Özbekistan’ın Siyasal Sistemi

A- A A+

Bilindiği gibi Özbekistan Orta Asya coğrafyasının tam ortasında yer almaktadır. Orta Asya devletlerini oluşturan Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Tacikistan’la sınırı olan ve onların tam ortasında önemli bir konuma sahiptir. Afganistan ile de kara sınırı bulunmasından dolayı stratejik bir konuma ve jeopolitik öneme sahiptir.


Ayrıca Orta Asya coğrafyasının ekonomik ve tarımsal yaşamında önemli yer tutan Seyhun, Ceyhun, Zerefşan gibi önemli nehirlerin bu ülke topraklarından geçmesi, Aral gölü ve Fergana Vadisi’nin büyük kısmının bu ülkede bulunması ülkenin önemini artırmaktadır.

 

Orta Asya devletleri coğrafi şartları, ekonomik gelişmişlik seviyeleri, kültürel mirasları, tarihleri, yer altı kaynakları ve dini özelliklerinden dolayı birbirleri ve dünya ile olan münasebetlerinde farklılıklar göstermektedirler. Bu bağlamda Özbekistan’ın özeliklerine bakacak olursak:

1. Özbekistan Orta Asya’nın kalbinde kuzeyde Kazakistan, güneyde Afganistan, Doğuda Tacikistan, Batıda ise Türkmenistan ile komşudur ve bu yüzden önemli jeopolitik konuma sahiptir.



2. Ülkenin doğrudan doğruya açık denizlere sınırı bulunmamasından dolayı bu ülkenin de açık denizlere açılma diğer Orta Asya devletleri gibi yalnızca güney komşuları aracılığı ile şansı bulunmaktadır.



3. Özbekistan’da önemli miktarda doğal gaz, petrol, altın ve taş kömürü madenleri bulunmaktadır. Ayrıca ülke toprakları dünyanın en kaliteli pamuğunun üretilmesine, yine diğer tarım ürünlerinin yetişmesine müsaittir. Ülke toprakları su ve iklim bakımından her türlü tarım ürününün yetişmesine elverişlidir.   Özbekistan dünyanın 3. en önemli pamuk üreticisi ve 7. en önemli altın üreticisidir. (1)



4. Özbek halkı İslami inanç ve kültürüyle çok eskilere dayanan sağlam bağlara sahiptir. Özbekistan Türk İslam Medeniyetinin yükselişinin en bariz örneklerinden biridir. Bu hüviyet ülkeye önemli ayrıcalık ve değerler katmaktadır.



5. Özbekistan eski çağlardan günümüze dek Orta Asya’yı batıya bağlayan İpek Yolu ve diğer ticari güzergâhların üzerinde bulunmaktadır. Doğuyla batı arasındaki kültürel ve ekonomik alışverişin tam ortasında yer almıştır. Özbekistan’ın ortasından geçen İpek Yolu ve Baharat Yolu üzerinden Çin’deki pusula, barut, matbaa ve baharat batıya ulaşmış, batı medeniyetinin ürünleri de doğuya intikal etmiştir.



6. Semerkant, Buhara, Taşkent, Hiva, Nemengan, Andijan, Termez ve başka pek çok tarihi kentin bu ülke sınırları içinde bulunması Türk İslam medeniyeti ve insanlık tarihi bakımından çok önem arz etmektedir. Bu konuyu ayrıntılı şekilde  ‘Özbekistan ve UNESCO İlişkileri’ (2) başlıklı yazımda incelemeye çalışmıştım. 



7. Özbekistan ekonomik ve yer altı kaynakları bakımından çok zengin bir ülkedir. Dünyanın ikinci pamuk ihracatçısıdır. Dünyada sahip olduğu altın kaynakları ile dördüncü ve bakır kaynakları ile onuncu sırada olan Özbekistan, dünya sıralamasında altın ihracatında yedinci, uranyum üretiminde dördüncü ülkedir.(3)



Yukarıdaki veriler Özbekistan’ın önemi ortaya koymaktadır.  Bu ülkenin beşeri coğrafyası incelendiğinde Özbek halkının Orta Asya’daki diğer halklara nazaran çok eski yıllardan beri yerleşik bir düzende yaşamlarını sürdürmüş olduklarına şahit oluyoruz.   Bin yıllardan beri kent kültürünün hâkim olduğu ülkede ticaret ekonomik yaşamda önemli bir yere sahip olmakla birlikte Özbek halkının eğitim seviyesindeki yükseklik ve dini değerlerine sahip çıkmadaki hassasiyet düzeyi ulusal bilinci kuvvetlendirmiş ve bir Özbek kimliğinin oluşmasını ve sağlamlaşmasını bu coğrafyadaki diğer halklara nazaran hızlandırmıştır.



