 327 yılında bölgede yaşayan Sakalar, Makedonyalı İskender’e karşı gelmişlerdir. Kırgız adı ilk kez M.S. 8. yüzyılda Orhun Kitabelerinde geçmektedir. M.S. 10. yüzyılda Kırgızlar Uygurları yenerek Tanrı Dağlarının etrafını ele geçirmiştir. 12 yüzyılda ise hâkimiyetleri Sayan ve Altay Dağlarına kadar ulaşmıştır. Kalmukların saldırısı sonucunda 1700’lerin başında Kırgızların bir kısmı Kaçkar’a göç etmek zorunda kalmıştır. 1830 yılında Hokand Hanlığına bağlanan Kırgızlar, Hanlığın 1868’te Rus hâkimiyetine girmesiyle birlikte Fergana Eyaleti adı altında Rusya’ya bağlanmış oldular.

 

Ruslar 1862 yılında Bişkek’te ilk askeri garnizonlarını kurup, bölgeye tamamen hâkim olmuştur. Kırgızistan, Bolşevik devriminin ardından Kara-Kırgız Özerk Bölgesi adı ile Sovyet sistemine dâhil edilmiş, 1936 yılında Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adıyla Sovyetler Birliği Cumhuriyetlerinden biri konumuna getirilmiştir. 


Sovyetler Birliği’nin Dağılması ve Bağımsızlık Süreci

1985 yılında Kırgızistan Komünist Partisi Genel Sekreteri Turdakan Ausubaliyev’in istifasıyla yerine gelen Absamat Masaliyev selefini yolsuzluklarla suçlamışsa da bu konuda adım atmamıştır. 1990 yılında Sovyetler Birliği’nin genelinde olduğu gibi Kırgızistan’da da siyasal ve toplumsal hareketlilik baş göstermiş, muhalif güçler faaliyetlerini artırmıştır. Böyle bir ortamda özellikle Oş Aymaghi ve Aşar gibi muhalif aktörler faaliyetlerini yoğunlaştırmıştır.


4 Ocak 1990 yılında güneydeki Oş kentinde Özbeklerle Kırgızlar arasındaki çatışma çıkmış, çatışmada 11 vatandaş yaşamını yitirirken 200’den fazla kişi yaralanmış, bölgede olağanüstü hal ve sıkıyönetim ilan edilmiştir. Aynı yılın Ağustos ayına kadar devam eden çatışmalarda resmi rakamlarca 230’dan fazla vatandaş hayatını kaybetmiştir. Muhalifler Masaliyev’i hadiselerin yatıştırılması için gerekli çabayı göstermediği gerekçesiyle eleştirmiş, Oş bölgesi Komünist Partisi Başkanı Renat Kulmatov görevinden istifa etmek zorunda kalmıştır. Nitekim Ağustos ayının sonunda Masaliyev, hadiselerin yatıştırılmasında yetersiz kalınca Kırgızistan Yüksek Sovyet Toplantısında da eleştirilmiş ve yapılan oylamada Cumhurbaşkanlığı makamı için gerekli oyu toplayamamıştır.


Masaliyev’in ardından, akademisyenlik geçmişi bulunan Askar Akayev 1990 yılında Cumhurbaşkanlığı makamına seçilmiş ve Orta Asya’da daha önce Komünist Parti Genel Başkanlığı yapmayan ilk devlet başkanı olmuştur. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla da Kırgızistan bağımsızlığına kavuşmuştur. Nisan 1991’de A. Masaliyev, Cumhurbaşkanı Akayev’le anlaşmazlığa düşünce Komünist Partisi Genel Sekreterliğinden istifa etmek zorunda kalmış, yerine Camgulbek Amanbayev getirilmiştir. 26 Ağustos 1991 yılında Moskova’da yapılan askeri darbenin başarısızlığa uğraması sonucunda Akayev ve yardımcısı Kurman Gozinesef Komünist Partiden ayrılmıştır. 12 Ekim 1991 yılında yapılan seçimlerde ise A. Akayev oyların %95’ini alarak cumhurbaşkanlığı makamına seçilmiştir.


