Irak’ta Abadi Hükümetinin İç ve Dış Siyasetinin Geleceği

Ali SEMİN
20 Kasım 2014
A- A A+

Irak Şam İslam Devleti Örgütü'nün (IŞİD) 10 Haziran 2014 tarihinde Musul'u kontrol etmesi, Irak siyasetinde iç ve dış dengeler açısından adeta bir dönüm noktası niteliğindedir. IŞİD, Irak'taki iç dengeleri değiştirdiği gibi bölgesel ve küresel aktörlerin Orta Doğu üzerindeki dış politikasını, bölgedeki güç mücadelesini ve birbirileriyle olan rekabetini de ciddi derecede etkilemiştir. Irak bölgesel bir güç olmamasına rağmen Orta Doğu'daki pek çok gelişmede etkili konumda olan bir ülkedir. Bunun iki temel nedeni vardır. Birincisi Irak'ın başta enerji olmak üzere dış ticaret alanında geniş yelpazeli bir ülke olmasıdır. Diğeri ise, Irak'ın bölgesel ve küresel güçler arasında yaşanan rekabetin odak noktası haline gelmesidir. Bu nedenle Irak'ta meydana gelen birçok gelişmenin Orta Doğu bölgesinin güç dengesini, istikrarını ve güvenliğini yakından etkileme kabiliyetine sahip olduğu söylenebilir. Dolayısıyla IŞİD'in Irak'ta kontrol ettiği stratejik bölgelerin jeopolitik önemi ve kaydettiği ilerlemenin bölgesel ve küresel dengelerin değişmesine yol açması doğal karşılanabilir. Bu çalışmada, 8 Eylül'de parlamento tarafından onaylanan Haydar El-Abadi hükümetinin iç ve dış politikadaki açılımı, Bağdat-Erbil arasındaki sorunların giderilme sürecinin nihai bir çözüme kavuşma ihtimali, Abadi'nin devlet kurumlarındaki idari ve mali yolsuzluklarla mücadeleye başlamasının ne anlama geldiği, Türkiye-Irak ilişkilerin normalleşmesi ile karşılıklı ziyaretlerin Abadi hükümetinin iç politikası bağlamında IŞİD ile mücadelesine nasıl yansıyacağı analiz edilmeye çalışılacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top