Öte yandan, özellikle 11 Eylül saldırısından sonra, Özbekistan ABD’nin dikkatini çekmiş, hatta bu ilgi çerçevesinde Afganistan’daki Taliban yönetimini devirme sürecinde ABD Kasım 2001’e kadar Özbekistan’ın karşı kentindeki Hanabat bölgesinde K2 adındaki askeri üssü bir lojistik ve hava ikmal merkezi olarak kullanmıştır. Söz konusu üs daha sonra Özbekistan’ın da üyesi bulunduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Kazakistan’ın başkenti Astana’da yaptığı toplantıda ABD’den kendi üyeleri devletlerden askeri birliklerini çıkarma talebi karşısında Özbekistan’ın da ABD’nin insan hakları ve benzer konuları bahane ederek iç işlerine karışılmasını önleme adına üssü kapatma kararı almıştır.


Özbekistan’ın Kısa Siyasi Tarihi:

A) Sovyetler Birliği Öncesi:

Ruslar, 18. y.y’da Kazakistan’ı ele geçirmiştir. Daha sonra 1865 yılında Taşkent’i, 1868 yılında Semerkant ve Buhara’yı, 1876 yılında da Hiva’yı ele geçirerek bütün Maverünnehire hâkim olmuşlardır. 1886 yılında bölgenin adı Türkistan olarak değiştirilmiş ve Taşkent merkez olarak seçilmiştir.1906 yılında Rusya’daki Urenborg’ u Taşkent’te bağlayan demir yolunun açılışıyla bölgenin Rusya’yla irtibatı sağlanması hedeflenmiştir. 1917 yılında Bolşevik devriminden sonra ‘Taşkent’te Sovyet Hükümeti’ kurulmuş, 1918 yılında ise Özbekistan’ın da bir parçası olduğu “Özerk Türkistan Sosyalist Cumhuriyeti” kurulmuştur. 


27 Ocak 1924 yılında Türkistan 5 bölgeye ayrılmış, Tacikistan Özbekistan’a bağlanmıştır. 1929 yılında Tacikistan Özbekistan’dan ayrılarak özerk bir Cumhuriyet olmuştur. Buna karşılık 1936 yılında “Kara Kalpak Özerk Cumhuriyeti” Özbekistan’a verilmiştir. 1963 yılında dönemin Özbekistan Komünist Partisi Genel Sekreteri Şeref Reşidov ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Leonid Brejnev’in kişisel dostlukları sonucunda Kazakistan topraklarının bir kısmı Özbekistan’a verilmiştir.

B) Sovyetler Birliği Dönemi:

1991 yılı itibariyle Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Komünist Partisi’nin iktidardan düşmesiyle birlikte Orta Asya’daki komünist partileri de dağılma sürecine girmişlerdir. 14 Eylül 1991 yılında Özbekistan Komünist Partisi’nin kapatılmasının ardından Demokratik Halk Partisi’nin kurulduğu ilan edildi. Önemli değişiklikler yapılmasına rağmen yeni kurulan parti Komünist Parti’nin ideolojisine, siyasal yapısına ve imkânlarıyla birlikte bütün mal varlığına hâkim oldu. 


29 Ekim 1991 günü ülke bağımsızlığına kavuşurken Komünist Parti Birinci Sekreteri olan İslam Kerimov oyların %86’sını alarak cumhurbaşkanı seçildi.  Nisan1995’de yapılan referandum ile İslam Kerimov’un Cumhurbaşkanlığı süresi 2000 yılına kadar uzatıldı. Daha sonra yapılan seçimlerle de Cumhurbaşkanlığı süreci uzatılan İslam Kerimov halen ülkede tek söz sahibi olan güçlü bir konumdadır.


Özbekistan Anayasa’sı:

Özbekistan Anayasa’sı 8 Eylül 1992 yılında Özbekistan Yüksek Konseyi’nin 11. toplantısında onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa 6 bölümden ve 26’sı asıl olmak üzere toplam 128 maddeden oluşmaktadır. 24 Nisan 2003 yılında anayasada değişiklikler yapılarak bazı batılı ülkelerin anayasalarından faydalanılmıştır.(4) Ayrıca 2006 yılında da Cumhurbaşkanı Kerimov’un önerisiyle “Demokrasinin gelişmesi, yeni idarecilik ve siyasi partilerin ülke demokrasisine katkı sağlamaları” hedefiyle anayasanın 89-93 ve 102’nci maddeleri değiştirilmiştir.


Özbekistan Anayasası’na göre ülke demokratik bir cumhuriyet olup yasama, yürütme ve bağımsız yargı erklerine sahiptir. Anayasanın 127. maddesi anayasa değişikliklerinin Özbekistan Yüksek Meclisi temsilcilerinin en az üçte ikisinin onayıyla değiştirilmesini ön görmüştür. 


