Seminer: Terörün Geldiği Yeni Boyut: IŞİD Örneği

BİLGESAM
16 Ekim 2015
A- A A+

16 Ekim 2015 tarihinde Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkez'inde (BİLGESAM) "Terörün Geldiği Yeni Boyut: IŞİD Örneği" konulu bir seminer düzenlenmiştir. Seminere konuşmacı olarak BİLGESAM Başkanı ve Haliç Üniversitesi Prof. Dr. Atilla Sandıklı katılmıştır. Sandıklı, seminerde terörün tanımı, tarihsel gelişimi ve terör kavramının dönüşümü konusundaki gelişmeleri IŞİD örneği üzerinden tüm boyutları ile ifade etmiştir.

 

Atilla Sandıklı, terörün tanımı üzerine değerlendirmeler yaptıktan sonra tarihsel süreç içinde farklı koşullar, nedenler, amaçlar ve işlevlerle çeşitli terör dönemleri yaşandığını belirtmiştir. Sandıklı, bu dönemleri; anarşist, etnik, ideolojik, dini, siber dönemler olarak sıralamıştır. Prof. Dr. Atilla Sandıklı, her dönemde yaşanan terör olaylarında, önceki dalgaların yansımaları görülebileceği gibi müteakip dalganın gelişim izlerinin de görülebileceğini vurgulamıştır. Sandıklı, terör örgütlerinin genellikle iç savaş gibi nedenlerle devletlerin merkezi otoritelerinin zayıflamasından doğan güç boşluklarından faydalanarak ortaya çıktığını dile getirmiştir. Atilla Sandıklı, IŞİD’in de Suriye’de süregelen iç savaşı fırsat bilerek mevcudiyetini ülke topraklarına taşıdığını ve adını 2013’te “Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)” olarak tekrar değiştirmiş olduğunu belirtmiştir.  Prof. Dr. Sandıklı, IŞİD gibi terör örgütlerinin küresel dengesizliklerden, güç boşluklarından ve çöken devlet sistemlerinden beslenmekte olan ve dünyanın farklı bölgelerinde uzantıları, faaliyetleri bulunan küresel örgütler olduğunu dile getirmiştir. Atilla Sandıklı, IŞİD’in dini motifli bir terör örgütü olmasına rağmen Mao’nun izlediği; stratejik denge, stratejik savunma ve stratejik taarruzdan oluşan üç aşamalı sistemi uyguladığını sözlerine eklemiştir.  Sandıklı, IŞİD’in askeri açıdan kısa sürede doruk noktasına ulaştığını taarruz gücünü kaybettiğini dile getirmiştir. Sandıklı, IŞİD’in yayılmasını durdurmak, yalnızlaştırmak ve zayıflatmak maksadıyla; sınırlı askeri güç ve taktik, kapsamlı diplomatik strateji olarak adlandırılan “offensive containment” yani IŞİD’in yayılmasını engellemeyi amaçlayan taarruz stratejisi uygulaması gerekliliğini ifade etmiştir. Prof. Dr. Atilla Sandıklı son olarak, bölgeye yakınlığı nedeniyle gelişmelerin Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini vurgulamıştır. Sandıklı, Irak ve Suriye’deki çatışmaların Türkiye’yi de içine çekebileceği dikkate alınarak, caydırıcılığı sağlamak maksadıyla bölgeye yeteli kuvvet konuşlandırılması gerektiğini de belirtmiştir.

 

Seminer, programa katılan Bilge Adamlar Kurul üyelerinden Prof. Dr. İlter Turan’ın değerli yorumları ile katkı sunmasını takiben soru-cevap bölümü ile son bulmuştur.