A. Akayev hükümeti 24 Mart 2005 yılında yapılan halk ayaklanması sonucunda devrilmiş, yerine Kurbanbek Bakiyev getirilmiştir. 10 Temmuz 2005 tarihinde göreve başlayan Kurbanbek Bakiyev’in devlet başkanlığı da 2010’da ortaya çıkan halk ayaklanması ile sona ermiştir. 6 aylık bir süre için 4 bakanlı geçici bir hükümet kurulmuş, hükümetin başına Rosa Otunbayeva getirilmiştir. Otunbayeva, Bakiyev’den boşalan koltuğa vekâleten oturmuş, 27 Haziran referandumu ile Ekim’de yapılacak olan seçime kadar cumhurbaşkanı seçilmiştir. Anayasa referandumunu demokratik kurallara uygun gerçekleştiren Kırgızistan, siyasal olgunluk ve kurumsallaşma yönünde önemli bir adımı geride bırakarak cumhurbaşkanlığı seçimlerini planlamıştır.


27 Nisan 2010 referandumu %91 oyla yeni anayasanın kabulünü sağlanmış, Kırgızistan Orta Asya cumhuriyetleri içinde parlamenter rejimi ilk uygulayan devlet olmuştur. Seçimlere 3.034.000 seçmenden 1.827.872 vatandaş iştirak etmiş, seçime katılım oranı %  60,27 düzeyinde gerçekleşmiştir. Seçimleri başta Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’ndan (AGİT) ve diğer uluslararası kuruluşlardan 800 uluslararası gözlemci ve 100’den fazla uluslararası basın mensubu izlemiş, gözlemciler seçimlerin adil ve demokratik bir ortamda gerçekleştiğini ifade etmişlerdir.


Seçimlerden sonra kimi aday veya muhalif siyasiler sonuçlara itiraz etseler de sonuçları şaibeli kılabilecek bir girişimin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Batıda, seçim sonuçlarına ilişkin ülkedeki Kuzey-Güney anlaşmazlığından ve Almazbek Atambayev’in Kuzeyli olmasından hareketle Güneylilerin sonuçları kabullenmeyeceği yönünde bazı değerlendirmeler yapılmışsa da, netice böyle olmamıştır. Nitekim Kırgızistan’da seçim sonuçları kabul görmüştür ve ülkede Kuzey-Güney arasında bir bölünmeden bahsetmek mümkün değildir.


Kırgızistan’ın İdari ve Anayasal Yapısı

Kırgızistan’ın ilk anayasası 5 Mayıs 1993 yılında ülkenin Yüksek Konseyinin 12. toplantısında kabul edilmiştir. 17 Şubat 1996’da yapılan halk oylamasıyla bu anayasa üzerinde değişiklikler yapılmıştır. Bu anayasa 8 bölüm ve 97 maddeden oluşmuştur. Bu anayasa şu bölümlerden oluşmuştur. Birinci bölüm cumhuriyetin tanımı, ikinci bölüm vatandaş hak ve hürriyetleri, üçüncü bölüm cumhurbaşkanı yetki ve sorumlulukları, dördüncü bölüm parlamento (Jogorku Kenesh) yetki ve sorumlulukları, beşinci ölüm yürütme erkinin yetki ve sorumluluğu, altıncı bölüm yargı erki, yedinci bölüm özerklik, sekizinci ve son bölüm ise anayasanın değiştirilmesi usul ve yöntemini karara bağlamıştır.


Akayev’in devrilmesiyle birlikte yeni anayasa yazma konusu ülkenin en önemli siyasal meselesi haline gelmiştir. Yeni anayasada cumhurbaşkanının yetkilerinin azaltılması ve parlamentonun daha güçlü bir konuma getirilmesi öngörülmüş, sivil ve daha demokratik bir anayasa hazırlanması hususunda toplumsal mutabakat sağlanmıştır. Neticede ülkedeki siyaset bilimciler başta olmak üzere bilim insanları, sivil toplum kuruluşları, aydın, sanatçı, sendikalar ve toplumun diğer bütün kesimlerinin öneri ve düşünceleri dikkate alınarak yeni anayasa yazılmıştır. Yeni anayasa, 27 Nisan 2010 tarihinde halkın büyük çoğunluğunun katılımıyla gerçekleşen oylamada %91 düzeyinde kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Yeni anayasa ile Kırgızistan’da cumhurbaşkanının görev ve yetkileri kısıtlanmış, parlamento öne çıkarılmış, parlamenter sistem güçlendirilmiştir.


