Tuzhurmatu’daki Güç Mücadelesi ve Türkmen-Kürt İlişkileri

Ali SEMİN
29 Nisan 2016
A- A A+

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin ve uluslararası koalisyon güçlerinin Mart 2003’te Irak’ı işgal etmesi, Irak’ın siyasi sisteminin ve toplumsal düzenin etnik ve mezhepsel olarak keskin bir şekilde ayrışması ile sonuçlanmıştır. Bağdat’ta kurgulanan siyasi denklemin etnik ve mezhepsel (Arap, Kürt, Türkmen/ Şii-Sünni) olarak paylaşılması ülkede söz konusu unsurlar arasında şiddetli bir güç rekabetine neden olmuştur. Irak’ta artık devlet ile toplumun her geçen gün aralarındaki güven duygusunun kaybolması etnik ve mezhepsel iç çatışmayı körüklemiştir.

 

2005 yılında Irak’ın daimi anayasasındaki tartışmalı bölgeleri kapsayan 140. maddesi, başta Kerkük olmak üzere Musul, Diyale ve Selahaddin vilayetleri Bağdat ile Erbil arasında ciddi tartışma, çatışma ve krizlere sebebiyet vermiştir. Bu bağlamda Kerkük ve Selahaddin vilayetleri arasında tartışmalı bölgelerden biri olan Tuzhurmatu, 140. madde kapsamında etnik ve mezhepsel çatışma ihtimalinin yüksek olduğu bir bölge olarak karşımıza çıkmaktadır. Her iki kentin demografik yapısının karışık olmasından dolayı tek bir kesimin hâkimiyetine geçmesi oldukça zor gözükmektedir. Ayrıca bu tablo Türkmen-Kürt ve Kürt-Şii çatışmasında önemli bir kırılma noktasıdır. Öte yandan IŞİD’in Haziran 2014’ten beri Irak’ın ikinci büyük kenti olan 2 milyon nüfuslu Musul’u kontrol etmesiyle birlikte Bağdat’ın siyasi, ekonomik ve askeri anlamdaki gücünün âdeta yok olduğu söylenebilir. Bu çalışmada Türkmen kenti olan Tuzhurmatu’da yaşanan olayların arkasındaki sebeplere değinilecek ve etnik bir çatışmaya nasıl dönüşebileceği analiz edilecektir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Back to Top