Suudi Arabistan’ın Yemen Çıkmazı: Pakistan-İran Denklemi

Ali SEMİN
10 Mayıs 2015
A- A A+

Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Arap koalisyon güçlerinin 26 Mart 2015 tarihinde Yemen’deki Husiler’in kontrolündeki bölgelere hava operasyonları düzenlemesi bölgesel dengelerin yeniden şekillenmesine neden olabilecek niteliktedir. Yemen’deki çatışmanın dolaylı olarak Suudi Arabistan ve İran’ın Arap Yarımadası’ndaki güç ve nüfuz mücadelesi olduğunu da belirtmek gerekir. Ayrıca 2003 Irak işgalinin ardından Orda Doğu’da derinleşen Şii-Sünni geriliminin yanı sıra Yemen’deki Suudi Arabistan’ın öncülük ettiği Arap koalisyonunun Arap-Fars gerilimine dönüşmesi de beklenebilir. Özellikle Aralık 2010’da Arap dünyasında başlayan halk gösterileri ve Tunus, Mısır, Libya ve Yemen’deki yönetimlerin değişmesiyle birlikte Orta Doğu’nun değişken ve belirsiz bir geleceğe doğru yol aldığı söylenebilir. İran’ın nüfuz alanının genişlemesi ve küresel güçlerle nükleer programına ilişkin 2 Nisan 2015’te çerçeve anlaşma taslağını imzalaması Orta Doğu’daki güç dengelerini değiştirebilecek bir nitelik taşımaktadır. ABD, bir taraftan Tahran yönetimi ile nükleer müzakereler konusunda anlaşmaya çalışırken, diğer taraftan da Suudi Arabistan’ın kurduğu Arap koalisyonunun Yemen’e hava operasyonları düzenlemesine lojistik ve askeri destek vermesi Orta Doğu’daki bölgesel güçleri dengeleme politikası olarak nitelenebilir. Bu analizde Suudi Arabistan’ın kurduğu Arap koalisyonunun başlattığı hava operasyonların Yemen’deki Husi Hareketi’nin ilerleyişini ve güçlenmesini önlemekte başarılı olup olamayacağı ve Pakistan Parlamentosu’nun Yemen krizinde tarafsız kalma kararının İran-Suudi Arabistan ilişkilerini nereye götüreceği değerlendirilmeye çalışılacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top