İsrail’in Kuzey Irak Politikaları ve Türkiye-İsrail İlişkilerine Kısa Bir Bakış

A- A A+

Ortadoğu, tarihin ilk çağlarında semavi dinlerin çıkıs noktası olması, modern çağda ise petrol rezervlerinin büyük bir kısmına sahip olması nedeniyle pek çok medeniyetin odak noktası haline gelmistir. Bu bakımdan Ortadoğu “Medeniyetler Besiği” ya da “Medeniyetler Mezarlığı” olarak anılmaktadır. Günümüzde de çok etnikli ve çok dinli yapısıyla dünyanın kaynayan kazanıdır. Nitekim içinde bulunduğumuz yıla damgasını vuran Irak-Sam Đslam Devleti örgütünün (ISĐD) terör eylemleri ile Irak ve Suriye bölgelerinde etkin olması Ortadoğu’daki çatısmanın boyutlarını gözler önüne sermektedir.

Vaat edilmis topraklara geri dönerek İsrail Devleti’ni kurma amacı tasıyan Yahudilerin Filistin’e göçü, Ortadoğu’daki askeri-siyasi dengeleri tamamen değistirmis ve uzun bir dönemi kapsayan, günümüzde de devam ettiği söylenebilen Arap-İsrail savaslarına neden olmustur. Ancak elbette söylenenlerden de anlasılacağı gibi Ortadoğu’daki bölgesel çatısma yalnızca Arap-İsrail savaslarından ibaret değildir. SSCB’nin dağılması ve Đran İslam Devrimi de Ortadoğu’daki dengeleri değistirmistir. Radikal totaliter Arap devletleriyle ılımlı Arap sultanlıkları arasındaki rejim farklılasması Ortadoğu’ya yeni bir kutuplasmayı da beraberinde getirmistir. Bu anlamda batı ülkelerinin tutumları oldukça önemlidir. Batı İsrail’i desteklerken aynı zamanda ılımlı Arap devletleriyle müttefik olmus ve kaynağını sosyalizmden alan Nasır ve Baascı rejimlerle bu ılımlı Arap devletlerini de karsı karsıya getirmistir. Bütün bu olaylar silsilesi orta doğudaki bölgesel çatısmayı tetiklemistir.

Back to Top