Ortadoğu Vizyonu Nasıl Olmalı?

A- A A+

Türkiye’nin kuruluşundaki dış politika hedef ve prensipleri ile yaşanan tarihsel deneyimlerden alınan derslere uygun olarak Türkiye’nin Ortadoğu vizyonu; halkın büyük çoğunluğunun desteğiyle oluşan; ulusal çıkarları hedefleyen; küresel ve bölgesel güçlerin beklentileri ve politikalarını dikkate alan; Batılı müttefiklerimizin beklentileri ile bölge ülkelerinin algılarını dengeleyen; bölgesel barış, istikrar ve refahı öngören; ekonomik entegrasyonu önceleyen; bölgedeki farklılıkları dikkate alarak çoğulcu bir anlayışı benimseyen; eşitlik temelinde uzlaşmaya önem veren; sorunların bir parçası olmamaya özen gösteren; gerçekçilik, esneklik ve akılcılık prensiplerine uygun politikalar üzerine inşa edilmelidir.

Tarihsel deneyimler çerçevesinde; geçmişte belirlenen hedefler, prensipler ve uygulamalar; yeni oluşturulacak Ortadoğu vizyon ve politikalarında dikkate alınmalıdır.

Dış ve iç politika etkileşimi dikkate alınarak öncelikle çağcıl, demokratik standartlara ulaşabilmek ve çağcıl devlet yapısını oluşturabilmek için reformlara devam edilmelidir. Uluslararası hukuk kurallarına uyulması konusunda yeterli hassasiyet gösterilmelidir.

Dış politikanın halkın büyük çoğunluğunun desteğine sahip bir devlet politikası olması için gerek vizyon oluşturma gerekse politika geliştirme ve uygulama sürecinde; başta bürokrasinin, muhalefet partilerinin, farklı görüşlere sahip düşünce kuruluşlarının, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerin görüş ve eleştirileri dikkate alınmalıdır.

Ortadoğu’ya yönelik vizyon ve politikalar oluşturulurken bölge ülkelerinin tarih algısı gerçekçi olarak değerlendirilmeli, bölgesel hassasiyetler belirlenmeli, sahadaki gerçeklerden ve reel politikten uzaklaşılmamalıdır.

Ulusal çıkarlar doğrultusunda oluşturulan Ortadoğu vizyonu ve politikaları; güç, çıkar ve politika dengesi içinde Batılı ve bölgesel müttefiklerle uyumlu bir şekilde geliştirilmelidir. Bu nedenle küresel ve bölgesel güçlerin Ortadoğu’daki çıkarları, hedef ve politikaları dikkate alınmalıdır.

Devletlerin egemenlik haklarına ve içişlerine müdahalelerden kaçınılmalıdır. Devletler veya devlet yönetimleri ile halklar arasındaki anlaşmazlıklarda sonuna kadar uzlaştırıcı politikalarda ısrar edilmeli, bu mümkün olmuyorsa tarafsız ve uzak kalınmalıdır.

Batılı müttefikler dâhil diğer bölge ülkeleriyle ilişkilerde dikte edici yaklaşımlardan uzak durulmalı ve karşılıklı diyaloglarda dış politika nezaket kurallarına uyulmalıdır.

Yeni Osmanlıcılık algısını oluşturacak revizyonist söylem ve uygulamalardan kaçınılmalıdır. Mezhebe dayalı politikalardan uzak durulmalıdır. Terör örgütü olarak değerlendirilen gruplarla ilişki kurulmamalıdır.

Ortadoğu’da değişen dış politika ortamı gerçekçi olarak değerlendirilerek, esneklik prensibi doğrultusunda küresel ve bölgesel ilişkiler gözden geçirilmelidir. Bu kapsamda AB ve İsrail ile ilişkilerdeki olumlu gelişmeler memnuniyet vericidir. Benzer şekilde Mısır ile ilişkiler de yeniden canlandırılmalıdır.

Suriye politikası bölgede meydana gelen gelişmeler ışığında yeniden şekillendirilmeli, Türkiye’nin çıkarları çerçevesinde ABD, Rusya, İran ve Suudi Arabistan arasında bir uzlaşma arayışına girilmelidir.

Bölgesel bir gücün Ortadoğu’da etkinliğini artırabilmesi için en az bir süper güçle birlikte hareket etmesi ve bölgesel güçlerin en az ikisi ile işbirliğini geliştirmesi gerekir.

 

Bu yazı 25.03.2016 tarihinde Yeni Yüzyıl Gazetesinde yayımlanmıştır.

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/ortadogu-vizyonu-nasil-olmali-1787

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top