Lozan Çerçeve Antlaşması Sonrasında İran-Rusya İlişkilerinin Geleceği

Dr. Elnur İSMAYIL
14 Nisan 2015
A- A A+

02 Nisan 2015 tarihinde nükleer müzakerelerle ilgili İsviçre’nin Lozan kentinde İran ve P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya) arasında ön mutabakata varılması sonrasında Tahran hükümetinin dış politikasında yeni bir dönem başlamıştır. Bu perspektifte Tahran-Moskova ilişkilerinin nasıl şekilleneceği de merak edilmektedir. Batı dünyasının yıllardır Tahran’a uyguladığı ekonomik, enerji, politik ve askeri yaptırımlar yasal olmayan yollarla pek çok devlet tarafından delinmekteydi ki, bunlar arasında Rusya’nın önemli yeri bulunmaktadır. Birçok bölgesel sorunun çözümünde ortak pozisyon sergileyen iki devlet, kendi çıkar alanları olarak addettiği bölgelere Batı’nın her türlü müdahalesini engellemeye çalışmışlardır. Ayrıca Rusya İran’ın nükleer işbirliği alanında en büyük ortağı olarak bilinmektedir.

 

Diğer taraftan Rusya’nın belli bir dönemden itibaren Birleşmiş Milletler çerçevesinde İran’a karşı kabul edilmiş yaptırımlara taraf olması, Gore-Çernomırdin anlaşması gereği Rusya’nın İran’la askeri ilişkilerini askıya alması ve S-300’lerin İran’a satılmasından imtina etmesi zamanla iki ülke arasındaki ilişkilerde soğukluk yaşanmasına sebep olmuştur. Vladimir Putin ilk cumhurbaşkanlığı döneminden itibaren ise, Rusya’nın ulusal çıkarları doğrultusunda İran’la işbirliğini geliştirme stratejisi izlemiştir. Fakat 2011-2013 yılları arasında iki ülke arasındaki yaptırımlar nedeniyle ekonomik ilişkiler zayıflamış ve ticaret hacmi azalmıştır. Fakat son dönemlerde iki ülke hükümetleri arasında Kasım 2014 nükleer enerji alanında işbirliği ve Ocak 2015’te askeri alanda işbirliği ile ilişkiler yeni bir boyut kazanmıştır.       

 

Bu analizde İran ve P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer müzakerelerde mutabakata varılmasının ve taraflar arasında ön anlaşma imzalanmasının Tahran-Moskova ilişkilerine nasıl etki edeceği değerlendirmektir. Özellikle yaptırımların kaldırılması sonrasında İran’ın kendi enerji kaynaklarını dünya pazarlarına çıkarması ve bu sürecin stratejik olarak işbirliği içerisinde olduğu Rusya ile ilişkilerini nasıl etkileyeceğine ilişkin yorumlar yapılacaktır.  

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top