Kırgızistan’da Yasama Erki

Kırgızistan 2005 öncesinde iki meclisli bir yasama erkine sahipti. Birincisi 35 üyeli yasama meclisi, ikincisi 70 üyeli halk meclisi (Jogorku Kenesh) idi. Halk meclisi ve yasama meclisi üyelerinin görev süreleri 5 yıl olmuştur. Parlamenterlerin seçimi halk tarafından yapılmakta, anayasa gereği hiçbir parti mecliste mutlak üstünlük kurabilecek konuma gelememektedir. Yeni anayasa gereğince parlamento başbakan ve bakanlar kurulu üyelerini seçmekle mükelleftir.


Kırgızistan cumhuriyeti egemen, demokratik ve seküler bir devlettir. Bu ülkede yönetimle ilgili bütün yetki halk iradesiyle tecelli etmektedir. Yasama meclisi, cumhurbaşkanı, milletvekilleri, yerel meclislerin üyeleri genel ve gizli oyla halk tarafından seçilmektedir. 18 yaşını doldurmuş bütün Kırgız vatandaşlar seçmen olma hakkını kazanmış olurlar.


Yasama Meclisinin Görev ve Yetkileri

• Anayasada değişiklikler yapmak, ekler ve ilaveler sunmak
• Ülkeye gerekli olan yasaları çıkarmak
• Anayasa ve diğer yasaları yorumlamak
• Ülke sınırlarını belirlemek
• Halk meclisi kararlarını onaylamak
• Cumhurbaşkanı tarafından atanan anayasa mahkemesi başkanı, yardımcısı ve mahkemenin diğer üyelerinin atanmasını onaylamak
• Merkezi seçim komisyonu üyelerinin 3’te birini seçip atamak
• Yüksek muhasebe divanının 3’te bir üyelerini atamak
• Uluslararası anlaşmaları onaylamak veya reddetmek
• Cumhurbaşkanının kararını dikkate alarak ülkede olağanüstü durum ilan etmek
• Cumhurbaşkanının kararını gündeme alarak ülkede savaş veya barış ilan etmek
• Ülkenin ulusal güvenliği ve barış için silahlı kuvvetlerin ülkenin çeşitli yerlerinde bulunması kararını almak
• Cumhurbaşkanının emirleri doğrultusunda genel af ilan etmek
• Başbakanın ülkenin yıllık raporunu denetlemek
• Suç işlediği takdirde Cumhurbaşkanını sorgulamak


Halk Meclisi Üyelerinin Görev ve Yetkileri

• Anayasada zikredilen konularda anayasaya yeni ek maddeler eklemek
• Yasama meclisinin çıkardığı yasaları onaylamak
• Anayasa ve diğer yasaları yorumlamak
• Ülkenin genel bütçesini onaylamak
• Devletin idari yapısı hakkında karar almak
• Cumhurbaşkanı seçimlerinin tarihini belirlemek
• Cumhurbaşkanı tarafından önerilen, başbakan, başsavcı, merkez bankası başkanı, yüksek adalet divanı ve yüksek arabuluculuk mahkemesinin başkanları ve yardımcılarını atamak
• Başbakana güvenoyu vermek


27 Haziran 2010’da yapılan anayasa referandumu ile Kırgızistan’da ikili meclis sistemine son verilmiş, 125 üyeli geniş yetkilerle donatılmış tek meclis sistemine geçilmiştir. Yeni anayasa ile cumhurbaşkanının yetkilerini sınırlarken parlamentonun görev ve sorumluluk alanları genişleterek Orta Asya’da örnek bir parlamenter sistemin temeli atılmıştır.


Kuşkusuz uygulamadan ve anayasayı yorumlamadan doğan aksaklıklar önümüzdeki dönemde kimi anlaşmazlıklara neden olabilir. Ancak giderek güçlenen siyasal kurumların varlığıyla birlikte Kırgız halkının demokratik parlamenter sisteme dair inancının güçlü olduğu belirtilmelidir. Nitekim geçen süre zarfında meydana gelen küçük çaplı anlaşmazlıklar ve yetki paylaşımdaki ihtilaf ve sorunlar sağduyuyla çözülmüştür. Kırgızistan, ülkenin geleceği için güvenlik ve istikrarın oldukça önemli olduğu, turizm ve ticaretin de güvenlik ve istikrarla doğrudan bağlantılı olduğunun farkındadır.


Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı Makamı

Cumhurbaşkanı 5 yıl için halk tarafından seçilmektedir. Cumhurbaşkanı, silahlı kuvvetlerin başkomutanlık unvanını taşımaktadır. Başbakan, cumhurbaşkanı tarafından parlamentonun onayı alınarak atanmaktadır.


Kırgızistan cumhurbaşkanının görev ve yetkileri:

• Anayasanın uygulanmasını güvence altına almak, devletin bütünlüğünü korumak
• Devlet organları arasındaki işbirliğini organize etmek
• Devletin yapısını oluşturmak ve devam ettirmek
• Devletin işleyişine nezaret etmek
• Parlamentonun onayını alarak başbakan atamak
• Parlamentoya yeni yasa taslakları sunmak
• Parlamentonun onayladığı yasaları onaylamak veya yeniden görüşülmesi için geri göndermek
• Onaylanan yasaları açıklamak
• Uluslararası anlaşmaları veto etmek
• Bakanlar Kurulu kararlarını askıya almak
• Ulusal güvenlik konseyine başkanlık etmek
• Parlamentonun onayını alarak başsavcıyı atamak
• Parlamentonun onayını alarak merkez bankası başkanını atamak
• Ulusal nişan, derece ve unvanları vermek
• Askeri ve diplomatik dereceleri vermek
• Siyasi mahkûmları affetmek
• Parlamentonun toplantılarını öne almak
• Merkezi seçim komisyonu başkanını atamak
• Savaş ve olağanüstü durumu ilan etmek
• Üst düzey komutanları atamak veya görevden almak
• Yasama, yürütme ve yargı erklerinin işbirliğini sağlamak
• Ülkenin genel politikasını oluşturmak


Bakanlar Kurulunun Yetki ve Sorumlulukları

Bakanlar Kurulu yürütmenin bir diğer önemli ayağını oluşturmaktadır. Başbakan, bakanlar, başbakan yardımcıları ve devlet komiteleri başkanları yürütmenin önemli unsurlarıdır. Başbakan meclisin onayını alarak cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır. Bakanlar ise başbakanın önerisi, cumhurbaşkanının muvafakatı ve parlamentonun onayıyla atanmaktadır. Bakanlar Kurulunun görev ve yetkileri:

• Devletin genel gidişatını idare etmek ve denetlemek
• Ülkenin yıllık bütçesini yapmak ve parlamentoya sunmak
• Mal ve hizmetlerin fiyatını belirlemek
• Devlete ait emlak ve mal varlıklarını idare etmek ve korumak
• Ülkenin milli savunma politikasını oluşturmak, bu hususta tedbirler almak
• Dış politikayı icra etmek
• Vatandaşların hak ve hukukunu korumak için tedbirler almak, genel asayişi sağlamak, suçla mücadele etmek
• Kırgızistan merkez bankası (milli) ile ülkenin mali, finans ve genel ekonomik siyasetini belirlemek
• Bütün devlet dairelerini idare etmek, kamuda çalışanların görev ve yetkilerini belirlemek
• Devlet komisyonları, komiteleri, idari ve bölgesel teşkilatları sevk ve idare etmek
• Ülkenin gümrük, konut, imar ve gelişmesi için siyaset oluşturmak ve denetlemek
• Çevre, toprak, su ve doğal kaynakları korumak
• Doğal ve tabii afetler için tedbirler almak


Ülkede Faaliyet Gösteren Siyasi Partiler

1990 yılına kadar diğer Sovyetler Birliği ülkelerinde olduğu gibi Kırgızistan’da da yalnızca Komünist Parti faaliyetlerde bulunabiliyordu. Bağımsızlıktan sonra birçok siyasi parti faaliyete geçmiştir. Kırgızistan’da mevcut yasal mevzuat gereği bütün siyasi partiler, mesleki örgütler ve sendikalar fikir özgürlüğü ve toplumun menfaatleri doğrultusunda faaliyet gösterebilir. Devlet bu hukuku güvence altına almıştır. Siyasi partiler, bütün merkezi ve yerel seçimlere katılıp aday gösterebilir. Kırgızistan’da yalnızca mezhep ve dini inançlara dayalı siyasi partilerin faaliyetleri yasaktır. Halen ülkede pek çok siyasi parti faaliyet halindedir. Bunlardan en önemlileri:


Kırgızistan Komünist Partisi: 1993 yılında kurulan partinin temel hedefi toplumsal adaletin tesisidir. Komünist Parti, stratejik malların ithalatının devlet tekeline alınmasını, ülkenin ekonomik istikrara kavuşması için devletin yeni tedbirler tasarlamasını, büyük ticari şirketler ve bankaların devlet denetiminde olmasını talep etmekte, bu yönde siyaset geliştirmektedir. Komünist Parti’nin hâlihazırdaki genel başkanı Klara Ajibekova’dır.

