Kıbrıs’ta Yeniden Çözüm Girişimi: 2015 Akıncı-Anastasiadis Görüşmeleri

Şafak Beren YILDIRIM
12 Ağustos 2015
A- A A+

Doğu Akdeniz’deki enerji keşifleri sonrasında Kıbrıs ve çevresinde, gerek adadaki Rum ve Türk tarafı gerekse başta Türkiye olmak üzere bölgedeki diğer ülkeler açısından önemli gelişmeler meydana gelmiştir. Bu dönemde, nihai bir uzlaşmayla sonuçlanmadan kesilse de Kıbrıs’taki taraflar arasında müzakereler sürdürülmüş, 2014’teki Eroğlu-Anastasiadis görüşmelerinin ardından KKTC’de Mustafa Akıncı’nın iktidara gelmesiyle nispeten daha olumlu beklentiler ortaya çıkmış ve Mayıs 2015’ten itibaren Akıncı-Anastasiadis görüşmeleri başlamıştır. Ancak olumlu beklentilerin aksine mülkiyet, toprak paylaşımı, Türk askerinin adadaki mevcudiyeti, Türkiye kökenli KKTC vatandaşlarının adadan gönderilmesi gibi konularda henüz ilerleme sağlanamaması müzakerelerin gelecek aşamalarda tekrar kilitlenme ihtimaline işaret etmektedir.

 

2000’li yılların başlarında Annan Planı kapsamında yürütülen süreç, planın Kıbrıs Rum kesimi tarafında kabul görmemesiyle sonuçsuz kalmıştır. 2004’te Kıbrıs’ta iki tarafta eşzamanlı olarak gerçekleştirilen referandumlarda, Kıbrıs Rum kesimi Annan Planı’nı reddetmiş, plan KKTC’de ise kabul edilmiştir. Kıbrıs’taki çözüm girişimini engellemesine rağmen Rum kesimi adanın tamamını temsil eden egemen aktör iddiasıyla 2004 yılında Avrupa Birliği üyeliğine kabul edilmiş, böylece AB üyelik süreci Rum tarafını çözüme zorlayabilecek bir dinamik olmaktan çıkmıştır. Hâlihazırda Rum kesimi kendisini Kıbrıs Cumhuriyeti ismiyle adanın tamamının hâkimi olarak takdim etmekte, Türk tarafına ve Türkiye’ye karşı AB üyeliğinin avantajlarını kullanmaktadır. Rum tarafının adanın tamamındaki hâkimiyet iddiasının uluslararası düzeyde kabul görmesi ve AB üyeliğinin sağladığı avantajlar, Güney Kıbrıs’ı uzlaşmaz bir aktöre dönüştürmekte, müzakerelerden netice alınmasını zorlaştırmaktadır.

Back to Top