Küresel Roller Değişiyor mu? AB Borç Krizindeyken BRICS Yardıma Geliyor

Aslıhan P. TURAN
12 Ekim 2011
A- A A+

Euro bölgesi devletlerini derinden etkileyen borç krizi uluslararası mali kurumların, AB devletlerinin ve ortaklarının gündemini oluşturmaktadır. 22 Eylülde yapılan IMF toplantısı, Fransa ve Almanya liderlerinin çözüm arayışıyla sık sık bir araya gelmeleri ve G-20, BRICS gibi grupların borç krizi üzerine değerlendirmelerde bulunmaları bu durumun göstergesidir.


Özellikle gelişmekte ve yükselmekte olan ülkeler, Avrupa’daki krizin yayılmasından büyük endişe duymakta ve bu sebeple Euro bölgesi devletlerine yardım etmek istemektedirler. (1) Gelişmekte ve yükselmekte olan ülkelere baktığımızda, son on yılda dünya ölçeğinde karşımıza çıkan en önemli aktörlerden biri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın oluşturduğu BRICS grubudur. Henüz Güney Afrika bu gruba katılmadan, ekonomist Jim O’Neill 2001 yılında dünyanın en geniş dört ekonomisini tanımlarken, önümüzdeki elli yılda küreselleşmeyi şekillendirecek ve küresel ekonomiye hâkim olacak aktörlerin Brezilya, Hindistan, Rusya ve Çin olacağı öngörüsünde bulunmuştur. BRICS ülkeleri, farklı kültürlerden gelmeleri dolayısıyla aynı gelişmelere farklı tepkiler verseler de, siyasi, güvenlik, ekonomik ve ticari alanlarda aralarında tam bir anlaşma sağlayamasalar da, üzerinde anlaştıkları temel nokta dünya ekonomisinin artık sadece ABD tarafından yönetilmemesi gerektiğidir. Bu yüzdendir ki IMF bünyesinde daha fazla oy hakkına sahip olmak için görüşmeler yürütmektedirler. (2) BRICS’in son haftalarda küresel alanda rolünün tartışılmaya başlamasının nedeni AB’nin içinde bulunduğu borç krizine karşı hem Avrupa devletlerine yardım etmek, hem de küresel ekonomik istikrarın yeniden sağlanması için mali destek yapmayı teklif etmeleridir. Çalışmanın öncelikle BRICS ülkelerinin yükselişi ele alınacak, ardından BRICS’in AB’ye muhtemel yardımı üzerine değerlendirmede bulunulacaktır.


BRICS’in Yükselişi

AB için BRICS ülkeleri stratejik ortak olarak değerlendirilmekte, bu kapsamda Rusya, Çin ve Hindistan ile anlaşma müzakereleri yürütülmektedir. BRICS ortak hareket edebilecek kapasitede görülmemekte ve örgüt olarak değerlendirilmemektedir. (3) Bu yüzden de AB,  ticari antlaşmaları bu ülkelerle tek tek yürütmektedir. Dolayısıyla AB-BRICS ilişkisi olarak tanımlanabilecek kurumsal bir ilişkiden bahsetmemiz mümkün değildir. BRICS ülkeleri, AB ile bir bütün olarak ekonomik ve ticari anlamda işbirliği ilişkilerini sürdürmektedir. Bu ülkeler için AB önemli ve güvenilir bir pazar anlamını taşımaktaydı. Benzer şekilde BRICS ülkeleri de AB açısından geniş pazar imkânı sunmaktaydı. AB’nin içinde bulunduğu ekonomik krize mali yardımda bulunma teklifi tam da bu nedenle, krizden doğrudan etkilenme endişesiyle ortaya atılmıştır.


BRICS ülkeleri, yükselen küresel aktörler olarak AB için potansiyel ortak olarak karşımıza çıkmaktadır. Son gelişmelere kadar bu ülkelerin çok taraflılığa ve küresel ekonomik yönetişime sağlayacakları katkı sorgulanmaktaydı. (4) Son on yılda gerçekleştirdikleri yüksek büyüme oranlarının sonucu hızlı bir büyüme ivmesi kazanmış ve dünya ekonomisinde önemli bir pay elde etmişlerdir. Dünya üretimindeki payları %7,5’ten %15’e çıkmış, nüfusları ve toprak genişlikleri de dünya genelinin %40’ına ulaşmıştır. BRICS ülkeleri arasında ekonomik anlamda en güçlü olan devlet ise Çin’dir. 1980 yılında dünya üretiminin ancak %9’unu elinde tutan Çin, 2010 yılı verilerine göre bu oranı %19’a çıkarmıştır. (5)


