Japonya’da Erken Seçim

A- A A+

14 Aralık 2014’te Japonya’da yapılan erken seçimlerin galibi beklendiği üzere iktidardaki Liberal Demokratik Parti (LDP) olmuştur. 475 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nde LDP 290, iktidar ortağı Komeito Partisi ise 35 sandalye kazanmıştır. Seçimlerden başarıyla çıkan Başbakan Şinzo Abe dört yıl daha görevini yürütme fırsatını elde etmiştir. Ancak söz konusu seçimlerle ilgili olarak asıl irdelenmesi gereken konu neden erken seçime gidildiğidir.

 

Öncelikle Japonya’da iki kabineli meclis sistemi bulunduğunu hatırlatmak faydalı olacaktır. Ulusal Meclis (Diet), anayasada en üst devlet kurumu olarak tanımlanmakta ve 475 sandalyeli Temsilciler Meclisi (Alt Meclis) ile 242 sandalyeli Senato’dan (Üst Meclis) oluşmaktadır. Başbakanın atanması, hükümetin feshedilmesi ve bütçenin onaylanmasında temel belirleyici kurumdur. Temsilciler Meclisi anayasal olarak Üst Meclis’e göre daha güçlü bir konumdadır. Temel konulardaki bazı kararlarda sadece Alt Meclis söz sahibi olup, Üst Meclis tarafından alınan kararları da 2/3 çoğunlukla reddetme yetkisine sahiptir.

 

Günümüzde Japon siyasal sistemi üç ayrı seçim sistemi üzerine kuruludur: Her dört yılda bir yapılan Temsilciler Meclisi seçimleri, her üç yılda bir yapılan ve Senato üyelerinin yarısının yenilendiği Senato seçimleri ve dört yılda bir yapılan yerel seçimler.

 

Abenomi

 

2006-2012 yılları arasında yaşanan başbakan istifaları sebebiyle siyasi istikrarın sağlanamadığı ülkede Aralık 2012’de yapılan seçimleri ülkenin iki büyük partisinden biri olan ve kurulduğu 1955 yılından 2009’a kadar iki yıllık bir kesinti dışında sürekli iktidarda kalan merkez sağ çizgideki LDP kazanmıştır. Başbakanlık görevine ise 2006-2007 yıllarında da aynı görevi yürütmüş olan Şinzo Abe gelmiştir. Ancak Abe’nin daha iki yıllık görev süresi olmasına rağmen ani bir kararla 21 Kasım 2014’te Alt Meclis’i feshederek ara seçime gitmesi gerek Japonya’da gerekse ülke dışında şaşkınlıkla karşılanmıştır.

 

Bu kararın, bütçeyi tekrar kontrol altına alma çabaları kapsamında %5’ten %8’e çıkarılan KDV benzeri satış vergisinin son iki çeyrekte ekonomik daralma ile neticelenmesi sonucu alındığını hatırlatmak gerekmektedir. Bu durum  « güçlü Japonya’yı geri getirme » vaadiyle iktidara gelen ve ekonomiyi canlandırmak için « Abenomi » olarak adlandırılan önlemler alan Abe’nin halk nezdindeki popülaritesinin azalmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla Abe'nin daha fazla destek kaybetmeden seçime giderek koltuğunu sağlamlaştırmak istemesi erken seçimin temel sebebi olarak değerlendirilmektedir. 

 

