İngiltere’nin Suriye Krizindeki Tutumu

Can ZENGİN
30 Aralık 2015
A- A A+

İngiltere’nin 19. yüzyılda Orta Doğu coğrafyasına başlayan ilgisi dış politikasını yönlendiren gelişmelerden biri olmuştur. Birinci Dünya Savaşı sonrası bölgedeki sınırların yeniden şekillendirilmesiyle de nüfuz alanını genişletmesini sağlamıştır. İkinci Dünya Savaşı ardından güç kaybeden İngilizler, buna rağmen Soğuk Savaş ve sonrası dönemde bölgedeki ülkelerle bağlarını koparmamış; siyasi ve ekonomik faaliyetlerle ilişkiler canlı tutulmuştur. Arap dünyasında 2010 yılında başlayan halk ayaklanmaları bütün dünyanın dikkatini bölgeye çekmiş, son olarak Suriye’de krizin aşılamaması ile küresel bir sorun haline gelmiştir. Bu bağlamda, İngiltere mevcut Esed rejiminin halkın isteklerini karşılamadığını ifade etmiş, Suriye ile ilişkilerini ılımlı muhalefet unsurları üzerinden yürütmüştür.

 

Bu analizde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi ve Orta Doğu’daki modern sınırların çizilmesinde önemli rol oynayan Birleşik Krallık’ın Suriye krizindeki politikası değerlendirilmektedir. Analizde; İngiltere’nin Orta Doğu’daki mevcut devletlerin sınırlarının çizilmesindeki tarihi etkisine kısaca değinildikten sonra Birleşik Krallık’ın Suriye krizi sürecinde Esed rejimine yönelik tutumu ve muhalefet hareketiyle ilişkileri üzerinde durulmaktadır. Analizde ayrıca Londra’nın PKK/KCK’nın Suriye’deki uzantısı Demokratik Birlik Partisi’ne (PYD) bakış açısı ele alınmakta, İngiltere’nin tutumu ve Suriye krizinin geleceğiyle değerlendirmeler kapsamında Türkiye’deki karar mercilerine öneriler sunulmaktadır.

Back to Top