Atatürk'ün Dış Politika Stratejisi ve Avrupa Birliği

A- A A+

Dünya 20’nci yüzyılın sonunda başlayan ve halen devam eden hızlı bir değişim süreci yaşamaktadır. Bu süreç içinde Soğuk Savaş sona ermiş, küreselleşme olgusu insanları, toplumları, şirketleri, kurumları ve devletleri derinden etkilemeye başlamış, değişen güç dengelerine uygun olarak yeni dünya düzeninin temelleri atılmaya başlanmıştır. İletişim ve bilişim sahalarında yaşanan teknolojik gelişmeler, üretimin örgütlenmesinde ve ticaretin yapısında büyük değişiklikler meydana getirmektedir. Ticaret, sermaye hareketleri ve teknoloji akımının transnasyonal bir özellik kazanarak yayılması ve yoğunlaşması milli devlet olgusunu aşmakta, sınır ötesi menfaat gruplarını ve değişik milletlere mensup bireyleri sıkı menfaat bağlarıyla birbirlerine bağlamaktadır. Artan ilişkiler sonucunda ortaya çıkan karşılıklı bağımlılıklar, devletin sınır aşan ekonomik ilişkiler üzerindeki kontrolünü azaltmaktadır. Ekonomik ilişkilerin zedelenmeden devam etmesi ve gelişmesi için gerekli olan uluslararası istikrar ihtiyacı, küresel ekonomik sistemle bütünleşen devletler arasında birlik oluşturma stratejisinin uygulanmasına, ulus devletlerin kendi aralarında bölgesel entegrasyonlar oluşturmalarına neden olmaktadır.


Yeni dünya düzeninde güç merkezlerinin etkileşimi dikkate alındığında, askeri ve siyasi açıdan yumuşak bir piramidal yapıdan söz etmek mümkündür. Piramidin en tepesinde ABD yer almaktadır. Devletlerin ekonomik ve teknolojik kapasiteleri ve bunları harekete geçirebilme kabiliyetleri dikkate alındığında ise çok merkezli bir yapı ortaya çıkmaktadır. Günümüz uluslararası sistemi hiyerarşik ve çok merkezli ilişki kalıplarının birlikte fonksiyon gördüğü bir yapıya sahiptir. İki düzey birlikte düşünüldüğünde, uluslararası sistemin ABD’nin yönlendirici liderliğinde güçlü devletler tarafından belirlendiği, en azından denetlendiği söylenebilir. ABD’nin yönlendirici liderliğinde güçlü devletler, soğuk savaş sonrasında iki kutuplu dünya düzeninin yerine, küreselleşmenin imkânlarından en üst düzeyde yararlanacak şekilde, yeni dünya düzenini şekillendirmeye çalışmaktadırlar.

Günümüzde devletlerin başarısını büyük ölçüde bu dinamiklere uyum sağlayabilmeleri ve onları milli hedeflerinin gerçekleştirilmesinde kullanabilmeleri belirlemektedir. Başarılı olan devletler hızla gelişerek dünyanın refah ve mutluluğundan en üst düzeyde yararlanmakta, başarısız olanlar ise marjinalleşmekte, ağırlaşan ve karmaşıklaşan sorunlar altında ezilmektedirler. Bu nedenle hızla değişen günümüzün dinamik koşullarında doğru dış politika hedeflerinin belirlenmesi ve başarılı bir dış politika uygulanması için dikkat edilmesi gereken prensiplerin tespit edilmesi büyük önem arz etmektedir.

Devletlerin başarısını büyük ölçüde küresel dinamiklere uyum sağlayabilmeleri ve onları milli hedeflerinin gerçekleştirilmesinde kullanabilmeleri belirlediğine göre; “Türk dış politikasının hedef ve prensipleri nelerdir?” konusu ön plana çıkmaktadır. Bu konuda Türk milletinin üzerinde mutabık kalacağı ve güven duyacağı kaynağın Atatürk dönemi Türk dış politikası olduğu açıktır. Bu kapsamda, “Atatürk’ün dış politika stratejisi, hedef ve prensipleri nelerdir? Bu hedef ve prensipler günümüzde de uygulanabilir mi?” sorularının yanıtlarının araştırılmasına ihtiyaç vardır.


Ayrıca Türk dış politikasında önemli bir yeri olan AB konusunda kamuoyunda yaşanan tartışmalar ve Atatürkçülük adına yapılan yorumların bilimsel temellerinin araştırılması faydalı olacaktır. Yapılan araştırmada sistem yaklaşımına uygun olarak aşağıdaki soruların incelenmesi ve yanıtlarının bulunması gerekmektedir.


    Yaşamın her alanını derinden etkileyen ve değişimi yönlendiren küresel dinamikler nelerdir?

    Değişimin uluslararası ilişkiler stratejilerine ve devlet yapılarına etkileri nelerdir?

    Günümüzde uluslararası ilişkiler stratejilerinde ve devlet yapılarında nasıl bir değişim yaşanmaktadır?

    Bu kapsamda Avrupa’da yaşanan bütünleşme hareketi incelendiğinde hangi sonuçlara ulaşılmaktadır?

    Türk dış politikasının alternatif açılımları nelerdir?

    Atatürk’ün dış politika stratejisi, hedef ve prensipleri ışığında belirlenen alternatif açılımlardan hangisi daha uygundur?

    Atatürk’ün dış politika stratejisi, hedef ve prensipleri ışığında AB’ye giriş süreci değerlendirildiğinde hangi sonuçlar ortaya çıkmaktadır?

    Önümüzdeki dönemde AB ile ilişkilerde Türkiye nasıl bir dış politika takip etmelidir?


Açıklanan sorunsala ışık tutacak en uygun bilim dalı tarihtir. Çünkü tarih boşuna yaşanmış bir deneyim değildir. Tarihin verdiği engin ders bugünün ve yarının uygulamalarını hazırlar. Dünün araştırılması, gerçekte bugünün ve yarının araştırılması demektir. Bu nedenle değerlendirmelerde bulunabilmek için kitabın giriş bölümünde Osmanlı Devleti’ndeki ıslahat çalışmaları ve batılılaşma hareketleri incelenmiş; birinci bölümde Atatürk’ün dış politika stratejisi, hedef ve prensipleri araştırılmıştır. İkinci bölümde AB, birlik oluşturma stratejisi ve egemen devletler birliği açıklanmış, Atatürk dönemi Türk dış politikasının hedefi çerçevesinde Türkiye’nin AB süreci değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise prensipler ışığında Türkiye’nin AB süreci safhalara ayrılarak analiz edilmiştir.


Kitap hazırlıkları kapsamında yapılan araştırmalar ve incelemeler tarih, uluslararası ilişkiler, uluslararası hukuk ve ekonomi gibi farklı bilimsel disiplinlerde çalışmayı zorunlu kılmıştır. Bu sorun 7 yıllık süre içinde farklı doktora programlarında alınan dersler ve hocalarımın büyük katkıları ile aşılmaya çalışılmıştır.

Kitap, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nce oluşturulan heyet tarafından oybirliği ile uygun bulunmuştur. Kitabın hazırlanmasında Atatürkçülük konusunda gerçekçi, akılcı ve bilimsel yaklaşımı ile bana yön veren İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sabahattin Özel’e, Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali İhsan Gencer’e ve Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Uluslararası ilişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasret Çomak’a teşekkür ederim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top