 

Demokratik İleri Parti (ERKİN): 1991 yılında kurulan parti, bağımsız ve demokratik bir ülke olmayı hedeflerken, toprak bütünlüğü ve halkın temel haklarını gündeme getirmiştir. Üyeleri genellikle; köylüler, aydınlar ve öğrencilerdir. Partinin Siyasi Konsey başkanı Bakir Uulu Tursunbayev’dir.

 

Milli Uyanış Partisi (ASABA): Parti 1991 yılında kurulmuştur. Milli Uyanış Partisi, Kırgızistan’ın demokratik ve gelişmiş bir ülke haline gelmesini hedeflemektedir. Parti üyeleri, tüccar, köylü ve çiftçilerden oluşmaktadır. Partinin merkez komite başkanlığını Chaprashty Bazarbayev yapmaktadır.

 

Kırgızistan Çiftçiler Partisi: 1993 yılında kurulan parti, çiftçilerin ve diğer çalışanların menfaatlerini korumayı amaçlamaktadır. Partinin başkanlığını Erkin Aliyev yapmaktadır.

 

Kırgızistan Demokrasi Hareketi: 1993 yıllında kurulan partinin hedefi ülkedeki demokratik kurumları geliştirmek ve hukukun üstünlüğünün güçlenmesini sağlamaktır. Partinin başkanlığını Jypar Jeksheev yapmaktadır.

 

Kırgızistan Kadınlar Demokratik Partisi: 1994 yılında kurulan partinin temel hedefi, kadınların toplumun ve devletin bütün kurum ve işleyişinde aktif rol almasını sağlamaktır. Partinin başkanı Tokun Shailieva’dır.

 

Kırgızistan Cumhuriyetçi Partisi (RPK): 1999 yılında kurulan partinin hedefi, fikir özürlüğü ve cinsiyet, milliyet, yaş ve dini inanç gözetmeksizin herkesin eşit yurttaş sayılmasını sağlamaktır. Partinin lideri Giyaz Tokombayev’dir.

 

Halk Partisi: En eski partilerden biri olan bu parti genel olarak yoksul halk kitlelerini bünyesinde barındırmaktadır. Ülkenin en yüksek gazetelerinden biri olan “ASABA” gazetesi partinin yayın organıdır. Partinin başkanı Melis Eşemkanov’dur.

 

Kırgızistan Komünistleri Partisi: 1992 yılında kurulan parti, ülkenin bağımsızlığını ön planda tutmakta, uluslararası alanda karşılıklı saygı ve hukuku öngörmektedir. Partinin başkanlığını Abdulsamet Masaliyev yapmaktadır.


Sonuç

Kırgızistan tarihi geçmişi, zengin kültürel mirası, ekonomik, ticari ve turizm potansiyeli ve demokratik kültüre dayanan siyasal sistemi ile Orta Asya’da örnek bir ülke konumundadır. Kuşkusuz bütün dünya devletlerinde olduğu gibi bu ülkede de bazı eksiklikler ve sıkıntılar vardır. Ancak Kırgızistan’ın yakın zamanda altyapı sorunlarını çözebileceği, siyasi istikrarını pekiştirebileceği ve sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi bakımından bölgede önemli bir devlet haline geleceği ifade edilebilir.

