PKK/KCK’nın Bağımsızlık Hedefi, Çözüm Süreci ve Kendi Kaderini Tayin Hakkı

Vakkas BİLSİN
07 Kasım 2014
A- A A+

Türkiye, 2012 yılı sonunda terör örgütü PKK/KCK’nın silah bırakması amacıyla başlatıldığı ilan edilen çözüm süreciyle yeni bir merhaleye girmiştir. Hükümet süreci kararlılıkla sürdüreceğini açıklamaya devam etse de; örgüt sınır dışına çekilme vaadini gerçekleştirmemiş, silah bırakma doğrultusunda irade göstermemiş, aksine ülke genelinde binlerce çocuk ve genci dağa çıkararak silahlı kadrosuna dâhil etmiş ve KCK projesi (Koma Ciwaken Kurdistan-Kurdistan Halklar Topluluğu) kapsamındaki devletleşme faaliyetlerini hızlandırmıştır. Terör örgütü, çözüm süreciyle elde ettiği serbestliği Suriye’nin kuzeyinde ve Türkiye’de KCK projesini tatbik etmek için kullanmış, ateşkes ortamını istismar ederek Kandil bölgesindeki silahlı militanlarının bir bölümünü Suriye’ye sevk etmiştir. Arap ayaklanmaları ve IŞİD tehdidi neticesinde, Orta Doğu’da Sykes-Picot anlaşmasıyla çizilen sınırların değişebileceği bir döneme girilirken PKK/KCK da bölgedeki bu anarşide güçlenmeyi ve meşruiyet kazanmayı hedeflemektedir. Çözüm süreci kapsamında terör örgütü, Esed rejimiyle işbirliğine girerek Suriye’nin kuzeyinde PYD (Demokratik Birlik Partisi) adı altında özerklik ilan etmiş ve IŞİD karşısındaki konumuyla dünya kamuoyunda destek kazanabileceği bir konjonktür yakalamıştır.    

Çözüm sürecinde Türkiye’de ise Öcalan siyasi bir aktöre dönüşürken, PKK/KCK ve HDP bölgesel özerkliği gündeme taşımış, özerkliğin müzakereler yoluyla gerçekleşmemesi halinde uygulamayı hedeflediği “devrimci halk savaşı” için hazırlıklara odaklanmıştır. Bölgesel özerkliği taktik ara hedef olarak elde etmeye çalışan terör örgütü, nihai aşamada Türkiye, İran, Irak ve Suriye topraklarında kurmayı planladığı özerk yönetimleri KCK adı altında birleştirmeyi ve bağımsız bir devlet tesis etmeyi hedeflemektedir. Nitekim örgütün çözüm süreciyle birlikte halkların kendi kaderini tayin hakkına daha çok referans yapmaya başladığı gözlemlenmekte, böylece uzun vadede planladığı bağımsız devletin uluslararası meşruiyetini sağlamayı amaçladığı değerlendirilmektedir. Bu analizde, terör örgütünün bağımsız devlet kurma hedefi KCK projesi çerçevesinde ele alınmakta ve örgütün çözüm süreci kapsamında “devrimci halk savaşına” yönelik yaptığı hazırlıklar üzerinde durulmaktadır. Analizde uluslararası hukukta kendi kaderini tayin hakkı uygulaması Quebec ve Kırım meseleleri bağlamında incelenmekte, örgütün KCK projesinin ve çözüm sürecindeki faaliyetlerinin kendi kaderini tayin hakkına yaptığı atıflarla birlikte okunması gerektiği öne sürülmektedir.

Back to Top