Balkanlar ve Türkiye

Bilge Adamlar Kurulu
03 Şubat 2015
A- A A+

Soğuk Savaş sonunda Yugoslavya Federasyonu'nun dağılmasıyla birlikte Balkanlar'da sıcak çatışmalar yaşanmış, bu çatışmalardan etkilenen milyonlarca insan göç etmek ve/veya yer değiştirmek zorunda kalmış ve bölgede sınırların bir kez daha yeniden çizilmesi gerekmiştir. Kuzey Kosova'daki azınlık sorunu nedeniyle Sırbistan ile Kosova arasında yaşanan gerginlik, Bosna'da üç etnik grup arasında Dayton Anlaşması'ndan bu yana bir türlü aşılamayan yapısal yönetim sorunları Balkanlar'ın 1990'lardaki çalkantılı dönemi henüz bütünüyle geride bırakamadığına işaret etmektedir. Bölgede oluşan görece barış ve huzur ortamının geliştirilerek kurumsallaştırılması gereği ortadadır. Zira Balkanlar'da ihdas edilecek öngörülebilir bir istikrar ortamından sadece bölge devletleri değil; enerji nakil hatları için güvenilir alternatif güzergahlar arayan AB, Karadeniz havzasında etkinliğini artırmak isteyen ABD, Avrupa'da olduğu gibi tüm Balkan ülkelerinde başlıca enerji aktörü olmak suretiyle hem buradaki pazarı hem de bölgenin enerji naklinde sunduğu stratejik avantajları değerlendirmek isteyen Rusya ve bu coğrafya ile yakından kültürel, tarihi, ekonomik ve akrabalık bağları bulunan Türkiye istifade edecektir.

 

Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM), Balkanlar'daki gelişmelere ve bu gelişmelerin bölgesel etkilerine yönelik öngörülerde bulunarak Türkiye’deki karar mercilerine milli menfaatler doğrultusunda gerçekçi çözüm önerileri ve karar seçenekleri sunmak amacıyla “Balkanlar ve Türkiye” raporunu yayımlamaktadır. BİLGESAM Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Orhan Dede tarafından hazırlanan rapor, 3 Kasım 2014 tarihinde icra edilen 21. Bilge Adamlar Kurulu toplantısında değerlendirilmiş, Kurul üyelerinin görüş ve önerileri doğrultusunda geliştirilmiş ve yayına hazırlanmıştır. “Balkanlar ve Türkiye” raporunda, Balkanlar'daki sorun alanları incelenmekte, Türkiye’nin bu sorunlara bakışı ve bölge ülkeleri ile geliştireceği ilişkiler çerçevesinde sunabileceği katkı analiz edilmeye çalışılmaktadır. Raporda ayrıca AB, ABD ve Rusya'nın bölge politikaları üzerinde durulmakta, bölgenin enerji nakil hatları açısından arz ettiği öneme işaret edilmekte ve Türkiye’nin bölgede takip etmesi gereken stratejilere ilişkin öneriler sunulmaktadır.

 

Raporun Türk karar mercilerine, akademisyenlere ve ilgili kurum, kuruluş ve kişilere faydalı olmasını temenni eder, çalışmayı hazırlayan Orhan Dede'ye, rapora değerli görüş ve önerileriyle katkı sağlayan başta (E) Oramiral Salim Dervişoğlu ve Prof. Dr. Ali Karaosmanoğlu olmak üzere Bilge Adamlar Kurulu’na ve emeği geçen BİLGESAM çalışanlarına teşekkür ederim.

 

Doç. Dr. Atilla Sandıklı

BİLGESAM Başkanı

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top