2015 ABD-Japonya Savunma İşbirliği Rehberi

A- A A+

Çin’in Asya-Pasifik bölgesinde artan diplomatik ve askeri etkinliği bölgenin önde gelen devletlerinden Japonya’yı, Çin ile süregelen anlaşmazlıkları da dikkate alarak, savunma politikasını gözden geçirmeye ve askeri gücünü artırmaya sevk etmiştir. 2013 yılından itibaren savunma bütçelerinin artırılması, 2013 yılı sonunda Ulusal Güvenlik Konseyi’nin kurulması, Nisan 2014’te İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygulamaya konan silah ihracatı kısıtlamalarının hafifletilmesi, Temmuz 2014’te ülke dışına askeri operasyon yapılmasını engelleyen anayasa maddesinde yorum değişikliğine gidilmesi ve Ekim 2014’te 1997 yılından beri değiştirilmeyen ABD-Japonya Savunma İşbirliği Rehberi’nin yenilenmesi için ara rapor hazırlanması Şinzo Abe hükümetinin bu yönde attığı başlıca adımlardır. Bu adımlardan sonuncusu ise 27 Nisan 2015’te yayımlanan yeni ABD-Japonya Savunma İşbirliği Rehberi olmuştur.(1)

 

Rehberin Ana Hatları

Büyük oranda Ekim 2014’te yayımlanan ara rapora sadık kalınarak kaleme alınan yeni rehber ABD Dışişleri Bakanı John Kerry tarafından “tarihi bir dönüşüm” olarak nitelendirilmiştir.(2) İlki 1978’de kabul edilen rehber(3), Çin ile Tayvan’ın savaşın eşiğine geldiği 1995-1996 Tayvan Boğazı Krizi sonrasında ABD’nin bölgedeki ittifaklarını güçlendirme amacının bir sonucu olarak 1997 yılında gözden geçirilmiştir.(4) Bu gözden geçirme neticesinde Japonya’ya yakın coğrafyada Öz Savunma Kuvvetleri’nin geri bölgede ABD güçlerine lojistik destek vermesi kabul edilmiştir.(5) Diğer bir deyişle Tayvan krizinin çatışmaya dönüşmesi halinde Japonya’nın ABD’ye destek vermesi mümkün hale gelmiştir.

 

Asya-Pasifik bölgesinde değişen konjonktür ve güç rekabeti iki müttefik ülkeyi savunma alanında işbirliğini gözden geçirmeye ve güçlendirmeye itmiştir. Bu bağlamda söz konusu rehber, ABD ve Japonya’ya savunma ve güvenlik konularında işbirliği sağlama amaçlı rol ve görevlere ilişkin genel bir çerçeve ve siyasi rota çizmektedir. Yeni rehber öncelikle iletişim ve bilgi alışverişini artırmak adına bir “İttifak Koordinasyon Merkezi” kurulmasını öngörmektedir. Gerek barış gerekse savaş zamanı silahlı kuvvetlerin faaliyetlerine ilişkin koordinasyonun sağlanması ve durum değerlendirilmesinin yapılması bu mekanizmanın temel amacıdır.

 

Rehberde Japonya’nın barış ve güvenliğinin devamı için ittifakın caydırıcılığının ve kabiliyetlerinin artırılması gerektiği, bu sebeple de keşif, gözlem ve istihbarat faaliyetlerine önem verileceği; hava ve füze savunma sistemlerinin güçlendirileceği; deniz yollarının güvenliğinin sağlanması için birlikte çalışılacağı; Japonya’nın savunulmasında ortak hareket edileceği; ikili veya çok taraflı eğitim ve tatbikatlar aracılığıyla ortak harekat yeteneğinin ve kuvvetlerin konuşlanmaya hazır durumda olmasının sağlanacağı; tarafların birbirine lojistik destek vereceği, bölgedeki ortak askeri tesislerin kullanıma hazır olacağı belirtilmektedir.