 


*Giresun Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi
BİLGESAM Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü
kara_agaclı@yahoo.com

 

Dipnotlar:

(1)  Kırgızistan: Günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletinden biri olup Türk Konseyi ve TÜRKSOY'un üyesidir. Denize kıyısı olmayan ülkenin komşuları kuzeyde Kazakistan; batıda Özbekistan; güneybatıda Tacikistan ve güneydoğuda Çin Halk Cumhuriyeti'dir. Kırgızistan’ın toprak büyüklüğü 199.951 km2 olup, dünya sırlamasında 86. sıradadır. Ülkenin 2010 tahmini nüfusu 5.584.000’dir. Başkenti Bişkek’tir. Ülkenin cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev, yönetim biçimi parlamenter cumhuriyettir. Ülke idari olarak 6 il, 43 nahiyeye bölünmektedir. İlleri Çu (başkent Bişkek’in de için de bulunduğu), Oş, Celal-Abat, Issık Göl, Narin ve Talas’tır.
  
(2) Manas’ın Torunları, BİLGESAM, 27 Nisan 2009,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=323:manasin-torunlari&catid=83:analizler-ortaasya&Itemid=149

Son Olaylar Işığında Kırgızistan, BİLGESAM, 17 Nisan 2010,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=643:son-olaylar-inda-krgzistan&catid=83:analizler-ortaasya&Itemid=149

Kırgızistan’da İstikrarsızlık, BİLGESAM, 22 Haziran 2010,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=715:krgzistanda-stikrarszlk&catid=83:analizler-ortaasya&Itemid=149

Kırgızistan’ın Geleceğinde Dış Yatırımların Önemi, BİLGESAM, 7 Aralık 2010,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=901:krgzistann-geleceinde-d-yatrmlarn-oenemi&catid=83:analizler-ortaasya&Itemid=149

Cengiz Aytmatov, BİLGESAM, 11 Haziran 2010,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=704:cengiz-aytmatov&catid=113:analizler-sosyo-kultur&Itemid=151

(3) 2005 yılında meydana gelen ve Lale Devrimi olarak da adlandırılan toplumsal hareketlilik sonucunda Askar Akayev iktidarı devrilmiştir. Nisan 2010’da ise yine meydana gelen toplumsal hareketlilik ve isyan sonucunda Kurmanbek Bakiyev yönetimindeki iktidar devrilmiştir.

(4) Issık Gölü: Kırgızistan’ın en büyük gölüdür. Kırgızistan’ın bermeti (incisi) diye adlandırılan Issık Gölü aynı zamanda bulunduğu ile de adını vermiştir. İl merkezinin adı Karakol’dur. Gölün uzunluğu doğu-batı yönünde 182 km, kuzey-güney yönünde 60 kilometredir. Kıyılarının toplam uzunluğu 988 km olan göl 6.236 km’lik bir alanı kaplar. Gölün ortalama derinliği 278 m, en derin yeri 668 m’dir. Issık Gölünü yaklaşık 118 ırmak ve akarsu besler. Soğuk ve sıcak kaynak sular ve kar suları da gölü besleyen diğer kaynaklardır. Gölün suyu biraz tuzludur. Issık Gölü dünyanın en büyük krater gölüdür. Büyük âlim Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Lügati’t-Türk adlı eserinde bu gölü İsiğ Köl diye adlandırmıştır. Sovyetler Birliği döneminde Issık Gölü etrafındaki birçok sanatoryum, pansiyon ve tatil evleriyle popüler bir dinlenme ve tatil merkezi haline gelmişti. Bağımsızlıktan sonra gölün etrafına yeni yatırımlar yapılmış, Issık Gölü ülkenin turistlik cazibe merkezlerinden biri olmuştur.

(5) “Kırgızistan’dan Askeri Hava Üssü Konusunda ABD’ye Uyarı” EkoAvrasya Dergisi, Sayı 18 (2012): 77.

(6) Manas’ın Torunları, BİLGESAM, 27 Nisan 2009,
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=323:manasin-torunlari&catid=83:analizler-ortaasya&Itemid=149

(7) Behzad Ahmedi, Firuze Mir Rezevi, Directory of Caspian Region & Central Asian & Southern Caucasus Countries, Ebrar Uluslararası Araştırmalar Merkezi Yayını, Tahran, 2005, 404.

