Seminer: The Political Economy of Somalia

BİLGESAM
26 Ocak 2015
A- A A+

11 Aralık 2014 tarihinde Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkez'inde (BİLGESAM) “The Political Economy of Somalia” konulu bir seminer düzenlenmiştir. Seminere konuşmacı olarak Kadir Has Üniversitesi Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi öğretim üyesi Dr. Catherine A. Long katılmıştır. Sayın Long konuşmasında Somali’nin siyasal dinamikleri ile iktisadi kaynakları arasındaki ilişkiyi ele almıştır.

Dr. Catherine A. Long, konuşmasının ilk kısmında sömürge öncesi dönemden başlayarak Somali’nin tarihine, Hint Okyanusu kıyısında ve Aden Körfezi girişinde bulunan ülkenin jeostratejik önemine, tarihten bu yana çevre ülkeler nezdindeki konumuna değinmiştir.  Tarihten bu yana coğrafi konumu ve ticaret temel geçim kaynağı olan kabileleri sayesinde aktif bir ticaret ülkesi olarak anılan Somali’de sömürge döneminde kuzeyde İtalya ve güneyde Birleşik Krallık’ın etkin olmasıyla iki bölge dinamiklerinin farklılaştığına değinmiştir. Ayrıca Long ülkenin 1960’ta bağımsızlığa kavuşmasının ardından 1969 ve 1991 yılları arasında Siyad Barre yönetimi altında iç ve dış politikanın gelişimini anlatmıştır.

Dr. Long konuşmasının ikinci kısmında ise 1991’deki iç savaşla birlikte merkezi bir yönetim kurmakta başarısız olan Somali’nin değişen iç siyasal ve iktisadi yapısının etkilerini açıklayarak ülkenin yatırım olanakları ve bunların karşısındaki engelleri belirtmiştir. Dünyada birçok ülkeye dağılmış olan Somali diasporasının da katkısıyla dünyanın en ucuz para transfer sistemlerinden birine sahip olan ülkenin başta bilişim sektöründe olmak üzere teknoloji, sağlık, inşaat, hizmet sektörü, gıda ve henüz keşif aşamasında olan doğal gaz ve petrol gibi birçok alanda karlı bir yatırım mecrası olduğunu fakat hem farklı kabileler arasındaki güç savaşı hem de güneyde el-Şebab terör örgütünün etkin olması nedeniyle baş gösteren güvenlik sorunları, kuzeyde Somaliland ve Puntland’de iki ayrı yönetimin ortaya çıkması nedeniyle ortaya çıkabilecek bürokratik problemleri ve istikrarsızlıktan dolayı oluşabilecek risk maliyeti gibi sorunların henüz aşılamamış engeller olduğunun altını çizmiştir. Bunun yanında 1991’den bugüne yüklü miktarda dış yardım alan Somali’nin Türkiye ile ilişkilerine de değinerek özellikle 2011’deki açlık krizinin ardından Türkiye’nin Somali’ye yaklaşımının ikili ilişkiler bağlamında bir kırılma noktası olduğunu ifade etmiştir.

Dr. Long’un konuşmasını takiben seminer soru-cevap bölümüyle son bulmuştur.

 


 

Back to Top