2000’li yılların başından itibaren Çin’in, Hindistan’ın ve Brezilya’nın hızlı bir ekonomik yükselişe girdiğine tanık olmaktayız. 2010 yılında üç ülke, dünya zenginliğinin %18’ini, dünya alanının %30’unu ve dünya nüfusunun %42’sini ellerinde tutmaktaydılar. Yapılan araştırmalara göre 2011-2025 arasında güney ülkeleri yıllık %4.7’lik bir büyüme sağlarken, kuzey ülkeleri %2.3’lük bir oranda kalacaktır. Mali kriz patlak verdiğinde yükselen ülkeler IMF borçlarını temizlemiş, hatta kendi bölgesel fonlarını kurmak için görüşmelere başlamışlardır. Nisan 2011’de BRICS mali işbirliği üzerine bir antlaşma imzalamış ve dolar yerine kendi para birimlerinde kredi almayı mümkün kılmışlar, böylece doların üstünlüğünü tartışmaya açmışlardır. (6)


BRICS ülkeleri günümüzün yükselişte olan ekonomik güçleri olarak, Afrika ülkelerine yaptıkları yardımlar dışında, daha önce değinildiği gibi, Avrupa Birliği’nin içinde bulunduğu borç krizinden çıkması için de mali destek verme girişiminde bulunmaktadır. AB üzerindeki ekonomik ve mali baskı, özellikle Yunanistan’ın ve Portekiz’in içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı, yüksek borç oranı, işsizlik yüzünden giderek artmaktadır. Yüksek kalkınma oranları sayesinde BRICS ülkeleri Batı devletlerine mali destek sağlayacak potansiyel kreditörler olarak gözükmektedirler. Bu çerçevede pazar istikrarına katkıda bulunan aktörler olarak küresel ekonomik dengelerin değişmekte olduğunu kanıtlamak istemektedirler. Artan ekonomik güçlerine paralel şekilde BRICS, Afrika ile olan kalkınma işbirliğini de arttırmaktadır. (7)


BRICS ülkeleri Euro bölgesine yardım yapmak için girişimde bulunmaktadırlar. Krizin küresel alana yayılmasından duyulan endişe bu durumun temel nedeni olarak gözükmektedir. Yardım teklifinin arka plandaki nedenleri, AB’nin BRICS’in teklifine bakışı nedir?


BRICS, Euro Bölgesine Yardım Ede(bile)cek mi?

BRICS ülkelerinin Euro bölgesine yardım etme taleplerinin altında yatan üç temel sebep vardır: Avrupa’daki bankaların iflas etme riski ve bunun olası sonuçları yükselen ülkeler için önemli bir tehlike olarak görülmektedir. Asya sermayesinin büyük bölümünün Avrupa topraklarında yatırım yapmış olması, ödeme sıkıntısı olması durumunda yine önemli bir soruna neden olacaktır. Avrupa’da ekonomik durgunluk evresine girilmesi riski ise BRICS ülkeleri tarafından ele alınan başka bir noktadır, çünkü Avrupa bu ülkelerin 1. veya 2. en önemli ticari ortağıdır ve Avrupa büyük bir pazar imkânı sunmaktadır. Dolayısıyla BRICS ülkeleri için ihracat açılımı açısından son derece önemlidir. (8)


BRICS ülkelerinin Euro bölgesine yardım etmek istemelerinin öncelikli sebebi ekonomiktir. Daha önce de belirtildiği üzere, Avrupa BRICS ülkelerine geniş bir pazar sunarak en önemli ticari ortak olma sıfatını taşımaktadır. Bir başka neden ise siyasidir. Siyasi sebebin ilk ayağını uluslararası çok taraflı kurumlarda aktif ve etkin rol oynayan Avrupa ülkelerinin ekonomik olarak düşüşe geçmelerinin siyasi olarak da onları zayıflatacağı düşüncesi oluşturmaktadır. Siyasi açıdan güçsüz Avrupa devletleri ise BRICS ülkelerinin çıkarlarıyla tam anlamıyla örtüşmemektedir. Siyasi sebebin ikinci ayağı ise ABD ve Avrupa karşısında artık ezilmek istememe içgüdüsüdür. 18.yy’da dünyanın ekonomik süper güçleri olan Çin ve Hindistan, bugün en gelişmiş olarak tanımlanan kapitalist kuzey ülkeleri karşısında güçlerini sergilemek istemektedirler. (9)