Erken seçimin gerekçelerine geçmeden önce Japon ekonomisine ve  Abenomi’ye kısaca değinmek faydalı olacaktır. Japon ekonomisi İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hızlı ve güçlü bir büyüme göstermiş, ancak 90’lı yılların başından itibaren ciddi bir durgunluğa girmiş, 2000’lerde zaman zaman hareketlenmeler yaşansa da İkinci Dünya Savaşı ertesindeki ivmesini kaybetmiştir. Aslında Japonya’nın II. Dünya Savaşı sonrasında  gösterdiği ekonomik başarının ardında yatan faktörler, daha sonra içine düştüğü ekonomik durgunluğun başlıca sebebi olmuştur. Uzun süre iktidarda kalan LDP tarafından desteklenen büyük şirket grupları (Keiretsu), oluşturdukları dev bankalar aracılığıyla gerekli finansmanı elverişli koşullarla elde edebilmiş ve yönetimin yönlendirmesi ve koruması altında hızlı bir şekilde gelişerek pek çok endüstriyel sektörde dünyada öne çıkmayı başarabilmiştir.(1) Fakat devlet ve bürokrasi tarafından desteklenen  Keiretsu’lar piyasa koşullarından çok grup içi dayanışma mekanizmasına bağlı olarak kararlar almaya ve grubun içinde yer alan  bankalardan keyfi krediler kullanmaya başlamışlardır. Bu durum ekonomik kaynakların verimsiz projelere yatırılmasına  ve geri ödenmesi şüpheli kredilerin verilmesine yol açmıştır. Bu tür borçlanmaların bir diğer sonucu da kağıt üzerinde teminat olarak gösterilen arsa ve gayrı menkuller sebebiyle gayrimenkul fiyatlarındaki aşırı spekülatif yükselmedir.(2) 90’lı yılların başında gayri menkul piyasasındaki balonunun patlaması sonucu yaşanan çöküş Japon ekonomisini uzun bir durgunluk dönemine sokmuştur. 2000’li yıllarda büyüme oranlarında dalgalı toparlanmalar görülmekle birlikte ülke tam anlamıyla durgunluktan kurtulamamıştır. Bunun temel sebebi ise halkın ekonomik yapı ve geleceğe yönelik güvenini kaybetmesi ve gelecek endişesiyle  tüketimi azaltarak büyük ölçüde tasarrufa yönelmesidir. 

 

Bu çerçeveden hareketle Japon halkının iktidara gelecek partiden temel beklentisinin ekonomik durumun düzeltilmesi ve durgunluğun aşılması olması şaşırtıcı değildir. Hatırlatmak gerekir ki Ağustos 2009’daki seçimlerde LDP’nin 55 yıllık iktidarını Demokratik Parti’ye kaptırmasının geri planında da ekonomik durgunluk, işsizlik ve sosyal eşitsizlik bulunmaktaydı. Ciddi reform ve önlemlerle ekonomiyi düzeltme sözüyle Aralık 2012’de iktidara gelen Abe, hızlı bir biçimde Abenomi adı verilen önlem paketini uygulamaya başlamıştır. Bu paketin üç temel unsuru bulunmaktadır: genişleyici para politikası (Japon yeni’nin değerini düşürmek ve deflasyonist ortamın kırılarak %2 civarında enflasyonun oluşturulması), ekonomiyi canlandıracak devlet harcamaları ve yapısal reformlar.

 

2012 yılının sonlarına doğru uygulanan bu politikalar 2013 itibariyle etkisini göstermeye başlamıştır. 2013’te çekirdek enflasyon %1,3 olmuş, 2013’ün ilk çeyreğinde işsizlik oranı 2012 son çeyreğine göre %0,3 düşerek  %3,7 olurken, büyüme %1,5 olarak gerçekleşmiştir.(3) Bununla birlikte mali ve parasal önlemlerin yapısal reformlar olmadan sürdürülebilir netice vermesi mümkün değildir. Büyük yatırım projeleri hayata geçirilmekte, piyasaya önemli oranda para sürülmekte ve Japon yeni değer kaybetmektedir. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen ihracatın düşüşte oluşu bütçe açığına sebep olmaktadır. Japon ekonomisinin yapısal reformlarla rekabet gücünü, üretkenliğini ve yenilikçiliğini yeniden kazanması elzemdir. Bunların başında da şirketlerin yatırım ve üretimini destekleyecek şekilde işgücü temin etmek bulunmaktadır. Yaşlanan Japon nüfusu dinamikliğini ve üretkenliğini kaybetmekte, vergi veren kesim azalırken sosyal güvenlikten yararlanan kesim artmaktadır.

