Bir Enerji Devinin Uyanışı: Yaptırımlar Sonrası Dönemde İran Enerji Diplomasisi

A- A A+

Dünya enerji piyasasının içinde bulunduğu kırılgan durumda uzun süredir yaptırımlar nedeniyle kan kaybetme olan İran’ın geri dönüşü jeo-politik ve jeo-ekonomik anlamda dengeleri etkileme potansiyeline sahiptir. İran’a yönelik yaptırımların tarihi bir adımla aşamalı olarak kaldırılmasının kabul edilmesi sonrasında İran’ın zengin rezervleri dünyanın yeniden ilgi odağı haline gelmiştir. Nükleer programı nedeniyle uygulanan yaptırımların sonucu olarak dünya enerji pazarındaki payı giderek azalan İran’ın yeniden enerji pazarına dönmesi enerji piyasasının geleceğine dair senaryoların gözden geçirilmesine yol açmıştır. Zengin petrol ve doğal gaz rezervlerinin yanı sıra önemli bir transfer ülkesi olma potansiyeline de sahip olan İran, bölgesel ve küresel pazarlarda yeniden oyun kurucu olmayı hedeflemektedir. İran’ın izleyeceği strateji hem arz hem de talep ülkeleri tarafından yakından takip edilirken yeni dönemde İran enerji diplomasisinin önceliğinin yeni işbirlikleri kurmak olmuştur.

 

Küresel enerji piyasasından dışlanmış bir enerji devi olarak İran, yaptırımların kalkması sonrasında ham petrol ve doğal gazda üretim artışı hedeflemektedir. Üretim ve dağıtım kanallarının kapaklarının açılması İran’ın mevcut enerji işbirliklerini gözden geçirmesine yol açacaktır. Yaptırımlar sonrasında İran’ın enerji piyasasına hızla eski konumuna ulaşmasının önünde iki önemli handikap bulunmaktadır. Öncelikle İran’ın yaklaşık 35 yıl boyunca devam eden yaptırımlar nedeni ile demode olan enerji alt yapısını yenilenmesi gerekmektedir. İran’ın rezervleri yabancı yatırımcıların iştahını kabartmakla birlikte düşük petrol fiyatları nedeni ile ülke enerji alt yapısının iyileştirilmesi zaman alacaktır.

 

Bu çalışmada İran’ın geri dönüşünün petrol ve doğal gaz piyasalarına olası etkileri analiz edilecektir. ABD ve AB’nin öncülük ettiği yaptırımları etkisiz hale getirmek için başta Rusya olmak üzere Asya ülkeleri ile işbirliği geliştiren İran’ın, yeni dönemde Batı ile Doğu arasında daha dengeli bir strateji izlemesi beklenmektedir. İran’ın ham petrol üretimindeki artışın etkisinin jeo-ekonomik boyutla sınırlı olması beklenirken, doğal gaz üretiminde sağlanacak ciddi bir artış ise dünya doğal gaz piyasasında jeo-politik ve jeo-ekonomik olarak dengeleri değiştirme gücüne sahiptir. İran’ın doğal gaz rezervlerinin geliştirilmesi ve transferinin küresel güçler arasında yeni mücadele konularından biri olması beklenirken İran’ın Rusya’ya rağmen bağımsız bir doğal gaz politikası izleyip izleyemeyeceği sorusuna cevap aranacaktır.

Back to Top