22 Eylül’de toplanan BRICS maliye bakanları euro bölgesindeki mevcut krizi ve büyümenin devamının sağlanması için yardım seçeneklerini görüşmüşlerdir. Ancak toplantı sonrasında somut önlemlerin alındığını söylemek zordur. BRICS toplantı öncesinde yayınladığı bildirilerde IMF veya başka bir uluslararası mali kurum aracılığıyla, mali istikrarın korunması adına destek sağlamaya hazır olduğunu ilan etmiştir. Bunun yanında AB’nin BRICS ülkelerine ne kadar güvenebileceği de sorgulanmaktadır, çünkü bu ülkeler, her ne kadar hızlı bir yükselişte olsalar da, kendi ekonomik kalkınmaları için krediye ihtiyaç duyan ülkelerdir. (10) Bu sebeple AB, borç kriziyle mücadelede ve ekonomik istikrarın sağlanmasında G-20 ülkelerinden destek ve küresel çözüm bulunması talebinde bulunmuştur.


Avrupa’ya yardım konusunda en istekli olan BRICS ülkesi Brezilya’dır. Brezilya’nın yardım teklifi doğrudan ve birlikte hareket ederek, AB üyeleri tarafından piyasaya sürülen tahvilleri satın alarak euro bölgesine yardım etmektir. Brezilya dışındaki BRICS ülkeleri ise mali yardım konusunda daha temkinli hareket etmek istemektedirler. Güney Afrika Maliye Bakanı Pravin Gordhan, imkânı olan ülkelerin böyle bir yardımı göze alabileceğini ancak BRICS olarak daha istikrarlı bir ekonomiye sahip olabilmek için küresel çözümler üzerine çalışmaları gerektiğini belirtmiştir. Brezilya ise ortaklarını ikna etmek için mali krizin hızla “bulaşmakta olduğu” tezini öne sürerek, krizdeki euro bölgesinin tüm dünya ekonomisi için büyük bir tehdit oluşturduğunu açıklamıştır. Bu tez IMF’nin “bulaşma endişesi” söylemiyle birebir örtüşmektedir. Avrupa’ya yardım etmek Brezilya için ekonomik alanını güvence altına almak anlamına gelmektedir. Bir diğer tez ise Avrupa mali açıklarını finanse ederken, yükselmekte olan ülkeler olan BRICS’in, uluslararası arenada daha fazla ağırlığa sahip olmak için bir yandan ek araçlar elde edeceği, diğer yandan uluslararası kurumlar bünyesinde daha önemli bir yer edinme imkânına sahip olacağıdır. (11)


Uluslararası arenada daha fazla söz hakkı elde etmek elbette uluslararası kurumlarda yüksek oy oranına sahip olarak ağırlık kazanmak anlamına gelmektedir. Bu çerçevede BRICS, IMF veya diğer uluslararası mali kurumlar aracılığıyla AB’ye yardım etme girişiminde bulunurken, karşılığında IMF’de daha çok oy hakkına sahip olma talebinde bulunabilecektir. Elbette IMF’ye sağlanacak mali katkılar şartsız bir şekilde sunulmayacaktır. BRICS bu durumdan oy hakkını arttırmak için faydalanacaktır. Bir sonraki ülke kotalarının revizyonu Ocak 2014 olarak öngörülmektedir. Kotaların belirlenmesi ve yönetim konularında IMF’nin reformlarının yavaşlığından şikayet eden BRICS, Fon’un etkinliğinin ve meşruluğunun arttırılmasını desteklemektedir. (12) Mevcut durumda IMF kredilerinin %80’i Avrupa ülkelerine tahsis edilmiş durumdadır. Yürürlükte olan programların üçte ikisi Yunanistan, Portekiz ve İrlanda için hayata geçirilmiştir. Oy katsayılarında yeni düzenleme yapıldığı takdirde yardım fonlarının dağıtılmasında önemli değişime neden olacaktır. (13) IMF başkanının Avrupalı olması teamülünün de değişmesini arzu eden BRICS, Fon’un daha şeffaf bir çalışma sistemine sahip olmasından yanadır. (14)