 

Başlangıçta olumlu bir hava yaratan söz konusu önlemler ekonomide istenen ivmeyi sağlayamamıştır. Ülkede bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 7,6 seviyesinde, kamu borcunun milli gelire oranı ise yüzde 200'ün üzerinde seyretmektedir.(4) Nisan 2014’teki vergi artışı üretici ve tüketicilerin konum almaları neticesinde büyümeyi azaltmıştır. Nitekim erken seçimle ilgili olarak Başbakan Abe bir basın konferansında “bu Abenomi’nin erken seçimi. Yoluna devam mı edecek, duracak mı? Ekonomi politikamız hatalı mı yoksa doğru yolda  mı, biz halkımıza bunu sormak istiyoruz » ifadesinde bulunmuştur.(5)

 

Şunu belirtmek gerekir ki, Japon halkının temel beklentisi olan ekonominin düzeltilmesinin kısa sürede gerçekleştirilmesi mümkün görülmemektedir. Ekonomik durgunluğun sürmesi ise Abe hükümetininin taahüdünü yerine getiremediği şeklinde algılanacak ve 2016’da yapılacak seçimlerde Abe’nin başarı şansını azaltacaktı. Erken seçime giderek 4 yıl daha görevde kalmayı garantileyen Abe bu süre zarfında ekonomik önlemlerinin sonuçlarını almaya çalışacaktır.

 

Bunun dışında Avustralya New South Wales Üniversitesi’nden Prof. Aurelia George Mulgan, görev süresini uzatmanın baştan beri Abe’nin amacı olduğunu, zira siyasi planlarını (Japon savunma politikasının değiştirilmesi, ekonomik reformların gerçekleştirilmesini, anaysanın değiştirilmesini) gerçekleştirmek için altı yıla ihtiyaç duyduğunu ve bunun için Alt Meclis’teki sandalyelerinin bir kısmını kaybetmeyi göze aldığını dile getirmektedir.(6)

 

Mulgan’a göre Abe’nin erken seçime gitmesinin bir diğer sebebi de kabinesinde gerçekleştirmek istediği değişiklik için elverişli bir ortam yaratmaktır. Ekim 2014’te yolsuzluk yaptıkları iddiaları nedeniyle istifa eden iki bakan sebebiyle kabinenin bir defa değiştiği göz önünde tutulursa bunu ikinci defa yapmak halk nezdinde partinin itibarını ve güvenilirliğini zedeleyecektir. Ancak seçimlerden sonra halkın sıcak bakmadığı Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanı Koya Nishikawa başta olmak üzere bazı isimlerde değişikliğe gidebilecektir.(7) Hatırlatmak gerekir ki 2006-2007 yılları arasındaki ilk başbakanlığı döneminde yolsuzluk skandalları ile mücadele etmek zorunda kalan Abe, yeniden aynı durumla karşı karşıya kalmamaya büyük özen göstermektedir.

 

Yeni dönem

 

Feshedilmeden önce 475 koltuklu Alt Meclis’te LDP ve iktidar ortağı Yeni Komeito’nun birlikte 326 koltuğu bulunmaktaydı. Seçimden önce iktidar partisinin hedefi en az 270 koltuğu elde etmekti, zira Alt Meclis’in tüm alt komisyonlarında çoğunluğu garantilemek için 266 koltuğa sahip olmak gerekmektedir. Bu hedefin de üzerine çıkarak önemli bir zafer elde eden LDP-Komeito iktidarının bu başarısının temel sebeplerinden biri de ara seçime muhalefetin hazırlıksız yakalanmış olmasıdır. Organize olamayan ve Abenomi’ye alternatif bir ekonomik önlem paketi öneremeyen DPJ, 2011 yılındaki deprem ve tsunami felaketi sonrası sorunları çözmekte ve ihtiyaçlara cevap vermekte yetersiz kalmanın getirdiği olumsuz imajı da henüz silememiştir.

 

LDP’nin ciddi bir koltuk kaybı yaşaması Abe’nin bireysel başarısızlığı olarak nitelendirilecekti. Dolayısıyla söz konusu seçim Abe’nin liderliği için bir anlamda halk oylaması niteliğindeydi. Seçimleri kazanarak halkın desteğinin arkasında olduğunu gösteren Abe’nin yeni dönemde öncelikli olarak ekonomiyi ele alacağı ve Abenomi’nin en önemli ayağı sayılan yapısal reformların gerçekleştirilmesine çabalayacağı söylenebilir.

