AB 'ye Entegrasyon Sürecinde Türkiye’nin Terörle Mücadele Politikası

Can ZENGİN
08 Mart 2016
A- A A+

Türkiye, jeopolitik ve jeostratejik öneminden dolayı güvenlik anlamında tehditlere maruz kalan bir ülke konumundadır. 2’nci Dünya Savaşı’nın ardından gelen iki kutuplu düzen boyunca yaşadığı etnik temelli terörden, Soğuk Savaş’ın sonrası dönemde yoğunlaşan din istismarına dayanan teröre uzanan süreçte her zaman saldırıların doğrudan hedefi olan ülkelerden biridir. Dolayısıyla, yaşanan terör ve güvenlik tehdidi, Avrupa Ekonomik Topluluğu ile 1963 yılında imzalanan Ortaklık Anlaşması’ndan Avrupa Birliği’ne üyelik müzakerelerine varan yolculuğun her safhasında Türkiye’nin AB’ye entegrasyonunu zedeleyen bir faktör olmaktadır.

 

Özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler Türkiye-AB arası ilişkilerde bir hareketlenme yaratmakta ve işbirliğinin önemini ortaya koymaktadır. PKK terörünün bitirilmesine yönelik ‘Demokratik açılım’ ile başlayan ve ardından ‘Çözüm süreci’ ile devam eden gelişmeler AB tarafından olumlu adımlar olarak karşılanmış ve destek bulmuştur. Süreç içerisinde PKK’nın riyakâr politikaları nedeniyle sonuç alınamaması terör eylemlerinin artmasına neden olmuş, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde operasyonları başlamıştır. Avrupalı devletler operasyonlar ile alakalı endişeli olduklarını ve bu gelişmelerin bütünleşme sürecine zarar vereceğini belirtmiştir. Ancak Türkiye’nin güney komşusu Suriye’de yaşanan iç savaş, terör saldırılarıyla kaosun Türkiye’ye sıçrama ihtimali ve Avrupa’nın doğrudan bundan etkilenmesi Avrupa ile Türkiye’nin birbirine terörle mücadele anlamında ihtiyacını artırmıştır.

 

Özellikle 29 Kasım 2015 Türkiye-AB Zirvesi terörle mücadelede genel bir çerçeve çizmiştir. Ardından 25 Ocak 2016'da AB ile Türkiye arasında Ankara’da düzenlenen Üst Düzey Siyasi Diyalog toplantısı ile düzensiz göçün önlenmesi, IŞİD terörüne yönelik EUROPOL ile irtibatın sağlanması, PKK terörüne yönelik Avrupa’daki varlığıyla mücadele ve çözüm sürecinin tekrardan hayata geçirilmesinin önemi vurgulanmıştır. Böylece hem üyelik süreci hem de bölgesel güvenlik anlamında önemli adımlar atılmıştır.

Back to Top