BRICS ülkelerinin doğrudan destek konusunda AB üyelerinin beklentilerine tam da cevap verebildiğini söylemek oldukça zordur. Washington’da IMF toplantıları kapsamında yapılan görüşmelerde AB üyeleri, G-20 ülkelerinden borç krizi içindeki euro bölgesine, 2008 krizini aştıkları gibi, acil yardım yapmalarını talep etmiştir. G-20 yükselmekte olan ve kalkınmış ekonomileri bir araya getirmesi dolayısıyla euro bölgesine yardımların görüşülmesi için ideal bir forum niteliğindedir. (15) Bu çağrı, en kalkınmış ülkelerdeki ekonomik krizin ağırlaşması konusunda yükselen ekonomilerin endişelerinde yankı bulmaktadır. Diğer yandan iki grup arasında, kalkınmakta olan ülkelerin geleneksel olarak büyük güç kabul edilen uluslara yardım elini uzatmaları zenginliğin el değiştirme eğiliminde olduğunun habercileri olarak kabul edilebilir. Brezilya Maliye Bakanı Guido Mantega, müdahale edilmemesi durumunda mali krizin yeni krizler doğuracağını ve yükselen ekonomileri de içine alacağı konusunda uyarı yapmaktadır. 2008’de G-20 bünyesinde atılan koordineli ve çabuk adımların tekrarlanması gerektiğine vurgu yapan Mantega, bazı devletlerin içinde bulunduğu borç krizinin yeni bir mali krize yol açma tehlikesi olduğunu belirtmiştir. (16)


BRICS’in AB’ye yapacağı yardımın miktarı ve hangi kurumlar aracılığıyla yapılacağı konusunda henüz net bir karar alınamamıştır. 22 Eylülde yapılan toplantı sonrasında ilan edilen bildiride yardımların her ülkenin içinde bulunduğu şarta göre değerlendirileceği açıklanmıştır. BRICS’in AB’ye yardım etme talebi akıllara ilk olarak bu ülkelerin kendi içlerinde yaşadıkları ulusal ekonomik sorunları getirmektedir. Hindistan Merkez Bankası Başkanı Duvvuri Subbarao tarafından da aynı konu dile getirilmiştir. Subbarao “kendi ülkelerimizde yoksullukla mücadele etmek için fon talebinde bulunurken, küresel istikrarın sağlanması için çok taraflı bir kuruma mali destek verme teklifi, yapacağımız yardımla ulusal düzeyde ulaşmak istediğimiz hedefler arasında denge sağlamamızı gerektirmektedir” şeklinde bir açıklama yapmıştır. (17) Brezilya tarafından krizle boğuşan Avrupa ülkelerine doğrudan yardım edilmesi teklifi ise toplantı sırasında ele alınmamıştır. Özellikle Rusya bu tarz bir yardıma karşı çıkmaktadır. Rusya bu öneriyi, her ülkedeki karar mekanizmaların farklı işleyişi dolayısıyla ortak parasal yardımın yapılamayacağı teziyle reddetmiştir. (18)


Sonuç

Gittikçe daha net bir şekilde anlaşılıyor ki, pazara güven gelmesi ancak ve ancak koordineli bir çözümle mümkün olacaktır. Bu da G-20’nin, 2008-2009 krizinde olduğundan daha fazla çaba sarfetmesini gerektirecektir. Avrupa liderleri kendilerini öyle bir borç krizinin içinde buldular ki, kıta dışından gelecek yardımlarla yeniden dengenin sağlanmasını ummaktalar. Avrupa krizi büyüyerek küresel bir sorun halini aldığı için, çözümün küresel düzeyde aranması gerekmektedir. Ancak Avrupa’da ve Amerika’da makroekonomik şartların kötüye gitmesi, siyasi isteksizlik ve mali kapasite eksikliği euro bölgesi devletlerine yardım yapılması için gerekli ortamı sunmamaktadır. (19)


Asıl tartışma Euro bölgesi devletlerinin parlamentolarının hem Yunanistan’ı kurtarmak için 109 milyar euroluk yardımı onaylamak, hem de European Financial Stability Facility’nin (EFSF) genişlemesini kabul etmek durumunda kaldıklarında yaşanacaktır. EFSF borç kriziyle mücadele etmek için oluşturulmuştu. Ancak operasyonel hale gelmedikçe etkin olması beklenemez. EFSF’nin onaylanma sürecinde yaşanan gergin ortam da pazara duyulan güveni azaltacaktır. Acil bir şekilde harekete geçilmesi ve somut, politik önlemlerle Ekonomik ve Parasal Birliğin (EMU) desteklendiği mesajının verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde ortak para biriminin tehlikeli bir sürece gireceği açıktır. Bu yüzden G-20 çözümü gereksinimi vardır. EFSF’nin operasyonel hale gelmesi beklenirken, euro bölgesi devletlerine esnek kredi imkânları tanınmalıdır. Çin gibi üretim fazlası olan ülkeler küresel yardım çağrısında bulunarak, EMU’nün dayanıklılığının test edilmesinin hiçbir ülkenin çıkarına olmadığı konusunda ikna edici olmadırlar. (20)


