Rusya-Batı Krizi Çerçevesinde Rusya’nın Yeni Askeri Doktrini

Dr. Elnur İSMAYIL
25 Şubat 2015
A- A A+

26 Aralık 2014 tarihinde Rusya Federasyonu (RF) Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Rusya’nın yeni askeri doktrinini imzalamıştır. 19 Aralık 2014’de Rusya Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmiş olan belge 4 fasıl ve 58 maddeden oluşmaktadır.  2010 tarihli bir önceki askeri doktrini geçersiz kılan 815 sayılı kararla kabul edilen bu yeni askeri doktrin, Mart 2014’den itibaren Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesi ve sonrasında Ukrayna krizi ile gerilen Batı-Rusya ilişkileri sebebiyle Putin döneminde yayımlanan diğer askeri doktrinlerden üslup ve içerik olarak farklılık arz etmektedir.

21.yüzyılın başında Rusya’da iktidara gelen Vladimir Putin, kısa bir süre içerisinde güvenlik, dış politika ve askeri politikaları kapsayan birçok doktrine imza atmıştır. Bu çalışmada yeni askeri doktrinin diğer doktrinlerden farkı ele alınmakta ve Putin’in yeni askeri doktrine neden ihtiyaç duyduğu ve Rusya’nın yakın gelecekte izleyeceği dış politikasına nasıl etkileyebileceği değerlendirilmektedir.

Askeri doktrin bir devletin askeri-politik kararlarını açıklayan ve izlenecek stratejiyi belirleyen diplomatik belge olarak bilinmektedir. AB ve NATO gibi Batılı kurumların 2014 yılı boyunca Rusya ile ekonomik ve askeri başta olmak üzere her alanda ilişkilere sınırlama getiren uygulamaları, Putin Rusya’sını Eylül 2014’den itibaren yeni bir askeri doktrin hazırlamaya teşvik etmiştir. Ukrayna krizi ile şekillenen Rusya-Batı ilişkileri, NATO’nun Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinde askeri varlığını genişletme politikaları ve Avrupa’daki füze sistemleri gibi sorunlar göz önüne alınarak Rusya’nın askeri politikasını güncelleyeceği tahmin edilmekteydi. Zira Mart 2014’den itibaren NATO’nun Baltıklarda, Romanya, Bulgaristan ve Rusya sınırına yakın diğer coğrafyalarda askeri tatbikatları artırması, Ağustos 2014’de NATO’lu yetkililerin Doğu Avrupa’da beş yeni üs kuracağını beyan etmesi , Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğinin tekrar gündeme gelmesi Moskova tarafından güvenliğine tehdit olarak algılanmakta idi. Bu anlamda, Arap baharı ve Ukrayna krizi sonrasında Rusya askeri güvenliğine yönelik tehditlere cevap olarak yeni bir askeri doktrine ihtiyaç duymaktaydı. Ayrıca Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Mihail Popov, Ukrayna krizi sonrasında NATO’nun askeri varlığının Rusya sınırlarına doğru genişlemesini ülkenin güvenliğine yönelik en önemli dış tehdit olarak yorumlamıştır.  
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top