(8) Manas Destanı: Kırgızlar arasında geniş bir kahramanlık hikâyesi halinde 11. ve 12. yüzyıllarda oluşmaya başlamış, kısa zamanda büyük bir destan haline gelmiştir. Tamamı 400,000 mısradan oluşmaktadır. Türkistan’ın Yedisu bölgesinde doğan destan, Kırgızların Müslümanlaşmasıyla biçimlenmiş, asırlarca yaşayıp gelişerek bütün Orta Asya halkının ortak destanı haline gelmiştir. Manas Destanı, İslamiyet’in kabulü, yayılması ve bu süreçte yapılan savaşları anlatmakla beraber eski destanlardan motifler ve karakterler de barındırmaktadır. Başlangıçta en az 10,000 mısra civarında büyük bir halk edebiyatı ürünü olan Manas Destanı’nın esası Müslüman Kırgızlarla Müslüman olmayan Kırgızlar arasındaki savaşların anlatımıdır. Manas Destanı ilk kez Velihanoğlu Cokan Töre adlı bilgin tarafından 1861’de ilim dünyasına tanıtılmıştır. Ama Manas Destanı’nın asıl büyük bölümü Alman Türkolog Prof. Wilhelm Radlof tarafından 1885’de yayımlanmıştır. Destan ayrıca 1868 yılında dönemin Kırgız beylerinden Ecin Bekin’in desteğiyle şair Berk Bek Murat tarafından genişletilerek 32,000 mısralık büyük bir eser haline getirilmiştir. Kırgızların şanlı tarihine ışık tutan bu destan günümüzde pek çok araştırma ve bilimsel teze konu olmuştur. Yaşayan en büyük Manas han (Manas Destanını ezbere bilen), Çin Taklamakan Çölündeki Akji kentinde yaşayan Yusuf Mamay’dır. Kendisini ziyaret etme şansım oldu ve azda olsa, bu efsaneleşmiş Manasçıdan Manas Destanından bazı mısraları dinleme şerefine eriştim.

(9) Cengiz Aytmatov: Dünyaca ünlü yazar 12 Aralık 1928 yılında Kırgızistan’ın Talas iline bağlı Şeker köyünde dünyaya gelmiştir. On dört yaşında köy sekreterliğinde işe başlamış, burada tarım makinelerinin sayımı ve vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalışmıştır. Tahsiline devam etmek için Kazakistan’a giderek Cambul (Taraz) eyaleti Veteriner Teknik Okulunda okumaya devam etmiştir. Daha sonra Bişkek’e giderek burada Furunze Tarım Enstitüsü’ne devam etmiştir. Ardından buradaki Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsünde tahsilini sürdürmüştür. 1956 yılında Moskova’ya giderek bu şehirdeki edebiyat çevreleriyle tanışmıştır. Bu yıllarda Pravda gazetesinde yazı yazmaya başlamış, yazdığı eserleriyle üne kavuşmuştur. 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği üyeliğine kabul edilmiş, 1963 yılında Sovyetler Birliğinin en prestijli edebiyat ödülü olan Lenin Edebiyat Ödülü’nü alarak edebiyat dünyasının ilgisi haline gelmiştir. Yapıtları bütün dünyada ilgi görerek yüz ellinin üstünde dile çevrilmiştir. Aytmatov, Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Kırgızistan’ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra ülkesine geri dönmüştür. Kırgızistan’ın Lüksemburg büyükelçisi olarak devletini temsil etmiş, daha sonra Avrupa Birliği, NATO, UNESCO ve Benelux ülkelerinde Kırgızistan’ın temsilciliğini yapmıştır. Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanından uyarlanan filmin çekimleri için gittiği Rusya’nın Tataristan Cumhuriyeti başkenti Kazan’da 16 Mayıs 2008 günü rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştır. Böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya’ya götürülmüştür. Almanya’nın Nürnberg kentindeki Nord’da tedavi gören Aytmatov rahatsızlığı ağırlaşmasıyla komaya girmiştir. 10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg’de yaşamını yitirmiştir. Naaşı muazzam bir devlet töreniyle ve halkın yoğun katılımıyla Bişkek’te defnedilmiştir. Eserleri: Dağlar Devrildiğinde, Kızıl Elma, İlk Tumalar, Gün Olur Asra Bedel, Cengiz Hana Küsen Bulut, Beyaz Gemi, Hiroşimalar Olmasın, Selvi Boylum Al Yazmalım, Çocukluğum, Elveda Gülsara, İlk Öğretmenim, Cemile, Yüz Yüze, Zorlu Geçit ve Toprak Ana’dır.

(10) Cengiz Aytmatov, BİLGESAM, 11 Haziran 2010,
 http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=704:cengiz-aytmatov&catid=113:analizler-sosyo-kultur&Itemid=151

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top