Notlar:

(1) Owen Franken, Les BRICS à l’aide de l’euro ?, par RFI, http://www.rfi.fr/ameriques/20110922-brics-aide-euro
(2) Fraser Cameron, The EU and the BRICs, Policy Paper 3, February 2011, s1.
(3) Fraser Cameron, The EU and the BRICs, Policy Paper 3, February 2011, s 1.
(4) Rafael Leal-Arcas, How will the EU Approach the BRIC Countries? Future Trade Challenges, ICL Journal, vol 2, 4/2008, s 235-236.
(5) Fraser Cameron, The EU and the BRICs, Policy Paper 3, February 2011, s 1.
(6) Un membre du BRICS à la tête du FMI ?, http://www.affaires-strategiques.iris-france.org/spip.php?article5157, 27 mayıs 2011   (IRIS)
(7) The Wheel Turns: BRICS to aid Europe, World Politics Review, http://www.eurostep.org/wcm/eurostep-weekly/1722-the-wheel-turns-brics-to-aid-europe.html
(8) Pourquoi les BRICS s’intéressent-ils aux dettes européennes?, IRIS Araştırma Direktörü Sylvie Matelly ile söyleşi, 16 Eylül 2011, http://www.affaires-strategiques.info/spip.php?article5566
(9) İbid.
(10) Antoine Barbizon, Europe-BRICS : Une aide aux conditions draconiennes, 26 Septembre 2011, http://geotribune.com/1548-europe-%E2%80%93-brics-une-aide-aux-conditions-draconiennes.html
(11) Owen Franken, Les BRICS à l’aide de l’euro ?, par RFI, http://www.rfi.fr/ameriques/20110922-brics-aide-euro
(12) Les Brics offrent leur aide à la zone euro, mais sous conditions, 23 Septembre 2011, EurActiv avec Reuters – Article EurActiv traduit de l'anglais par Amandine Gillet, http://www.euractiv.com/fr/services-financiers/les-brics-offrent-leur-aide-la-zone-euro-mais-sous-conditions-news-507880
(13) Les Brics offrent leur aide à la zone euro, mais sous conditions, 23 Septembre 2011, EurActiv avec Reuters – Article EurActiv traduit de l'anglais par Amandine Gillet, http://www.euractiv.com/fr/services-financiers/les-brics-offrent-leur-aide-la-zone-euro-mais-sous-conditions-news-507880
(14) Un membre du BRICS à la tête du FMI ?, http://www.affaires-strategiques.iris-france.org/spip.php?article5157, 27 mayıs 2011   (IRIS
(15) Les Brics offrent leur aide à la zone euro, mais sous conditions, 23 Septembre 2011, EurActiv avec Reuters – Article EurActiv traduit de l'anglais par Amandine Gillet, http://www.euractiv.com/fr/services-financiers/les-brics-offrent-leur-aide-la-zone-euro-mais-sous-conditions-news-507880
(16) Les Brics offrent leur aide à la zone euro, mais sous conditions, 23 Septembre 201, EurActiv avec Reuters – Article EurActiv traduit de l'anglais par Amandine Gillet, http://www.euractiv.com/fr/services-financiers/les-brics-offrent-leur-aide-la-zone-euro-mais-sous-conditions-news-507880
(17) Les Brics offrent leur aide à la zone euro, mais sous conditions, 23 Septembre 2011, EurActiv avec Reuters – Article EurActiv traduit de l'anglais par Amandine Gillet, http://www.euractiv.com/fr/services-financiers/les-brics-offrent-leur-aide-la-zone-euro-mais-sous-conditions-news-507880
(18) Les Brics offrent leur aide à la zone euro, mais sous conditions, 23 Septembre 2011, EurActiv avec Reuters – Article EurActiv traduit de l'anglais par Amandine Gillet, http://www.euractiv.com/fr/services-financiers/les-brics-offrent-leur-aide-la-zone-euro-mais-sous-conditions-news-507880
(19) Paola Subacchi,  A G20 Solution to the Eurozone Crisis,  20 September 2011, http://www.chathamhouse.org/media/comment/view/178267
(20) Paola Subacchi,  A G20 Solution to the Eurozone Crisis,  20 September 2011, http://www.chathamhouse.org/media/comment/view/178267

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top