Buna rağmen Özbekistan siyasal sitemini yakından takip edenlerin de bildiği gibi bu ülkede yürütme erki çok güçlü bir konumda bulunduğundan, yasama ve yargı bu üstün gücü dikkate alarak faaliyet göstermektedirler.


Yürütme Erki:

Özbekistan’da cumhurbaşkanı yürütmenin başı, hükümet başkanı, bakanlar kurulunun başkanı, aynı zamanda başkomutanıdır.(5) En önemli stratejik kararlar cumhurbaşkanı makamınca alınmaktadır. Savaş ilanı, olağanüstü hâl ilanı, sıkıyönetim ilanı cumhurbaşkanının yetkileri arasındadır. Cumhurbaşkanı beş yıl için genel seçim ile iktidara gelmektedir. 


2006 yılında Anayasa’da yapılan değişikliklere göre 89. madde cumhurbaşkanı “Özbekistan’ın yürütmesinin başı olduğunu ve devletin bütün kurum ve işleyişine hâkim” olarak nitelendirilmiştir. Cumhurbaşkanı 35 yaşını doldurmuş Özbekçeye hâkim ve seçimlerden önce en az 10 yıl Özbekistan topraklarında ikamet etmiş Özbek vatandaşları arasından seçilmektedir. Cumhurbaşkanının görevleri arasında üst düzey komutanların, diplomatların atanması ve görevden alınması da bulunmaktadır.


Başbakan, Bakanlar Kurulu üyeleri, Başbakan birinci yardımcısı, bakan yardımcıları, başsavcı ve yardımcıları, baş yargıç ve yardımcıları, Anayasa Mahkemesi başkanı ve yardımcıları, üst düzey savcı ve yargıçlar, merkez bankası başkanı v.b üst düzey bürokratların atanması cumhurbaşkanı tarafından yapıldıktan sonra Yüksek Meclis’in onaylamasıyla gerekleştirilmektedir. 


Bakanlar Kurulu cumhurbaşkanı karşısında sorumludurlar. Cumhurbaşkanı ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer hususlarda gereken tavsiyeleri, izlenecek yol ve benimsenecek tutumu bakanlar kuruluna bildirmektedir. 


Özbekistan Bakanlar Kurulu 24 kişiden oluşmaktadır: başbakan, 7 Başbakan Yardımcısı, 10 bakan ve 6 Devlet Komitesi Başkanları oluşmaktadır. Başbakan Yardımcıları cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadırlar. Başbakanın onların atanmasında rolü yoktur. Başbakan Yardımcıları cumhurbaşkanının emrinde görev yapmaktadırlar. Devlet Komitesi Başkanları ise bakan düzeyinde olup Bakanlar Komitesi üyesidirler. Ayrıca Karakalpakistan cumhurbaşkanı da Özbekistan Bakanlar Kurulu üyesidir.


Yasama Erki:

Özbekistan Milli Meclisi, Eylül 1994’te Yüksek Konsey’in yerine kurulmuş ülkenin en yüksek yasama meclisi konumundadır. Anayasa değişikliğinden önce Özbekistan Yüksek Meclisi beş yıl için seçilen iki yüz elli üyeden oluşan ve senede iki kez toplanıp cumhurbaşkanının hükümlerini onaylayan sembolik bir kurum konumundaydı. 2002 yılındaki referandum sonrasında ise iki meclisli yapı oluşturulmuştur: Yüksek Meclis (Alî Meclis) ve  Senato (Üst Meclis). 


Özbekistan Yüksek Meclisi beş yıl için seçilen yüz yirmi üyeden oluşmaktadır. Yüz yirmi üyeli bu meclisin milletvekilleri, 12 il ve Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti’nden seçilmektedir. Yüz üyeli Özbekistan Senato’sunun üyelerinin on altısı cumhurbaşkanı tarafından, diğer 84’ü ise Yerel Konseyler tarafından seçilmektedirler. Senato Başkanı cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır.


Milli Meclis’in toplantıları milletvekillerinin üçte ikisinin katılmasıyla başkentte, Müstakillik (bağımsızlık) meydanının yanında inşa edilen dev gök mavi renkli kubbesiyle dikkat çeken Alî Meclis binasında yapılmaktadır. Toplantıya cumhurbaşkanı, başbakan, Bakanlar Kurulu üyeleri, yüksek yargı üyeleri, baş savcı ve Merkez Bankası başkanı da katılabilmektedirler. Yüksek Meclisin başkanı ve yardımcısı milletvekillerinin gizli oyuyla seçilmektedirler.


