Türkiye-Rusya Krizi

Prof. Dr. Atilla SANDIKLI
02 Aralık 2015
A- A A+

Türkiye, Hatay’ın Yayladağı bölgesinde defalarca ikaz edilmesine rağmen hava sahasını ihlal eden Rus uçağını 24 Kasım’da düşürdü. İki ülke arasında gerilim tırmandı ve krize dönüştü. Krizin nedenleri, gelişmeler ve sonuçları kamuoyunda tartışılmaya başladı. 

Krizin oluşumu ve derinleşmesini algılayabilmek için Rusya’nın son dönemdeki dış politika uygulamalarını kısaca gözden geçirmekte fayda var. Sovyetler Birliği soğuk savaş sonrasında dağıldı ve Rusya Federasyon’unda iç savaş yaşandı. Putin’in iktidara gelmesinden sonra aşırı güç kullanımıyla iç savaş sonuçlandırıldı, ülkede güvenlik ve istikrar sağlandı. Petrol fiyatlarının hızla artması sonucunda ekonomi gelişti.

Rus Yayılmacılığı

Rusya güçlendikçe yakın çevre ülkelerine yönelik baskılarını arttırdı. Rusya’nın baskısından kurtulmak için Batı Bloğu ve NATO içinde yer almaya çalışan Gürcistan ve Ukrayna’da iç çatışmalar çıkardı. Çatışma ortamına çekilen bu ülkelere askeri müdahalede bulundu.

Gürcistan’da iç savaş derinleşti ve ülke parçalandı. Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlık ilanı Rusya tarafından tanındı. Ukrayna’da daha ileri gidilerek Kırım önce işgal, sonra ilhak edildi. Donetsk ve Luhansk bölgeleri Ukrayna’dan koparıldı.

Gürcistan ve Ukrayna’daki gelişmelere dünyadan yeterli ve etkili tepki gelmeyince, Rusya hegemonyasını doğu Akdeniz ve Orta Doğu’ya doğru genişletmeye başladı. Suriye’de Esad yönetimine desteğini artırdı. Lazkiye'de bulunan Bassel El-Esed hava üssüne; 2 bin asker, 34 uçak, 16 helikopter, 9 tank, 2 karadan havaya fırlatılan füze savunma sistemi konuşlandırdı.

Tükenmek üzere olduğu bir zamanda Esad yönetimine, 34 sabit kanatlı uçağı (12 SU-24, 12 SU-25, 4 SU-30 ve 6 SU-34) ile yeniden hayat verdi. Esad ile yaptığı ittifak anlaşması ve IŞİD’le mücadele etme söylemleriyle Suriye’deki varlığına uluslararası hukuk açısından meşruiyet kazandırdı.

Krizin Patlaması

Rusya Esad güçleriyle birlikte IŞİD’den ziyade Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve Türkmen Tugaylarına saldırılar düzenledi. Bu durum Türkiye ve Rusya’yı karşı karşıya getirdi ve süreç içinde gerilim arttı. Rus uçaklarının bu saldırılar esnasında, Türkiye’nin ilan ettiği angajman kurallarını hiçe sayarak, Türk hava sahasını ihlal etmesi bardağı taşıran son damla oldu.
Türkiye, Rus uçaklarının 3-4 Ekim tarihlerinde yapmış olduğu hava sahası ihlallerine sert tepki verdi ve NATO anlaşmasının 4. Maddesine uygun olarak NATO Konseyi’ni toplantıya çağırdı. Konsey ihlallerin NATO hava sahasına yapıldığını belirtti ve Rusya’yı sert bir dille uyardı.

Türkiye’nin angajman kurallarına uymaması durumunda, Suriye’den gelen her hava aracının faaliyetini düşmanca girişim olarak değerlendireceğini ve vuracağını açıklamasına rağmen, Rus uçakları 24 Kasım’da Hatay’ın Yayladağı bölgesinde Türk hava sahasını ihlal etti. Türk F 16’ları da ihlal yapan uçağı düşürdü.
Süper güç imajı büyük yara alan Rusya, Türkiye’nin uçağını Suriye hava sahasında vurduğunu iddia ederek sert tepki gösterdi ve tehditler savurmaya başladı. Türkiye, NATO Konseyi’ni tekrar toplantıya çağırdı ve gelişmeleri anlattı. Konsey diğer ülkelerin radar izlerini de inceledi ve ihlalin gerçek olduğunu tespit etti. Gerilimin düşürülmesi yönünde açıklama yaptı.

Türkiye’nin Rus savaş uçağını düşürmesini bazı kesimler onur, Türkiye’nin gücü ve kahramanlık olarak yorumlarken, bazı kesimler de Türkiye’nin karşılaşacağı olumsuz gelişmeleri vurgulayarak eleştirmektedirler.

Gerçekçi bir değerlendirme yapıldığında; Türkiye’nin bütün uyarılara rağmen hava sahasını ihlal eden bir uçağı düşürmesi uluslararası hukuk açısından haklıdır. Ancak haklılık her zaman doğru yapıldığı anlamına mı gelmektedir?

Rusya acaba güçlü olduğu savaş ve çatışma mantığına mı bizi çekmektedir? Bu alana çekilen Gürcistan ve Ukrayna’daki sonuçlar ortadadır. Bir NATO üyesi olan Türkiye’nin güçlü alanı barış, işbirliği ve diplomasi alanıdır. Türkiye siyasi ve ekonomik yaptırımlar uygulanan Rusya’yı bu alana çekerek daha etkili olamaz mı?


Bu yazı 01.12.2015 tarihinde Yeni Yüzyıl Gazetesinde yayımlanmıştır.
http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/turkiye-rusya-krizi-274

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top