Avrupa Birliği'nin Enerji Güvenliği Stratejisi

A- A A+

Avrupa Birliği; 28 üye devleti, 500 milyon civarında nüfusu ve dünya çapında gayri safi yurt içi hasılanın %30’unu üreten ulus üstü bir yapıdır. Yüksek sehirlesme oranı, yasamsal beklentiler ve endüstriyel yoğunluk nedeniyle dünyadaki toplam enerji tüketiminin %16 oranında paya sahiptir. Avrupa endüstrilesmis bölge olmasına rağmen sahip olduğu enerji kaynaklarının zenginliği bakımından dünyanın diğer bölgelerine göre enerji rezervleri oldukça azdır. Özellikle petrol ve gaz rezervleri bu endüstrilesmenin gerektirdiği enerjiyi karsılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu yetersizlikten kaynaklanan enerji bağımlılığının asılabilmesi için AB sürdürülebilir ve istikrarlı enerji politikasına ihtiyaç duymaktadır.

Fosil Enerji kaynakları AB’nin toplam enerji kaynağının %60’ını olusturmaktadır. Bu oranın içerisinde kömür ve doğalgaz petrolden daha fazla yer tutmaktadır. Yenilenebilir enerjinin payı oldukça düsük olmasına rağmen alternatif enerji paylarının gelecekte artacağı tahmin edilmektedir. Atom enerjisi mevcut enerji toplamı içerisinde önemli yer tutmasına rağmen tasıdığı riskler nedeniyle fazla rağbet görmemektedir. Ancak Atom enerjisinin ulusal enerji içerisindeki payı ülkelerin ulusal enerji politikalarına göre farklılık göstermektedir.

AB’nin enerji tedarik ettiği Rusya-Ukrayna ekseni, Afrika ve Ortadoğu gibi coğrafyaların istikrarsızlığı onu farklı arayıslara itmistir. Çalısmada mevcut enerji kaynaklarının yetersizliği ve güvensizliğinden dolayı ortaya çıkan bu arayısın; daha çok hukuki düzenlemelerle yeni hedeflerin ortaya konulması, iç pazarın bilestirilmesi, enerji arzının güvenliğinin sağlanması, tedarikçi ülkelerin çesitlendirilmesi gibi konularının analizi yapılmaya çalısılmıstır.

Back to Top