Türkiye-AB zirvesi; Öneriler ve Riskler

A- A A+

AB devlet ve hükümet başkanları ile Türkiye arasında Brüksel’de yapılan müzakereler sonrasında bir anlaşma imzalanmadı. Türkiye’nin belirli konularda talepleri ve karşılığında vaatleri oldu. Aşırı beklentiler olmasa da umutlar devam ediyor. Mülteci anlaşmasının imzalanması 18 Mart’ta yapılacak olan AB Zirvesi’ne ertelendi.

Türkiye-AB Zirvesinde görüşmeler 15 saat sürdü. Görüşmelerin ağırlıklı konusu AB’ni sarsan mülteci sorunu oldu. Türkiye sorunun çözümü yönünde bazı önerilerde bulundu ancak bazı talepleri de var. Anlaşmanın çerçevesi üzerinde mutabakat sağlandı. Ayrıntıları konusunda tartışmalar devam ediyor. Anlaşmanın son şeklini alması için görüşmeler devam edecek.

TÜRKİYE’NİN ÖNERİLERİ VE TALEPLERİ

Türkiye’nin önerileri ve talepleri: Geri Kabul Anlaşması ile Türk vatandaşlarına vize serbestisi Haziran ayına çekilsin. Türkiye’ye verilecek 3 milyar Euro’luk kaynağa, 3 milyar Euro’luk kaynak ilave edilsin. Türkiye’nin Yunanistan’dan geri alacağı her mülteciye karşı, AB de bir mülteci alsın. Geri kabul masraflarını AB karşılansın. Türkiye AB Müzakere süreci hızlansın.

Türkiye’nin öneri ve talepleri AB üyesi ülkeler arasında tartışma yarattı. Türkiye, Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat edebilmesi kararının, Hollanda’nın dönem başkanlığının sona ereceği Haziran ayının sonuna kadar yetiştirilmesini istiyor. Ancak Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz vize kolaylığının ancak birtakım engellerin aşılmasıyla yürürlüğe girebileceğini söylüyor.

Türkiye müzakerelerin hızlanması için beş başlığın müzakereye açılmasını istiyor. Buna karşılık Angela Merkel, Türkiye’nin AB üyeliği müzakerelerinin “açık uçlu” olduğunu vurguluyor. Bu nedenle Türkiye’nin tam üyeliğinin şimdilik gündemde olmadığını belirtiyor. Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras ise aşırı beklentilere yer olmadığı uyarısında bulunuyor.

ZORAKİ ANLAŞMA VE RİSKLER

Uluslararası Göç Örgütü’ne göre, geçen yıl 856.723 olan Yunanistan üzerinden Avrupa’ya geçen sığınmacı sayısı, bu yılın Mart ayına kadar 129.455 sayısına ulaştı. Balkan ülkeleri devamlı artan sayı karşısında istikrar ve güvenliklerini tehdit altında hissettiler ve sınır güvenliklerini artırdılar. AB üyesi bazı ülkeler; Almanya, Macaristan, Danimarka, Slovenya, İsveç ve Belçika, Schengen Anlaşması’na rağmen sınır kontrollerine başladı.

Tehdit algılamasının bu kadar yüksek olduğu bir konjonktürde, AB’nin Türkiye’nin taleplerini dikkate alması muhtemel. Bu nedenle Türkiye’nin talepleri karşılanmaya çalışılacaktır. Ancak Türkiye’nin talepleri karşılanırken birçok şart ileri sürülecek ve kontrol sistemleri oluşturulacaktır. Mülteci krizinin kontrolünü elde etmek ve süreçte her zaman inisiyatifi elde tutmak için gerekli tedbirleri almaya gayret sarf edecektir.

Ayrıca AB’den, Türkiye’ye verilecek yardımların tek seferde değil, belirli miktarlarda parça parça verilmesi sağlanacaktır. Bu parçaların kullanılması için projelendirilmesi istenecektir ve bu projeleri denetleyecek mekanizmalar kurulacaktır. Bu uygulamalar Türkiye’nin sığınmacı konusunda hareket serbestisini kaybetmesine neden olabilir. AB’nin müdahaleleri gelecekte daha büyük sorunlar oluşturabilir.

AB, Türkiye’den mültecileri seçerek alacaktır. İyi eğitim alınmış, yetenekli ve sağlıklı sığınmacılar Avrupa’ya giderken, sorunlu olanlar Türkiye’de yerleşecektir. AB nüfus istatistiklerindeki olumsuzluklara tedbir getirirken, Türkiye sorunlarla uğraşmak zorunda kalabilir.

Türkiye, anlaşmaya son şekli verilirken kısa vadede rahatlama sağlayacak, uzun vadede çeşitli sebeplerle önü kesilebilecek vaatlerin yanında, uzun vadede meydana gelebilecek sorunları minimize edecek tedbirleri de dikkate almalıdır.

 

Bu yazı 11.03.2016 tarihinde Yeni Yüzyıl Gazetesinde yayımlanmıştır.
http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/turkiye-ab-zirvesi-oneriler-ve-riskler-1626

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top