 

Öte yandan tepki çeken tüketim vergisi artışının 2012 yazında LDP, DPJ ve New Komeito partilerinin aldığı ortak kararın sonucu olduğunu belirtmek gerekmektedir.  Japonya Wakabe Üniversitesi’nden Prof. Masazumi Wakatabe, Başbakan Abe’nin bu karardan memnun olmadığını ancak göreve geldikten sonra partisinin sözünü tutması için yaptığı baskı sonucu vergi artışını gerçekleştirmeye karar verdiğini dile getirmektedir. Bununla birlikte Abe, Ekim 2015’te tüketim vergisinin yüzde 8'den yüzde 10'a yükseltilmesi için planlanan zammın deflasyondan çıkış için tehdit unsuru oluşturacağına işaret etmiş ve zammı Nisan 2017’ye kadar ertelemiştir. Bu durumun halkın Abe’ye olan desteğini artırdığını söylemek yanlış olmayacaktır. Dolayısıyla erken seçimlerden başarıyla çıkmasının vergi artışı taraftarı parti üyelerinin fikrini değiştirmesi ve Abe’nin ekonomi politikasını desteklemelerini sağlaması muhtemeldir.(8)

 

Gerek halkın gerekse partisinin desteğini alan Abe’nin toplumun belli bir kesimi tarafından sıcak bakılmayan bazı politikaları (nükleer santrallerin yeniden açılması, anayasanın değiştirilmesi gibi) izlemesi daha muhtemeldir. Abe’nin nükleer santralleri yeniden faaliyete geçirmekte ısrarcı olmasının temel sebebi ekonomiktir, zira söz konusu santrallerin kapalı olması Japonya’yı daha fazla fosil yakıt ithalatına itmekte ve ticaret dengesini olumsuz etkilemektedir. Abe’nin Japon askeri gücünün artırılması amaçlı attığı adımların (Temmuz 2014’te Abe hükümetinin, Japon Öz Savunma Kuvvetleri’nin “ortak meşru müdafaa” adına ülke dışındaki askeri operasyonlara katılımına izin verecek şekilde anayasanın yeniden yorumlanması teklifi Japon askeri gücünün artırılması amaçlı son adım olarak dikkat çekmektedir.) ileride barışçıl anayasanın değiştirilmesine varabileceği yorumları sıklıkla yapılmaktadır.

 

Öte yandan dış politikayla ilgili olarak Çin’in bölgede artan gücüne karşı ABD, ASEAN ülkeleri, Avustralya ve Hindistan ile işbirliğini daha da güçlendireceği, Japon halkı için milli bir mesele olan Kuzey Kore’nin 70’li yıllarda kaçırdığı Japon vatandaşların iadesi için çabalayacağı ve Güney Kore ile ilişkileri düzeltmeye çalışacağı söylenebilir. Ancak Abe’nin tüm politikalarını etkileyecek olan unsur ekonomik durumu olacaktır. Abenomi’nin halkın memnuniyet ve desteğini sağlayamaması Abe’nin izleyeceği iç ve dış politikayı da etkileyecektir.

 

 

Son notlar

 

1. “Mucizeden duraklamaya Japon ekonomisi: Sonuçlar, Sebepler”, Dışişleri Bakanlığı, http://www.mfa.gov.tr/mucizeden-duraklamaya-japon-ekonomisi_-sonuclar_-sebepler.tr.mfa (erişim: 10.12.2014)

2. Ibid.

3. “Dünden bugüne Japonya ekonomisi”, Zaman, 25 Ağustos 2014, http://finans.zaman.com.tr/haberler/getDetailsStory.html?storyId=281255&goToHomePageParam=true&siteLanguage=en (erişim: 10.12.2014)

4. “Japonya: Abe’nin erken seçim zaferi”, BBC, 14 Aralık 2014, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/12/141214_japonya_secim (erişim: 10.12.2014)

5. “Japan PM seeks verdict on Abenomics in snap election”, Reuters, November 21, 2014

6. Aurelia George Mulgan, “Japan’s unnecessary election”, November 25, 2014, http://www.eastasiaforum.org/2014/11/25/japans-unnecessary-election/ (erişim: 11.12.2014)

7.A.g.e
8. “Election with a cause: Why Japan’s Prime Minister Shinzo Abe must call general election now”, Forbes, November 20, 2014,

http://www.forbes.com/sites/mwakatabe/2014/11/20/election-with-a-cause-why-shizo-abe-must-call-general-election-now/ (erişim: 12.12.2014)


 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top