Denizlerin Önemi ve Türk Deniz Kuvvetleri

A- A A+

Deniz, çağlar boyunca toplumların refah düzeyini, güvenlik algısını, savaş biçimini ve uluslararası ilişkilerini şekillendirmiştir. Denizin devletlerin pek çok politikasını doğrudan etkilemesi, ülkeleri denizler üzerinde daha fazla hâkimiyet sağlama amacıyla güçlü donanmalar kurmaya itmiştir. Hollanda, Portekiz, İspanya, İngiltere ve ABD tarih boyunca uluslararası arenada hegemon konumda olmanın denizden geçtiğini göstermiştir.

 

Deniz gücü denildiğinde genellikle akla ilk gelen savaş gemilerinden oluşan filodur. Deniz gücü ağırlıklı olarak askeri güç ile bağdaştırılmaktadır. Bu yaklaşım yanlış olmamakla birlikte eksiktir, zira günümüzde deniz gücü dış politika, ekonomi, ticaret ve güvenlik gibi farklı alanları etkileyen bir unsur haline gelmiştir. Küresel çapta hızlı ve öngörülemeyen gelişmelerin yaşandığı yüzyılımızda, denizlerin güvenlik, istikrar, ekonomi ve uluslararası ilişkiler açısından önemi daha da artmıştır. Küreselleşme ve karşılıklı ekonomik bağımlılık sonucu deniz ticareti ve deniz yoluyla enerji nakliyatı her geçen gün artarken farklı ve karmaşık yeni güvenlik tehditleri ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla devletler diğer faaliyetlerin yanında güvenlik ve refahlarını tehdit eden bu unsurlarla da mücadele edecek deniz kuvvetlerine ihtiyaç duymaktadır. Zira deniz kuvvetlerinin erişim ve uzun süreli harekât imkânı, çok yönlü görev yapma kabiliyeti, direnci ve üsse gereksinim duymadan bir yerde uzun süre varlık gösterme kabiliyeti onu diğer kuvvet unsurlarından ayırmaktadır.

 

Farklı kültürler, uygarlıklar ve dinleri bir araya getiren, üç tarafı denizle çevrili Türkiye için topraklarını çevreleyen bu denizler, ülkenin güvenliği ve refahı açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu sebeple "Anavatanda güvende olmak için, denizde güçlü olmak; dünyada söz sahibi olmak için, tüm denizlerde var olmak" prensibiyle hareket eden Türk Deniz Kuvvetleri etkin ve caydırıcı bir güç olmaya devam ederek Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını, deniz alaka ve menfaatlerini korumak amacındadır.

 

Türk Deniz Kuvvetleri’nin "milli menfaatlerin olduğu her yerde varlık gösterebilecek bir deniz kuvveti olma" hedefinden yola çıkılarak Deniz Kuvvetleri’nin mevcut güç ve kabiliyetlerinin daha iyi anlaşılması amacıyla Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM), “Denizlerin Önemi ve Türk Deniz Kuvvetleri” raporunu yayımlamaktadır. Bu çalışmanın amacı Deniz Kuvvetleri’nin farklı alanlardaki rol ve görevlerine, ulusal çıkarların korunmasındaki önemine işaret ederek bu konuda Türk kamuoyunda bir farkındalık oluşmasını sağlamaktır. BİLGESAM Araştırma Koordinatörü Dr. Emine Akçadağ tarafından hazırlanan rapor, Bilge Adamlar Kurulu üyelerinden (E) Oramiral Salim Dervişoğlu ve (E) Oramiral Murat Bilgel’in görüş ve önerileri doğrultusunda geliştirilmiş ve yayına hazırlanmıştır. “Denizlerin Önemi ve Türk Deniz Kuvvetleri” raporu, Türk Deniz Kuvvetleri’nin komuta yapısı, imkân ve kabiliyetleri, uluslararası faaliyetleri ve modernizasyon projelerini ele alarak mevcut güç ve kabiliyetlerine değinmektedir. Raporda Türkiye’yi çevreleyen bölgedeki kriz ve güvenlik tehditleriyle mücadele etmek, ulusal çıkarları, deniz alaka ve menfaatleri korumak, uluslararası sularda daha görünür ve söz sahibi olmak için deniz gücü anlamında neler yapılması gerektiğine ilişkin öneriler sunulmaktadır.

 

Raporun Türk karar mercilerine, akademisyenlere ve ilgili kurum, kuruluş ve kişilere faydalı olmasını temenni eder, raporu hazırlayan Emine Akçadağ’a, rapora değerli görüş ve önerileriyle katkı sağlayan, raporun geliştirilmesi için kıymetli vakitlerini sarf eden (E) Oramiral Salim Dervişoğlu ve (E) Oramiral Murat Bilgel’e, ayrıca emeği geçen BİLGESAM çalışanlarına teşekkür ederim.

 

 

 

Doç. Dr. Atilla SANDIKLI

BİLGESAM Başkanı

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top