Yargı Erki

Yargı erki Özbekistan anayasası gereğince diğer erklerden bağımsızdır. Buna rağmen başta ülkenin en üst yargı organı olan “Yüksek Adalet Divanı” ve diğer üst dereceli mahkeme başkanlarının cumhurbaşkanının önerisiyle Yüksek Meclis tarafından atanması yargı erkinin tam olarak bağımsız konumda bulunmadığına dair eleştirilere neden olmaktadır. Yargı sistemi dört yüksek dereceli mahkemeden oluşmaktadır. Bunlar:

• Anayasa Mahkemesi

• Yüksek Adalet Divanı

• Yüksek Ekonomi Mahkemesi

• Yüksek Uyuşmazlık Mahkemesi

Bu mahkemelerin başkanları beş yıl için atanmaktadır. Diğer il, ilçe ve Taşkent mahkemeleri ise Adalet Bakanlığı’nın taşra ve yerel örgütleridirler. 

Türkiye ile İlişkiler ve Sonuç Yerine:

Özbekistan bulunduğu konum itibariyle Orta Asya devletlerinin tam ortasında bulunduğundan Orta Asya bölgesinde jeostratejik ve jeoekonomi bakımından önemli bir ülkedir.  Özbekistan ile tarihsel, dini, kültürel, ortak dil ve pek çok benzer hususlarla çok yakın hatta ortak mirasa ve değerlere sahip olmamıza rağmen siyasi, ekonomik ve diğer alanlardaki ilişkilerimiz yeteri kadar tatmin edici bir durumda değildir.


Türk İslam medeniyetinin geliştiği yerlerden olan Özbekistan, tarihi boyunca büyük Türk İslam medeniyetinin beşiği, merkezi ve gelişme coğrafyası olmuştur ve olmaktadır. Öte yandan bu ülke ekonomik ve yer altı zenginlikleri bakımından da çok önemli bir konumdadır. Dünyanın en kaliteli pamuğunu üretirken çok değerli yer altı ve yer üstü zenginliklere sahiptir. Özbek halkı ise yerleşik hayata alışık olduğundan ticaret ve kültür gelişimine açık bir topluluktur. 


Ülkemizle Özbekistan arasında var olan bütün ortak tarihi, kültürel, dini ve diğer müşterek mirasa rağmen iletişim kanalları yeterince kullanılmamakta, Türk halkı Özbekleri, Özbekler ise bizleri çok yakından tanıma şansı bulamamaktadır. 


Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından yirmi yıl geçmesine rağmen kalben ve ruhen ne kadar Türkiye’ye yakınsa da bazı olumsuz şartlardan dolayı uzak gibi durmaktadır. Ne yazık ki pek çok girişime rağmen iki ülke arasındaki problemlerin çözümünde halen yeterli mesafe alınamamıştır. İş adamlarımız Orta Asya’nın diğer devletlerinde çok kolay yatırımlar yaparken Özbekistan ile ekonomik münasebetlerimiz belli bir aşamadan öteye gidememiştir. Buna paralel olarak diğer sahalarda da var olan imkânlar değerlendirilememiştir. 


Uygulanan katı vize rejimi ilişkilerin gelişmesinde önemli sorun olarak ortada durmaktadır. Bu olumsuzluk, ortak kültürel ve bilimsel araştırma sahalarında da kendini göstermektedir. Kazakistan’ın Türkistan kentinde ve yine Güney Kazakistan il merkezi Çimkent’te faaliyet gösteren Ahmet Yesevi Uluslar Arası Türk-Kazak Üniversitesi’nde yıllardır görev yapan Türk bilim adamları Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e yüz elli kilometre mesafede bulunmalarına rağmen Özbekistan’dan vize alamamakta, ortak konferanslar ve sempozyumlar düzenleyememektedir.


Türkiye ekonomik gelişmişliği, demokratik yönetimi, siyasal istikrarı ve temel hak ve özgürlüklerde kat ettiği yol ile bugün bütün Müslüman ülkelere model olacak konuma yükselmiştir. Dileriz Türkiye bu yönleriyle dost ve kardeş ülkelere katkı sağlayarak önümüzdeki yıllarda onların da kalkınmalarına yardımcı olur.


Dipnotlar:

1. www.newsvote.bbc.co.ukgo/pr/-/hi/asia-pacific/conuntey-profiles

2.http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=465:oezbekistan-unesco-likileri&catid=83:analizler-ortaasya&Itemid=149

3. Behzad Ahmedi, Direetory of Gaspian Region , Gentral Asian & Southern Gaugasus countries ,Ebrar Yayınları, Tahran, 2005, s.240

4. Tukhliev N. Krementsova- “The Republic of Uzbekistan” – The  State Scientific Publishing House “Uzbekistan Milliy Entsiklopedysasi”- Tashkent- 2003- p155

5. Tukhliev N. Krementsova , a.g.e p161

6. Institute for political ınternational studies(IPIS), a.g.e s:112

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top