Irak’ta Türkmenlerin Geleceği ve Kerkük’ün Özerklik İhtimali

Ali SEMİN
30 Haziran 2015
A- A A+

Türkmenler, ABD’nin Irak’ı işgalinin ardından ülkede kurulan siyasi denklemde nüfus olarak üçüncü büyük etnik grup olmasına rağmen Şiiler, Sünniler ve Kürtlerden sonra dördüncü unsur gibi hareket etmektedir. Bir taraftan Irak’ta Türkmenlerin çoğunlukta olduğu bölgelerin ciddi anlamda demografik değişimle karşı karşıya kalması, diğer taraftan olası bir Arap-Kürt çatışması durumunda iki ateş arasında kalma ihtimalinin kuvvetli olması Türkmenlerin bölgedeki durumu ile ilgili kaygıları artırmaktadır. Ayrıca ABD’nin Irak’ı üç federal bölgeye ayırma projesi, Türkmen coğrafyasının parçalanması anlamını taşımaktadır. IŞİD’in (Irak Şam İslam Devleti) 10 Haziran 2014 tarihinde Musul’u kontrol etmesinden sonraki süreçte Türkmen ve Sünni Arap bölgelerinin ciddi zarar gördüğü söylenebilir. Türkmenlerin, Irak’ta IŞİD’in ilerlemesiyle birlikte ülke tarihinin en tehlikeli sorunuyla karşı karşıya kaldıklarını ifade etmek mümkündür. IŞİD’in ülkedeki ilerleyişinin durdurulamamasının Türkmenler özelinde iki önemli olumsuz etkisi bulunmaktadır. Birincisi, Türkmenlerin coğrafi olarak kendi bölgelerinden topluca göç etmek zorunda kalmasıdır. Bu durum orta ve uzun vadede Irak’taki Türkmen coğrafyasının bariz şekilde yok olmasına yol açabilir. İkincisi ise Türkmenlerin mezhepsel anlamda ikiye bölünmesi ihtimalidir. Mevcut durumda Türkmenler siyasi, ekonomik ve askeri alandaki zayıflıkları sebebiyle yerel, bölgesel ve uluslararası kamuoyunda dikkate alınmamaktadır. Bu analizde Türkmenlerin IŞİD’in Musul’u kontrolü sonrası genel durumu ve silahlanma süreci değerlendirilecektir. Ayrıca Kürt-Türkmen ilişkilerindeki siyasi gerilim ve Kerkük sorununun çözümü için nasıl bir adım atılması gerektiği de bu analizin konusunu oluşturmaktadır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top