Terörün Geldiği Yeni Boyut: IŞİD Örneği

Bilge Adamlar Kurulu
05 Haziran 2015
A- A A+

Son 40 yıl içinde Afganistan’ın önce Sovyetler Birliği tarafından işgali, daha sonra ABD öncülüğünde oluşturulan koalisyonun bu ülkeye gerçekleştirdiği müdahale, İsrail-Filistin meselesinde çözümsüzlük devam ederken işgal altındaki topraklarda İsrail’in gerçekleştirdiği katliamlar, yerleşimler yoluyla ilhak ve toplu cezalandırma politikaları, Körfez savaşları sonrası Irak’ta devletin bütün kurumlarının yok edilmesi ve Maliki iktidarı döneminde takip edilen mezhepsel politikalarla Sünni Arap nüfusun giderek ötekileştirilmesi, Libya’da uluslararası müdahalenin ardından ortaya çıkan anarşi ve Suriye iç savaşının uzamasıyla bu ülkedeki devlet yapısının çökmesinin İslam toplumlarında terör örgütlerinin istismar edebileceği hassasiyetler oluşturduğu gözlenmektedir. 11 Eylül sonrası dönemde Batı toplumlarında artan İslamofobi ve İslam karşıtlığının, Orta Doğu’da ise özellikle İran ve Suudi Arabistan’ın politikaları neticesinde belirginleşen mezhepsel ayrışmanın da bu hassasiyetleri güçlendirdiği müşahede edilmektedir.  

 

Türkiye’nin milli güvenliğini doğrudan veya dolaylı olarak tehdit eden terörizm trendlerini takip eden Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM), Türk karar mercilerine milli menfaatler doğrultusunda gerçekçi çözüm önerileri ve karar seçenekleri sunmak amacıyla “Terörün Geldiği Yeni Boyut: IŞİD Örneği” raporunu yayımlamaktadır. Rapor, 27 Mayıs 2015 tarihinde düzenlenen 23. Bilge Adamlar Kurulu toplantısında değerlendirilmiş, Kurul üyelerinin görüş ve önerileri doğrultusunda gözden geçirilerek yayına hazırlanmıştır. Raporun ilk bölümünde terörizm kavramı ve tarihsel süreçte terör dalgaları anlatılmakta, ardından el-Kaide terör örgütünün kuruluş ve gelişim dönemleri ile birlikte IŞİD’in ortaya çıkışı ele alınmaktadır. Raporda, el-Kaide ve IŞİD gibi dini istismara dayalı terör örgütlerinin özellikleri analiz edilmekte, IŞİD’in muhtemel hareket tarzları ve bu kapsamda senaryolar üzerinde durulmakta, bu senaryoların gerçekleşmesi halinde ortaya çıkabilecek sonuçların Türkiye’ye olası etkileri değerlendirilmektedir.

 

Raporun Türk karar mercilerine, akademisyenlere ve ilgili kurum, kuruluş ve kişilere faydalı olmasını temenni eder, rapora değerli görüş ve önerileriyle katkı sağlayan, raporun geliştirilmesi için kıymetli vakitlerini sarf eden başta (E) Oramiral Salim Dervişoğlu olmak üzere Bilge Adamlar Kurulu üyelerine ve emeği geçen diğer BİLGESAM çalışanlarına teşekkür ederim.

 

 

Doç. Dr. Atilla SANDIKLI

BİLGESAM Başkanı

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top