 

Öte yandan değişen ve daha karmaşık hale gelen güvenlik tehditleri göz önüne alınarak, acil bir durumda üçüncü bir ülkede bulunan ABD ve Japonya vatandaşlarının tahliyesi konusunda koordinasyonlu çalışılacağı, deniz yollarının güvenliğinin sağlanmasında başta bilgi paylaşımı ve gemi denetimi olmak üzere işbirliği yapılacağı, Japon topraklarına olası bir mülteci akını durumunda alınacak önlemler konusunda görüş alışverişi yapılacağı, arama-kurtarma faaliyetlerinde işbirliği sağlanacağı, talep edilmesi durumunda Japonya’daki askeri üs ve tesislerin korunması için ABD’nin ilave yardımda bulunacağı ifade edilmektedir.

 

Japon topraklarına bir saldırı olması durumunda savunma ve diğer tedbirlerin alınması öncelikle Öz Savunma Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilecek, akabinde ABD silahlı kuvvetleri gereken desteği sağlayacaktır. Ayrıca savunma ekipman ve teknolojileri hususunda işbirliği yapılacağı, istihbarat alanında işbirliği sağlanacağı, eğitim ve araştırma konusunda değişim faaliyetlerinin gerçekleştirileceğinin altı çizilmiştir.

 

Rehber ile birlikte yayımlanan ek bildiride ise taraflar, caydırıcılığın artırılması ve güvenliğin sağlanmasına katkı amacıyla en modern ve ileri Amerikan askeri teknoloji ürünlerinin Japonya’da konuşlanmasının önemine vurgu yapmıştır. Bu çerçevede P-8 deniz kuvvetleri devriye uçağının, Global Hawk insansız hava aracının, USS Green Bay amfibik nakliye gemisinin ve F-35B savaş uçaklarının Japonya’da konuşlandırılacağı ifade edilmiştir. Ayrıca Aegis hava savunma sistemiyle donatılmış yeni gemilerin de Yokosuka Deniz Üssü’nde konuşlandırılması planlanmaktadır. Ayrıca balistik füze savunma kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla Aralık 2014’te Kyogamisaki’de konuşlandırılan iki AN/TPY-2 radar sisteminin yanı sıra 2017’te kadar iki yeni balistik füze savunma kapasitesine sahip muhribin Japonya’ya verilmesi planlanmaktadır.

 

Uzay ve siber uzay güvenliğinin artan önemi göz önüne alınarak bu alanlardaki işbirliğinin kurulan platformlar ve çalışma grupları aracılığıyla artırılacağı belirtilmiştir. Misawa Hava Üssü’nde konuşlandırılan Global Hawk insansız hava araçlarının keşif, gözlem ve istihbarat faaliyetlerine olumlu katkı yapacağının altı çizilmektedir.

 

Ek bildiride ayrıca insani destek ve afetle mücadele kapsamındaki operasyonların artırılacağı, Güneydoğu Asya başta olmak üzere partner ülkelerle kıyı devriyesi ve deniz güvenliği konusunda işbirliğinin genişletileceği, Kuzey Kore tehdidine karşı Güney Kore ile işbirliğinin pekiştirileceği, Avustralya ve ASEAN ülkeleriyle bölge güvenliğinin sağlanması için ortaklaşa çalışacağı ifade edilmektedir.

 

Yeni Rehberin Düşündürdükleri

 

Genel itibariyle bu yeni rehberin Japonya’nın askeri normalizasyon doğrultusunda bugüne dek attığı adımları destekler nitelikte olduğunu söylemek mümkündür. Zira ittifakın daha dinamik ve güçlü hale getirileceği belirtilirken Japon Öz Savunma Kuvvetleri’ne daha aktif bir rol öngörülmektedir. Öte yandan son alınan ortak meşru müdafaa kapsamında Öz Savunma Kuvvetleri’nin ülke dışında operasyonlara katılması kararıyla doğru orantılı olacak şekilde, rehberde ABD kuvvetleriyle Japon kuvvetlerinin “karşılıklı varlıklarını koruyacakları” ibaresi bulunmaktadır. (Buradaki varlık sözcüğünün anlamı belirsizdir, yani söz konusu “varlık” bir ABD savaş gemisi olabileceği gibi bir Amerikan şehri de olabilir.) Yani Japon Öz Savunma Kuvvetleri, ABD’nin üçüncü bir tarafın saldırısına uğraması durumunda ABD silahlı kuvvetlerine destek vermekle yükümlüdür. Yine rehberin bir başka paragrafında iki ülkenin “Asya-Pasifik bölgesinde ve bölge dışında” barış ve güvenliğin korunması için barış koruma operasyonları, deniz yolları güvenliği ve lojistik destek kapsamında işbirliği yapacağı vurgulanmıştır. Bununla birlikte ifade etmek gerekir ki taraflar arasındaki bölgesel veya uluslararası işbirliğinin nasıl şekillendirileceği hususunda detaylı bilgi verilmemiştir.

