Türkiye ve TTYO-Gümrük Birliği Denklemi

Sibel KARABEL
14 Ocak 2016
A- A A+

AB ve ABD arasında müzakereleri devam eden TTYO anlaşması bir yandan taraflar arasında getirdiği dünya ticaretinde istisna addedilen serbestilerle, diğer yandan ise gerçekleştirilmesi durumunda üçüncü ülkeler üzerinde oluşturacağı etkiler bakımından uluslararası düzlemde geniş yankı bulmuştur. Nitekim anlaşmanın öncelikli hedefleri arasında taraflar arasında gümrük vergilerinin kaldırılmasının yanı sıra tarife dışı engellerin elimine edilmesi ve hizmetlerin serbestleştirilmesi yer almaktadır. Buna ek olarak, müzakere süreci iki taraflı yürütülen girişim üçüncü ülkeleri taraflarla olan ilişkisi nisbetinde bağlayacaktır. Bu eksende değerlendirildiğinde, Türkiye anlaşmaya AB kanalı ile olan Gümrük Birliği ilişkisi bağlamında doğrudan eklemlenmektedir. Gerçekleştirildiği dönemde AB ile tam üyeliğin bir aşaması olarak görüldüğünden, geçen yirmi yıllık sürede üyelikle ilgili somut bir ilerleme olmaması Gümrük Birliği’ni  Türkiye aleyhine çevirmektedir. Bu duruma TTYO gibi küresel kapsamlı bir entegrasyon perspektifinde bakıldığında ise, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin işleyişi ve yapısından kaynaklanan yaşadığı asimetrilere TTYO sürecine dahil ol(a)mamasının dezavantajlarının eklendiği sonucuna varılabilir.

 

Bu analizde, Türkiye’nin Gümrük Birliği neticesinde söz konusu sorunlar TTYO çerçevesinde bir perspektifle incelenmektedir. Bu bağlamda TTYO müzakere süreci, Türkiye’nin süreçteki mevcut durumu ve seçenekleri bağlamında tartışılarak Gümrük Birliği ile doğrudan ilişikliği irdelenmektedir.

Back to Top