Özgürlük İçin Güvenlik

A- A A+

Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlık baş danışmanı iken açıkladığı, dış politika ilkeleri arasında ilk sırada yer alan “özgürlük güvenlik dengesi”, gerek Dışişleri Bakanlığı gerekse Başbakanlık dönemlerinde de vurgulandı. Özgürlük güvenlik dengesi ne anlama geliyor? Denge kelimesi verilmek istenen mesajı tam olarak ifade ediyor mu?

ÖZGÜRLÜK GÜVENLİK DENGESİ Mİ?

Özgürlük herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu olarak tanımlanmaktadır. Güvenlik ise toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi olarak açıklanmaktadır. İhtiyaçların ve isteklerin güven altında bulunması ve devlet olarak örgütlenen bir toplumun düzen içinde yaşaması anlamına da gelmektedir.

Tanımlamalardan anlaşılacağı üzere güvenlik kavramı içinde özgürlüklerin sağlanması da yer almaktadır. Yani güvenliği sağladığınızda özgürlüğü de sağlamış olursunuz. Özgürlüğün olmadığı bir durumda güvenlikten de söz etmek mümkün değildir. Özgürlük ve güvenlik bir birine zıt kavramlar olarak değerlendirilmemelidir. Bu nedenle özgürlük güvenlik dengesi değil özgürlük güvenlik ilişkisi ifadesi daha doğru bir söylemdir.

İFADENİN ŞEKLİ NEDEN ÖNEMLİ?

Başbakanımız, güvenliğin özgürlük için feda edilmesi durumunda kargaşa, özgürlüğün güvenlik için feda edilmesi durumunda diktatörlük rejimlerinin ortaya çıkacağını vurgulamaktadır.  Güvenliği riske atmadan azami derecede özgürlük ve özgürlükleri sınırlamadan azami derecede güvenlik sağlanması gerektiğini söylemektedir.

Bu söylem de yanlış çıkarımlara neden olabilir. Çünkü bu açıklama güvenliği sağlamak için alınan tedbirlerin, sanki özgürlükleri ortadan kaldırıyormuş gibi bir anlam içermektedir. Bu yaklaşım güvenlik kavramını itici bir hale getirmektedir ve ihtiyaç duyulan güvenlik tedbirlerinin zamanında alınmasını engellemektedir.

Örneğin çözüm sürecinde bu yanlışa düşülmüştür. Özgürlük için gerekli güvenlik tedbirleri zamanında alınmamış, PKK Terör Örgütü “Kıra Dayalı Şehir Savaşı” strateji için hazırlık yapmak, teşkilatlanmak, patlayıcı ve silahları bölgeye taşımak için elverişli bir ortam yakalamıştır. Bunun sonucu olarak bölgede yaşam hakkı dâhil en temel özgürlükler ortadan kalkmıştır.

Ayrıca bu söylemden diktatörlük yönetimlerinde sanki güvenlik sağlanıyormuş gibi bir anlam çıkmaktadır ki, bu da doğru değildir. Özgürlüğün olmadığı bir ülkede güvenlikten bahsetmek mümkün değildir. Günümüzde güvenlik sadece devletin güvenliğini ifade etmemektedir. Güvenlik kavramına toplumsal güvenlik ve bireyin özgürlükleri de dâhil olmuştur. Toplumun özgürlüğü, huzuru, mutluluğu ve refahı da önem kazanmıştır.

Vurgulanan hususlara ilave olarak bu açıklamalardan güvenliğin sağlanması için otoriter yönetimlere ihtiyaç vardır anlamı da çıkarılmaktadır. Bu değerlendirme de yanlıştır. Bu algıyı istismar eden otoriter yönetimler, iktidarlarının devamını sağlamak için toplumdaki güvenlik kaygılarını derinleştirecek girişimlerde bulunurlar.    

ÖZGÜRLÜK VE GÜVENLİK İLİŞKİSİ

Özgürlük ve güvenlik ilişkisi ifadesi daha doğru bir söylemdir. Çünkü güvenlikten amaç özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Bu bize alınacak tedbirlerin boyutu için bir ölçüt vermektedir. Alınacak güvenlik tedbirleri öngörülen tehdidin özgürlükleri ortadan kaldırıcı veya sınırlayıcı etkisinden daha fazla özgürlüklere olumsuz yönde etki yapmamalıdır.

Eğer alınan güvenlik tedbirleri olası tehditlerden daha fazla özgürlükleri sınırlıyorsa, siz güvenlik üretmekten çok güvenlik problemi yaratmış olursunuz. Bu durum alınan güvenlik tedbirlerinin başarılı olmasını da engeller. Halk güvenlik tedbirlerine tepki gösterir ve potansiyel gerilimler artar.

 

Bu yazı 12.02.2016 tarihinde Yeni Yüzyıl Gazetesinde yayımlanmıştır.
http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/ozgurluk-icin-guvenlik-1273

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top