 

Bir önceki rehberde Japon kuvvetlerinin harekat alanı, Kore Yarımadası’nı kapsayacak şekilde Japonya’yı çevreleyen bölge ile sınırlandırılmıştı. Japonya’nın insani misyonlara ve barış koruma operasyonlarına katılımı bu yakın çevre içerisinde gerçekleştirilmesi öngörülmüştü. Ancak yeni rehberde bu coğrafi sınırlamanın ve Japon kuvvetlerinin sadece savunma amaçlı kullanımının de facto kaldırıldığı söylenebilir. Bu da Japon askerlerinin ABD’nin Orta Doğu veya Asya’daki askeri operasyonlarına destek vermekle yükümlü olup olmayacağı sorularını beraberinde getirmektedir.

 

Ayrıca Nisan 2014’te alınan silah ihracatı yasağını hafifletme ve savunma sanayi alanında diğer ülkelerle ortak projeler geliştirme kararının bir yansıması olarak rehberde savunma sanayi de işbirliği yapılacak alanlardan biri olarak sayılmaktadır.

 

Yeni rehberde tehdit anlamında sadece Kuzey Kore’nin adı geçmekle birlikte balistik füze savunma programına, deniz yolları güvenliğine, toprak anlaşmazlıklarına ve siber güvenliğe yapılan vurgu başlıca endişe unsurunun Çin olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim 30 Nisan 2015’te Çin Savunma Bakanlığı “bölge dışından bir ülkenin Çin ile komşuları arasındaki toprak ve sınır anlaşmazlıklarına müdahil olmasının kabul edilemez olduğunu, kimsenin Çin’in meşru haklarını ve çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığını ve kapasitesini hafife almaması gerektiğini” dile getirmiştir.(6)

 

Sonuç olarak yeni rehberin Japonya’nın ve ABD’nin bölgede çıkarlarına yönelik gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı ve bölgedeki etkinliklerini artırma gayretlerini ortaya koymaktadır. Bu amaçla taraflar savunma alanında işbirliklerini artırmaktadır. Ancak pasifist anayasanın sınırlarını zorlamaya başlamış olan Japonya’nın ABD ile savunma alanındaki işbirliklerini nasıl sınırlayacağı belirsizliğini korumaktadır. Zira Tokyo’nun ulusal çıkarları içine girmeyen konularda Washington’un destek talebine yanıtının olumlu mu yoksa olumsuz mu olacağını şimdiden kestirmek güçtür.

 

Son notlar:

1.Guidelines for Japan-U.S. Defense Cooperation, April 27, 2015, http://www.mod.go.jp/e/d_act/anpo/pdf/shishin_20150427e.pdf (erişim: 29.04.2015).
2. US, Japan unveil new defense guidelines for global Japanese role, Reuters, April 27, 2015, http://www.reuters.com/article/2015/04/27/us-usa-japan-defense-idUSKBN0NI08O20150427f (erişim: 29.04.2015).

3.Guidelines for Japan-U.S. Defense Cooperation, November 27, 1978, http://fas.org/news/japan/sisin1e.htm (erişim: 29.04.2015).

4.Guidelines for Japan-U.S. Defense Cooperation, September 23, 1997, http://www.mod.go.jp/e/d_act/anpo/19970923.html (erişim: 29.04.2015).

5. Daniel Clausen, “Rethinking Change and Continuity in Japanese Defense Policy and Polics”, E-International Relations, (August 25, 2014).

6.China warns US-Japan defense guidelines against undermining 3rd party interests,Foreign Policy News, April 30, 2015 http://foreignpolicynews.org/2015/04/30/china-warns-u-s-japan-defense-guidelines-against-undermining-3rd-party-interests/ (erişim: 30.04.2015).

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top